6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6590 E. 2024/2920 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi oydan yoksunluk yönetim kurulu üyelerinin ibrası yoklukla malul karar butlan pay devri yokluk sermaye artırımı olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali ibra münhasırlık oy yasağı kamu düzeni hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket usulden reddi ticaret sicili yönetim kurulu kararı ilan yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 436

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/145 E., 2019/123 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/2018 yılına ait olağan genel kurulu 01.06.2018 tarihinde icra edilmek üzere 16 mayıs 2018 sicil gazetesine ilan verildiğini, söz konusu olan ilan incelendiğinde 10.05.2018 günü paydaşlardan ve yönetim kurulu üyelerinden sadece ... ve ...'in katıldığı toplantıda genel kurul kararı alındığının görüldüğünü, müvekkile gereken sürede genel kurul saatinin ve yerinin bildirilmediğini, postaya verilen çağrı kağıdının Kayseri ile İncesu ilçesindeki adresine, genel kurul tarihinden 2 gün önce ulaştığını, müvekkil Tatvan ilçesine mesafe nedeniyle daha önce vekaleten genel kurula katılma yetkisi verdiği ....'ı vekil olarak atadığını, münhasıran genel kurul yetkisi içeren vekaletname gerektiğinden katılamayacağının bildirildiğini, bunun üzerine vekaletnamesinin şirketin genel kurulun yapıldığı adresine fakslandığını, genel kurulu düzeninden hükümet komiserinin uyarısına rağmen şirket ortağı müvekkilin vekili olan...'ın toplantıya katılımının ... tarafından engellendiğini, azlık oyu olan müvekkilin haklarını bu şekilde ortadan kaldırmış olduğundan söz konusu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ortakların genel kurul toplantısında oy kullanımları ve temsil haklarının adeta gasp edildiğini, ilan edilen genel kurul ve kararlarının yasaya aykırı olduğunu, yasadaki ve şirket ana sözleşmesindeki oy kullanamama yasağının delindiğini ileri sürerek 01.06.2018 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yönetim kurulunda bulunan kişiler dışında ...'in de genel kurul toplantısında olduğunu, oydan yoksunluk durumunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yoklukla malûl olduğunu iddia ettiği kararların kanuna, kamu düzenine aykırı kararlardan olmadığı, bu nedenle batıl olup, yokluğunun tespitine karar verilecek kararlardan olmaması nedeniyle ancak iptal edilebilir kararlardan olduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... yönetim kurulu üyesi olmadığından genel kurul yapılmasına yönelik yönetim kurulu kararının yetkili üyeler tarafından alınmaması nedeniyle usulüne uygun çağrı yapılmayan genel kurul toplanmasının yok hükmünde olduğunu, davacının vekilinin genel kurul toplantısına kabul edilmemesi nedeniyle toplantının yok hükmünde olduğunu, alınan genel kurul kararlarının 13.06.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinden davanın süresi içerisinde açıldığını, sermaye artırımı yapılarak şirketin borçlandırıldığını, ...'a pay devri yapılmak suretiyle şirket borçlarının ödendiği bahanesiyle şirket temel yapısının bozulduğunu, bu şekilde davacının haklarının bertaraf edildiğini, bu nedenle pay artırımı kararlarının butlan ile malul olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibra edildiği kararda oy kullanmasının Kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul hakkında 2 haftalık süre öncesinde ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanın yapıldığı, davacı tarafından bu davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.09.2018 tarihinde açıldığı, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibra edildiği kararda oy kullandığının belirtildiği, 01.06.2018 tarihli genel kurul toplantısına ..., ... ve ...'in katıldığı, bu kişilerin tamamının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı, davalı şirketin 4 ortağı bulunduğu, davaya konu genel kurul toplantısına aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan 3 kişinin katıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) numaralı karar alınırken kendi ibralarında oy kullandıkları, bu oylar çıkartıldığında geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, bu durumun süreye bağlı olmadan ileri sürülebileceği, mahkemece, bu hususun gözden kaçırılarak anılan kararın yoklukla malul olduğuna hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere, "1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 01.06.2018 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan (4) numaralı "Yönetim Kurulu toplantıya katılanların oy birliği ile ibra edildi." kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya yönelik isteğin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetim kurulunda üç kişinin bulunduğunu, ..., ...'in yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak ...'in yönetim kurulu üyesi olmadığını, Resul tarafından kullanılan oy ile ibranın geçerli sayılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6590 E.  ,  2024/2920 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/3093 Esas, 2022/999 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Tatvan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/145 E., 2019/123 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/2018 yılına ait olağan genel kurulu 01.06.2018 tarihinde icra edilmek üzere 16 mayıs 2018 sicil gazetesine ilan verildiğini, söz konusu olan ilan incelendiğinde 10.05.2018 günü paydaşlardan ve yönetim kurulu üyelerinden sadece ... ve ...'in katıldığı toplantıda genel kurul kararı alındığının görüldüğünü, müvekkile gereken sürede genel kurul saatinin ve yerinin bildirilmediğini, postaya verilen çağrı kağıdının Kayseri ile İncesu ilçesindeki adresine, genel kurul tarihinden 2 gün önce ulaştığını, müvekkil Tatvan ilçesine mesafe nedeniyle daha önce vekaleten genel kurula katılma yetkisi verdiği ....'ı vekil olarak atadığını, münhasıran genel kurul yetkisi içeren vekaletname gerektiğinden katılamayacağının bildirildiğini, bunun üzerine vekaletnamesinin şirketin genel kurulun yapıldığı adresine fakslandığını, genel kurulu düzeninden hükümet komiserinin uyarısına rağmen şirket ortağı müvekkilin vekili olan...'ın toplantıya katılımının ...

tarafından engellendiğini, azlık oyu olan müvekkilin haklarını bu şekilde ortadan kaldırmış olduğundan söz konusu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ortakların genel kurul toplantısında oy kullanımları ve temsil haklarının adeta gasp edildiğini, ilan edilen genel kurul ve kararlarının yasaya aykırı olduğunu, yasadaki ve şirket ana sözleşmesindeki oy kullanamama yasağının delindiğini ileri sürerek 01.06.2018 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yönetim kurulunda bulunan kişiler dışında ...'in de genel kurul toplantısında olduğunu, oydan yoksunluk durumunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yoklukla malûl olduğunu iddia ettiği kararların kanuna, kamu düzenine aykırı kararlardan olmadığı, bu nedenle batıl olup, yokluğunun tespitine karar verilecek kararlardan olmaması nedeniyle ancak iptal edilebilir kararlardan olduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... yönetim kurulu üyesi olmadığından genel kurul yapılmasına yönelik yönetim kurulu kararının yetkili üyeler tarafından alınmaması nedeniyle usulüne uygun çağrı yapılmayan genel kurul toplanmasının yok hükmünde olduğunu, davacının vekilinin genel kurul toplantısına kabul edilmemesi nedeniyle toplantının yok hükmünde olduğunu, alınan genel kurul kararlarının 13.06.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinden davanın süresi içerisinde açıldığını, sermaye artırımı yapılarak şirketin borçlandırıldığını, ...'a pay devri yapılmak suretiyle şirket borçlarının ödendiği bahanesiyle şirket temel yapısının bozulduğunu, bu şekilde davacının haklarının bertaraf edildiğini, bu nedenle pay artırımı kararlarının butlan ile malul olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibra edildiği kararda oy kullanmasının Kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul hakkında 2 haftalık süre öncesinde ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanın yapıldığı, davacı tarafından bu davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.09.2018 tarihinde açıldığı, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibra edildiği kararda oy kullandığının belirtildiği, 01.06.2018 tarihli genel kurul toplantısına ..., ... ve ...'in katıldığı, bu kişilerin tamamının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı, davalı şirketin 4 ortağı bulunduğu, davaya konu genel kurul toplantısına aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan 3 kişinin katıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) numaralı karar alınırken kendi ibralarında oy kullandıkları, bu oylar çıkartıldığında geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, bu durumun süreye bağlı olmadan ileri sürülebileceği, mahkemece, bu hususun gözden kaçırılarak anılan kararın yoklukla malul olduğuna hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile;

mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere, "1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 01.06.2018 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan (4) numaralı "Yönetim Kurulu toplantıya katılanların oy birliği ile ibra edildi." kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya yönelik isteğin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetim kurulunda üç kişinin bulunduğunu, ..., ...'in yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak ...'in yönetim kurulu üyesi olmadığını, Resul tarafından kullanılan oy ile ibranın geçerli sayılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038909000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.