6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret sicilinden terkin edilen şubenin ihyası talep edilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/740 E. 2022/627 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

TTK 547 uyarınca ihya kurumu, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilmiş tüzel kişiliği bulunan şirketler için öngörülmüştür; tüzel kişiliği bulunmayan şubelerin ihyasına karar verilmesini sağlayan bir kanuni düzenleme bulunmadığından, ticaret sicilinden terkin edilen bir şubenin ihyası talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Tüzel kişiliği bulunmayan şubenin ihyasının talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, ihyası talep edilen şubeye karşı açılmış bir dava bulunması nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiye işlemlerinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması durumunda mahkemece ek işlemlerin sonuçlandırılması için şirketin yeniden ihyasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Kanuni düzenleme gereğince sadece şirketlerin ihyasına yönelik bir hüküm bulunmakta olup şubelerin de şirketler gibi ihyasına karar verilebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Kural olarak tüzel kişiliği olan şirketlerin ihyası istenebilmekte olup tüzel kişiliği bulunmayan şubelerin ihyasına karar verilemez. Somut olayda davacı vekili, ihyası talep edilen şube aleyhine Adana Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, bu davanın yürütülmesi için şubenin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de, sadece şirketlerin ihyasının mümkün olup şubenin ihyasının mümkün olmadığı, ticaret sicil gazetesi örneklerine göre ihyası talep edilenin şirket olmayıp şube olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, TTK 547 kapsamındaki ihya müessesesinin yalnızca tüzel kişiliği bulunan şirketler için uygulanabileceği, tüzel kişiliği bulunmayan şubelerin ihyasının mümkün olmadığı ilkesi benimsenmiş ve bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararına atıfla desteklenmiştir. Bu yönüyle şube ihyası talep eden davalar için bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin ek tasfiye işlemleri hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/740

KARAR NO 2022/627

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/03/2021

NUMARASI 2021/295 Esas - 2021/314 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/04/2022

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Aski Genel Müdürlüğü tarafından ... adlı dava dışı işçiye alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönmelere karşılık alacaklarına ilişkin kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/314 esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, Yerel mahkemenin 10/12/2020 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararında davacı vekiline sicilden terkin edildiği bildirilen davalı ... merkezi Almanya Türkiye Şubesinin ihyasının sağlanması amacıyla bu hususta şirketin ihyası davası açarak buna dair belgeleri mahkemeye sunmak üzere 1 ay süre verildiğini, iş bu davada ihyasını istedikleri ... merkezi Almanya Türkiye Şubesinin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi İstanbul Bakırköy ...

Cad. ... Blokları NO:.. Zemin Kat:... olduğunu, tasfiye sonu kararı 04/02/2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 24/02/2015 tarihinde ... sayı ve ... sayfasında yayınlanarak şirketin sicilden terkin edildiğini, şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini talep etmek zorunda kaldıklarını, bu nedenle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü siciline kayıtlı ... merkezi Almanya Türkiye Şubesi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı vekili, ihyası talep edilen şube aleyhine Adana Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, bu davanın yürütülmesi için şubenin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de, TTK'da sadece şirketlerin ihyasının mümkün olduğunu, şubenin ihyasının mümkün olmadığını, ticaret sicil gazetesi örneklerine göre ihyası talep edilenin şirket olmayıp şube olduğunun açık olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ihyası talep edilen şube aleyhine açılan bir dava bulunması sebebiyle, davacının ihya istemekte hukuki yararı bulunmadığını, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, zira şubeye karşı ihya davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK 547. maddesi gereğince tasfiye işlemlerinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması durumunda mahkemece ek işlemlerin sonuçlandırılması için şirketin yeniden ihyasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Kanuni düzenleme gereğince sadece şirketlerin ihyasına yönelik bir hüküm bulunmakta olup şubelerin de şirketler gibi ihyasına karar verilebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeye göre kural olarak tüzel kişiliği olan şirketlerin ihyası istenebilmekte olup tüzel kişiliği bulunmayan şubelerin ihyasına karar verilemez.( Yargıtay 11 nci Hukuk Dairesinin 10/02/2020 gün ve 2019/5050 esas,2020/1166 karar sayılı ilamı) Somut olayda davacı vekili, ihyası talep edilen şube aleyhine Adana Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, bu davanın yürütülmesi için şubenin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de, yukarıda yazılı emsal ilama dayanılarak sadece şirketlerin ihyasının mümkün olup şubenin ihyasının mümkün olmadığı, ticaret sicil gazetesi örneklerine göre ihyası talep edilenin şirket olmayıp şube olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/103573 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4073 E. 2022/5609 K. · Onandı

TTK uyarınca yalnızca şirketlerin ihyasının mümkün olması, şubenin ihyasının talep edilememesi

Gerekçe özeti

TTK uyarınca yalnızca şirketlerin ihyası mümkündür; tüzel kişiliği bulunmayan şubenin ihyası talep edilemez ve bu talep reddedilir.

Emsal değeri

İhyanın yalnızca şirketler bakımından mümkün olduğu, şubenin ihyasının talep edilemeyeceği açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: ihya şube tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/4073 E.  ,  2022/5609 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.03.2021 tarih ve 2021/295 E. - 2021/314 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.04.2022 tarih ve 2022/740 E. - 2022/627 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Aski Genel Müdürlüğü tarafından ... adlı dava dışı işçiye alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık alacaklarına ilişkin kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere rücuen tazminat davası açıldığını, davacı vekiline sicilden terkin edildiği bildirilen davalı Consulaqua Hamburg Beraungsgesellschaf T Mbh merkezi Almanya Türkiye Şubesi'nin ihyasının sağlanması amacıyla bu hususta şirketin ihyası davası açarak buna dair belgeleri mahkemeye sunmak üzere 1 ay süre verildiğinden şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesi gerektiğinden tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası talep edilen şube aleyhine Adana Asliye Ticaret Mahkemesine dava açıldığı, bu davanın yürütülmesi için şubenin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği ancak TTK'da sadece şirketlerin ihyasının mümkün olduğu, şubenin ihyasının mümkün olmadığı, Ticaret Sicil Gazetesi örneklerine göre ihyası talep edilenin şirket olmayıp şube olduğunun açık olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.