Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18123 E. 2013/15910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ hakediş↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı idarenin yaptığı işlemin işsizlikle mücadele şeklinde anılan 5510 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "ı" bendine uygun olmadığı, davacının hakedişlerinde yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu edilen hak ediş miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının hak edişinden kesilen miktarın ne kadar olduğu hesaplanmamış, raporun sonuç kısmında dava konusu %5'lik prim indirimlerine ilişkin bulunan miktar denetime elverişli bir şekilde açıklanmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin kesinti yapılan hak ediş miktarına ilişkin
itirazlarını karşılar şekilde bilirkişi incelenmesi yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10341 E. 2013/4150 K.
Ortak:hak ediş · hakediş · ek prim · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu edilen «hak ediş» miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının hak edişinden kesilen miktarın ne kadar olduğu hesaplanmamış, raporun sonuç kısmında dava konusu %5'lik «prim» indirimlerine ilişkin bulunan miktar «denetime elverişli» bir şekilde açıklanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı idarenin yaptığı işlemin işsizlikle mücadele şeklinde anılan 5510 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "ı" bendine uygun olmadığı, davacının «hakedişlerinde» yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davalı vekilinin kesinti yapılan «hak ediş» miktarına ilişkin itirazlarını karşılar şekilde «bilirkişi incelenmesi» yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaEğer yüklenicinin, «hak ediş» raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hak ediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa, hak edişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır.
Yüklenici, itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde «hak edişi» olduğu gibi kabul etmiş sayılır…” düzenlemesine yer verildiği, böylece, şartnamenin 42. maddesinde hak edişlere ne şekilde itiraz edileceği, itiraz edilmemesi halinde yüklenici aleyhine sonuç doğacağı ve artık herhangi bir alacak isteminde bulunamayacağı, davacı şirketin de süresi içerisinde bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmış olup, davalının dayandığı Kamu İhale Kurumunun 25...2008 tarihli tebliğinin 4. maddesinde Hazine tarafından karşılanan «prim» tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin bildirdiği, tebliğin geçici 1. maddesine göre tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki ihalelerin «ilan» edildiği tarihte yürürlükte olan tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacağı belirtilmiş olup, Hazine tarafından karşılanan prim tutarının daha önceki şartnamelerde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · ilan
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» 26.03.2008 tarihinde imzalanmıştır.
… n Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmış olup, davalının dayandığı Kamu İhale Kurumunun 25...2008 tarihli tebliğinin 4. maddesinde Hazine tarafından karşılanan «prim» tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin bildirdiği, tebliğin geçici 1. maddesine göre tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki ihalelerin «ilan» edildiği tarihte yürürlükte olan tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacağı belirtilmiş olup, Hazine tarafından karşılanan prim tutarının daha önceki şartnamelerde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11279 E. 2013/10365 K.
Ortak:hak ediş · hakediş · ek prim · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu edilen «hak ediş» miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının hak edişinden kesilen miktarın ne kadar olduğu hesaplanmamış, raporun sonuç kısmında dava konusu %5'lik «prim» indirimlerine ilişkin bulunan miktar «denetime elverişli» bir şekilde açıklanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı idarenin yaptığı işlemin işsizlikle mücadele şeklinde anılan 5510 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "ı" bendine uygun olmadığı, davacının «hakedişlerinde» yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davalı vekilinin kesinti yapılan «hak ediş» miktarına ilişkin itirazlarını karşılar şekilde «bilirkişi incelenmesi» yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kanunda veya ona eş değer olan Kanun Hükmünde Kararnamede kamu işverenlerinin kendinden iş alan ve yasal «prim» indirimi teşvikine hak kazanan yüklenicinin hak ettiği %5'lik indirim tutarının onun «hakedişinden» kesileceği ve devlete kalacağı yönünde bir kurala yer verilmediği, KİK ve SGK gibi bir kamu kuruluşuna da yasayı değiştirecek içerikli düzenleme yapma yetkisi verilmediği, tebliğ ve genelge gibi ikincil nitelikteki düzenlemelere göre kesinti yapılamayacağı kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.maddesine göre davacı-yüklenici geçici «hak ediş» düzenlendiğinde geçici hak edişlerini, itirazını ve «ihtirazi kayıtlarını» yazılı olarak idareye bildirmesi gerekirken itiraz etmediği için sözleşme gereğince hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hak edişe göre de iade talep edemeyeceği …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan ve davacıya ait «hakedişlerden» davalı tarafın 5510 sayılı Kanun uyarınca sağlanan %5'lik indirim tutarını keserek davacıya ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacının, davalı tarafından düzenlenen hakedişlere itirazını ve «ihtirazı kayıtlarını» yazılı olarak bildirmediği için hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hakedişe göre iade talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yasa ile sağlanan bu imkanın «hak edişe» usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi ile düşmesi söz konusu edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtirazi kayıt · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan ve davacıya ait «hakedişlerden» davalı tarafın 5510 sayılı Kanun uyarınca sağlanan %5'lik indirim tutarını keserek davacıya ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacının, davalı tarafından düzenlenen hakedişlere itirazını ve «ihtirazı kayıtlarını» yazılı olarak bildirmediği için hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hakedişe göre iade talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kanunda veya ona eş değer olan Kanun Hükmünde Kararnamede kamu işverenlerinin kendinden iş alan ve yasal «prim» indirimi teşvikine hak kazanan yüklenicinin hak ettiği %5'lik indirim tutarının onun «hakedişinden» kesileceği ve devlete kalacağı yönünde bir kurala yer verilmediği, KİK ve SGK gibi bir kamu kuruluşuna da yasayı değiştirecek içerikli düzenleme yapma yetkisi verilmediği, tebliğ ve genelge gibi ikincil nitelikteki düzenlemelere göre kesinti yapılamayacağı kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.maddesine göre davacı-yüklenici geçici «hak ediş» düzenlendiğinde geçici hak edişlerini, itirazını ve «ihtirazi kayıtlarını» yazılı olarak idareye bildirmesi gerekirken itiraz etmediği için sözleşme gereğince hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hak edişe göre de iade talep edemeyeceği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18123 E. , 2013/15910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2012 tarih ve 2012/33-2012/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı idare arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin 01.10.2010-31.12.2010 tarihleri arasında davalıya ait personel taşıma hizmetini yerine getirdiğini, davalı idarenin müvekkilinin hak edişinden %5 oranında işveren katkı payı kesintisi yaptığını, söz konusu kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, 5510 Sayılı Yasa'nın 81. maddesinin müvekkil idareyi kesinti yapmaya zorladığını, hak ediş miktarına ilişkin beyanları kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı idarenin yaptığı işlemin işsizlikle mücadele şeklinde anılan 5510 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "ı" bendine uygun olmadığı, davacının hakedişlerinde yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu edilen hak ediş miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının hak edişinden kesilen miktarın ne kadar olduğu hesaplanmamış, raporun sonuç kısmında dava konusu %5'lik prim indirimlerine ilişkin bulunan miktar denetime elverişli bir şekilde açıklanmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin kesinti yapılan hak ediş miktarına ilişkin
itirazlarını karşılar şekilde bilirkişi incelenmesi yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038774000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz