Cari hesap sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2458 E. 2013/18501 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ kısmi ödeme↗ cari hesap↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Umman’dan satın alarak Ukrayna’daki dava dışı firmaya sattığı 16 aracın kapalı konteynırlara yüklenmesi, denizyolu ile Türkiye’ye taşınması ve araçların tahliyesi işlemlerinde davalının görev almadığı, bu nedenle 6 araçtaki çizik ve ezilmesinden dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı, 6 aracın ezik ve çizilmeden dolayı Ukrayna’daki alıcı firma tarafından davacıya iade edilmesinden ve diğer 10 aracın bedelinin eksik ödenmesinden kaynaklanan davacı alacağından davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hukuki nitelik arzetmesi nedeniyle bilirkişi raporunda çelişik görüş beyan edilmesinin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından dava dışı Ukrayna’daki firmaya teslim edilen 16 araçtan iade edilen 6 araç dışındaki 10 araç için dava dışı firma tarafından davacıya eksik ödeme yapıldığı iddiası ile eksik ödenen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin davacı vekilinin istemine gelince; davacı vekili tarafından dosyaya ibraz etmiş olduğu 03.11.2008 tarihli vekaletnamede açıkça davalı tarafından “talimat bulunmadan araçların teslim edilmeyeceği” hususu yer almakta, davalının sunmuş olduğu aynı tarihli vekaletnamede ise sadece araçların gümrükten teslim alınması ve muhafaza edilmesi yetkisi davalıya verilmiş olup, araçların her hangi bir kişiye teslimi konusunda bir yetki verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalı araçları gümrükten teslim alma ve muhafaza etme yetkisine sahip vekil konumunda olup, özen borcuna aykırı hareket etmesi sonucu davacının tahsil edemediği araç bedellerinden sorumlu olması gerekmektedir. Her ne kadar davacı ile dava dışı Ukrayna’daki firma arasındaki hesap ilişkisi TTK’nın 87. vd maddelerinde düzenlenen cari hesap sözleşmesi niteliğinde olmasa bile taraflar arasında kısmi ödeme yapılması bu kabulün aksine bir durum yaratmaz.
Bu itibarla, mahkemece, davacıya ait 10 aracın bedelinin eksik ödenmesinden dolayı davacının uğradığı zarardan kural olarak davalının sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4041 E. 2015/13823 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba/bs formları · alt taşıyıcı · yazılı delil · ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · ticari defter · fatura
Benzer bu kararda… di ilişkinin varlığını kabul ettiği, ancak bedeli talep edilen taşımanın gerçekleşmediğini ileri sürerek bedeli talep edilen taşımayı yapacak 4 adet tırın malzemeyi «taşıyacağı» Ukrayna'daki bürokrasi nedeniyle aynı kapıdan giriş yapması gerektiği, ancak araçların geçiş izni olmaması nedeniyle yüklemenin boşaltıldığını savunduğu, davacı tarafından taşımanın gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de, davalının davacı tarafından hiç taşıma yapılmadığı yönünde bir savunmada bulunulmadığı gibi 4 adet araç ile Antalya'dan Ukrayna'ya taşımanın yapıldığını, Avusturya Vien'den taşınacak malzemelerin davacı şirketin «alt taşıyıcısı» olan Schenker tarafından taşındığını da kabul ettiği, yalnız «fatura» içeriğindeki taşımanın gerçekleşmediğini savunduğu, uyuşmazlığın yalnız takibe konu 10.07.2009 tarihli fatura içeriğinden kaynaklanmakta olduğu, faturanın davacının «ticari defterlerinde kayıtlı» olması başlı başına bu fatura nedeniyle davacının alacaklı olduğunu ispata yeterli bulunmadığı, davacının fatura içeriğindeki taşıma hizmetini yerine getirdiği «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf yetkilileri arasında internet ortamında 22.06.2009 tarihinden itibaren 15.07.2009 tarihine kadar geçen sürede yapılan yazışma içerikleri, mal nakliye sipariş «formları», İzmirbridge Firması'nın 27.06.2012 tarihli yazı içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı şirkete taşıma hizmeti verildiği anlaşılmakta olup, b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2458 E. , 2013/18501 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2009/853-2011/324 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/10/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olup denizyolu ile Umman’dan Türkiye’ye gelen 16 adet otomobilin gemiden tahliyesi, gümrükten teslim alınması ve muhafazası için davalıya yetki verildiğini, müvekkilinin talimatı olmadan davalı tarafından bu araçların Ukrayna’daki bir firmaya gönderildiğini, bu araçların 6 tanesinin kısmi hasarlı olarak Ukrayna’daki firma tarafından müvekkiline iade edildiğini, 10 aracın bedelinden 78.420 USD bakiye alacağın Ukrayna’daki firma tarafından ödenmediğini, ayrıca 6 aracın hasarlı olması nedeniyle değer kaybı zararı olduğunu, bunun da toplam 55.800 USD olduğunu ileri sürerek, toplam 134.280 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından 16 aracın dava dışı Ukrayna’daki firmaya satıldığını, araçların hasarlı olmasından ve 10 aracın bedelinin eksik ödenmesinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Umman’dan satın alarak Ukrayna’daki dava dışı firmaya sattığı 16 aracın kapalı konteynırlara yüklenmesi, denizyolu ile Türkiye’ye taşınması ve araçların tahliyesi işlemlerinde davalının görev almadığı, bu nedenle 6 araçtaki çizik ve ezilmesinden dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı, 6 aracın ezik ve çizilmeden dolayı Ukrayna’daki alıcı firma tarafından davacıya iade edilmesinden ve diğer 10 aracın bedelinin eksik ödenmesinden kaynaklanan davacı alacağından davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hukuki nitelik arzetmesi nedeniyle bilirkişi raporunda çelişik görüş beyan edilmesinin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından dava dışı Ukrayna’daki firmaya teslim edilen 16 araçtan iade edilen 6 araç dışındaki 10 araç için dava dışı firma tarafından davacıya eksik ödeme yapıldığı iddiası ile eksik ödenen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin davacı vekilinin istemine gelince; davacı vekili tarafından dosyaya ibraz etmiş olduğu 03.11.2008 tarihli vekaletnamede açıkça davalı tarafından “talimat bulunmadan araçların teslim edilmeyeceği” hususu yer almakta, davalının sunmuş olduğu aynı tarihli vekaletnamede ise sadece araçların gümrükten teslim alınması ve muhafaza edilmesi yetkisi davalıya verilmiş olup, araçların her hangi bir kişiye teslimi konusunda bir yetki verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, davalı araçları gümrükten teslim alma ve muhafaza etme yetkisine sahip vekil konumunda olup, özen borcuna aykırı hareket etmesi sonucu davacının tahsil edemediği araç bedellerinden sorumlu olması gerekmektedir. Her ne kadar davacı ile dava dışı Ukrayna’daki firma arasındaki hesap ilişkisi TTK’nın 87. vd maddelerinde düzenlenen cari hesap sözleşmesi niteliğinde olmasa bile taraflar arasında kısmi ödeme yapılması bu kabulün aksine bir durum yaratmaz.
Bu itibarla, mahkemece, davacıya ait 10 aracın bedelinin eksik ödenmesinden dolayı davacının uğradığı zarardan kural olarak davalının sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temiyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edeneiadesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034785100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz