Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3425 E. 2011/15020 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ münhasırlık↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, MİROİL ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu, davalının bu ibareyi ticaret unvanında kullanmasının haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile davalının ticaret unvanından ve tabela, madeni yağ lisansı ve diğer alanlarda kullanmakta olduğu MİROİL ibaresinin çıkartılarak haksız rekabetin önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin unvanında davacıya ait tescilli markanın kullanıldığının sabit olduğuna göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında davacıya ait markanın kullanıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile davalının ticaret unvanından “MİROİL” ibaresinin terkini ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
TTK.nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Usulen tescil ve ilan edilen ticaret unvanı, terkin edilinceye kadar koruma altında olup, sahibine kullanma hakkı bahşeder.
Bu bakımdan terkinine karar verilip bu karar kesinleşinceye kadar bir ticaret unvanın kullanımından kaynaklanan tüm hukuki haklar unvan sahibine ait olup, davalının tescilli unvanına güvenerek işletmesi ile ilgili faaliyetlerde, tabela ve belgelerinde anılan ibareyi kullanması haksız rekabet oluşturmaz. Dolayısıyla, terkin kararının kesinleşmesinden sonra davalının bu unvanı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edebilecektir.
O halde, tescilli unvanın sicilden terkin edildiği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, markaya tecavüz ve haksız rekabetin varlığından sözetmek mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sadece davalıya ait ticaret unvanından MİROİL ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve kararın ilanına da hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3824 E. 2011/5870 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, MİROİL ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu, davalının bu ibareyi ticaret unvanında kullanmasının «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile davalının ticaret unvanından ve tabela, madeni yağ lisansı ve diğer alanlarda kullanmakta olduğu MİROİL ibaresinin çıkartılarak haksız rekabetin önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında davacıya ait markanın kullanıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tesbit ve men’i ile davalının ticaret unvanından “MİROİL” ibaresinin «terkini» ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
TTK.nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine aittir.
Benzer bu karardaMahkemece birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının «ticari işletmesine» ilişkin işlerde «ticaret unvanını» kullanırken davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde hareket etmesinin davacıya ait «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının görsel ve işitsel olarak davacının ticaret unvanıyla iltibasa yol açtığı iddiasının ise usulen tescil edilmiş ticaret unvanının kullanımının tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağından reddine, hüküm kesinleştiğinde markasal kullanıma yönelik markaya iltibas ve tecavüze ilişkin kararın gazetede «ilanına» karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 23.09.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının «ticari işletmesine» ilişkin işlerde «ticaret unvanını» kullanırken davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde hareket etmesinin davacıya ait «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının görsel ve işitsel olarak davacının ticaret unvanıyla iltibasa yol açtığı iddiasının ise usulen tescil edilmiş ticaret unvanının kullanımının tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağından reddine, hüküm kesinleştiğinde markasal kullanıma yönelik markaya iltibas ve tecavüze ilişkin kararın gazetede «ilanına» karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 23.09.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3425 E. , 2011/15020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/312-2009/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılından beri tescilli MİROİL ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise anılan ibareyi kurulduğu 2006 yılından beri unvanında kullandığını, bunun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile davalı unvanından MİROİL ibaresinin terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, MİROİL ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu, davalının bu ibareyi ticaret unvanında kullanmasının haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile davalının ticaret unvanından ve tabela, madeni yağ lisansı ve diğer alanlarda kullanmakta olduğu MİROİL ibaresinin çıkartılarak haksız rekabetin önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin unvanında davacıya ait tescilli markanın kullanıldığının sabit olduğuna göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında davacıya ait markanın kullanıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile davalının ticaret unvanından “MİROİL” ibaresinin terkini ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
TTK.nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Usulen tescil ve ilan edilen ticaret unvanı, terkin edilinceye kadar koruma altında olup, sahibine kullanma hakkı bahşeder.
Bu bakımdan terkinine karar verilip bu karar kesinleşinceye kadar bir ticaret unvanın kullanımından kaynaklanan tüm hukuki haklar unvan sahibine ait olup, davalının tescilli unvanına güvenerek işletmesi ile ilgili faaliyetlerde, tabela ve belgelerinde anılan ibareyi kullanması haksız rekabet oluşturmaz. Dolayısıyla, terkin kararının kesinleşmesinden sonra davalının bu unvanı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edebilecektir.
O halde, tescilli unvanın sicilden terkin edildiği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, markaya tecavüz ve haksız rekabetin varlığından sözetmek mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sadece davalıya ait ticaret unvanından MİROİL ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve kararın ilanına da hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034598400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz