Miras ortaklığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3336 E. 2011/15940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras ortaklığı↗ nisap↗ karar nisabı↗ ibra↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ oy yasağı↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 21.02.2008 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurulunda gündemin 7. maddesinde görüşülen ibra kararının alınmasında oydan yoksun olan yönetim kurulu üyelerinin oyları sonuca etkili olduğundan iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesine ilişkin 13. maddesi ile ilgili olarak Yönetim kurulu üyelerinin daha önce kendilerine verilen bu izni iyi kullanıp kullanmadıklarının açılacak sorumluluk davasında belirleneceği ve önceki genel kurullarda alınan aynı taleple ilgili olarak verilmiş bulunan redde ilişkin İstanbul 3.ATM’nin 2005/140 E 2005/808 K sayılı dosyada verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar da dikkate alınarak iptalin talebinin reddine, ... mirasçılarının şirket hissesi üzerindeki miras ortaklığını sona erdirip paylı ortaklığa geçtikleri, miras paylarının da yaptıkları paylaşıma göre adlarına intikal ettirilip şirket pay defterine kaydedildiği anlaşıldığından bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden genel kurulun 7 nolu kararın iptaline, 13 nolu kararın iptal talebinin ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, mümeyyiz davacılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince şirketle şirket konusuna giren ticari muamele yapabilmelerine ilişkin gerekli iznin verilmesine dair genel kurulun 13. maddesinde alınan karar bakımından yapılan incelemeye gelince; daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır. Dairemizin 29/11/1994 tarihli 5250 Esas, 9136 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “TTK’nun 334. ve 335. maddeleri çerçevesinde alınan kararlara, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy vererek katılamaz.” Bu durumda, diğer yöneticiler bakımından bu hususta alınan kararda nisap oluşmuşsa da ... yönünden alınan kararda nisap oluşmamıştır. Zira ...’e TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi yönünde 1550 pay kabul, 1200 pay ret oyu kullanılmıştır. ...’in 546 payı kabul oylarından düşüldüğünde 1004 pay kabul oyu kalır ki, bu hazır bulunan 2750 paydan ...’in payı çıkarıldığında kalan 2204 payın yarısından bir fazlası olan 1102 paydan eksik kalmaktadır. Kaldı ki, 1200 pay izin verilmemesi yönünde oy kullanmıştır. Mahkemece, ...’e karar nisabı oluşmadan TTK’nun 334. maddesi uyarınca izin verilmesi nedeniyle genel kurulun 13. maddesinin de yokluğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu maddenin iptali talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın mümeyyiz davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11997 E. 2015/8502 K.
Ortak:karar nisabı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… nılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma «yasağı» söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar «nisabına» etkili olup olmamasına bağlıdır.
… an delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 21.02.2008 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurulunda gündemin 7. maddesinde görüşülen «ibra» kararının alınmasında oydan yoksun olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyları sonuca etkili olduğundan iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesine ilişkin 13. maddesi ile ilgili olarak Yönetim kurulu üyelerinin daha önce kendilerine verilen bu izni iyi kullanıp kullanmadıklarının açılacak sorumluluk davasında belirleneceği ve önceki genel kurullarda alınan aynı taleple ilgili olarak verilmiş bulunan redde ilişkin İstanbul 3.ATM’nin 2005/140 E 2005/808 K sayılı dosyada verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar da dikkate alınarak iptalin talebinin reddine, ... «mirasçılarının» şirket hissesi üzerindeki «miras ortaklığını» sona erdirip paylı ortaklığa geçtikleri, miras paylarının da yaptıkları paylaşıma göre adlarına intikal ettirilip şirket «pay defterine» kaydedildiği anlaşıldığından bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden genel kurulun 7 nolu kararın iptaline, 13 nolu kararın ipta …
Dairemizin 29/11/1994 tarihli 5250 Esas, 9136 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “TTK’nun 334. ve 335. maddeleri çerçevesinde alınan kararlara, hakkında izin verilen «yönetim kurulu» üyesi oy vererek katılamaz.” Bu durumda, diğer yöneticiler bakımından bu hususta alınan kararda «nisap» oluşmuşsa da ... yönünden alınan kararda nisap oluşmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 17.06.2009 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde, şirket «yönetim kurulu» üyelerine 6762 sayılı TTK'nun 334. ve 335. maddeleri uyarınca izin verildiği, bu oylamaya katılamayacak olan yönetim kurulu üyelerinin de oylamaya katıldıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları sayılmadığında karar «nisabının» oluşmadığı, dolayısıyla bu maddenin iptalinin gerektiği, davacının mülga TTK'nun 340. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında «sorumluluk davası» açılması talebinin gündeme alınmadığı, oysa bu talebin «gündeme bağlılık ilkesi» kapsamında olmadığı, davacının söz konusu talebinin yasaya aykırı olarak engellendiği, buna ilişkin kararın iptalini istemekte davacının haklı görüldüğü, diğer kararlar yönünden ise iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.06.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 1 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» genel kurul toplantısı kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyelerinin, 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335. maddeleri gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi konusunda oy kullanmamaları gerektiği gerekçesi ile genel kurulun 7. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 374/1. maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyesi TTK'nın 334-335. maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gündeme bağlılık ilkesi · sorumluluk davası · olağanüstü genel kurul · anonim şirket · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 17.06.2009 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde, şirket «yönetim kurulu» üyelerine 6762 sayılı TTK'nun 334. ve 335. maddeleri uyarınca izin verildiği, bu oylamaya katılamayacak olan yönetim kurulu üyelerinin de oylamaya katıldıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları sayılmadığında karar «nisabının» oluşmadığı, dolayısıyla bu maddenin iptalinin gerektiği, davacının mülga TTK'nun 340. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında «sorumluluk davası» açılması talebinin gündeme alınmadığı, oysa bu talebin «gündeme bağlılık ilkesi» kapsamında olmadığı, davacının söz konusu talebinin yasaya aykırı olarak engellendiği, buna ilişkin kararın iptalini istemekte davacının haklı görüldüğü, diğer kararlar yönünden ise iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.06.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 1 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
4-Kabule göre de, davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına karşın kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti» taktir edilmemesi de doğru olmamıştır.
2- Dava, «anonim şirket» genel kurul toplantısı kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyelerinin, 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335. maddeleri gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi konusunda oy kullanmamaları gerektiği gerekçesi ile genel kurulun 7. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
3-Öte yandan, iptali istenilen genel kurul toplantısında, 1. madde başlığı altında davacı tarafından «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçi hakkında «sorumluluk davası» açılmasının gündeme alınması talep edilmiş, divan başkanı, itirazları dikkate alarak gündeme yeni madde eklenmemesi şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
HUMK 440'ta sayılı hallerden hiçbirini içermeyen karar düzeltme istemi reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2531 E. 2017/1405 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7946 E. 2018/1467 K.
Ortak:karar nisabı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… nılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma «yasağı» söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar «nisabına» etkili olup olmamasına bağlıdır.
… an delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 21.02.2008 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurulunda gündemin 7. maddesinde görüşülen «ibra» kararının alınmasında oydan yoksun olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyları sonuca etkili olduğundan iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesine ilişkin 13. maddesi ile ilgili olarak Yönetim kurulu üyelerinin daha önce kendilerine verilen bu izni iyi kullanıp kullanmadıklarının açılacak sorumluluk davasında belirleneceği ve önceki genel kurullarda alınan aynı taleple ilgili olarak verilmiş bulunan redde ilişkin İstanbul 3.ATM’nin 2005/140 E 2005/808 K sayılı dosyada verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar da dikkate alınarak iptalin talebinin reddine, ... «mirasçılarının» şirket hissesi üzerindeki «miras ortaklığını» sona erdirip paylı ortaklığa geçtikleri, miras paylarının da yaptıkları paylaşıma göre adlarına intikal ettirilip şirket «pay defterine» kaydedildiği anlaşıldığından bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden genel kurulun 7 nolu kararın iptaline, 13 nolu kararın ipta …
Dairemizin 29/11/1994 tarihli 5250 Esas, 9136 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “TTK’nun 334. ve 335. maddeleri çerçevesinde alınan kararlara, hakkında izin verilen «yönetim kurulu» üyesi oy vererek katılamaz.” Bu durumda, diğer yöneticiler bakımından bu hususta alınan kararda «nisap» oluşmuşsa da ... yönünden alınan kararda nisap oluşmamıştır.
Benzer bu kararda… ağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının «örtülü kazanç aktarımı» niteliğinde ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6. gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna «yetki» verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki «nisabın» oluşmadığı, «şirketin tasfiyesine» yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde «esas sözleşmeyi» değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği, .../... …
Ancak mahkeme gerekçesinde ve genel kurul tutanağında 7. gündem maddesinin % 60 oy oranı ile kabul edildiği belirtilmişse de; dosyada «hazirun cetveli» bulunmadığından TTK 421. maddesinde öngörülen «nisabın» oluşup oluşmadığı anlaşılamamıştır.
Bu durumda mahkemece iptali istenen genel kurul toplantısına ait «hazirun cetveli» dosya içerisine getirtilerek toplantıya katılan ve «olumsuz» oy kullanan payların belirlenip, TTK 421. maddesinde öngörülen «nisabın» oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç aktarımı · objektif iyi niyet kuralı · ana sözleşme değişikliği · iyiniyet kuralı · hazirun cetveli · esas sözleşme · şirketin tasfiyesi · genel kurul kararının iptali
Benzer bu kararda… ağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının «örtülü kazanç aktarımı» niteliğinde ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6. gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna «yetki» verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki «nisabın» oluşmadığı, «şirketin tasfiyesine» yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde «esas sözleşmeyi» değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği, .../... …
Kaldı ki; davacı «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin 7. gündem maddesinin tadil metni ile eski metnin aynı olmasına rağmen genel kurulda karara bağlanmasının genel kurul toplantılarına ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, yine alınan kararların yasaya ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 421. maddesinde, kanunda veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16032 E. 2014/5097 K.
Ortak:karar nisabı
İncelediğiniz kararda… nılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma «yasağı» söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar «nisabına» etkili olup olmamasına bağlıdır.
Mahkemece, ...’e karar «nisabı» oluşmadan TTK’nun 334. maddesi uyarınca izin verilmesi nedeniyle genel kurulun 13. maddesinin de yokluğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu maddenin iptali talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın mümeyyiz davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece evvelemirde alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınıp alınmadığı, karar «nisabının» bulunup bulunmadığı hususu incelenerek karar nisabı olmadığı takdirde alınan kararların süreye bağlı olmaksızın her zaman yokluğunun tespitinin istenebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan «hak düşürücü süre» nedeni ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hak düşürücü süre · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf 17/08/2012 tarihli ve 29/08/2012 tarihinde «ilan» edilen «genel kurul kararının iptali» istemi ile dava açtığı, 6102 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, genel kurul kararları aleyhine açılacak davalar itibariyle ön görülen yasal şartlar yanında, karar tarihinden itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» öngörüldüğü ve bu sürenin karar tarihinden itibaren başlayacağı, genel kurul kararı 17/08/2012 tarihindeki toplantıda alınmış olmakla; karar tarihi olan 17/08/2012 …
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece 3 aylık «hak düşürücü sürede» dava açılmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece evvelemirde alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınıp alınmadığı, karar «nisabının» bulunup bulunmadığı hususu incelenerek karar nisabı olmadığı takdirde alınan kararların süreye bağlı olmaksızın her zaman yokluğunun tespitinin istenebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan «hak düşürücü süre» nedeni ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3336 E. , 2011/15940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/413-2009/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin %60’ının Mermer grubuna ait olduğunu, 21.02.2008 tarihli 2007 yılı olağan genel kurul toplantısında, 7 nolu Yönetim Kurulu Üyelerinin toplu olarak ibra edilmelerine ve 13 nolu yönetim kurulu üyelerine TTK.334. maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine dair kararların Mermer Grubunu oluşturan hissedarların oylarıyla ve oyçokluğuyla alındığını, TTK’nun 374. maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacaklarını, ...’den mirasçılarına intikal eden şirket esas sermayesinin %50’sini temsil eden hisselerin iştirak halinde mülkiyet esasları dahilinde mirasçıları ....’e intikal ettiğini, TMK’nun 702. maddesi gereğince elbirliğiyle mülkiyette gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermelerinin gerektiğini, oysa toplantıya mirasçılardan ...’in katılmadığını, böylece şirket esas sermayesinin Mermer grubu tarafından temsil edilen %50’lik kısmının yasaya aykırı olarak genel kurulda temsil ettirildiğini ileri sürerek, genel kurulun 7 ve 13 nolu kararların iptalini ve genel kurul toplantısına iştirake salahiyeti olmayan kimseler iştirak ettiğinden genel kurulda alınan bu kararların bu nedenle de iptallerini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında davacılardan ..., ..., ..,...,... davadan feragat etmiş, davacı ... şirketteki paylarını devretmiş bu nedenle aktif davacı sıfatı kalmamış, davacı ... davayı takip etmemiştir.
Davalı vekili, önceki genel kurullarda yönetim kurulu üyesi olup da kendi ibrasında oy kullanan davacıların bir kısmının da bulunduğunu, dava konusu genel kurulda böyle bir itirazda bulunulmasının MK’nun 2. maddesi hükmüne aykırı olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerine TTK.’nun 334. maddesi gereğince gerekli iznin verilmesi konusunun tamamen genel kurulun iradesine bağlı bir konu olduğunu, ...’in her bir mirasçısının kendi adına genel kurula katılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 21.02.2008 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurulunda gündemin 7. maddesinde görüşülen ibra kararının alınmasında oydan yoksun olan yönetim kurulu üyelerinin oyları sonuca etkili olduğundan iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesine ilişkin 13. maddesi ile ilgili olarak Yönetim kurulu üyelerinin daha önce kendilerine verilen bu izni iyi kullanıp kullanmadıklarının açılacak sorumluluk davasında belirleneceği ve önceki genel kurullarda alınan aynı taleple ilgili olarak verilmiş bulunan redde ilişkin İstanbul 3.ATM’nin 2005/140 E 2005/808 K sayılı dosyada verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar da dikkate alınarak iptalin talebinin reddine, ...
mirasçılarının şirket hissesi üzerindeki miras ortaklığını sona erdirip paylı ortaklığa geçtikleri, miras paylarının da yaptıkları paylaşıma göre adlarına intikal ettirilip şirket pay defterine kaydedildiği anlaşıldığından bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden genel kurulun 7 nolu kararın iptaline, 13 nolu kararın iptal talebinin ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, mümeyyiz davacılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince şirketle şirket konusuna giren ticari muamele yapabilmelerine ilişkin gerekli iznin verilmesine dair genel kurulun 13. maddesinde alınan karar bakımından yapılan incelemeye gelince; daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır.
Dairemizin 29/11/1994 tarihli 5250 Esas, 9136 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “TTK’nun 334. ve 335. maddeleri çerçevesinde alınan kararlara, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy vererek katılamaz.” Bu durumda, diğer yöneticiler bakımından bu hususta alınan kararda nisap oluşmuşsa da ... yönünden alınan kararda nisap oluşmamıştır. Zira ...’e TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi yönünde 1550 pay kabul, 1200 pay ret oyu kullanılmıştır. ...’in 546 payı kabul oylarından düşüldüğünde 1004 pay kabul oyu kalır ki, bu hazır bulunan 2750 paydan ...’in payı çıkarıldığında kalan 2204 payın yarısından bir fazlası olan 1102 paydan eksik kalmaktadır. Kaldı ki, 1200 pay izin verilmemesi yönünde oy kullanmıştır.
Mahkemece, ...’e karar nisabı oluşmadan TTK’nun 334. maddesi uyarınca izin verilmesi nedeniyle genel kurulun 13. maddesinin de yokluğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu maddenin iptali talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın mümeyyiz davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, mümeyyiz davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılardan ... ve ...'ya iadesine, 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034427000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz