Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10540 E. 2010/11635 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusur↗ tescilsiz tasarım↗ ihtiyati tedbir↗ maddi ve manevi tazminat↗ kötüniyet↗ kusur↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmasının ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tescilli tasarımdan doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ve uygulanan ihtiyati tedbirden doğan maddi ve manevi zararın giderilmesine ilişkin tazminat, birleşen dava aynı nedenden kaynaklanan maddi zarara ilişkin ek tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, tescilli endüstriyel tasarım belgesine dayalı olarak davacı aleyhine 28.4.1999 tarihinde Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/524 D.İş dosyasından tedbir kararı alıp uygulatmıştır. Daha sonra davacı şirket tarafından 04.05.1999 tarihinde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/179 esas sayılı dosyasında işbu davaya konu davalıya ait endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açmış, yapılan yargılama sonucu tasarım belgesinin geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin önlenmesine 26.04.2001 tarihinde karar verilmiş, karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. İhtiyati tedbir kararları Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.08.1999 ve 02.06.1999 tarihlerinde verdiği kararlar ile kaldırılmıştır.
554 sayılı KHK’nin 45. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının sonuçları kural olarak geriye etkilidir. Bundan dolayı, kural olarak tasarım başvurusu ve tescili nedeniyle sağlanan koruma baştan itibaren yok sayılır. Hükümsüzlük kararının geriye etkili olarak sonuçlarını doğuracağına ilişkin kuralın iki istisnası olup bunlardan biri tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinden önce tasarımdan doğan haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar, ikincisi ise hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerdir. Davaya konu olayda mahkemece, hükümsüzlük kararının uygulanan ihtiyati tedbirden sonra verildiği ve davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklanan 554 sayılı KHK’nin 45. maddesinde düzenlenen iki istisnanın uygulanma şartı olan tasarım sahibinin ihmali veya kötüniyeti olarak hareket etmesinden kaynaklanan bir zararın olup olmadığı tartışılmamıştır. Bu itibarla mahkemece anılan hususlar tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2008/12294 E, 2010/5014 K. ve 06.05.2010 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5354 E. 2014/12024 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ihtiyati tedbir · kötüniyet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavaya konu olayda mahkemece, hükümsüzlük kararının uygulanan «ihtiyati tedbirden» sonra verildiği ve davalının «tescilli tasarımdan» doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin «ağır kusur» olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklanan 554 sayılı KHK’nin 45. maddesinde düzenlenen iki istisnanın uygulanma şartı olan tasarım sahibinin ihmali veya «kötüniyeti» olarak hareket etmesinden kaynaklanan bir zararın olup olmadığı tartışılmamıştır.
Dava, «tescilli tasarımdan» doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ve uygulanan «ihtiyati tedbirden» doğan maddi ve manevi zararın giderilmesine ilişkin tazminat, birleşen dava aynı nedenden kaynaklanan maddi zarara ilişkin ek tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «tescilli tasarımdan» doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmasının «ağır kusur» olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Benzer bu kararda… valıya ait endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için açtığı davanın kabul edilerek tasarım belgesinin geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» önlenmesine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesi uyarınca verilen hükümsüzlük kararlarının sonuçlarının geriye etkili olduğu, tasarım başvurusu ve tescili nedeniyle sağlanan korumanın baştan itibaren yok sayılacağı, KHK'nin bu kuralın istisnalarını saydığı, bu istisnalardan uygulama şartı olan tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararın varlığı yönünde yapılan değerlendirmede, bilirkişilerinde raporlarında açıkça belirttiği üzere basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalının, daha önce kamuya açıklanan ve üzerinden 12 ay geçen ve yenilik arz etmeyen tasarımı TPE'ye tescil ettirerek, davacı aleyhine «ihtiyati tedbir» kararı almasında ihmalinin bulunduğu, davacının tedbir kararı nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olduğu, davalının alınan bu tedbir kararından sonra gelirlerinde artış meydana geldiği, manevi zararının da oluştuğu, davacının müşteri ve bayiler nezdindeki imajının sarsıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 130.952.25 TL ihtiyati tedbir kararının uygulandığı 12.05.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 100.000,00 TL manevi tazminatın aynı tarihten itibaren yasal «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… erinin anlaşılmasına, davalının, bu alanda faaliyet gösterenlerce bilinen ve piyasada var olan tasarımları adına tescil ettirip, daha sonra bu tescile dayalı olarak «ihtiyati tedbir» kararı aldırarak davacının üretimini ve satışını engellediğinin sabit olması karşısında, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesi uyarınca «kötüniyetli» hareket ettiğinin kabulünün gerekmesine göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının redd …
2-Asıl ve birleşen dava, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesine dayalı, «tescilli tasarım» belgesinden doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ve uygulanan «ihtiyati tedbirden» doğan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · vekalet ücreti takdiri · ticari işletme · ticari dava niteliği · ziya · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · temerrüt faizi
Benzer bu karardaAncak, tarafların «tacir» olduğu, uyuşmazlığın «ticari işletmeleriyle» ilgili bulunduğu ve «ticari nitelik» taşıdığı dikkate alınıp, talep gibi manevi tazminat bakımından da ticari işlerde geçerli avans oranı üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Pencere ve kapı profilleri ürünlerine ilişkin birden «ziyade» tasarımın davalı adına tescilli olduğu, bu tasarıma dayalı olarak davalının davacı aleyhine «ihtiyati tedbir» kararı aldırdığı, kararın tatbik edilerek davacının üretimlerinin ve bayileri vasıtasıyla satışlarının engellendiği, tedbir kararının aşamalarda kaldırıldığı, davacının davalı aleyhine açtığı dava sonucu tasarımların yeni olmadığı, piyasada bilinen tasarımlar bulunduğu sonucuna ulaşılarak hükümsüzlüğüne karar verildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Somut olayda, davacı «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle üretim ve satışının engellendiğini ileri sürmüş, hem uğradığı «kar kaybını» hem de davalının bu dönem itibariyle elde ettiği karın tahsilini istemiş, mahkemece, gerekçe gösterilmeden davalının elde ettiği kara göre tazminata karar verilmiştir.
5-Kabul şekli bakımından da birleşmiş olsalar dahi ayrı ayrı davaların olduğu, ayrı ayrı hüküm kurulması, yine maddi ve manevi tazminatların ayrı davalar bulunduğu, kabul ve redde göre ayrı ayrı «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği hususları dikkate alınmadan, yazılı şekilde vekalet ücreti tayin edilmesi ve tek bir hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10540 E. , 2010/11635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 gün ve 2006/543-2008/236 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.05.2010 gün ve 2008/12294-2010/5014 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının PVC esaslı kapı ve pencere profilleri üreterek bayileri aracılığıyla pazarladığını, davalının kendi ürünlerinin müvekkili tarafından taklit edildiği iddiasına dayalı olarak yaptırdığı delil tespiti sonucu 28.04.1999 tarihinde mahkemeden müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı almış olduğunu, tedbir kararının infaz edilmesi sonucu müvekkilinin profil üretiminde kullandığı üretim araçlarına el konulduğunu, bayiler aracılığıyla yapılan satışın önlendiğini, müvekkili tarafından davalıya karşı haksız rekabetin men’ ile davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz sayılması istemli olarak açılan davanın sonunda davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının müvekkili şirkete yönelik eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğine dair karar verilmiş olduğunu, bu kararın kesinleştiğini, mahkeme kararı ile davalıya ait tasarım tescil belgesinde geçen tasarımların özgün olmadığı, yenilik niteliği taşımadığı ve taraf ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunun tespit edildiğini, davalının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin büyük zarara ve kayıplara uğradığını ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000.000.000 TL maddi, 500.000.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 600.000.000.000 TL tazminatın, birleşen davada ise aynı gerekçelerle 631.000,00 YTL maddi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kanunların kendisine tanıdığı hakları kullandığını, yapılan işlemlerin mahkeme kararına dayalı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmasının ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tescilli tasarımdan doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ve uygulanan ihtiyati tedbirden doğan maddi ve manevi zararın giderilmesine ilişkin tazminat, birleşen dava aynı nedenden kaynaklanan maddi zarara ilişkin ek tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, tescilli endüstriyel tasarım belgesine dayalı olarak davacı aleyhine 28.4.1999 tarihinde Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/524 D.İş dosyasından tedbir kararı alıp uygulatmıştır. Daha sonra davacı şirket tarafından 04.05.1999 tarihinde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/179 esas sayılı dosyasında işbu davaya konu davalıya ait endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açmış, yapılan yargılama sonucu tasarım belgesinin geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin önlenmesine 26.04.2001 tarihinde karar verilmiş, karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. İhtiyati tedbir kararları Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.08.1999 ve 02.06.1999 tarihlerinde verdiği kararlar ile kaldırılmıştır.
554 sayılı KHK’nin 45. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının sonuçları kural olarak geriye etkilidir. Bundan dolayı, kural olarak tasarım başvurusu ve tescili nedeniyle sağlanan koruma baştan itibaren yok sayılır. Hükümsüzlük kararının geriye etkili olarak sonuçlarını doğuracağına ilişkin kuralın iki istisnası olup bunlardan biri tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinden önce tasarımdan doğan haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar, ikincisi ise hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerdir. Davaya konu olayda mahkemece, hükümsüzlük kararının uygulanan ihtiyati tedbirden sonra verildiği ve davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklanan 554 sayılı KHK’nin 45.
maddesinde düzenlenen iki istisnanın uygulanma şartı olan tasarım sahibinin ihmali veya kötüniyeti olarak hareket etmesinden kaynaklanan bir zararın olup olmadığı tartışılmamıştır. Bu itibarla mahkemece anılan hususlar tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2008/12294 E, 2010/5014 K. ve 06.05.2010 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemiz onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034694300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz