Yenileme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4635 E. 2011/15434 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiili kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61,9/1-b,9/2 maddeleri uyarınca davacının markasına tecavüz ve TTK'nın 57/5 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının ticaret ünvanının 20.03.1998 tarihli olup bu tarih itibariyle haksız rekabet bulgusunun kanıtlanamadığı ayrıca davalı ünvanını tescilinden itibaren 10 yıl geçmiş olmakla TTK'deki 1 ve 3 yıllık sürelerin geçtiği ve davacının bu kadar uzun süre davalının ticaret ünvanının tesciline ve kullanımına sessiz kalması nedeniyle de TMK 2 anlamında da davalının ticaret ünvanının terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün önlenmesine, yayla ibaresi taşıyan davalıya ait ürün, ambalaj ve tanıtım vasıtalarınn toplatılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hüküm fıkrası ve gerekçe özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 9.,61.,72. maddeleri uyarınca davacı adına tescilli “Yayla”ibareli 82333 sayılı markaya davalının tecavüzünün önlenmesine, tazminata ve hükmün ilanına karar verilmiştir. Oysa dosyada mevcut belgelerden davacı adına 1984 yılında tescil olunan 82333 sayılı markanın yenilenmemek suretiyle hükümden düşmüş olduğu belirtilmektedir. Bu durumda söz konusu markanın hükümden düşüp düşmediği ya da sonradan yenilenmek suretiyle marka hakkının devam edip etmediği TPE'den sorulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4635 E. , 2011/15434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2008/123-2009/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,”Yayla” markasının müvekkili şirket adına ilk olarak 1984 yılında tescil edildiğini, bu tarihten bu yana müvekkilinin çeşitli emtialarada kullanmak üzere birçok marka tescil belgesi aldığını, müvekkiline ait markanın bakliyat alanında tanınmış marka olduğunu, markanın tanınmış olduğunun Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/660 esas sayılı kararında da belirtildiğini, davalının müvekkiline ait tescilli “Yayla” markasını kullanarak bakliyat alanında üretim ve satış yaptığını ,bu durumun Ankara 3.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/4 D.iş dosyasıyla tespit edildiğini ayrıca davalının “Yayla” markasını ticaret ünvanında da kullandığını, davalının bu fiili kullanımlarının hem 556 sayılı KHK hükümlerinin hem de TTK'nın haksız rekabet hükümlerini ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün önlenmesine davalıya ait ve üzerinde “Yayla” ibaresi bulunan ürün ambalajlarının ve her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasını, davalıya ait ünvanından “Yayla” ibaresinin silinmesini, 50.000,00 TLmanevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının markasının tanınmış olduğuna ilişkin henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır bakliyat alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu “İzzet Yayla” ibaresinin,şirket ortağı ve müdürü olan Yusuf İzzet Yayla'nın isminden esinlenerek oluşturulduğunu,müvekkilinin 29.sınıf emtialar üzerinde kullanmak üzere “İzzet Yayla” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, markanın bütünseliği ilkesi gereği müvekkilinin markasının davacının markası ile benzer olmadığı dolayısıyla iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin ticaret ünvanından “Yayla” ibaresinin terkinini talep etme hakkı olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiili kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61,9/1-b,9/2 maddeleri uyarınca davacının markasına tecavüz ve TTK'nın 57/5 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının ticaret ünvanının 20.03.1998 tarihli olup bu tarih itibariyle haksız rekabet bulgusunun kanıtlanamadığı ayrıca davalı ünvanını tescilinden itibaren 10 yıl geçmiş olmakla TTK'deki 1 ve 3 yıllık sürelerin geçtiği ve davacının bu kadar uzun süre davalının ticaret ünvanının tesciline ve kullanımına sessiz kalması nedeniyle de TMK 2 anlamında da davalının ticaret ünvanının terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün önlenmesine, yayla ibaresi taşıyan davalıya ait ürün, ambalaj ve tanıtım vasıtalarınn toplatılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hüküm fıkrası ve gerekçe özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 9.,61.,72. maddeleri uyarınca davacı adına tescilli “Yayla”ibareli 82333 sayılı markaya davalının tecavüzünün önlenmesine, tazminata ve hükmün ilanına karar verilmiştir. Oysa dosyada mevcut belgelerden davacı adına 1984 yılında tescil olunan 82333 sayılı markanın yenilenmemek suretiyle hükümden düşmüş olduğu belirtilmektedir. Bu durumda söz konusu markanın hükümden düşüp düşmediği ya da sonradan yenilenmek suretiyle marka hakkının devam edip etmediği TPE'den sorulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034960600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz