Gerekçeli kararın tebliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4958 E. 2010/11065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçeli kararın tebliği↗ tebligat kanunu m.35↗ menfi tespit davası↗ tespit davası↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ tacir↗ maddi tazminat↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporuna göre davacının ödediği miktarın 16.825,29 YTL olduğu, kooperatife ait 15.07.2002 tarihli hesap ekstresinde borcunun 15.937,72 YTL olarak belirlendiği, davacının ödediği miktarın borcundan fazla olduğu gerekçesiyle, davacının borcu olmadığının tespitine, eşyaların cins ve miktarına göre 4.000 YTL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı kooperatif hakkında, gerekçeli kararın tebliğinin dava dilekçesinde bildirilen ilk adresine yapıldığı, gerekçeli kararın davalının sonradan tespit edilen ve defterlerin ibrazı için tebligat çıkartılan ticaret sicil adresine tebliği gerektiği halde,ilk adrese Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ yapılması usulsüz olduğundan mahkemenin 19.01.2009 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına, davalıların temyiz itirazlarının süresinde kabul edilerek işin esasına geçilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı, takip nedeniyle açtığı menfi tespit davası bakımından iddiasını kanıtlamakla yükümlü olup, tarafların tacir olmaması nedeniyle davada TTK 66 ve devamı maddeleri uygulanmaz. Bu itibarla mahkemece, gideri davacı tarafça yatırıldığında kooperatif merkezinde inceleme yapılmak,bunun mümkün olmaması halinde ilgili yerlerden aidata ilişkin tüm genel kurul kararları ile davacının ibraz ettiği makbuzlar incelenip buna göre takip tarihi itibariyle davacının borcunun olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan,davacının eşyalarına verildiği ileri sürülen zarar bakımından ise hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda eşyaların incelenemediği belirtildiğine göre ,mahkemece zarar verildiği ileri sürülen eşyalar bakımından konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken,yazılı gerekçelerle hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6256 E. 2013/14445 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet ilkesi · halefiyet · rücu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ... şirketinin TTK 1301 maddesindeki «halefiyet ilkesi» gereği sigortalısına ödediği zararı «rücu» edebileceği gerekçesiyle ödenen «hasar» bedeli 3.310,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
2) Ancak, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra «hasar» miktarına da itiraz ettiğine göre mahkemece hasarlanan eşyalarla ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi kurulundan 6762 sayılı TTK'nın 78 …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13298 E. 2012/3658 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» İSKİ isale hattındaki meydana gelen patlamadan kaynaklandığı, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Ancak, HUMK’nun 275. maddesi ve HMK’nun «266». maddesi uyarınca uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği hallerde bilirkişinin rey ve mütalaasının alınması gerekir.
Dava konusu olayda da davacının sigortalısına ait ev eşyaları hasarlandığına ve taraflar arasında «hasar» bedeli hususunda uyuşmazlık bulunduğuna göre, mahkemece hasarlanan eşyalarla ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4958 E. , 2010/11065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2005 tarih ve 2003/255-2005/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2002/4427 sayılı dosyasında 480,68 YTL aidat, 1.349,03 YTL faiz borcuna ilişkin olarak takip yapıldığını, müvekkilinin davalı kooperatife borcu olmadığını, ayrıca kooperatif yöneticileri tarafından kendisine tahsis edilen konutun teslim edileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine ev eşyalarını Almanya’dan Türkiye’ye getirdiğini, 2002 yılı şubat ayına kadar depoda kaldığını,kooperatif başkanının eşyaları konuta yerleştirebileceğini söylediğini, bunun üzerine eşyaları eve yerleştirdiğini, 23.02.2002 günü tüm eşyaların site bahçesine atıldığını öğrendiğini, yönetim kurulu başkanının aidat borcu olması nedeniyle eşyaları konuta almadıklarını belirttiğini, eşyalarının zarar gördüğünü ileri sürerek, icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitini, 4.000 YTL maddi ve 1.000 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, aynı konuda açılmış itirazın iptali davası olduğunu,sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının kooperatife borçlu olduğunu,parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyen ortağın konut talep edemeyeceğini,eşyalara ne şekilde zarar verildiğinin tespitinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporuna göre davacının ödediği miktarın 16.825,29 YTL olduğu, kooperatife ait 15.07.2002 tarihli hesap ekstresinde borcunun 15.937,72 YTL olarak belirlendiği, davacının ödediği miktarın borcundan fazla olduğu gerekçesiyle, davacının borcu olmadığının tespitine, eşyaların cins ve miktarına göre 4.000 YTL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı kooperatif hakkında, gerekçeli kararın tebliğinin dava dilekçesinde bildirilen ilk adresine yapıldığı, gerekçeli kararın davalının sonradan tespit edilen ve defterlerin ibrazı için tebligat çıkartılan ticaret sicil adresine tebliği gerektiği halde,ilk adrese Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ yapılması usulsüz olduğundan mahkemenin 19.01.2009 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına, davalıların temyiz itirazlarının süresinde kabul edilerek işin esasına geçilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı, takip nedeniyle açtığı menfi tespit davası bakımından iddiasını kanıtlamakla yükümlü olup, tarafların tacir olmaması nedeniyle davada TTK 66 ve devamı maddeleri uygulanmaz. Bu itibarla mahkemece, gideri davacı tarafça yatırıldığında kooperatif merkezinde inceleme yapılmak,bunun mümkün olmaması halinde ilgili yerlerden aidata ilişkin tüm genel kurul kararları ile davacının ibraz ettiği makbuzlar incelenip buna göre takip tarihi itibariyle davacının borcunun olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan,davacının eşyalarına verildiği ileri sürülen zarar bakımından ise hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda eşyaların incelenemediği belirtildiğine göre ,mahkemece zarar verildiği ileri sürülen eşyalar bakımından konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken,yazılı gerekçelerle hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının süresinde kabulüne, ( 2 ) ve ( 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034585400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz