Karar nisabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13970 E. 2011/15858 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar nisabı↗ sorumluluk davası↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 26.08.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK'nun 369.maddesinde öngörülen ve genel kurulda görüşülmesi zorunlu olan hususlara ilişkin olduğu, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin kaynak ve imkanlarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıkları yönündeki davacılar iddiasından hareketle olağan genel kurulda alınan kararların hukuka aykırı duruma gelmeyeceği, davacıların TTK'nun 336 ve devamı hükümlerinden yararlanarak yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler aleyhinde sorumluluk davası açılabileceği, 26.08.2003 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak 26.08.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 369.maddesinde öngörülen ve genel kurulda görüşülmesi zorunlu olan hususlara ilişkin olduğu, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin kaynak ve imkanlarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıkları yönündeki davacılar iddiasından hareketle olağan genel kurulda alınan kararların hukuka aykırı duruma gelmeyeceği, davacıların TTK 336 ve devamı maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler aleyhinde sorumluluk davası açabilecekleri, yöneticilerin kullandıkları oyların ibra kararının geçerliliğine etkili olmadığı, yöneticilerin oylarının dikkate alınmaması durumunda dahi karar nisabının sağlandığı, dolayısıyla 26.08.2003 tarihli genel kurulda alınan karrların iptalini gerekirten bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinme karar verkilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13970 E. , 2011/15858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/06/2009 tarih ve 2008/302-2009/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde davalı avukatı ..... geldi, davacılar davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin %41 oranında pay ile davalı ... şirkete ortak olduğunu, şirketin çoğunluk payını elinde bulunduran diğer ortakların müvekkillerini şirkete almadığını ve onların bilgi edinme haklarını ihlal ettiğini, sermaye artırım kararı alınan genel kurulun iptali için müvekkillerince dava açıldığını, iptali istenen ve işbu davaya konu 26.8.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında hisse miktarı ve hazirun cetveline itiraz edildiğini, davacı itirazlarının dikkate alınmadığı 26.08.2003 tarihli genel kurulda kabul edilen bilançonun gerçeği yansıtmadığını, şirketten kaynak kaçıran ve görevlerini suistimal eden yönetim kurulu üyelerinin TTK'nun 374.maddesine aykırı olarak ibrada oy kullandığını belirterek, 26.08.2003 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ve şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nun 374.maddesi hükmünün sadece yönetim kurulu üyelerinin ibralarını kapsadığını, diğer gündem maddeleri bakımından TTK tarafından getirilen bir kısıtlama olmadığını, yönetim kurulu ibrasında oy kullanan diğer ortakların oy sayısının da ibra için yeterli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 26.08.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK'nun 369.maddesinde öngörülen ve genel kurulda görüşülmesi zorunlu olan hususlara ilişkin olduğu, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin kaynak ve imkanlarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıkları yönündeki davacılar iddiasından hareketle olağan genel kurulda alınan kararların hukuka aykırı duruma gelmeyeceği, davacıların TTK'nun 336 ve devamı hükümlerinden yararlanarak yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler aleyhinde sorumluluk davası açılabileceği, 26.08.2003 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak 26.08.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 369.maddesinde öngörülen ve genel kurulda görüşülmesi zorunlu olan hususlara ilişkin olduğu, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin kaynak ve imkanlarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıkları yönündeki davacılar iddiasından hareketle olağan genel kurulda alınan kararların hukuka aykırı duruma gelmeyeceği, davacıların TTK 336 ve devamı maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler aleyhinde sorumluluk davası açabilecekleri, yöneticilerin kullandıkları oyların ibra kararının geçerliliğine etkili olmadığı, yöneticilerin oylarının dikkate alınmaması durumunda dahi karar nisabının sağlandığı, dolayısıyla 26.08.2003 tarihli genel kurulda alınan karrların iptalini gerekirten bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinme karar verkilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038852700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz