Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4363 E. 2011/15843 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açılmamış sayılma↗ hamil↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.567,25 TL’nin tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesine göre açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının hamili olduğu bankamatik kartının üçüncü kişilerce ele geçirilmesinden sonra, kart ile alış veriş yapılması sırasında, mağaza görevlilerinin kuşkulanıp, banka şubesini aradıkları halde banka görevlilerinin gerekli önlemi almamaları ve dolayısıyla kart ile yapılan alış veriş suretiyle verilen zararın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu bulunmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, bankamatik kartı makineye sıkışan kart hamili davacının, her ne sebep olursa olsun, kart şifresini kimseye söylememesi gerektiği, şifrenin başkaları tarafından öğrenilmemesi için gereken önlemleri alması gereken davacının, kart şifresini telefonla konuştuğu kişiye
söylemesi ve aynı gün bu kart ile makineden işlem yapılarak, para çekilmesi,makineden para havalesi işlemlerinde davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 8.714,75 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11862 E. 2014/19074 K.
Ortak:hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.567,25 TL’nin tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesine göre «açılmamış sayılmasına» ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının «hamili» olduğu bankamatik kartının üçüncü kişilerce ele geçirilmesinden sonra, kart ile alış veriş yapılması sırasında, mağaza «görevlilerinin» kuşkulanıp, banka şubesini aradıkları halde banka görevlilerinin gerekli önlemi almamaları ve dolayısıyla kart ile yapılan alış veriş suretiyle verilen zararın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu bulunmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, bankamatik kartı makineye sıkışan kart hamili davacının, her ne sebep olursa olsun, kart şifresini kimseye söylememesi gerektiği, şifrenin başkaları tarafından öğrenilmemesi için gereken önlemleri alması gereken davacının, kart şifresini telefonla konuştuğu kişiye söylemesi ve aynı gün bu kart ile makineden işlem yapılarak, para çekilmesi,makineden para havalesi işlemlerinde davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 8.714,75 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankamatik kartı makineye sıkışan kart «hamili» davacının, her ne sebep olursa olsun kart şifresini koruması ve kimseye söylememesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur
Benzer bu karardaŞifrenin başkaları tarafından öğrenilmemesi için gereken önlemleri alması gereken davacının, kart şifresini koruyamadığı, kartının sıkışmasından 3 gün sonra kartını iptal ettirdiği, davacının parasının davacının şifresi ile çekildiğinin anlaşılmış bulunmasına göre mahkemece, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18416 E. 2014/9261 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · bloke · dolandırıcılık · kötüniyet · kusur
Benzer bu karardaAncak, mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere davacının, tanımadığı kişilere şifresini vermesi ve «bloke» işleminden bankayı haberdar etmemesi davacı yönünden «müterafik kusur» teşkil eder ise de, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunan I..
Dava, davacıya ait bankamatik kartının davalı bankanın ATM cihazında «bloke» edilmesi ve «kötüniyetli» üçüncü kişilerin eline geçmesi üzerine davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
A..'nin ATM'ler üzerinde «dolandırıcılık» işleminin yapılmasına engel teşkil edecek önlemleri almaması nedeniyle bir miktar kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlıkla ilgili olarak uzmanlığı bulunan yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, davalıların «kusur» durumları tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda somut gerekçe içermeyen, Dairemizce verilen bozma ilamından önce davaya bakan Tüketici Mahkemesi'nin gerekçeleri tekrarlanmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4363 E. , 2011/15843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/55-2009/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Koşuyolu Şubesi'nin müşterisi olup, davacıya bankamatik kartı verildiğini, davacı hesabında 225.000.000 TL. nakit para ve 6 ay vadeli hazine bonosu yatırım hesabı bulunduğunu, 27.10.2001 tarihinde bankamatik hesabındaki paranın bir kısmını çekmek istediğinde, bankamatik kartının cihazın içine düştüğünü, bankamatik cihazının diğer davalılar ..... ve ..... tarafından tuzaklandığını, hesaptaki parayı çeken davalı gerçek kişilerin yatırım hesabındaki parayı da bozdurarak değişik yollardan paranın çekildiğini, davalı bankanın paranın çekilmesinde kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, makinenin tuzaklanmaması için gereken tedbirleri almadığı gibi, günlük harcama limitinin aşıldığını, tüm bu işlemlerden dolayı davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 25.134.501.900 TL.
nin 28.10.2001 tarihinden itibaren en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkilince davacıya verilen bankamatik kartının hile ile diğer davalılarca alındığını, basiretsiz davranan davacının şifresini diğer davalılara söylediğini, kusurun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.567,25 TL’nin tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesine göre açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının hamili olduğu bankamatik kartının üçüncü kişilerce ele geçirilmesinden sonra, kart ile alış veriş yapılması sırasında, mağaza görevlilerinin kuşkulanıp, banka şubesini aradıkları halde banka görevlilerinin gerekli önlemi almamaları ve dolayısıyla kart ile yapılan alış veriş suretiyle verilen zararın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu bulunmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, bankamatik kartı makineye sıkışan kart hamili davacının, her ne sebep olursa olsun, kart şifresini kimseye söylememesi gerektiği, şifrenin başkaları tarafından öğrenilmemesi için gereken önlemleri alması gereken davacının, kart şifresini telefonla konuştuğu kişiye
söylemesi ve aynı gün bu kart ile makineden işlem yapılarak, para çekilmesi,makineden para havalesi işlemlerinde davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 8.714,75 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 400,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038783600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz