Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6592 E. 2024/2949 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ taşıtan↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ kişilik hakları↗ kısıtlılık↗ aktif husumet↗ kira sözleşmesi↗ husumet ehliyeti↗ hizmet sözleşmesi↗ derdestlik↗ dürüstlük kuralı↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/323 E., 2019/1231 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin servis taşıma hizmeti ile uğraştığını, müvekkili ile davalılardan ......A.Ş. ile arasında 04.05.2013 tarihinde davalının işlettiği "Gündoğdu Okulları"nın personel ve öğrenci servis hizmeti hususunda sözleşme yapıldığını, bu şirketin daha sonra unvan değişikliğiyle ... Okul Eğitim....A.Ş. unvanını aldığını ve sözleşmenin 13 üncü maddesi gereği müvekkili ile olan sözleşmesini yine kendi iştiraki olan ve sözleşmeden sonra kurulan diğer davalı ... Servis A.Ş'ye devrettiğini, taraflar arasında sözleşme sorunsuz bir şekilde devam ederken diğer şirketin kurulduğunu ve davalı bünyesinde eğitim-öğretim almakta olan öğrencilere servis hizmeti vermeye başlandığını, davalının daha devam etmekte olan servis hizmeti sözleşmesini müvekkilinin kusuru olmaksızın feshettiğini, buna ilişkin davanın derdest olduğunu, müvekkilinin kendisine ait araç ve dava dışı araç maliklerinden kiraladığı toplam 7 adet servis araçları ile hizmete devam ettiğini, davalı okul tarafından müvekkilinin araçlarına servis yönetmeliği gereği verilmesi gerekli olan izin belgeleri bilerek ve isteyerek temin edilmezken diğer davalının araçlarına belgelerin verildiğini, servisi engelli öğrenci kullanmadığından engelli rampasına ihtiyaç yoktur yazısının da verilmediğini ve müvekkilinin kiraladığı araçların defaten idari para cezalarına maruz kalmasına sebep olunduğunu, davalının bu ve benzeri davranışlarının kanunda tanımlanan haksız rekabet fiilini oluşturduğunu ileri sürerek dava konusu eylemlerin haksız rekabet olduğunun tespiti ile anılan haksız rekabetin men'ine şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; engelli rampasının yasal zorunluluk olduğunu, müvekkilinin engelli rampasına ihtiyaç yoktur yazısını yazma yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin oluşturduğu "Taşımacıyı Tespit Komisyonu’nun" 27.10.2017 tarihli oturumunda 4 şirket ve 23 şahsın araçlarından hizmet alınmasına karar verildiğini, bu kararın da Çukurova Kaymakamlık Makamının 17.11.2017 tarihli Olur'u ile uygun bulunduğunu, makam onayı alan 59 aracın düzgün hizmet verdiğini ancak davacıya ait olduğu daha sonra anlaşılan 8 aracın bilgilerine ulaşılamaması ve velilerden gelen tedirgin mesajlar üzerine öğrencilerin can ve mal güvenliklerine tehlike oluşturabileceği endişesiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirim yapıldığını, Kaymakamlık eliyle yapılan denetim sonunda düzenlenen 03.01.2018 tarihli denetim raporunda bu 8 aracın davacı adına izinsiz çalışan Olur’u bulunmayan araçlar olduğunun tespit edildiğini, tüm bu işlemlerden sonra Taşımacıyı Tespit Komisyonunun görevinin sona erdiğini, davacının bu 8 araç için aldığı Olur tarihlerinin bu olaylardan sonra 07.03.2018 ve 13.03.2018 olduğunu ve bu Olurlar için müvekkillerinden evrak isteme tarihlerinin ise 08.02.2018 ve 09.02.2018 olduğunu, müvekkilinin eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile okul servis araçlarının çalışmaya başlamasına ilişkin olarak Taşımayı Tespit Komisyonunun toplandığı, müracaatların 26.10.2017-27.10.2017 tarihleri arasında yapılacağının bildirildiği, müracaat süresi dolmadan 27.10.2017 tarihinde toplantı yapılarak taşıyıcıların belirlendiği, davacı tarafından...,.,..,...,...,...,.., plakalı araçlar yönünden kira sözleşmesine dayanılarak dava açılmış ise de; gerek kira sözleşmelerinde kira bedellerinin belirlenmemiş olması, gerekse Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince her ne kadar gerçek ve tüzel kişilerin birlikte taşıma hizmeti yapabilecekleri düzenlenmişse de bu durumda taşımanın gerçekleştirildiği taşıtların 1/3'ünün taşımacıların adlarına tescilli olmasının zorunlu tutulması karşısında davacı tarafından belirtilen plakalardan sadece .... plakalı aracın davacı adına tescilli olduğu, diğer araçların davacı şirket adına tescilli olmadığı, dolayısıyla ...,...,...,..., plakalı araçlar yönünden davacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı, öte yandan davalı şirket tarafından her ne kadar engelli erişebilirlik rampasının gerekli olup olmadığı yönünde yönetmelik gereğince kendilerinin tanzim edebileceği bir belge bulunmadığı savunulmuşsa da, Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği engelli öğrenci ve çocukların taşınmasına yönelik her türlü tedbirin okul yönetimi tarafından alınması gerektiği, servis hizmeti verilen araçların hareket kısıtlılığı olan yolcuların tercihine göre transfer aparatı temin etmesinin veya erişebilir hale getirilmiş olan araçlarla hizmetin sağlanmasının yükümlülük olduğu, yönetmelik hükümleri bütün halinde değerlendirildiğinde davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampası gerekip gerekmediği hususunda taşıma yapacak kişilere bilgi vermesi ve bu rampaların denetimini yapması gerektiğinin anlaşıldığı, kaldı ki Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampasına ihtiyaç duyulmadığı yönünde 24.01.2018 tarih ve 015 sayılı yazı ile bilgilendirmede bulunulduğu, aynı talep davacı tarafça ileri sürüldüğü halde okul idaresinin böyle bir belge düzenleme yetkisinin bulunmadığını savunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı tarafça iştirak şirketinin araçlarına böyle bir belgenin düzenlenerek verilmesi mümkünken davacıya ait araca böyle bir belgenin verilmemesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğu, davacı tarafından taşınacak öğrenciler arasında engelli erişebilirlik rampasına ihtiyacı olan öğrenci bulunup bulunmadığı hususunda davalının pasif eylemi nedeniyle davacının Büyükşehir Belediyesinden güzergah izni alamadığı ve bu nedenle de taşıma işi yapamadığı, kendisi ile sözleşme yapan öğrenci velileri ile yaptığı sözleşmelere riayet edemediği, davalıların bu yolla 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 nolu alt bendi gereğince müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yönlendirme eylemini gerçekleştirdiği, .... plakalı araca düzenlenen trafik idari para cezasının davalının haksız rekabet teşkil eden pasif eylemi nedeniyle gerçekleştiği, bu miktarın 176,25 TL olduğu, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 nci maddesi şartlarının değerlendirilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi gereğince davacı şirketin kişilik haklarının zedelenmediği, dolayısıyla manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davacıya ait 01 S 2476 plakalı araca engelli erilebilirlik rampası bulunup bulunmadığı yönündeki belge verilmeyerek davalının pasif eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu şekilde oluşan haksız rekabetin men'ine, 176,25 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine, ...,...,...,..., ve....plakalı araçlar yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, hükmün ilanına ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kira sözleşmeleri şifahen dahi yapılabilirken sözleşmelerin bedel içermemesi nedeniyle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, diğer araçların trafik cezalarının da müvekkili tarafından ödendiğini, bu cezaların araç sürücülerinin kendileri tarafından sebep olunan cezalar olmadığını, davalı şirketin haksız eylemleri nedeniyle düzenlendiğini, kiralanan araçlara Milli Eğitim Bakanlığı ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından her türlü taşıma izni verilmesi halinde dahi müvekkilinin kendi üzerine kayıtlı olmayan araçlar ile servis hizmeti veremeyeceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, maddi zararı ispatlanamasa da 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin müşteri ve itibar kaybı ile içindeki yolcularla birlikte trafik cezasına maruz kalmasının manevi tazminat için yeterli olduğunu, ancak buna rağmen manevi tazminat takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile imzalanan 13.05.2013 tarihli sözleşmenin ... Servis A.Ş.'ye devredildiğini, davalı ... Bilişim A.Ş.'ye yönelik davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, .... plakalı araç yönünden "engelli rampası gerekmediği" belgesi vermedikleri gerekçesiyle haksız rekabetin gerçekleştiği kabul edilmişse de, Taşımacı Tespit Komisyonunun görevinin sona erdiğini, Komisyonun görev süresinde davacının belgeleri yasal süresinde temin etmeyip makam Olur'u olmadan kaçak faaliyet gösterdiğini, bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Taşıyıcı Tespit Komisyonunun görevi sona erdikten sonra Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği her ne kadar veliler istemeleri halinde çocuklarını bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıması kaydıyla herhangi bir taşımacı ile anlaşarak da taşıtabileceklerse de bu hakkın kullanılması halinde müvekkili okul yönetiminin tek yükümlülüğünün bu bilgi ve belgeleri incelenmek üzere il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne göndermek olduğunu, Mahkemece .... plakalı araca yönelik verilen haksız rekabetin men'i ile maddi tazminat hükmünün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların davaya konu eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitiyle, haksız rekabet teşkil ediyorsa men'inin ve davacı lehine maddi ve manevi tazminat isteminin kabulünün gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/77 E. 2016/5657 K.
Ortak:taşıyıcı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… unun toplandığı, müracaatların 26.10.2017-27.10.2017 tarihleri arasında yapılacağının bildirildiği, müracaat süresi dolmadan 27.10.2017 tarihinde toplantı yapılarak «taşıyıcıların» belirlendiği, davacı tarafından...,.,..,...,...,...,.., plakalı araçlar yönünden «kira sözleşmesine» dayanılarak dava açılmış ise de; gerek kira sözleşmelerinde kira bedellerinin belirlenmemiş olması, gerekse Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince her ne kadar gerçek ve tüzel kişilerin birlikte taşıma hizmeti yapabilecekleri düzenlenmişse de bu durumda taşımanın gerçekleştirildiği taşıtların 1/3'ünün taşımacıların adlarına tescilli olmasının zorunlu tutulması karşısında davacı tarafından belirtilen plakalardan sadece .... plakalı aracın davacı adına tescilli olduğu, diğer araçların davacı şirket adına tescilli olmadığı, dolayısıyla ...,...,...,..., plakalı araçlar yönünden davacının «aktif husumet ehliyetinin» de bulunmadığı, öte yandan davalı şirket tarafından her ne kadar engelli erişebilirlik rampasının gerekli olup olmadığı yönünde yönetmelik gereğince kendilerinin tanzim edebileceği bir belge bulunmadığı savunulmuşsa da, Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği engelli öğrenci ve çocukların taşınmasına yönelik her türlü tedbirin okul yönetimi tarafından alınması gerektiği, servis hizmeti verilen araçların hareket «kısıtlılığı» olan yolcuların tercihine göre transfer aparatı temin etmesinin veya erişebilir hale getirilmiş olan araçlarla hizmetin sağlanmasının yükümlülük olduğu, yönetmelik hükümleri bütün halinde değerlendirildiğinde davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampası gerekip gerekmediği hususunda taşıma yapacak kişilere bilgi vermesi ve bu rampaların denetimini yapması gerektiğinin anlaşıldığı, kaldı ki Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampasına ihtiyaç duyulmadığı yönünde 24.01.2018 tarih ve 015 sayılı yazı ile bilgilendirmede bulunulduğu, aynı talep davacı tarafça ileri sürüldüğü halde okul idaresinin böyle bir belge düzenleme «yetkisinin» bulunmadığını savunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı tarafça iştirak şirketinin araçlarına böyle bir belgenin düzenlenerek verilmesi mümkünken davacıya ait araca böyle bir belgenin verilmemesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamında düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine aykırı olduğu, davacı tarafından taşınacak öğrenciler arasında engelli erişebilirlik rampasına ihtiyacı olan öğrenci bulunup bulunmadığı hususunda davalının pasif eylemi nedeniyle davacının Büyükşehir Belediyesinden güzergah izni alamadığı ve bu nedenle de taşıma işi yapamadığı, kendisi ile sözleşme yapan öğrenci velileri ile yaptığı sözleşmelere riayet edemediği, davalıların bu yolla 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 nolu alt bendi gereğince müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yönlendirme eylemini gerçekleştirdiği, .... plakalı araca düzenlenen trafik idari para cezasının davalının haksız rekabet teşkil eden pasif eylemi nedeniyle gerçekleştiği, bu miktarın 176,25 TL olduğu, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 nci maddesi şartlarının değerlendirilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi gereğince davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelenmediği, dolayısıyla manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davacıya ait 01 S 2476 plakalı araca engelli erilebilirlik rampası bulunup bulunmadığı yönündeki belge verilmeyerek davalının pasif eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu şekilde oluşan haksız rekabetin men'ine, 176,25 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine, ...,...,...,..., ve....plakalı araçlar yönünden davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bilişim A.Ş.'ye yönelik davanın «husumet» nedeniyle reddinin gerektiğini, .... plakalı araç yönünden "engelli rampası gerekmediği" belgesi vermedikleri gerekçesiyle «haksız rekabetin» gerçekleştiği kabul edilmişse de, Taşımacı Tespit Komisyonunun görevinin sona erdiğini, Komisyonun görev süresinde davacının belgeleri yasal süresinde temin etmeyip makam Olur'u olmadan kaçak faaliyet gösterdiğini, bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Taşıyıcı Tespit Komisyonunun görevi sona erdikten sonra Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği her ne kadar veliler istemeleri halinde çocuklarını bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıması kaydıyla herhangi bir taşımacı ile anlaşarak da «taşıtabileceklerse» de bu hakkın kullanılması halinde müvekkili okul yönetiminin tek yükümlülüğünün bu bilgi ve belgeleri incelenmek üzere il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne göndermek olduğunu, Mahkemece .... plakalı araca yönelik verilen haksız rekabetin men'i ile «maddi tazminat» hükmünün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her nekadar dava dilekçesinde «husumet» ...
Her ne kadar mahkemece 17.03.2013 tarihli sözleşmenin ceza ve feshi düzenleyen bölümlerinde 16/5. ve 16/6 fıkralarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin para cezası işleminin hukuki dayanağı olmadığı yönünde karar verilmiş ise de, 26.09.2012 tarihli sözleşmede 16/5. ve 16/6. fıkraları mevcut olup buna göre, taşıma işinde geç kalınması halinde «taşıyıcının» o günkü taşıma ücreti ödenmeyecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakediş · sözleşmenin feshi · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… izmet alımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, 17/04/2013 tarihli sözleşmenin ceza ve feshi bölümünü düzenleyen 16. maddesinde 16/5 ve 16/6 fıkralarının yer almadığı, «ibraz» edilen 15/05/2013, 17/03/2013 ve 21/05/2013 tarihli puantaj belgeleri incelendiğinde belirtilen tarihlerde taşıma işinde herhangi bir aksaklık olmadığının belirtildiği, taşınan öğrencilerin zihinsel engelli olması nedeniyle gecikmelerin meydana geldiği, davacı «hakedişlerinden» kesilen ücret kesim cezasının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
Ancak, davalı idare tarafından taşıma işi için ihaleye çıkılmış, ihaleyi kazanan davacı ile 26.09.2012 tarihli sözleşme imzalanmış, eğitim öğretim yılı içerisinde davadışı ... firmasının «taşıma sözleşmesinin feshi» üzerine bu firmanın güzergahındaki okula öğrenci taşıma servis işini de davalı üstlenmiş ve taraflar arasında 17.04.2013 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
… nın okula ders saatinden sonra gecikmeli geldiği noter tutanağıyla tespit edilmiş ve tutanaklar da araç plakaları da bildirilmiş olduğuna göre, para cezasının hangi «taşıma sözleşmesi» kapsamında ve hangi araçlar için kesildiğinin tespit edilip, noter tutanakları da değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı kurulan hüküm doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesi» hükümlerine aykırılık nedeniyle kesilen para cezasının haksız olduğu iddiasıyla yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6711 E. 2018/681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Dava, öğrenci ve öğretmen taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 2010-2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir sözleşme olmayıp, davacı ile Okul Aile Birliği Komisyonu arasında 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak akdedilen 21/07/2010 tarihli sözleşme ile daha sonra Yönetmelik'in 7/3 maddesi kapsamında öğrenci velileri ile ayrı ayrı yapılmış «taşıma sözleşmeleri» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17105 E. 2015/11931 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · komisyon · kusur
İncelediğiniz kararda… iğer şirketin kurulduğunu ve davalı bünyesinde eğitim-öğretim almakta olan öğrencilere servis hizmeti vermeye başlandığını, davalının daha devam etmekte olan servis «hizmeti sözleşmesini» müvekkilinin «kusuru» olmaksızın feshettiğini, buna ilişkin davanın «derdest» olduğunu, müvekkilinin kendisine ait araç ve dava dışı araç maliklerinden kiraladığı toplam 7 adet servis araçları ile hizmete devam ettiğini, davalı okul tarafından müvekkilinin araçlarına servis yönetmeliği gereği verilmesi gerekli olan izin belgeleri bilerek ve isteyerek temin edilmezken diğer davalının araçlarına belgelerin verildiğini, servisi engelli öğrenci kullanmadığından engelli rampasına ihtiyaç yoktur yazısının da verilmediğini ve müvekkilinin kiraladığı araçların defaten «idari para cezalarına» maruz kalmasına sebep olunduğunu, davalının bu ve benzeri davranışlarının kanunda tanımlanan «haksız rekabet» fiilini oluşturduğunu ileri sürerek dava konusu eylemlerin haksız rekabet olduğunun tespiti ile anılan haksız rekabetin men'ine şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000, …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan sözleşmenin 5/c maddesinde "Taşımacı sözleşme ile «taahhüt» ettiği hizmetlere güvence olarak 20.000 TL'lik senet imzalayarak «komisyona» verecektir" hükmünün, 8/f maddesinde ise "Okul aile birliği banka hesabına nakden 8000 TL ödemeyi taahhüt ederim" hükmünün düzenlendiği, davacı servis taşıma işine başladıktan sonra öğrenci sayısında düşme olduğu ve davacı şirketin bu konuda okul idaresine yaptığı başvurulara rağmen sorunun çözülmediği, davacının servis işi yapabilmek için UKOME'den aldığı yol belgelerinin iptal edildiği ve dava dışı 3.şahıslar adına yol izin belgelerinin düzenlendiği, okul müdürünün İlçe ...ne yazdığı yazı içeriğinden de bu durumun tespit edildiği, okul servis işini ihale ile alan davacı şirketin sonradan davalı tarafından ortaya çıkan nedenlerle işini yerine getiremediği, sözleşmenin konusuz kaldığı, davacının «teminat» olarak verilen 20.000 TL'lik çekten dolayı borçlu bulunmadığı, davacının ihale nedeniyle okul idaresine verdiği 8.000 TL 'yi sözleşmede belirtildiği şekilde «bağış» olarak kendi isteğiyle verdiği, bağışın geri istenmesine ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalılar hakkındaki davanın kısmen kabülü ile 20.000 TL'lik çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespi …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, öğrenci servis «hizmet sözleşmesi» uyarınca verilen paranın sözleşmenin davalılardan kaynaklanan nedenlerle «ifa» edilememesi nedeniyle «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının ihale nedeniyle okul idaresine verdiği 8.000 TL'nin «bağış» olarak verildiği, bağışın geri istenmesine ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de davacının dava konusu sözleşmeye dayalı olarak verdiği çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulüne dair hükmün gerekçesinde “okul servis işini ihale ile alan davacı şirketin «kusuru» olmadan sonradan davalı tarafından ortaya çıkan nedenlerle edimini yerine getiremediği” kabul edildiğine göre dava konusu çekin verilmesine dayanak sözleşmenin 8/f …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · ifa · uyuşmazlık konusu · istirdat · taahhütname · çek · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan sözleşmenin 5/c maddesinde "Taşımacı sözleşme ile «taahhüt» ettiği hizmetlere güvence olarak 20.000 TL'lik senet imzalayarak «komisyona» verecektir" hükmünün, 8/f maddesinde ise "Okul aile birliği banka hesabına nakden 8000 TL ödemeyi taahhüt ederim" hükmünün düzenlendiği, davacı servis taşıma işine başladıktan sonra öğrenci sayısında düşme olduğu ve davacı şirketin bu konuda okul idaresine yaptığı başvurulara rağmen sorunun çözülmediği, davacının servis işi yapabilmek için UKOME'den aldığı yol belgelerinin iptal edildiği ve dava dışı 3.şahıslar adına yol izin belgelerinin düzenlendiği, okul müdürünün İlçe ...ne yazdığı yazı içeriğinden de bu durumun tespit edildiği, okul servis işini ihale ile alan davacı şirketin sonradan davalı tarafından ortaya çıkan nedenlerle işini yerine getiremediği, sözleşmenin konusuz kaldığı, davacının «teminat» olarak verilen 20.000 TL'lik çekten dolayı borçlu bulunmadığı, davacının ihale nedeniyle okul idaresine verdiği 8.000 TL 'yi sözleşmede belirtildiği şekilde «bağış» olarak kendi isteğiyle verdiği, bağışın geri istenmesine ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalılar hakkındaki davanın kısmen kabülü ile 20.000 TL'lik çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespi …
Davacının 16.07.2009 tarihli sözleşme ile ...'nun öğrencilerinin taşınması işini üstlendiği, sözleşmenin «teminatı» olarak 5. maddenin c bendi uyarınca 20.000 TL'lik «çek» verdiği ve aynı sözleşmenin 8. maddesinin f bendi uyarınca 8.000 TL’yi Okul Aile Birliği’nin banka hesabına yatırdığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, öğrenci servis «hizmet sözleşmesi» uyarınca verilen paranın sözleşmenin davalılardan kaynaklanan nedenlerle «ifa» edilememesi nedeniyle «istirdadı» istemine ilişkindir.
Kararı, davacı vekili ve «dahili» davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6592 E. , 2024/2949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/540 E., 2022/912 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/323 E., 2019/1231 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin servis taşıma hizmeti ile uğraştığını, müvekkili ile davalılardan ......A.Ş. ile arasında 04.05.2013 tarihinde davalının işlettiği "Gündoğdu Okulları"nın personel ve öğrenci servis hizmeti hususunda sözleşme yapıldığını, bu şirketin daha sonra unvan değişikliğiyle ... Okul Eğitim....A.Ş. unvanını aldığını ve sözleşmenin 13 üncü maddesi gereği müvekkili ile olan sözleşmesini yine kendi iştiraki olan ve sözleşmeden sonra kurulan diğer davalı ... Servis A.Ş'ye devrettiğini, taraflar arasında sözleşme sorunsuz bir şekilde devam ederken diğer şirketin kurulduğunu ve davalı bünyesinde eğitim-öğretim almakta olan öğrencilere servis hizmeti vermeye başlandığını, davalının daha devam etmekte olan servis hizmeti sözleşmesini müvekkilinin kusuru olmaksızın feshettiğini, buna ilişkin davanın derdest olduğunu, müvekkilinin kendisine ait araç ve dava dışı araç maliklerinden kiraladığı toplam 7 adet servis araçları ile hizmete devam ettiğini, davalı okul tarafından müvekkilinin araçlarına servis yönetmeliği gereği verilmesi gerekli olan izin belgeleri bilerek ve isteyerek temin edilmezken diğer davalının araçlarına belgelerin verildiğini, servisi engelli öğrenci kullanmadığından engelli rampasına ihtiyaç yoktur yazısının da verilmediğini ve müvekkilinin kiraladığı araçların defaten idari para cezalarına maruz kalmasına sebep olunduğunu, davalının bu ve benzeri davranışlarının kanunda tanımlanan haksız rekabet fiilini oluşturduğunu ileri sürerek dava konusu eylemlerin haksız rekabet olduğunun tespiti ile anılan haksız rekabetin men'ine şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; engelli rampasının yasal zorunluluk olduğunu, müvekkilinin engelli rampasına ihtiyaç yoktur yazısını yazma yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin oluşturduğu "Taşımacıyı Tespit Komisyonu’nun" 27.10.2017 tarihli oturumunda 4 şirket ve 23 şahsın araçlarından hizmet alınmasına karar verildiğini, bu kararın da Çukurova Kaymakamlık Makamının 17.11.2017 tarihli Olur'u ile uygun bulunduğunu, makam onayı alan 59 aracın düzgün hizmet verdiğini ancak davacıya ait olduğu daha sonra anlaşılan 8 aracın bilgilerine ulaşılamaması ve velilerden gelen tedirgin mesajlar üzerine öğrencilerin can ve mal güvenliklerine tehlike oluşturabileceği endişesiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirim yapıldığını, Kaymakamlık eliyle yapılan denetim sonunda düzenlenen 03.01.2018 tarihli denetim raporunda bu 8 aracın davacı adına izinsiz çalışan Olur’u bulunmayan araçlar olduğunun tespit edildiğini, tüm bu işlemlerden sonra Taşımacıyı Tespit Komisyonunun görevinin sona erdiğini, davacının bu 8 araç için aldığı Olur tarihlerinin bu olaylardan sonra 07.03.2018 ve 13.03.2018 olduğunu ve bu Olurlar için müvekkillerinden evrak isteme tarihlerinin ise 08.02.2018 ve 09.02.2018 olduğunu, müvekkilinin eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile okul servis araçlarının çalışmaya başlamasına ilişkin olarak Taşımayı Tespit Komisyonunun toplandığı, müracaatların 26.10.2017-27.10.2017 tarihleri arasında yapılacağının bildirildiği, müracaat süresi dolmadan 27.10.2017 tarihinde toplantı yapılarak taşıyıcıların belirlendiği, davacı tarafından...,.,..,...,...,...,.., plakalı araçlar yönünden kira sözleşmesine dayanılarak dava açılmış ise de; gerek kira sözleşmelerinde kira bedellerinin belirlenmemiş olması, gerekse Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince her ne kadar gerçek ve tüzel kişilerin birlikte taşıma hizmeti yapabilecekleri düzenlenmişse de bu durumda taşımanın gerçekleştirildiği taşıtların 1/3'ünün taşımacıların adlarına tescilli olmasının zorunlu tutulması karşısında davacı tarafından belirtilen plakalardan sadece ....
plakalı aracın davacı adına tescilli olduğu, diğer araçların davacı şirket adına tescilli olmadığı, dolayısıyla ...,...,...,..., plakalı araçlar yönünden davacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı, öte yandan davalı şirket tarafından her ne kadar engelli erişebilirlik rampasının gerekli olup olmadığı yönünde yönetmelik gereğince kendilerinin tanzim edebileceği bir belge bulunmadığı savunulmuşsa da, Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği engelli öğrenci ve çocukların taşınmasına yönelik her türlü tedbirin okul yönetimi tarafından alınması gerektiği, servis hizmeti verilen araçların hareket kısıtlılığı olan yolcuların tercihine göre transfer aparatı temin etmesinin veya erişebilir hale getirilmiş olan araçlarla hizmetin sağlanmasının yükümlülük olduğu, yönetmelik hükümleri bütün halinde değerlendirildiğinde davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampası gerekip gerekmediği hususunda taşıma yapacak kişilere bilgi vermesi ve bu rampaların denetimini yapması gerektiğinin anlaşıldığı, kaldı ki Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda davalı okul idaresinin engelli erişebilirlik rampasına ihtiyaç duyulmadığı yönünde 24.01.2018 tarih ve 015 sayılı yazı ile bilgilendirmede bulunulduğu, aynı talep davacı tarafça ileri sürüldüğü halde okul idaresinin böyle bir belge düzenleme yetkisinin bulunmadığını savunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı tarafça iştirak şirketinin araçlarına böyle bir belgenin düzenlenerek verilmesi mümkünken davacıya ait araca böyle bir belgenin verilmemesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğu, davacı tarafından taşınacak öğrenciler arasında engelli erişebilirlik rampasına ihtiyacı olan öğrenci bulunup bulunmadığı hususunda davalının pasif eylemi nedeniyle davacının Büyükşehir Belediyesinden güzergah izni alamadığı ve bu nedenle de taşıma işi yapamadığı, kendisi ile sözleşme yapan öğrenci velileri ile yaptığı sözleşmelere riayet edemediği, davalıların bu yolla 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 nolu alt bendi gereğince müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yönlendirme eylemini gerçekleştirdiği, ....
plakalı araca düzenlenen trafik idari para cezasının davalının haksız rekabet teşkil eden pasif eylemi nedeniyle gerçekleştiği, bu miktarın 176,25 TL olduğu, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 nci maddesi şartlarının değerlendirilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi gereğince davacı şirketin kişilik haklarının zedelenmediği, dolayısıyla manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davacıya ait 01 S 2476 plakalı araca engelli erilebilirlik rampası bulunup bulunmadığı yönündeki belge verilmeyerek davalının pasif eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu şekilde oluşan haksız rekabetin men'ine, 176,25 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine, ...,...,...,..., ve....plakalı araçlar yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, hükmün ilanına ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kira sözleşmeleri şifahen dahi yapılabilirken sözleşmelerin bedel içermemesi nedeniyle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, diğer araçların trafik cezalarının da müvekkili tarafından ödendiğini, bu cezaların araç sürücülerinin kendileri tarafından sebep olunan cezalar olmadığını, davalı şirketin haksız eylemleri nedeniyle düzenlendiğini, kiralanan araçlara Milli Eğitim Bakanlığı ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından her türlü taşıma izni verilmesi halinde dahi müvekkilinin kendi üzerine kayıtlı olmayan araçlar ile servis hizmeti veremeyeceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, maddi zararı ispatlanamasa da 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin müşteri ve itibar kaybı ile içindeki yolcularla birlikte trafik cezasına maruz kalmasının manevi tazminat için yeterli olduğunu, ancak buna rağmen manevi tazminat takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile imzalanan 13.05.2013 tarihli sözleşmenin ... Servis A.Ş.'ye devredildiğini, davalı ... Bilişim A.Ş.'ye yönelik davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, .... plakalı araç yönünden "engelli rampası gerekmediği" belgesi vermedikleri gerekçesiyle haksız rekabetin gerçekleştiği kabul edilmişse de, Taşımacı Tespit Komisyonunun görevinin sona erdiğini, Komisyonun görev süresinde davacının belgeleri yasal süresinde temin etmeyip makam Olur'u olmadan kaçak faaliyet gösterdiğini, bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Taşıyıcı Tespit Komisyonunun görevi sona erdikten sonra Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği her ne kadar veliler istemeleri halinde çocuklarını bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıması kaydıyla herhangi bir taşımacı ile anlaşarak da taşıtabileceklerse de bu hakkın kullanılması halinde müvekkili okul yönetiminin tek yükümlülüğünün bu bilgi ve belgeleri incelenmek üzere il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne göndermek olduğunu, Mahkemece ....
plakalı araca yönelik verilen haksız rekabetin men'i ile maddi tazminat hükmünün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların davaya konu eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitiyle, haksız rekabet teşkil ediyorsa men'inin ve davacı lehine maddi ve manevi tazminat isteminin kabulünün gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039087300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz