Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1374 E. 2013/18363 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ vekalet ücreti takdiri↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ yargılama gideri↗ yetkisizlik kararı↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin davanın kabul edilip kesinleştiği, dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, ancak toplanan delillerden ve tanık beyanlarından davacının şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına dair kararın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davadaki taleplerinin dinlenebilmesi için ortaklık ve müdürlük sıfatının sadece dava tarihi itibariyle bulunması yeterli olmayıp davanın devamı sırasında da mevcut hukuki durumun korunması gerekir. Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/367-2012/475 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının, dava devam ederken aktif husumet ehliyetini kaybetmesi nedeniyle davanın reddine karar verilip, yargılama giderlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi ve yazılı şekilde yargılama giderlerine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14700 E. 2011/1243 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · yetki itirazı · işbölümü · kamu düzeni · yetki · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca, bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava sayıldığından ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece öncelikle, «işbölümü» itirazı değerlendirilerek dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, «yetki itirazı» da değerlendirilerek, dosyanın Kadıköy Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda, davalılar vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde, görev ve «yetki itirazında» bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca, davaya asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılmasının gerektiği, görevin «kamu düzenine» ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile talep halinde dosyanın Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1374 E. , 2013/18363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret (Kadıköy 5. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 11.09.2012 tarih ve 2011/351-2012/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, 19.01.2006 tarihinde kurulan şirketin esas mukavelesinde müvekkili ile birlikte... ve...nun münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunduğunun belirlendiğini, 25.01.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında ise oy çokluğu ile...nın münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığını, TTK'nın 513'üncü maddesi uyarınca ortakların mes'uliyetlerinin genişletilmesi hakkındaki kararların ittifakla alınması gerektiğini, bu karardan sonra müvekkilinin şirketteki iş akdine son verildiğini ileri sürerek anılan ortaklar genel kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçirdiği akciğer rahatsızlığından sonra şirket ortağı ve çalışanı olarak üzerine düşen yükümleri yerine getiremediğini, sergilediği davranışlar nedeniyle ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, TTK'nın çizdiği sınırlar içinde davacı ortağın imza yetkisinin %77,50 çoğunluğa sahip ortaklarca genel kurul kararı ile kaldırıldığını, kaldı ki yeni temsilcinin seçildiği tarihte 5 yıllık görev süresinin de dolmuş olduğunu, bu tedbirin dahi çözüm getirmemesi üzerine davacının ortaklıktan çıkarılması talebiyle dava açıldığını, şirkete tek müdür atanmasının ortağın mesuliyetini genişletme olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin davanın kabul edilip kesinleştiği, dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, ancak toplanan delillerden ve tanık beyanlarından davacının şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına dair kararın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davadaki taleplerinin dinlenebilmesi için ortaklık ve müdürlük sıfatının sadece dava tarihi itibariyle bulunması yeterli olmayıp davanın devamı sırasında da mevcut hukuki durumun korunması gerekir. Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/367-2012/475 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının, dava devam ederken aktif husumet ehliyetini kaybetmesi nedeniyle davanın reddine karar verilip, yargılama giderlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi ve yazılı şekilde yargılama giderlerine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034340700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz