Çek tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11789 E. 2011/15814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tazminatı↗ şahsi sorumluluk↗ ciro↗ keşideci↗ çek↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu çeklerdeki keşideci kısmında bulunan imzanın davalıya ait olduğu, çekleri şirket kaşesi altında imzalayan davalının tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, bu durumda TTK 730/3 maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken TTK. 590. maddesi gereğince davalının kişisel sorumluluğunun bulunduğu, sadece davalı tarafından imzalanan bu çeklerin şirketi sorumluluk altına sokmayacağı ancak, davacıya ciro yolu ile gelen ve unsurları tam olan çeklerdeki imzaların iki yerine tek imzalı olması nedeniyle davacı bankanın kusurlu kabul edilemeyeceği, alacağın TTK 590. maddesi gereğince şahsi sorumluluktan kaynaklanan bir alacak olduğu bu nedenle TTK 695/3. maddesindeki çek tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının şahsen imzaladığı çek bedellerinin ibraz tarihlerinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının icra mahkemesi kararı doğrultusunda ödediği tazminata ilişkin talebinin ve %5 çek tazminatı ödenmesine ilişkin istemin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairimezin 11.07.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Çek tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/683 E. 2011/8676 K.
Ortak:çek tazminatı · şahsi sorumluluk · ciro · keşideci · çek · ibraz · temsil
İncelediğiniz kararda… . maddesi gereğince davalının kişisel sorumluluğunun bulunduğu, sadece davalı tarafından imzalanan bu çeklerin şirketi sorumluluk altına sokmayacağı ancak, davacıya «ciro» yolu ile gelen ve unsurları tam olan çeklerdeki imzaların iki yerine tek imzalı olması nedeniyle davacı bankanın kusurlu kabul edilemeyeceği, alacağın TTK 590. maddesi gereğince «şahsi sorumluluktan» kaynaklanan bir alacak olduğu bu nedenle TTK 695/3. maddesindeki «çek tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının şahsen imzaladığı çek bedellerinin «ibraz» tarihlerinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının icra mahkemesi kararı doğrultusunda ödediği tazminata ilişkin taleb …
Mahkemece, dava konusu çeklerdeki «keşideci» kısmında bulunan imzanın davalıya ait olduğu, çekleri şirket kaşesi altında imzalayan davalının tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olmadığı, bu durumda TTK 730/3 maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken TTK.
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu çeklerdeki «keşideci» kısmında bulunan imzanın davalıya ait olduğu, çekleri şirket kaşesi altında imzalayan davalının tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olmadığı, bu durumda TTK 730/3. maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken TTK 590. maddesi gereğince davalının kişisel sorumluluğunun bulunduğu, sadece davalı tarafından imzalanan bu çeklerin şirketi sorumluluk altına sokmayacağı ancak, davacıya «ciro» yolu ile gelen ve unsurları tam olan çeklerdeki imzaların iki yerine tek imzalı olması nedeniyle davacı bankanın kusurlu kabul edilemeyeceği, alacağın TTK 590. maddesi gereğince «şahsi sorumluluktan» kaynaklanan bir alacak olduğu, bu nedenle TTK 695/3. maddesindeki «çek tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının şahsen imzaladığı çek bedellerinin «ibraz» tarihlerinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının icra mahkemesi kararı doğrultusunda ödediği tazminata ilişkin taleb …
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, çift imza ile düzenlenen «çek» karşılığı borç yükümlülüğü doğabilecek şirket adına, davalının tek imza ile bizzat düzenlediği ve imzaladığı karşılıksız çeke dayalı olarak davacıya karşı «keşideci» gibi sorumlu olması ve TTK 695/3. maddesi gereği «çek tazminatından» sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, alacağın TTK 590. maddesi gereğince «şahsi sorumluluktan» kaynaklanan bir alacak olduğu gerekçesiyle çek tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «yetkisiz temsille» imzalanan çeklere dayalı «çek» bedeli ve tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisiz temsil · aval · temsil yetkisi · peşin karar harcı · hamil · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu kural, BK 39. maddesinde öngörüldüğü şekilde, «yetkisiz temsilcinin» tazminatla yükümlü olması değil, poliçeden bizzat sorumlu tutulması, yani yetkisiz temsilcinin keşide, kabul, «ciro», «aval», araya girme gibi kambiyo işleminin bizzat alacaklısı ve borçlusu sayılması, temsil edilenin ise anılan işlemler dolayısıyla herhangi bir hakkı ve borcunun bulunmamasıdır.
2- Dava, «yetkisiz temsille» imzalanan çeklere dayalı «çek» bedeli ve tazminat istemine ilişkindir.
TTK 695/3. maddesinde ise, "Gösterilen paraya mukabil muhatap nezdinde karşılığı bulunmadan bir «çek» keşide eden kimse; çekin kapatılmayan miktarının yüzde beşini ödemekle mükellef olduktan başka «hamilin» bu yüzden uğradığı zararı tazmine mecburdur" hükmü bulunmaktadır.
Dolayısıyla «hamilin» zarar görmüş olmasına dahi gerek yoktur (İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11789 E. , 2011/15814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/09/2009 gün ve 2008/167-2009/476 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.07.2011 gün ve 2010/683-2011/8676 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Akmetal Asansör A.Ş. tarafından Arola Ltd. Şti.'ye verilen ayrı ayrı 27.500 TL bedelli 3 adet çekin ciro yolu ile Bera Tekstil Ltd. Şti'ye oradan da ciro yolu ile müvekkili bankanın Kayseri Kurumsal Şubesine geçtiğini, çeklerin karşılığı ödenmediği için Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/8632 esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ancak keşideci şirket Akmetal A.Ş. anasözleşmesinde yetkili kılınan üç kişiden en az ikisinin imzası ile ilzam olunabileceği ve takibe konu çeklerdeki tek imzanın eksik temsille atıldığı belirtilerek 2. İcra Mahkemesi'nin 2007/738 Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunulduğunu ve itirazın kabulüne şirket hakkındaki takibin durdurulmasına, 16.500 TL tazminata karar verildiğini, takibe konu çekleri yetkisiz ve tek kişi imzalayan şirket yetkilisi ...'in TTK.
730-590. maddeleri gereğince şahsen sorumlu olduğu için 2007/946 D.İş sayılı kararla ihtiyati haciz kararı alınarak Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/9109 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, bu takibe de davalı tarafından 3. İcra Mahkemesine mükerrerlik iddiası ile itiraz edildiğini ve takibin iptaline ve banka aleyhine 32.800 TL tazminata karar verildiğini, kararın temyiz aşamasında olduğunu ileri sürerek davalı tarafından yetkisiz olarak keşide edilen çek nedeni ile ödemek zorunda kaldıkları 19.381,44 TL'nin ödeme tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalının yetkisiz olarak imzaladığı bu nedenle şahsen sorumlu olduğu üç adet çek bedeli olan 82.500 TL alacağın ibraz tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile ve % 5 çek tazminatıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, keşidecinin imzasının zorunlu unsur olduğunu, eksik imzalı çekin TTK. 540 madkdesine göre geçerli evrak niteliği taşımadığını ve eksik unsurlu çek olduğunda adi havale niteliğinde kabul edilebileceğini, kambiyo senedi vasfında bulunmayan çeklerin ciro yolu ile devrinin mümkün olmadığını, davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, Akmetal A.Ş. lehine hükmedilen tazminatın müvekkilinden tahsilinin talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çeklerin Bera Ltd. Şti. tarafından
İş Bankası'na devredilmesine rağmen Bera Ltd. Şti'den sonra İş Bankası Kayseri Şubesi'nin cirosunun çeklerde bulunmamasının ciro silsilesinin kopmasına neden olduğunu, hamil olmayan davalının müvekkili aleyhine dava açmasının mümkün olmadığını, ticari mümessil olan banka şube müdürünün İş Bankası A.Ş. kaşesi altına imza atmadığını, çeklerin kurumsal şube kaşesi altında imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çeklerdeki keşideci kısmında bulunan imzanın davalıya ait olduğu, çekleri şirket kaşesi altında imzalayan davalının tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, bu durumda TTK 730/3 maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken TTK. 590. maddesi gereğince davalının kişisel sorumluluğunun bulunduğu, sadece davalı tarafından imzalanan bu çeklerin şirketi sorumluluk altına sokmayacağı ancak, davacıya ciro yolu ile gelen ve unsurları tam olan çeklerdeki imzaların iki yerine tek imzalı olması nedeniyle davacı bankanın kusurlu kabul edilemeyeceği, alacağın TTK 590. maddesi gereğince şahsi sorumluluktan kaynaklanan bir alacak olduğu bu nedenle TTK 695/3.
maddesindeki çek tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının şahsen imzaladığı çek bedellerinin ibraz tarihlerinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının icra mahkemesi kararı doğrultusunda ödediği tazminata ilişkin talebinin ve %5 çek tazminatı ödenmesine ilişkin istemin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairimezin 11.07.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038481000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz