Ihtisas mahkemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1883 E. 2011/15136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalılara tebligat yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davaya konu haksız rekabet iddiasının davacının da sahibi bulunduğu tescilli markanın kullanım hakkına el atma olgusunu da kapsadığı, 556 sayılı KHK'nun 9/b maddesinde, tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetler bakımından tescilli markanın aynı veya benzeri işaretlerin kullanılması suretiyle kullanıcıları yanılgıya düşürecek uygulamaların önlenmesini isteme hakkının marka sahibine tanındığı, aynı kararnamenin 71. maddesinde, bu kanun hükmünde kararname kapsamında kalan davaların ihtisas mahkemesinde görüleceğinin düzenlendiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın talep halinde Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkili şirket bünyesinde çalışan davalı ...’nın işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin kalifiye elemanlarını ayartarak kendi şirketine geçirdiğini, TTK’nun 57/10 maddesi hükmünü ihlal edecek şekilde müvekkili şirketin müşterilerine elektronik postalar gönderdiğini ve son alarak da müvekkilinin kullanmasına izin verilen markayı kullanmaya çalışarak aynı kanunun 57/5 nci maddesine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece, davacının iddiasının tescilli markanın kullanım hakkına el atma olgusunu da kapsadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, davacı açıkça kullanım hakkına sahip olduğu markanın davalı tarafından kullanılmaya çalışılarak TTK’nun 57/5. maddesinin ihlal edildiğini belirtmiş olup, 556 sayılı KHK’ya dayalı bir talepte bulunmamıştır. O halde, somut uyuşmazlığın TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmekte olup, 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Bu itibarla, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1883 E. , 2011/15136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2010 tarih ve 2010/771-2010/818 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı […]P.A. Şirketi tarafından müvekkili şirketin %23 oranındaki hissesinin 07.10.2010 tarihinde davalı ... ile diğer hissedarlardan satın alındığını, bu sürecin tamamlanması ile müvekkili şirketin yönetiminin anılan şirkete geçtiğini, hisse alım sözleşmesinin 2.04(j) maddesine göre müvekkili ile davalı ... arasında bir hizmet sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen davalının müvekkilinin genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, aynı sözleşme ile davalının müvekkili ile rekabet etmeme ve müvekkilinin çalışanlarını istihdam etmeme borcu altına girdiğini, buna rağmen davalı gerçek kişinin, diğer davalı şirketin %56 hissesine sahip olmak suretiyle bu şirketin tek yetkilisi konumuna geldiğini, daha sonra anılan davalının müvekkili şirketteki görevinden ayrıldığını ve faaliyetlerini diğer davalı bünyesi altında sürdürdüğünü, davalıların, müvekkili şirketin kalifiye elemanlarını ayartarak davalı şirket bünyesine kattıklarını, müvekkili şirketin müşterilerine davalılar tarafından elektronik postalar gönderilerek TTK'nun 57/10 maddesi hükmünün ihlal edildiğini, yine davalıların, hak sahibi tarafından salt müvekkilinin kullanmasına izin verilen markayı kullanmaya çalışarak TTK'nun 57/5.
maddesine aykırı hareket ettiklerini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 20.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalılara tebligat yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davaya konu haksız rekabet iddiasının davacının da sahibi bulunduğu tescilli markanın kullanım hakkına el atma olgusunu da kapsadığı, 556 sayılı KHK'nun 9/b maddesinde, tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetler bakımından tescilli markanın aynı veya benzeri işaretlerin kullanılması suretiyle kullanıcıları yanılgıya düşürecek uygulamaların önlenmesini isteme hakkının marka sahibine tanındığı, aynı kararnamenin 71. maddesinde, bu kanun hükmünde kararname kapsamında kalan davaların ihtisas mahkemesinde görüleceğinin düzenlendiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın talep halinde Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkili şirket bünyesinde çalışan davalı ...’nın işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin kalifiye elemanlarını ayartarak kendi şirketine geçirdiğini, TTK’nun 57/10 maddesi hükmünü ihlal edecek şekilde müvekkili şirketin müşterilerine elektronik postalar gönderdiğini ve son alarak da müvekkilinin kullanmasına izin verilen markayı kullanmaya çalışarak aynı kanunun 57/5 nci maddesine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece, davacının iddiasının tescilli markanın kullanım hakkına el atma olgusunu da kapsadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, davacı açıkça kullanım hakkına sahip olduğu markanın davalı tarafından kullanılmaya çalışılarak TTK’nun 57/5.
maddesinin ihlal edildiğini belirtmiş olup, 556 sayılı KHK’ya dayalı bir talepte bulunmamıştır. O halde, somut uyuşmazlığın TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmekte olup, 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Bu itibarla, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034654400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz