6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1374 E. 2013/18363 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti vekalet ücreti takdiri aktif husumet husumet ehliyeti taraf ehliyeti yargılama gideri yetkisizlik kararı vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin davanın kabul edilip kesinleştiği, dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, ancak toplanan delillerden ve tanık beyanlarından davacının şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına dair kararın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davadaki taleplerinin dinlenebilmesi için ortaklık ve müdürlük sıfatının sadece dava tarihi itibariyle bulunması yeterli olmayıp davanın devamı sırasında da mevcut hukuki durumun korunması gerekir. Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/367-2012/475 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının, dava devam ederken aktif husumet ehliyetini kaybetmesi nedeniyle davanın reddine karar verilip, yargılama giderlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi ve yazılı şekilde yargılama giderlerine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tapu iptali ve tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14700 E. 2011/1243 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1374 E.  ,  2013/18363 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

(KADIKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret (Kadıköy 5. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 11.09.2012 tarih ve 2011/351-2012/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, 19.01.2006 tarihinde kurulan şirketin esas mukavelesinde müvekkili ile birlikte... ve...nun münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunduğunun belirlendiğini, 25.01.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında ise oy çokluğu ile...nın münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığını, TTK'nın 513'üncü maddesi uyarınca ortakların mes'uliyetlerinin genişletilmesi hakkındaki kararların ittifakla alınması gerektiğini, bu karardan sonra müvekkilinin şirketteki iş akdine son verildiğini ileri sürerek anılan ortaklar genel kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının geçirdiği akciğer rahatsızlığından sonra şirket ortağı ve çalışanı olarak üzerine düşen yükümleri yerine getiremediğini, sergilediği davranışlar nedeniyle ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, TTK'nın çizdiği sınırlar içinde davacı ortağın imza yetkisinin %77,50 çoğunluğa sahip ortaklarca genel kurul kararı ile kaldırıldığını, kaldı ki yeni temsilcinin seçildiği tarihte 5 yıllık görev süresinin de dolmuş olduğunu, bu tedbirin dahi çözüm getirmemesi üzerine davacının ortaklıktan çıkarılması talebiyle dava açıldığını, şirkete tek müdür atanmasının ortağın mesuliyetini genişletme olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin davanın kabul edilip kesinleştiği, dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, ancak toplanan delillerden ve tanık beyanlarından davacının şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına dair kararın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davadaki taleplerinin dinlenebilmesi için ortaklık ve müdürlük sıfatının sadece dava tarihi itibariyle bulunması yeterli olmayıp davanın devamı sırasında da mevcut hukuki durumun korunması gerekir. Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/367-2012/475 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının, dava devam ederken aktif husumet ehliyetini kaybetmesi nedeniyle davanın reddine karar verilip, yargılama giderlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi ve yazılı şekilde yargılama giderlerine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034340700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.