6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10956 E. 2013/12768 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş beyyinesi alt taşıyan taşıyıcı sıfatı taşıyan sıfatı fiili taşıyıcı asıl taşıyıcı üst taşıyıcı delil değerlendirmesi sorumluluktan kurtulma taşıyıcının sorumluluğu istifa uyuşmazlık konusu taşıyıcı taşıyan hasar teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 781

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının eşya ve kargo taşımacılığı yaptığı, davalıya ait kamyonla Eczacıbaşına ait emtiaları taşıttığı, ancak kamyonun brandasının aşırı yağıştan dolayı çukurlaştığı ve naylon kaplı kısmın delindiği, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 42/10. maddesine göre davacı tarafın dava konusu emtiaları teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın ve kargonun tamamen ve kısmen zayiinden, hasara uğramasından, teslim alınan şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumlu olduğu, Karayolları Taşıma Kanunu'nun 6. maddesine göre de, taşımacı pozisyonunda olan davacı firmanın yolcu ve eşyanın güvenlik içinde taşınmasından sorumlu olacağı, Karayolları Taşıma Kanunu'nun 7/2. maddesine göre "ilgili mevzuat hükümlerine uygun bir taşıtı", "nitelikli şoför ve hizmetli personeli sefere göndermek", "teknik şartlara uygun olmayan taşıtların trafiğe çıkmasına engel olmak" hususunda taşımacı olan davacı tarafın gereken özen ve duyarlılığı göstermek zorunda olduğu, ancak dava konusu olayda kargo hizmetleri sunan ve eşya ve kargo taşımacılığı yapan ve A.Ş olarak ticari hizmet veren davacı tarafın mevzuat gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, asıl taşıyıcının ödediği tazminatın fiili taşıyıcıdan tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yurt içi taşımaya ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta davacının üst taşıyıcı, davalının ise alt ya da fiili taşıyıcı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Esasen taraflar arasındaki temel ve asıl uyuşmazlık dava konusu hasardan dolayı fiili taşıyıcı olan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacı taşıyıcının mevzuat hükümleri gereğini yerine getirmediği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, dava konusu olayda mahkemenin kabulünün aksine taşıyıcı sıfatının yalnızca davacıya ait olmadığı, davalının da alt taşıyan sıfatını haiz bulunduğu, esasen bu hususun davalının da kabulünde olduğu açıktır. Bu bağlamda karar tarihinde geçerli olan 6762 sayılı TTK'nun 781 nci maddesi hükmüne göre, taşıyıcı, eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilene teslim ettiği tarih arasında uğradığı hasardan sorumludur. Taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulması, ancak anılan maddede belirtilen kurtuluş beyyinelerini ispatlamasıyla mümkündür.

Somut olayda her ne kadar davalı vekili, istif ve yüklemenin davacı elemanlarınca yapıldığını, kusurlu tarafın davacı olduğunu savunmuş ise de hatalı yükleme konusunda yanlış talimat verilmiş olsa dahi, davalı taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere her türlü tedbiri alması, hatalı yüklemeye karşı çıkması gerektiğinden, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen davranışta bulunmaması nedeniyle davalının ilke olarak sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalının fiili taşıyıcı sıfatının kabulü ile taraf delillerinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının sıfatında dahi yanılgıya düşülmek suretiyle dosya kapsamı ile örtüşmeyen ve isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10956 E. 2013/12768 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ticari defter ibrazı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10770 E. 2012/2384 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10956 E.  ,  2013/12768 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2009/819-2011/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/06/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin asıl taşıyanı, davalının ise fiiili taşıyanı olduğu emtianın yurt içi taşınması sırasında ıslanmak suretiyle hasarlandığını, davacının alıcıya dava miktarı kadar hasar bedelini ödemek zorunda kaldığını, tahsiline ilişkin başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, araçta taşınan ilaçların davacının elemanlarınca kamyona yüklendiğini, tüm muhafaza işlemlerinin davacı tarafın elemanlarınca yapıldığını, bu hususlardaki eksiklik ve kusurun tamamen davacı tarafa ait olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek taşıdığı yükü nakledeceği yere zamanında götürdüğünü ve yetkililere teslim ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının eşya ve kargo taşımacılığı yaptığı, davalıya ait kamyonla Eczacıbaşına ait emtiaları taşıttığı, ancak kamyonun brandasının aşırı yağıştan dolayı çukurlaştığı ve naylon kaplı kısmın delindiği, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 42/10. maddesine göre davacı tarafın dava konusu emtiaları teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın ve kargonun tamamen ve kısmen zayiinden, hasara uğramasından, teslim alınan şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumlu olduğu, Karayolları Taşıma Kanunu'nun 6. maddesine göre de, taşımacı pozisyonunda olan davacı firmanın yolcu ve eşyanın güvenlik içinde taşınmasından sorumlu olacağı, Karayolları Taşıma Kanunu'nun 7/2.

maddesine göre "ilgili mevzuat hükümlerine uygun bir taşıtı", "nitelikli şoför ve hizmetli personeli sefere göndermek", "teknik şartlara uygun olmayan taşıtların trafiğe çıkmasına engel olmak" hususunda taşımacı olan davacı tarafın gereken özen ve duyarlılığı göstermek zorunda olduğu, ancak dava konusu olayda kargo hizmetleri sunan ve eşya ve kargo taşımacılığı yapan ve A.Ş olarak ticari hizmet veren davacı tarafın mevzuat gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, asıl taşıyıcının ödediği tazminatın fiili taşıyıcıdan tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yurt içi taşımaya ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta davacının üst taşıyıcı, davalının ise alt ya da fiili taşıyıcı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Esasen taraflar arasındaki temel ve asıl uyuşmazlık dava konusu hasardan dolayı fiili taşıyıcı olan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacı taşıyıcının mevzuat hükümleri gereğini yerine getirmediği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, dava konusu olayda mahkemenin kabulünün aksine taşıyıcı sıfatının yalnızca davacıya ait olmadığı, davalının da alt taşıyan sıfatını haiz bulunduğu, esasen bu hususun davalının da kabulünde olduğu açıktır. Bu bağlamda karar tarihinde geçerli olan 6762 sayılı TTK'nun 781 nci maddesi hükmüne göre, taşıyıcı, eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilene teslim ettiği tarih arasında uğradığı hasardan sorumludur. Taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulması, ancak anılan maddede belirtilen kurtuluş beyyinelerini ispatlamasıyla mümkündür.

Somut olayda her ne kadar davalı vekili, istif ve yüklemenin davacı elemanlarınca yapıldığını, kusurlu tarafın davacı olduğunu savunmuş ise de hatalı yükleme konusunda yanlış talimat verilmiş olsa dahi, davalı taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere her türlü tedbiri alması, hatalı yüklemeye karşı çıkması gerektiğinden, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen davranışta bulunmaması nedeniyle davalının ilke olarak sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalının fiili taşıyıcı sıfatının kabulü ile taraf delillerinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının sıfatında dahi yanılgıya düşülmek suretiyle dosya kapsamı ile örtüşmeyen ve isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038756600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.