Defterlerin çalınmasında özen eksikliği bulunması halinde zayi belgesi verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/387 E. 2025/382 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Kıymetli evrak iptali / Zayiistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Zayi belgesi verilmesi talebinde davacı, hem defterlerin korunması için gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini hem de ziyanın iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana geldiğini ispat etmek zorundadır. Defterlerin çalındığı iddiası tek başına, davacının kendi beyanından öte destekleyici delil bulunmuyorsa ve olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse, zayiin iradesi dışında meydana geldiği ispatlanmış sayılmaz; bu durumda özen eksikliği bulunduğu kabul edilerek zayi belgesi verilmesi talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin çalınması nedeniyle zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, TTK m. 82/7'de mücbir sebep şartı aranacağına dair hüküm bulunmadığını, hırsızlık olayı sonrası suç duyurusunda bulunulduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hırsızlığın meydana gelmediği anlamına gelmeyeceğini, defterlerin çalınmasının müvekkilinin iradesi dışında geliştiğini ve özen eksikliği iddiasının yersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Zayi belgesi verilmesi davaları, sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Bu nedenle mahkemece yapılacak inceleme, sadece davacının iddia ve delilleriyle sınırlı tutulmamalı; talep konusu belgelerin tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK 68. maddesindeki afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek irade dışı olayların girip girmediği, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, soruşturma bulunup bulunmadığı ve olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyet yeriyle örtüşüp örtüşmediği araştırılarak, olayın şüpheden uzak biçimde meydana gelip gelmediği tespit edilmelidir. Davacının bu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan ziyanın iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekir. Somut olayda talep konusu defterin çalındığı ileri sürülmüş, hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve dosyada davacının beyanından başkaca delil veya tespit bulunmamaktadır. Kovuşturmaya yer olmadığına kararın hırsızlığın meydana gelmediğine kanıt oluşturmayacağı ileri sürülmüş ise de, hırsızlığın meydana geldiği hususunda davacının iddiası dışında hiçbir delil yoktur. Zayi olayının kanunda yazılı sebeplerle davacının iradesi dışında önlenemez bir nedenle meydana geldiği ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacının ticari defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirlenmekle zayi belgesi talep edemeyeceği ve zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Zayi belgesi davalarında ispat yükünün davacıda olduğu, sadece hırsızlık iddiasının ve buna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı kararının, ziyanın iradesi dışında meydana geldiğini ispatlamaya yetmediği yönündeki değerlendirme, benzer zayi belgesi taleplerinde emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi↗ ticari defter↗ TTK 68 afet kavramı↗ ispat yükü↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/387
KARAR NO 2025/382
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/01/2025
NUMARASI 2024/11 Esas - 2025/59 Karar
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari defterlerinin 03/01/2024 tarihinde ... Cd. ... sk. ... Eminönü İstanbul Adresinden tüm dikkatlere rağmen çalındığını, anılan olay nedeniyle şirkete ait ticari defterlerin zayi olduğunu bildirmiş ve müvekkili şirketi ait ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, talep konusu belgelerin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini, hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden TTK'nın 87/2. Maddesinde yer alan zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; TTK m. 82/7 kanun metninde “mücbir sebep” aranacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını, hırsızlık olayı sonrası Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, hırsızlık olayının meydana gelmediği anlamına gelmediğini, defterlerin çalınması müvekkilinin iradesi dışında geliştiğini, bu nedenle “özen eksikliği” iddiasının yersiz olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının saklamakla yükümlü şirket ticari defterlerinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir."(Yargıtay HGK'nın 2014/827 esas, 2016/311 karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı) Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan da ziyanın iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, talebe konu ticari defterin çalındığı ileri sürülmüştür. Hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamında davacı şirketin ticari defterlerin çalındığı beyanından başkaca bir delil ,tesbit bulunmamaktadır. Davacı vekili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin hırsızlık olayının meydana gelmediğine kanıt teşkil etmeyeceğini ileri sürmüş ise de ;hırsızlık olayının meydana geldiği hususunda davacı şirketin iddiası dışında hiç bir delil bulunmamaktadır.Zayii olayının kanunda yazılı sebeblerle ,davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeble meydana geldiği ispatlanamamıştır.Zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacının ticari defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirlenmekle zayi belgesi talep edemeyeceği, zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10345 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi