Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4433 E. 2011/15577 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli↗ gönderici sorumluluğu↗ gümrük beyannamesi↗ navlun sözleşmesi↗ ba beyannamesi↗ cmr↗ navlun↗ temerrüt tarihi↗ basiretli tacir↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının “taşıma bedelini tahsil ettik” şeklindeki beyanını düzelttiği, davalı tarafça da taşıma ücretinin ödendiğinin iddia edilmediği, taşımanın CMR kapsamında olduğu, hamule senedinde taşımanın FCA şartına bağlandığı şekilde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, gümrük beyannamesinde teslim şeklinin FCA olarak gösterildiği, CMR 13/2 md gereği bu şartlı satışlarda alıcının sevk mektubunda belirtilen taşıma ücreti ve giderlerini ödedikten sonra taşınan malları alacağı, taşıyıcı ile davalı arasında düzenlenen sevk mektubunda FCA şartına rastlanılmadığı, buna ilişkin davalı tarafça belge sunulmadığı, taraflar arasında böyle bir şart olsa bile sevk mektubunda bu husus yazılı olmadığından alıcının navlun ücretini ödeme sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle taşıma sözleşmesi
gereğince taşıma ücretinden davalı gönderenin sorumlu olduğu, alıcıya teslimde ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.000 USD’nin TL karşılığı 7.674,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 18/07/2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın taraflarca inkar edilmeyen navlun sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, navlun ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre her ne kadar hamule senedinde taşımanın FCA kaydıyla yapıldığına dair bir kayıt mevcut değilse de, taşıma belgesinin eki durumundaki gümrük beyannamesinde FCA kaydı bulunmaktadır. Bu kayda göre taşınan emtea alıcıya teslim edildiği anda tüm ücretler ve navlun bedelinden alıcının sorumluluğu doğmakta olup, bu kaydın aksine bir sözleşmenin varlığı davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Davacının basiretli bir tacir olarak bu kaydı bilmesi gerektiği dikkate alındığında, taşıma bedelinden davalı gönderen sorumlu olmayıp davanın bu nedenle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1206 E. 2022/5150 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · navlun · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… tinin ödendiğinin iddia edilmediği, taşımanın CMR kapsamında olduğu, hamule senedinde taşımanın FCA şartına bağlandığı şekilde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, «gümrük beyannamesinde» «teslim şeklinin» FCA olarak gösterildiği, CMR 13/2 md gereği bu şartlı satışlarda alıcının sevk mektubunda belirtilen taşıma ücreti ve giderlerini ödedikten sonra taşınan malları alacağı, «taşıyıcı» ile davalı arasında düzenlenen sevk mektubunda FCA şartına rastlanılmadığı, buna ilişkin davalı tarafça belge sunulmadığı, taraflar arasında böyle bir şart olsa bile sevk mektubunda bu husus yazılı olmadığından alıcının «navlun» ücretini ödeme sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle «taşıma sözleşmesi» gereğince taşıma ücretinden davalı «gönderenin sorumlu» olduğu, alıcıya teslimde ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.000 USD’nin TL karşılığı 7.674,00 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 18/07/2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın taraflarca inkar edilmeyen «navlun sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkin olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu «kayda» göre taşınan emtea alıcıya «teslim» edildiği anda tüm ücretler ve «navlun» bedelinden alıcının sorumluluğu doğmakta olup, bu kaydın aksine bir sözleşmenin varlığı davacı tarafından kanıtlanamamıştır.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, FCA «teslim» şartlı satışta «navlun sözleşmesi» kurma yani taşıma yükümlülüğünün alıcıya ait olduğu, somut olayda yükün İzmir'de «taşıyıcıya» teslim edildiği, satım şekline göre navlun sözleşmesinin davacı taşıyıcı ile Hindistan'da mukim alıcı firma arasında kurulduğu, dolayısıyla, davacı ile davalı arasında bir «taşıma sözleşmesi» ilişkisi bulunmadığı, aksinin kabul edildiği durumda dahi takibe konu alacak taşımada kullanılan konteynerler için davacının dava dışı «fiili taşıyana» ödediği kira bedeli nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkin olduğundan TBK'nın 89/1. maddesi anlamında bir «para alacağının» sözkonusu olmadığı, bu nedenle, yetkili icra dairesinin HMK 6. maddesinde düzenlenen «genel yetki» hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davalı İzmir'de mukim bir şirket olduğundan HMK 6. maddesine göre yetkili icra dairesinin İzmir İcra Daireleri olduğu, icra takibinin yapıldığı Bakırköy İcra Dairelerinin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · fiili taşıyan · genel yetki · demuraj · para alacağı · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, FCA «teslim» şartlı satışta «navlun sözleşmesi» kurma yani taşıma yükümlülüğünün alıcıya ait olduğu, somut olayda yükün İzmir'de «taşıyıcıya» teslim edildiği, satım şekline göre navlun sözleşmesinin davacı taşıyıcı ile Hindistan'da mukim alıcı firma arasında kurulduğu, dolayısıyla, davacı ile davalı arasında bir «taşıma sözleşmesi» ilişkisi bulunmadığı, aksinin kabul edildiği durumda dahi takibe konu alacak taşımada kullanılan konteynerler için davacının dava dışı «fiili taşıyana» ödediği kira bedeli nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkin olduğundan TBK'nın 89/1. maddesi anlamında bir «para alacağının» sözkonusu olmadığı, bu nedenle, yetkili icra dairesinin HMK 6. maddesinde düzenlenen «genel yetki» hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davalı İzmir'de mukim bir şirket olduğundan HMK 6. maddesine göre yetkili icra dairesinin İzmir İcra Daireleri olduğu, icra takibinin yapıldığı Bakırköy İcra Dairelerinin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, faturaya dayalı «konteynır/demuraj» alacağının tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4433 E. , 2011/15577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2009 tarih ve 2007/478-2009/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi daval vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti davalıya ait oto aksesuarının İstanbul-Taşkent arasında taşınmak üzere davacıya ait araca yüklendiğini, taşıma güzergahındaki kötü hava koşulları nedeniyle Erzurum-Tercan yolunda trafik kazası meydana geldiğini, kazada taşınan eşyanın çok cüzi bir kısmının hasarlandığını, hasar tespitinden sonra eşyanın davacı tarafından tedarik edilen araçlara aktarılarak taşındığını ve alıcısına teslim edildiğini, davaya konu sözleşme sebebiyle taşımayı tamamladığını ve navlun ücretine hak kazandığını, davalı adına 18/06/2007 tarih ve 6.500 USD bedelli fatura düzenlendiğini, navlun bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 6.500 USD karşılığı 7.910,50 TL’nin teslim tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Fatih/İstanbul olup yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, davalının muhatabının kargo firması olduğunu, taşıyıcı davacının da bu firma ile ticari ilişkiye girdiğini ve onunla muhatap olduğunu, davalının ihraç ettiği emtianın gümrük belgelerine göre FCA şartlı olduğunu, navlun, taşıma ve sigortanın gönderilene ait olduğunu, davacı taşıyıcı firmanın yükü zamanında ve sağlam olarak teslim etmemesi sebebiyle gönderilen ile arasındaki ihtilafını davalıya fatura etmek istediğini, taşıyıcının % 100 kusuru ile taşıma esnasında kaza yaparak mallarda hasar meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının “taşıma bedelini tahsil ettik” şeklindeki beyanını düzelttiği, davalı tarafça da taşıma ücretinin ödendiğinin iddia edilmediği, taşımanın CMR kapsamında olduğu, hamule senedinde taşımanın FCA şartına bağlandığı şekilde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, gümrük beyannamesinde teslim şeklinin FCA olarak gösterildiği, CMR 13/2 md gereği bu şartlı satışlarda alıcının sevk mektubunda belirtilen taşıma ücreti ve giderlerini ödedikten sonra taşınan malları alacağı, taşıyıcı ile davalı arasında düzenlenen sevk mektubunda FCA şartına rastlanılmadığı, buna ilişkin davalı tarafça belge sunulmadığı, taraflar arasında böyle bir şart olsa bile sevk mektubunda bu husus yazılı olmadığından alıcının navlun ücretini ödeme sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle taşıma sözleşmesi
gereğince taşıma ücretinden davalı gönderenin sorumlu olduğu, alıcıya teslimde ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.000 USD’nin TL karşılığı 7.674,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 18/07/2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın taraflarca inkar edilmeyen navlun sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, navlun ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre her ne kadar hamule senedinde taşımanın FCA kaydıyla yapıldığına dair bir kayıt mevcut değilse de, taşıma belgesinin eki durumundaki gümrük beyannamesinde FCA kaydı bulunmaktadır. Bu kayda göre taşınan emtea alıcıya teslim edildiği anda tüm ücretler ve navlun bedelinden alıcının sorumluluğu doğmakta olup, bu kaydın aksine bir sözleşmenin varlığı davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Davacının basiretli bir tacir olarak bu kaydı bilmesi gerektiği dikkate alındığında, taşıma bedelinden davalı gönderen sorumlu olmayıp davanın bu nedenle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034975300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz