6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4956 E. 2010/11127 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aracılık sözleşmesi icazet satım sözleşmesi tebligat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan işlemlere ilişkin ekstrelerin davacıya tebliğ edildiği, davacının, tebliğ edilen diğer ekstrelere itiraz etmeyerek yalnızca 15.09.2000 tarihli ekstreye itiraz ettiği, itiraz etmediği ekstrelerdeki işlemlere icazet verdiği, itiraz edilen ekstre dönemindeki işlemler nedeniyle zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, menkul kıymet alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında, 23.06.2000 tarihinde menkul kıymet alım satımı konusunda aracılık sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı aracı kurumca yapılan ve davacının zarar gördüğünü iddia ettiği bir kısım işlemlerde davacının rızasının bunup bulunmadığı veya bu işlemlere ilişkin ekstrelerin tebliğine rağmen davacının sessiz kalarak ekstre içeriğine onay verip vermediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının 15.09.2000 tarihli ekstreye itiraz ettiği, diğer ekstrelere itiraz etmediği kabul edilerek karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki 14.09.2000 tarihli dilekçeden, davacının 11.09.2000 tarihinde tebliğ aldığı Ağustos ayı ekstresine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davacı vekili, müvekkiline Temmuz ayı ekstresinin tebliğ edilmediğini, dosya içindeki tebligatın müvekkiline yapılmadığını, müvekkilinin o tarihte izinli olduğunu, bunu bilen davalı şirket ile çalışanların müvekkilinin imzasını taklit ettiklerini, tebligattaki imzanın sahte olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının, Temmuz ayı eksteresinin tebliğine ilişkin tebligata yönelik itiraz ile, Ağustos ayı ekstresine açıkça itiraz ettiği hususları kararda irdelenmemiştir. Bu itibarla, davacının bu itirazları üzerinde durularak, tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11959 E. 2012/18541 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7531 E. 2014/195 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3057 E. 2015/8213 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4956 E.  ,  2010/11127 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2003/463 - 2008/632 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... AŞ. arasında hisse senedi alım-satımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıların müvekkilinin portföyünü yasaya ve talimatlara aykırı yönettiklerini, hisse alım-satımı konusunda talimatı bulunmamasına rağmen çok sayıda alım-satım yapılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı şirketin, çalışanlarını kontrol etmemesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL' nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 25.12.2006 tarihli ıslahla alacağını 6.296 TL' sına yükseltmiştir.

Davalı ...Ş. vekili, davacının, müvekkili şirketin çalışanı olan diğer davalılarla işbirliği içinde işlem yaptığı, yapılan işlemlerin bir kısmının usulüne uygun olmamasına rağmen tamamının davacının bilgisi dahilinde yapıldığını veya davacının sonradan yapılan işlemlere icazet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan işlemlere ilişkin ekstrelerin davacıya tebliğ edildiği, davacının, tebliğ edilen diğer ekstrelere itiraz etmeyerek yalnızca 15.09.2000 tarihli ekstreye itiraz ettiği, itiraz etmediği ekstrelerdeki işlemlere icazet verdiği, itiraz edilen ekstre dönemindeki işlemler nedeniyle zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, menkul kıymet alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında, 23.06.2000 tarihinde menkul kıymet alım satımı konusunda aracılık sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı aracı kurumca yapılan ve davacının zarar gördüğünü iddia ettiği bir kısım işlemlerde davacının rızasının bunup bulunmadığı veya bu işlemlere ilişkin ekstrelerin tebliğine rağmen davacının sessiz kalarak ekstre içeriğine onay verip vermediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının 15.09.2000 tarihli ekstreye itiraz ettiği, diğer ekstrelere itiraz etmediği kabul edilerek karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki 14.09.2000 tarihli dilekçeden, davacının 11.09.2000 tarihinde tebliğ aldığı Ağustos ayı ekstresine itiraz ettiği anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, davacı vekili, müvekkiline Temmuz ayı ekstresinin tebliğ edilmediğini, dosya içindeki tebligatın müvekkiline yapılmadığını, müvekkilinin o tarihte izinli olduğunu, bunu bilen davalı şirket ile çalışanların müvekkilinin imzasını taklit ettiklerini, tebligattaki imzanın sahte olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının, Temmuz ayı eksteresinin tebliğine ilişkin tebligata yönelik itiraz ile, Ağustos ayı ekstresine açıkça itiraz ettiği hususları kararda irdelenmemiştir. Bu itibarla, davacının bu itirazları üzerinde durularak, tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034701200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.