Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1430 E. 2013/18560 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ komisyon↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava dışı Çevre Orman Bakanlığı’nın açmış olduğu ihaleden elenmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın ihaleye katılma tarihinde, davalı şirketin akreditasyon yetkisinin mevcut olduğu, davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 27.03.2009 tarihli İhale Komisyonu Tutanağı’nda akreditasyonun dava dışı ... tarafından iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafın sertifikasının uygun sayılmadığı belirtilmiş, mahkemece 06.05.2009 tarihli DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazı cevabında da, akreditasyon belgesini düzenleyen davalı şirketin ... tarafından akreditasyonunun geri çekildiğinin tespit edildiği ve belge yeterli olmadığından davacı tarafın ihale dışı bırakıldığı belirtilmiştir. Ancak, ...’ın 18.05.2010 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin belgelendirme faaliyetlerine ilişkin akreditasyonunun Kurum tarafından 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihlerinde askıya alındığı ve askıya alınma ile birlikte ... akreditasyonu adı altında belge düzenlenemeyeceğinin belgelendirme kuruluşuna bildirildiği, 27.02.2009 tarihinde de belgelendirme faaliyetlerinin iptal edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirketin belgelendirme faaliyetinin 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihleri arasında mı askıya alındığı, yoksa 21.05.2008 tarihinde askıya alınıp bu tarihten itibaren belge düzenleyemeyeceğinin de askıya alınma ile birlikte davalı firmaya mı bildirildiği hususu net olarak anlaşılamadığı gibi, ...’ın dosyada bulunan 30.07.2010 tarihli yazısında akreditasyon belgesinin 20.06.2008 tarihinde davalı şirket tarafından verilmesi mümkün bir belge olduğu ancak, belge üzerinde kuruluşun yetkilisinin imzası görülemediği için bir hüküm ifade etmediği belirtilmiş, mahkemece bu çelişkili cevabi yazılar karşısında belgenin, verilme tarihinde geçerli olup olmadığı tam olarak netleştirilemeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.
Ortak:akreditif
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın ihaleye katılma tarihinde, davalı şirketin «akreditasyon» «yetkisinin» mevcut olduğu, davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazı cevabında da, «akreditasyon» belgesini düzenleyen davalı şirketin ... tarafından akreditasyonunun geri çekildiğinin tespit edildiği ve belge yeterli olmadığından davacı tarafın ihale dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
Ancak, ...’ın 18.05.2010 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin belgelendirme faaliyetlerine ilişkin «akreditasyonunun» Kurum tarafından 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihlerinde askıya alındığı ve askıya alınma ile birlikte ... akreditasyonu adı altında belge düzenlenemeyeceğinin belgelendirme kuruluşuna bildirildiği, 27.02.2009 tarihinde de belgelendirme faaliyetlerinin iptal edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu kararda… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Şirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · mutabakat · lehtar · taşıyıcı · cy/cy kaydı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaŞirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8494 E. 2015/5665 K.
Ortak:akreditif
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın ihaleye katılma tarihinde, davalı şirketin «akreditasyon» «yetkisinin» mevcut olduğu, davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazı cevabında da, «akreditasyon» belgesini düzenleyen davalı şirketin ... tarafından akreditasyonunun geri çekildiğinin tespit edildiği ve belge yeterli olmadığından davacı tarafın ihale dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
Ancak, ...’ın 18.05.2010 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin belgelendirme faaliyetlerine ilişkin «akreditasyonunun» Kurum tarafından 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihlerinde askıya alındığı ve askıya alınma ile birlikte ... akreditasyonu adı altında belge düzenlenemeyeceğinin belgelendirme kuruluşuna bildirildiği, 27.02.2009 tarihinde de belgelendirme faaliyetlerinin iptal edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaSerbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · bankacılık işlemi · konişmento · tanıma · tasdik kararı · şirket zararı · denetime elverişlilik · fatura
Benzer bu karardaOysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay «denetimine elverişli» bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden «eksik incelememeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1430 E. , 2013/18560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 tarih ve 2010/11-2012/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Çevre Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü'nce açılan Baraj Havzaları Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Bakımı ve İkmali ihalesine, davalı tarafından düzenlenen ISO 9001:2000 sertifikası ile katıldığını, ancak ihale komisyonunca anılan sertifikanın ... veya diğer Uluslararası Akreditasyon Kuruluşlarınca akredite edilen belgelerden olmaması nedeni ile müvekkilinin ihaleden elendiğini ve 655.820,00 TL bedelle ihalenin başka bir firmaya verildiğini, davalının hileli davranışları nedeni ile yaklaşık 150.000.00 TL kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL kar mahrumiyetinin 27.03.2009 ihale tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 20.06.2008 tarihinde düzenlenen akreditasyon sözleşmesine göre müvekkilince düzenlenen yeterlilik belgesinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket tarafından düzenlenen ISO 9001:2000 kalite yönetim sistem belgesinin 20.06.2008 tarihi itibariyle düzenlendiği ve 3 yıl süre ile geçerli olduğu, davalının akreditasyon yetkisinin dava dışı Türk Akreditasyon Kurumu tarafından 27.02.2009 tarihi itibariyle iptal edildiği, ancak belgenin düzenlenme tarihi itibariyle davalı şirketin akreditasyon yetkisinin mevcut olduğu, sonradan bu yetkinin kaldırılmasının önceki düzenlenen belgelerin geçersizliğini gerektirmeyeceği, bu sebeple davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafça düzenlenen sertifikanın ... tarafından akredite edilen belgelerden olmaması nedeniyle, davacı tarafın dava dışı Çevre Orman Bakanlığı’nın açmış olduğu ihaleden elenmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın ihaleye katılma tarihinde, davalı şirketin akreditasyon yetkisinin mevcut olduğu, davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 27.03.2009 tarihli İhale Komisyonu Tutanağı’nda akreditasyonun dava dışı ... tarafından iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafın sertifikasının uygun sayılmadığı belirtilmiş, mahkemece 06.05.2009 tarihli DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazı cevabında da, akreditasyon belgesini düzenleyen davalı şirketin ... tarafından akreditasyonunun geri çekildiğinin tespit edildiği ve belge yeterli olmadığından davacı tarafın ihale dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
Ancak, ...’ın 18.05.2010 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin belgelendirme faaliyetlerine ilişkin akreditasyonunun Kurum tarafından 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihlerinde askıya alındığı ve askıya alınma ile birlikte ... akreditasyonu adı altında belge düzenlenemeyeceğinin belgelendirme kuruluşuna bildirildiği, 27.02.2009 tarihinde de belgelendirme faaliyetlerinin iptal edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirketin belgelendirme faaliyetinin 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihleri arasında mı askıya alındığı, yoksa 21.05.2008 tarihinde askıya alınıp bu tarihten itibaren belge düzenleyemeyeceğinin de askıya alınma ile birlikte davalı firmaya mı bildirildiği hususu net olarak anlaşılamadığı gibi, ...’ın dosyada bulunan 30.07.2010 tarihli yazısında akreditasyon belgesinin 20.06.2008 tarihinde davalı şirket tarafından verilmesi mümkün bir belge olduğu ancak, belge üzerinde kuruluşun yetkilisinin imzası görülemediği için bir hüküm ifade etmediği belirtilmiş, mahkemece bu çelişkili cevabi yazılar karşısında belgenin, verilme tarihinde geçerli olup olmadığı tam olarak netleştirilemeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039327400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz