Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7028 E. 2024/2905 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf↗ belirsiz alacak davası↗ delil değerlendirmesi↗ delil tespiti↗ adi ortaklık↗ ticari işletme↗ kira sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ ihtiyati tedbir↗ denetime elverişlilik↗ alacak davası↗ marka hakkına tecavüz↗ kefil↗ kötü niyet↗ ortaklık ilişkisi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/74E., 2020/235 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul'da şube sayısı dokuzu bulan "... LOKANTASI" olarak bilinen restoranlar zincirini işletmekte olduğunu, müvekkil ... adına 2013/35530 numaralı "... ... Lokantası" ve 2012/11000 numaralı "..." markalarının olduğunu, müvekkili ... adına 2013/35552 numaralı " ... ... Lokantası" nın tescilli olduğunu , davalı tarafım müvekkilinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "... Esnaf Lokantası" ibaresi ile lokanta açmış olduğunu ve müvekkilleriyle aynı alanda hizmet sunduğunu, davalının, müvekkillerinin tescilli "..." ve "... LOKANTASI" ibaresini öne çıkararak kullanmasının iltibasa yol açtığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek öncelikle davalıya ait iş yerinde delil tespiti yapılmasını, tecavüzün durdurulması için ihtiyati tedbire karar verilmesini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından kullanılan 2016/94456 no.lu "... Esnaf Lokantası" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 43. sınıfta adlarına tescilli olduğunu aynı şekilde 2016/15636 no.lu "İSTANBUL ... ESNAF LOKANTASI" markasının da adlarına tescilli olduğunu, "... ESNAF LOKANTASI" ibaresinin ticari/işletme unvanı olarak da davalı adına tescilli olduğunu, tescilli bir marka veya unvanın kullanılmasının engellenemeyeceğini, korunan hakkın davalı müvekkiline ait olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamiyle güvene ve söze bağlı olup resmi bir kayıt bulunmadığını, Beşiktaş'taki 2, Mecidiyeköy'deki 1 dükkânın davalı müvekkili tarafından işletilip kazancın davacılar ve davalı müvekkili arasında 1/3 hisseyle elden taksim edildiğini, bu durumu tüm çalışanlar, tedarikçiler ve mal sahiplerinin bildiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın 2016 yılında sonlandığmı, davalının 2016 yılından bu yana Mecidiyeköy'de kendinde kalan lokantayı işletmekte olup, 2017 yılında Mecidiyeköy meydana 2. şubesini açtığını, davalının bu şubelerdeki marka kullanımının "... ESNAF LOKANTASI" şeklinde olup, davacıların daha ilk andan itibaren kullanılan markadan ve marka tescilinden haberdar olduklarını, SGK, kira sözleşmeleri ve işyeri açılışları incelendiğinde hangi tarafın doğruyu beyan ettiğinin aşikâr olduğunu, resmi kayıtlarda davalının 31.03.2016 tarihinde kadar davacının yanında çalışıyor gözüktüğünü, Mecidiyeköy'deki dükkanın açılış tarihinin 04.02.2015 olduğunu, haliyle davalı müvekkilinin daha resmi olarak davacı yanında çalışıyorken 1 yıl önce Mecidiyeköy'deki lokantanın açıldığını ve çalışmaya başladığını, davacıların bu durumdan haberdar olmamalarının mümkün olmadığını, kaldı ki Mecidiyeköy'deki lokantanın 18.12.2014 tarihli kira sözleşmesinin kefilinin davacı ... olduğunu, davacıların yaşanan ticari süreç içerisindeki tutumları dikkate alındığında basiretli bir tacir gibi davranmadıkları, sessiz kalma ve zımni / açık rızayla olsa dahi hukuksal haklarını kaybettiklerini, davacıların var olduğunu iddia ettikleri sözde hakların zamanaşımına uğradığını, tek başına ... ibaresinin zayıf marka olduğunu zira "..." kelimesinde yer adı olması ve ... Bölgesinin yemeklerinin ünlü olması nedeniyle gıda ve restoran sektöründe sık kullanılan, tercih edilen bir kelime olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun zayıf marka niteliğinde olan "..." ibareli birçok markaya aynı anda tescil verdiğini, taraf markaları arasında en ufak bir görsel, işitsel, anlam ve çağrışım benzerliği bulunmadığını, davacıların kötü niyet iddialarının afaki olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka tescil belgeleri, markaların davalı yanca kullanımına ilişkin yerinde tespit yapan 11.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kullanımının 6769 sayılı Kanun uyarınca marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabet oluşturmadığı, 11.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinde davacıların markasının zayıf olduğunu belirttiğini, oysa müvekkilinin markalarının zayıf olmadığını, kaldı ki davalı markasındaki eklentilerin de ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, mahkemenin delil değerlendirmesinde objektif davranmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/77 E. 2020/177K. sayılı ilamından bahsedilmediğini, ''...'' kelimesinin zayıf bir marka olmadığını, anlamını "Ormanlık ve sarp dağlar" olduğunu ayrıca müvekkillerinin soyadı olduğunu, dolayısıyla ... markasının 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, yukarıda numarası belirtilen kararda Avcılar ... Lokantası ibaresindeki ayırt edici unsurun ... olduğunun ve iltibasa yol açacağına karar verildiğini, ayrıca iltibas açısından bütünsel bir değerlendirme yapıldığında markaların benzer olduğunu dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkillerinin ... markası ile davalının ... esnaf lokantası markasındaki esas unsurun ... ibaresi olduğunu, dolayısıyla iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarında 2012/11000 numaralı ... markasının kelime markası olup asli ve tek unsurunun ... ibaresi olduğunu, yine ... ... lokantası ve ... ... Lokantaların da kelime markası olup, asli unsurun ... ibaresi olduğunu, davalının ... esnaf lokantası markasında da ... ibaresinin öne çıkarılarak kullanıldığını, esnaf ibaresinin ayırt edici vasfının bulunmadığı, mahkemelerin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı gibi yetersiz bilirkişi raporlarıyla da karar veremeyeceklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf ... kelimesinin ormanlık ve sarp dağlar anlamına geldiğini, 43. sınıfta ''...'' markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalının markasında ... ibaresi olup bu durumun davacıların markaları ile iltibas oluşturacağını ileri sürmüş ise de, ortalama tüketici kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde kültürü yemekleri ve tarihi yerleri ile meşhur olan coğrafi yeri temsil eden ... aklına geleceği, TÜRKPATENT nezdinde 43. sınıfta tescilli ''...'' ibareli birçok marka bulunduğu, her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresi coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı, söz konusu ... ibareli markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından zayıf bir ibare olduğundan davacı tarafın bu ibareye ekler getirilerek kullanılmasına tahammül etmek durumunda olduğu, ayrıca dosya içeriğinden davalının "... Esnaf Lokantası+şekil" markasının kullanımının tescil kapsamında kaldığı ve bu kullanımların davacı markalarına tecavüz teşkil etmediği, Mahkemece alınan bilirkişi raporları ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan söz konusu raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, öte yandan davacı tarafın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/77E. sayılı dosyasında verilen kararın lehlerine olup, o kararda iltibasın varlığının kabul edildiğini ileri sürülmüş ise de yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde somut olay bakımından iltibasın gerçekleşmediği kanaatine varıldığından bu konudaki istinaf talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6764 E. 2024/2755 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet · temsil · iltibas
İncelediğiniz karardaLOKANTASI" ibaresini öne çıkararak kullanmasının «iltibasa» yol açtığını, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek öncelikle davalıya ait iş yerinde «delil tespiti» yapılmasını, tecavüzün durdurulması için «ihtiyati tedbire» karar verilmesini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca «belirsiz alacak davası» olarak şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminat», 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… r anlamına geldiğini, 43. sınıfta ''...'' markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalının markasında ... ibaresi olup bu durumun davacıların markaları ile «iltibas» oluşturacağını ileri sürmüş ise de, «ortalama tüketici» kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde kültürü yemekleri ve tarihi yerleri ile meşhur olan coğrafi yeri «temsil» eden ... aklına geleceği, TÜRKPATENT nezdinde 43. sınıfta tescilli ''...'' ibareli birçok marka bulunduğu, her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresi coğraf …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaLOKANTASI" ibaresinin kullanmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek «belirsiz alacak davası» açtıklarını bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… öz konusu kullanımlarından haber olduğunu ve kullanımlara sessiz kalarak zımnen kabul ettiğini, tescilli markalarının mevcudiyeti halinde söz konusu kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» sebebiyet vermeyeceğini, davacıların davalının marka kullanımından haberdar olup, «rızalarının» bulunduğunu, taraf markalarının farklı olduğunu, "..." ibaresi tek başına marka tescili olmaya müsait olmayıp, tescil edilmiş bile olsa zayıf marka olduğunu, "..." …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · delillerin toplanmaması · karine · hakkın kötüye kullanılması · eş rızası · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaBu durumda, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, kötü niyetli kullanımların ise sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» sebep olmayacağı ve dolayısıyla markaya tecavüzün oluştuğunun kabulü ile, ayrıca davacının talep ettiği tazminat yönünden tercih edilen hesaplama yönteminin sorulması ve yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» sonucunda oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacılar vek …
Lokantası"sının tescilli olduğunu, müvekkillerinin bu marka ile halen hizmet vermeye devam ettiklerini ve iyi bir «müşteri çevresi» kazandıklarını, davalı yanın müvekkillerinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "...
Lokantası" markasının tescilli olduğunu, davacıların marka kullanımından haberdar olduklarını ve «rızalarının» olduğunu, davacıların markası ile müvekkili markasının farklı olduğunu, "..." ibaresinin tek başına marka tescili olmaya müsait olmadığını, olsa dahi zayıf marka niteliğinde olduğunu, davalı adına 43. sınıfta tescilli 2013/107241 numaralı "... ...
… öz konusu kullanımlarından haber olduğunu ve kullanımlara sessiz kalarak zımnen kabul ettiğini, tescilli markalarının mevcudiyeti halinde söz konusu kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» sebebiyet vermeyeceğini, davacıların davalının marka kullanımından haberdar olup, «rızalarının» bulunduğunu, taraf markalarının farklı olduğunu, "..." ibaresi tek başına marka tescili olmaya müsait olmayıp, tescil edilmiş bile olsa zayıf marka olduğunu, "..." …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1023 E. 2024/9008 K.
Ortak:esnaf · maddi ve manevi tazminat · ortalama tüketici · maddi tazminat · haksız rekabet · temsil · iltibas
İncelediğiniz karardaLOKANTASI" ibaresini öne çıkararak kullanmasının «iltibasa» yol açtığını, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek öncelikle davalıya ait iş yerinde «delil tespiti» yapılmasını, tecavüzün durdurulması için «ihtiyati tedbire» karar verilmesini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca «belirsiz alacak davası» olarak şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminat», 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… r anlamına geldiğini, 43. sınıfta ''...'' markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalının markasında ... ibaresi olup bu durumun davacıların markaları ile «iltibas» oluşturacağını ileri sürmüş ise de, «ortalama tüketici» kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde kültürü yemekleri ve tarihi yerleri ile meşhur olan coğrafi yeri «temsil» eden ... aklına geleceği, TÜRKPATENT nezdinde 43. sınıfta tescilli ''...'' ibareli birçok marka bulunduğu, her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresi coğraf …
Lokantası ibaresindeki ayırt edici unsurun ... olduğunun ve «iltibasa» yol açacağına karar verildiğini, ayrıca iltibas açısından bütünsel bir değerlendirme yapıldığında markaların benzer olduğunu dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkillerinin ... markası ile davalının ... «esnaf» lokantası markasındaki esas unsurun ... ibaresi olduğunu, dolayısıyla iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarında 2012/11000 numaralı ... markasını …
Benzer bu kararda… landıklarını ve söz konusu lokantanın müvekkillere ait bir işletme olduğu izlenimi yarattıklarını, davalının bu ibare ile hizmet sunmasının müvekkilleri markası ile «iltibasa» yol açtığı için markaya açık bir tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının işletmekte olduğu lokantanın iç dizaynının dahi, müvekkil lokantalarının iç dizaynı ile aynı olduğunu, bu nedenle de tüketicilerde lokantanın müvekkillerine ait olduğu izlenimini doğurduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile SMK 151/2-c ve ilgili maddeleri gereği hesap edilecek bedelden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik «maddi tazminat» olarak 1.000,00 TL ve manevi tazminat olarak da 10.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın dava tarihiden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «ortalama tüketici» kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde, kültürü, yemekleri ve tarihi yerleriyle meşhur olan ve bir coğrafi yeri «temsil» eden ... bölgesinin aklına geleceği, her iki taraf markasında yer alan ... ibaresi coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibare markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden zayıf bir ibare olduğu, her iki tarafın İstanbul'da lokanta işlettiği, davalı kullanımının tescilli markaları kapsamında kaldığı, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» koşulları oluşmadığı, AAÜT uyarınca hükmedilen «vekalet ücretinin» de hukuken yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
… ce bir işletme tarafından kullanılmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince ise davacılar vekilinin istinaf istemleri; «ortalama tüketici» kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde, kültürü, yemekleri ve tarihi yerleriyle meşhur olan ve bir coğrafi yeri «temsil» eden ... bölgesinin aklına geleceği, her iki taraf markasında yer alan ... ibaresi coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibare markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden zayıf bir ibare olduğu, her iki tarafın İstanbul'da lokanta işlettiği, davalı kullanımının tescilli markaları kapsamında kaldığı, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» koşulları oluşmadığı gerekçeleri olmak üzere iki ayrı gerekçe ile esastan reddedildiği tespit edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · terkin · yasal faiz · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… landıklarını ve söz konusu lokantanın müvekkillere ait bir işletme olduğu izlenimi yarattıklarını, davalının bu ibare ile hizmet sunmasının müvekkilleri markası ile «iltibasa» yol açtığı için markaya açık bir tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının işletmekte olduğu lokantanın iç dizaynının dahi, müvekkil lokantalarının iç dizaynı ile aynı olduğunu, bu nedenle de tüketicilerde lokantanın müvekkillerine ait olduğu izlenimini doğurduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile SMK 151/2-c ve ilgili maddeleri gereği hesap edilecek bedelden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik «maddi tazminat» olarak 1.000,00 TL ve manevi tazminat olarak da 10.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın dava tarihiden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, alınan «son» heyet raporunda da tespit olunduğu üzere davacıların "...
LOKANTASI" şeklinde kullanıldıkları, markanın ayırt edici unsurunun «terk» edilerek farklı şekilde kullanılmasının markanın kullanılması olarak kabul edilemeyeceği, ilgili markalar açısından davacıların kullanımının tescil kapsamında olmaması nedeniyle davalı kullanımının herhangi bir markaya tecavüz ve «haksız rekabet» halini oluşturmayacağı, davalının Şar ve ...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «ortalama tüketici» kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde, kültürü, yemekleri ve tarihi yerleriyle meşhur olan ve bir coğrafi yeri «temsil» eden ... bölgesinin aklına geleceği, her iki taraf markasında yer alan ... ibaresi coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibare markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden zayıf bir ibare olduğu, her iki tarafın İstanbul'da lokanta işlettiği, davalı kullanımının tescilli markaları kapsamında kaldığı, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» koşulları oluşmadığı, AAÜT uyarınca hükmedilen «vekalet ücretinin» de hukuken yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7028 E. , 2024/2905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2004 Esas, 2022/1710 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/74E., 2020/235 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul'da şube sayısı dokuzu bulan "... LOKANTASI" olarak bilinen restoranlar zincirini işletmekte olduğunu, müvekkil ... adına 2013/35530 numaralı "... ... Lokantası" ve 2012/11000 numaralı "..." markalarının olduğunu, müvekkili ... adına 2013/35552 numaralı " ... ... Lokantası" nın tescilli olduğunu , davalı tarafım müvekkilinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "... Esnaf Lokantası" ibaresi ile lokanta açmış olduğunu ve müvekkilleriyle aynı alanda hizmet sunduğunu, davalının, müvekkillerinin tescilli "..." ve "... LOKANTASI" ibaresini öne çıkararak kullanmasının iltibasa yol açtığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek öncelikle davalıya ait iş yerinde delil tespiti yapılmasını, tecavüzün durdurulması için ihtiyati tedbire karar verilmesini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından kullanılan 2016/94456 no.lu "... Esnaf Lokantası" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 43. sınıfta adlarına tescilli olduğunu aynı şekilde 2016/15636 no.lu "İSTANBUL ... ESNAF LOKANTASI" markasının da adlarına tescilli olduğunu, "... ESNAF LOKANTASI" ibaresinin ticari/işletme unvanı olarak da davalı adına tescilli olduğunu, tescilli bir marka veya unvanın kullanılmasının engellenemeyeceğini, korunan hakkın davalı müvekkiline ait olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamiyle güvene ve söze bağlı olup resmi bir kayıt bulunmadığını, Beşiktaş'taki 2, Mecidiyeköy'deki 1 dükkânın davalı müvekkili tarafından işletilip kazancın davacılar ve davalı müvekkili arasında 1/3 hisseyle elden taksim edildiğini, bu durumu tüm çalışanlar, tedarikçiler ve mal sahiplerinin bildiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın 2016 yılında sonlandığmı, davalının 2016 yılından bu yana Mecidiyeköy'de kendinde kalan lokantayı işletmekte olup, 2017 yılında Mecidiyeköy meydana 2.
şubesini açtığını, davalının bu şubelerdeki marka kullanımının "... ESNAF LOKANTASI" şeklinde olup, davacıların daha ilk andan itibaren kullanılan markadan ve marka tescilinden haberdar olduklarını, SGK, kira sözleşmeleri ve işyeri açılışları incelendiğinde hangi tarafın doğruyu beyan ettiğinin aşikâr olduğunu, resmi kayıtlarda davalının 31.03.2016 tarihinde kadar davacının yanında çalışıyor gözüktüğünü, Mecidiyeköy'deki dükkanın açılış tarihinin 04.02.2015 olduğunu, haliyle davalı müvekkilinin daha resmi olarak davacı yanında çalışıyorken 1 yıl önce Mecidiyeköy'deki lokantanın açıldığını ve çalışmaya başladığını, davacıların bu durumdan haberdar olmamalarının mümkün olmadığını, kaldı ki Mecidiyeköy'deki lokantanın 18.12.2014 tarihli kira sözleşmesinin kefilinin davacı ...
olduğunu, davacıların yaşanan ticari süreç içerisindeki tutumları dikkate alındığında basiretli bir tacir gibi davranmadıkları, sessiz kalma ve zımni / açık rızayla olsa dahi hukuksal haklarını kaybettiklerini, davacıların var olduğunu iddia ettikleri sözde hakların zamanaşımına uğradığını, tek başına ... ibaresinin zayıf marka olduğunu zira "..." kelimesinde yer adı olması ve ... Bölgesinin yemeklerinin ünlü olması nedeniyle gıda ve restoran sektöründe sık kullanılan, tercih edilen bir kelime olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun zayıf marka niteliğinde olan "..." ibareli birçok markaya aynı anda tescil verdiğini, taraf markaları arasında en ufak bir görsel, işitsel, anlam ve çağrışım benzerliği bulunmadığını, davacıların kötü niyet iddialarının afaki olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka tescil belgeleri, markaların davalı yanca kullanımına ilişkin yerinde tespit yapan 11.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kullanımının 6769 sayılı Kanun uyarınca marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabet oluşturmadığı, 11.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinde davacıların markasının zayıf olduğunu belirttiğini, oysa müvekkilinin markalarının zayıf olmadığını, kaldı ki davalı markasındaki eklentilerin de ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, mahkemenin delil değerlendirmesinde objektif davranmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/77 E. 2020/177K. sayılı ilamından bahsedilmediğini, ''...'' kelimesinin zayıf bir marka olmadığını, anlamını "Ormanlık ve sarp dağlar" olduğunu ayrıca müvekkillerinin soyadı olduğunu, dolayısıyla ... markasının 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, yukarıda numarası belirtilen kararda Avcılar ...
Lokantası ibaresindeki ayırt edici unsurun ... olduğunun ve iltibasa yol açacağına karar verildiğini, ayrıca iltibas açısından bütünsel bir değerlendirme yapıldığında markaların benzer olduğunu dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkillerinin ... markası ile davalının ... esnaf lokantası markasındaki esas unsurun ... ibaresi olduğunu, dolayısıyla iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarında 2012/11000 numaralı ... markasının kelime markası olup asli ve tek unsurunun ... ibaresi olduğunu, yine ... ... lokantası ve ... ... Lokantaların da kelime markası olup, asli unsurun ... ibaresi olduğunu, davalının ... esnaf lokantası markasında da ... ibaresinin öne çıkarılarak kullanıldığını, esnaf ibaresinin ayırt edici vasfının bulunmadığı, mahkemelerin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı gibi yetersiz bilirkişi raporlarıyla da karar veremeyeceklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf ... kelimesinin ormanlık ve sarp dağlar anlamına geldiğini, 43. sınıfta ''...'' markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalının markasında ... ibaresi olup bu durumun davacıların markaları ile iltibas oluşturacağını ileri sürmüş ise de, ortalama tüketici kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde kültürü yemekleri ve tarihi yerleri ile meşhur olan coğrafi yeri temsil eden ... aklına geleceği, TÜRKPATENT nezdinde 43. sınıfta tescilli ''...'' ibareli birçok marka bulunduğu, her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresi coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı, söz konusu ...
ibareli markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından zayıf bir ibare olduğundan davacı tarafın bu ibareye ekler getirilerek kullanılmasına tahammül etmek durumunda olduğu, ayrıca dosya içeriğinden davalının "... Esnaf Lokantası+şekil" markasının kullanımının tescil kapsamında kaldığı ve bu kullanımların davacı markalarına tecavüz teşkil etmediği, Mahkemece alınan bilirkişi raporları ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan söz konusu raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, öte yandan davacı tarafın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/77E. sayılı dosyasında verilen kararın lehlerine olup, o kararda iltibasın varlığının kabul edildiğini ileri sürülmüş ise de yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde somut olay bakımından iltibasın gerçekleşmediği kanaatine varıldığından bu konudaki istinaf talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038889600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz