İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8815 E. 2012/1318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ iflas idaresi↗ rücuen tahsil↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK'nın 532. maddesi uyarınca şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu öngören bir kural bulunmamasına göre 3.kişilerin şirketteki alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün bulunmaması, şirketin fesih edilmesi ya da iflası halinde ise ortakların şirkete olan borçlarının tasfiye memurları veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebilmesi karşısında üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarına karşılık ortağa başvurmalarının mümkün bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı limited şirketin ortağı olan davacının, ortağı olduğu şirketin vergi borcunu ödediğinden bahisle, kamu borçları sorumlusu bulunan diğer ortaktan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, koşulları oluştuğunda kamu borçları bakımından 213 sayılı VUK'na göre şirket ortaklarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Dolayısıyla şirket ortaklarının sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8402 E. 2012/141 K.
Ortak:limited şirket ortağı · iflas idaresi · limited şirket · ek tasfiye · iflas
İncelediğiniz kararda… ılarına karşı sorumluluğu öngören bir kural bulunmamasına göre 3.kişilerin şirketteki alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün bulunmaması, şirketin «fesih» edilmesi ya da iflası halinde ise ortakların şirkete olan borçlarının «tasfiye» memurları veya «iflas idaresi» tarafından tespit ve talep edilebilmesi karşısında üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarına karşılık ortağa başvurmalarının mümkün bulunmaması gerekçesi ile da …
Dava, dava dışı «limited şirketin ortağı» olan davacının, ortağı olduğu şirketin vergi borcunu ödediğinden bahisle, kamu borçları sorumlusu bulunan diğer ortaktan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla «iflasının açılmasına» karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın «tasfiye memuru» veya «iflas idaresi» tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı «limited şirketin ortağı» oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5.
Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve «iflas» kararı verilen şirket borcunun «tasfiye memuru» veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · iflasın açılması · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru · rücu · kâr payı
Benzer bu karardaOysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına «rücu» edebilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla «iflasının açılmasına» karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın «tasfiye memuru» veya «iflas idaresi» tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ortağı olduğu «limited şirketin» vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye «payı» oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve «iflas» kararı verilen şirket borcunun «tasfiye memuru» veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13449 E. 2012/21624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfiz» mahkemesince yabancı mahkeme kararı üzerinden inceleme yapılarak tenfiz şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı ile benzer durumda olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan davalarda, bu kişilerin şirket ortağı oldukları gerekçesiyle TTK’nun 405/2. maddesine dayalı olarak «alacak davalarının» reddedildiği, buna rağmen davacıların tenfizini istedikleri yabancı mahkeme kararı ile alacağın hüküm altına alındığı, bu durumun mahkeme kararları arasında çelişk …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8815 E. , 2012/1318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2009/1506 - 2010/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Eksper Laboratuvar ve Endüstriyel Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.'nin 5 ortağından birisi olarak dava dışı bu şirketin vergi borcunu ödediğini, kendi payı dışında kalan kısmının tahsili amacı ile icra takibine başvurduğunu ancak davalı şirket ortağının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersizliğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, TTK'nın 532. maddesi uyarınca şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu öngören bir kural bulunmamasına göre 3.kişilerin şirketteki alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün bulunmaması, şirketin fesih edilmesi ya da iflası halinde ise ortakların şirkete olan borçlarının tasfiye memurları veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebilmesi karşısında üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarına karşılık ortağa başvurmalarının mümkün bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı limited şirketin ortağı olan davacının, ortağı olduğu şirketin vergi borcunu ödediğinden bahisle, kamu borçları sorumlusu bulunan diğer ortaktan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, koşulları oluştuğunda kamu borçları bakımından 213 sayılı VUK'na göre şirket ortaklarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Dolayısıyla şirket ortaklarının sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13.02.2012 - SK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036415200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz