Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3274 E. 2013/19031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemi↗ vade tarihi↗ borcun üstlenilmesi↗ mevduat hesabı↗ reeskont faizi↗ tmsf↗ işlemiş faiz↗ vade↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank A.Ş yönetiminin Yurt Securıty Offshore Bank Ltd adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, aracı bankanın dava konusu işlemin mevduat hesapları ile aynı güvenceye sahip olduğu görüntüsü yarattığı, bu nedenle davalı bankanın dava konusu bedelden sorumlu olması gerektiği, buna göre vade tarihine kadar sözleşme faizi ve vade tarihinden dava tarihine kadar da 3095 sayılı Yasa'nın 1.2 maddesi gereğince TCMB reeskont faiz oranında faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davacının 13.738,86-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.738.86 TL alacaktan, 2.712 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 321'nci maddelerinden kaynaklanması ve davacının parasını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Yurtbank A.Ş....Şubesi’ne yatırılan davacı mevduatının, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde 2.700,12 TL mevduat alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacının talebi aşılmak suretiyle toplam 13.738,86 TL alacağın 2.712,00 TL'lik kısmına faiz uygulanmak suretiyle tahsiline hükmedilmiştir. Ancak, dosya kapsamında yer alan hesap açma talimatı, hesap ekstreleri vd. bilgi ve belgeler kapsamında davacının mevduat hesabına yatırmış olduğu para tutarının 2.450,00 TL olduğunun anlaşılmasına rağmen mahkemece bu tutarın 2.712,00 TL olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça talep edilmediği halde işlemiş faize hükmedilmesi ve davacı ile davadışı banka arasında, geçerli bir bankacılık işlemi kurulmadığı gözetilmeksizin dava dışı off shore bankasının vaad ettiği faiz oranı üzerinden işlemiş faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13144 E. 2011/8704 K.
Ortak:reeskont faizi · vade · Alacak
İncelediğiniz kararda… u işlemin mevduat hesapları ile aynı güvenceye sahip olduğu görüntüsü yarattığı, bu nedenle davalı bankanın dava konusu bedelden sorumlu olması gerektiği, buna göre «vade tarihine» kadar sözleşme faizi ve vade tarihinden dava tarihine kadar da 3095 sayılı Yasa'nın 1.2 maddesi gereğince TCMB «reeskont faiz» oranında faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davacının 13.738,86-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.738.86 TL alacaktan, 2.712 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank ile Yurt Security Offshore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu, hatta gerçekte Yurt Security Offshore LTD’nin hiç olmadığı, paravan bankacılık yapıldığı, tüm işlemler Yurtbank üzerinden yapıldığından bu bankanın(davalının) davacıların zararından sorumlu olduğu, davacının davalıdan 23.11.1999 tarihi itibariyle 1.000 TL, 08.12.1999 tarihi itibariyle de 3.000 TL tutarında alacaklı olduğu, anılan tarihlerden tahsil tarihine kadar davalıdan «reeskont faizi» istenebileceği, davalının offshore hesabı için kararlaştırılan faizden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.000 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsil …
2- Davalı banka harçtan muaf olduğu halde mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça davada «vade» sonuna kadar mevduat vade sonundan itibaren ise «ticari faiz» talebinde bulunduğu halde TTK’nun 4 ncü maddesine aykırı olarak «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenlerle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yap …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · ticari faiz · yasal faiz
Benzer bu kararda2- Davalı banka harçtan muaf olduğu halde mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça davada «vade» sonuna kadar mevduat vade sonundan itibaren ise «ticari faiz» talebinde bulunduğu halde TTK’nun 4 ncü maddesine aykırı olarak «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenlerle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yap …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank ile Yurt Security Offshore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu, hatta gerçekte Yurt Security Offshore LTD’nin hiç olmadığı, paravan bankacılık yapıldığı, tüm işlemler Yurtbank üzerinden yapıldığından bu bankanın(davalının) davacıların zararından sorumlu olduğu, davacının davalıdan 23.11.1999 tarihi itibariyle 1.000 TL, 08.12.1999 tarihi itibariyle de 3.000 TL tutarında alacaklı olduğu, anılan tarihlerden tahsil tarihine kadar davalıdan «reeskont faizi» istenebileceği, davalının offshore hesabı için kararlaştırılan faizden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.000 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsil …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3274 E. , 2013/19031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/592-2012/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin TMSF'ye devirden önce Yurtbank A.Ş 'nin...Şubesi'ne 2.700,12 TL mevduatını %83 net faiz oranı ile yatırdığını, 22/12/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin TMSF'ye devredildiğini, müvekkilimin bankaya yatırmış olduğu mevduatın Yurtbank A.Ş yönetimi tarafından KKTC' de paravan olarak kurulan dava dışı off shore bankasına aktarıldığını, müvekkilinin iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın Yurtbank A.Ş yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini belirterek şimdilik 2.700,12 TL mevduat alacağının bankaya yatırıldığı tarihten itibaren akdi faiz, vadeden itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 2/son maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi, hakdüşürücü süre, husumet yönünden ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank A.Ş yönetiminin Yurt Securıty Offshore Bank Ltd adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, aracı bankanın dava konusu işlemin mevduat hesapları ile aynı güvenceye sahip olduğu görüntüsü yarattığı, bu nedenle davalı bankanın dava konusu bedelden sorumlu olması gerektiği, buna göre vade tarihine kadar sözleşme faizi ve vade tarihinden dava tarihine kadar da 3095 sayılı Yasa'nın 1.2 maddesi gereğince TCMB reeskont faiz oranında faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davacının 13.738,86-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.738.86 TL alacaktan, 2.712 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 321'nci maddelerinden kaynaklanması ve davacının parasını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Yurtbank A.Ş....Şubesi’ne yatırılan davacı mevduatının, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde 2.700,12 TL mevduat alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacının talebi aşılmak suretiyle toplam 13.738,86 TL alacağın 2.712,00 TL'lik kısmına faiz uygulanmak suretiyle tahsiline hükmedilmiştir. Ancak, dosya kapsamında yer alan hesap açma talimatı, hesap ekstreleri vd. bilgi ve belgeler kapsamında davacının mevduat hesabına yatırmış olduğu para tutarının 2.450,00 TL olduğunun anlaşılmasına rağmen mahkemece bu tutarın 2.712,00 TL olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça talep edilmediği halde işlemiş faize hükmedilmesi ve davacı ile davadışı banka arasında, geçerli bir bankacılık işlemi kurulmadığı gözetilmeksizin dava dışı off shore bankasının vaad ettiği faiz oranı üzerinden işlemiş faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte patlanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034515100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz