Acente sıfatına dayalı takipte geçersiz ödeme emri tebliği nedeniyle usulden ret
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/731 E. 2022/996 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Nakliyat Sigortası Rücu Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 105 uyarınca acente, ancak aracılık ettiği veya bizzat yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip muhatabı olabilir. Bir şirketin belirli bir firmanın acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğine ilişkin delil sunulmamışsa, bu şirkete asıl firmaya izafeten yapılan ödeme emri tebliği geçerli sayılmaz. İİK 67 uyarınca itirazın iptali davasının açılabilmesi, borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmiş ve borçlunun bu emre süresinde itiraz etmiş olmasına bağlıdır; geçersiz tebliğ üzerine açılan itirazın iptali davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Davacının aktif husumet ehliyeti (CIF satışta sigortalı alıcının halefiyeti) → ret
Gerekçe: Satış sözleşmesinde teslim şekli CİF olarak kararlaştırılmış, sigortalı firma bu sözleşmede alıcı sıfatına sahiptir. Dava dışı alıcı tarafından düzenlenen Halefiyet Formu ve Kabul Yazısı'ndan hasar bedelinin sigortalı alıcıya ödendiği anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tefrik kararının kapsamına ilişkin istinaf sebebi (hakkında tefrik kararı bulunmayan davalı yönünden yargılamaya devam edilmesi) → ret
İddia: Davacı vekili, tefrik kararının sadece bir davalıya izafeten ilgili şirket yönünden verildiğini, hakkında tefrik kararı olmayan diğer şirket yönünden de hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, her iki şirkete asıl davalı firmanın acentesi sıfatıyla izafeten yöneltilmiş, tefrik kararı bu asıl davalı yönünden verilmiştir; bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Acentelik ilişkisinin ispatı ve ödeme emri tebliğinin geçerliliği (dava şartı yokluğu) → ret
İddia: Davacı vekili, ilgili şirketlerin FBL belgesinde acente olarak gösterildiğini, bağlı şirket olduklarını ve Irak içi taşımayı asıl davalı firmanın yaptığını, bu nedenle davanın bu şirketlere yöneltilmesinin doğru olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 105/1 uyarınca acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya yetkilidir; TTK 105/2 uyarınca bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda acenteye müvekkiline izafeten dava açılabilir. Bu hükme göre acenteye ancak aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten dava ya da takip yöneltilebilir. Somut olayda konşimentoda asıl davalı firma varış yeri gemi acentesi olarak gösterilmiş, ancak dosyada diğer iki şirketin bu firmanın acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren herhangi bir delil sunulmamıştır. Acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden, takip borçlusu asıl firmaya izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliği geçerli değildir. İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından yasal süre içinde itiraz edilmiş olması zorunludur; ödeme emri tebliği geçerli olmadığından ve asıl borçlu tarafından itiraz edilmediğinden itirazın iptali davasının açılma koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Acentelik ilişkisinin ispatlanamaması halinde, acenteye asıl müvekkile izafeten yapılan ödeme emri tebliğinin geçersiz sayılacağı ve bu durumda itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği yönündeki değerlendirme, benzer acente/temsilci ilişkisine dayalı takip ve dava uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Acentelik ilişkisi ispatlanamadığından, asıl borçluya izafeten acenteye yapılan ödeme emri tebliği geçersizdir; geçerli bir ödeme emri tebliği olmadan itirazın iptali davası açılamaz ve bu husus dava şartı yokluğu olarak değerlendirilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik ilişkisi↗ itirazın iptali↗ dava şartı yokluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ halefiyet↗ CİF teslim şekli↗ ödeme emri tebliği geçerliliği↗ tefrik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/731
KARAR NO 2022/996
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/12/2021
NUMARASI 2021/381 Esas - 2021/486 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısı ...Tic. A.Ş. Firması tarafından, ...A.Ş. Firmasından test cihazı satın alındığını, emtianın 01.01.2019 tarihinde konteynere yüklenerek İzmit, Türkiye'den ..., Irak limanına ... isimli gemi ile sevk edildiğini, konteynerın 20.04.2019 tarihinde varma limanında alıcı deposuna taşınmak üzere tıra yüklendiğini ve emtianın 22.04.2019 tarihinde konteynerden alıcıya teslim edildiğini, teslimat sonrası tahliye esnasında emtia üzerinde ıslaklık, yoğun pas ve ahşap kasaların üzerinde küf tespit edildiğini, tespit edilen hasar nedeniyle sigortalı firmaya toplamda 98.000-USD ödendiğini, müvekkilinin ödediği hasar bedeli nedeniyle sigortalısının haklarına halef olduğunu,aynı zamanda alacağın temliki hükümlerine göre davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğunu, taşımanın davalı ....Ltd.
Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, navlun faturasının da bu davalı tarafından düzenlendiğini, konteynerin varma limanında dahili nakliye aracına yüklendiğini ve alıcıya teslim edildiğini, dava dilekçesindeki 2, 3 ve 4 No.lu davalılara ... ve Irak İçi Dahili Nakliye Teslimat Belgesi'ne istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, davalıların tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek emtianın paslanmasına neden olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına,icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... firmasına izafeten ... A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de ...'ya izafeten dava konusu taşıma ile ilgisinin olmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin dayanağının gösterilmediğini, bu nedenle müvekkili firma yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın ne sıfatla süreçte yer aldığını ve sorumluluğunun izah edilemediğini, ayrıca ...'nun müvekkili ile ilgisinin ispat edilmediğini, öncelikle aktif ve pasif husumet ehliyetine ilişkin usuli itirazlarının incelenerek davanın esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... firmasına izafeten .... A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, bu yönden davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, gerek davacı tarafından dosyaya sunulan delillerde, gerekse müvekkili şirketin elindeki belgelerden ... Tic.A.Ş.'nin bu taşıma ile herhangi bir ilgisi görülmediğini, müvekkili şirketle navlun sözleşmesi yapan tarafın ....A.Ş olduğunu, ihracat beyannamesinde satıcının ....A.Ş., alıcının ... olduğunu, hasar ödemesinin de alıcı ...'ye yapılması gerekeceğini, ödemenin sigortalı dışında bir firmaya yapıldığı için halefiyet koşulları oluşmadığından davacının bu yönden de aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin ...
Şirketinin dava konusu taşıma ile hiç bir ilgisinin olmadığını, hem kendi adına hem de ... izafeten husumet yöneltilemeyeceği için ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, zararın taşıma sırasında değil, konteynerin limanda uzun süre bekletilmesi sırasında yoğuşma nedeniyle oluştuğunu, ayrıca hasarın taşıma sırasında değil, taşıma tamamlandıktan sonra meydana geldiğini, ... firması ile müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde hiç bir bağı bulunmadığı gibi zararın sebebinin yükün geç çekilmesi olduğu için tüm sorumluluğun tamamen Irak'taki alıcıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, TTK'nın 105.maddesinde acentenin aracılıkta bulunduğu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşıda aynı sıfatla dava açılabileceğinin düzenlendiği, anılan hükme göre acentenin ancak doğrudan aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebileceği, uyuşmazlık konusu icra dosyasında, ... izafeten acente sıfatıyla ... A.Ş.ile ... A.Ş.ye karşı takip başlatıldığı, gerek ... A.Ş gerekse ... A.Ş.'nin Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan ... isimli firmanın ise Irak'ta mukim bir şirket olup konşimentodan, tahliye limanı gemi acentesi olduğu, davacı tarafça ...
yükün Irak'ta ülke içi kara nakliyesini gerçekleştirdiğinin ileri sürüldüğü, dosyada ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ...'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, kaldı ki, İstanbul/ Türkiye'de mukim olan bu şirketlerin, İzmit'den Irak'a sevk edilen yükün, Irak ayağındaki taşıma faaliyetinde acentelik yapmalarının fiilen mümkün olmadığı, takip borçlusu ... izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı, dolayısıyla davalı ... usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği bulunmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; asıl dava dosyasında hakkında tefrik kararı verilen davalı ile eldeki dava dosyasında yargılamanın devam ettiği davalıların farklı olduğunu, mahkemenin 15/09/2021 tarihli ara kararında sadece ... firmasına izafeten ...A.Ş. Yönünden tefrik kararı verildiği halde, tefrik sonrası devam eden yargılamada davanın hakkında tefrik kararı verilmeyen .. firmasına izafeten ... A.Ş.nin de gerekçeli kararda davalı olarak gösterildiğini, FBL belgesinde ... firmasının nakliye gemisinin varış limanındaki acentesi olarak gösterildiğini, ayrıca irtibat bilgileri olarak "...@..." ibaresinin yer aldığını, ...A.Ş.'nin Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine ve ... ile bağlı şirket olduğunu, Irak içi taşımanın ...
firması tarafından yapılması nedeniyle ...A.Ş.'ye karşı dava açılmasının doğru olduğunu,davalının kendi internet sitesinde de tarihçe bölümünde ....A.Ş.'nin ... firmasına bağlı olduğunu belirttiğini, davanın ... firmasının acentesine yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK m.1472 maddesi gereği davalılardan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.Davacı ... A.Ş. tarafından Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili için davalılar .... Ltd Şti, ...A.Ş. ile ... 'ya izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş.'ye karşı icra takibi başlatılmıştır. ... ile ilgili ödeme emri bu şirkete izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş'ye tebliğ edilmiştir. Mahkemenin 2021/19 esasında açılan itirazın iptali davasında mahkemece davalı ...
yönünden tefrik kararı verilmiştir.Tefrik üzerine eldeki dava dosyası üzerinden davalı ... yönünden yapılan yargılamada ...A.Ş. ile ...A.Ş.nin ... firmasını acente veya temsilci sıfatıyla temsil ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, takip borçlusu ... firmasına yapılan geçerli bir ödeme emri tebliği olmadan itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Öncelikle davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ile satıcı ...A.Ş. Arasındaki satış sözleşmesinde teslim şekli CİF olarak kararlaştırılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firması satış sözleşmesinde alıcı sıfatına sahiptir. Dava dışı alıcı ... tarafından düzenlenen "Halefiyet Formu ve Kabul Yazısı"ndan hasar bedelinin sigortalı alıcıya ödendiği anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğunun kabulü gerekir.
Her ne kadar davacı tarafından, tefrik kararının sadece ... izafeten ...A.Ş. yönünden verildiği halde hakkında tefrik kararı olmayan ...A.Ş. yönünden de hüküm verilmesi davacı tarafından istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de davanın ...A.Ş. ile ...A.Ş.ye ... firmasının acentesi sıfatıyla izafeten yöneltildiği, tefrik kararının ... firması yönünden verildiği, bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmemiştir.TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de;
"Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür. Anılan hükmün açık ifadesine göre, acentenin ancak aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebilecektir. Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firmasının alıcısı, dava dışı ....A.Ş.'nin göndericisi olduğu emtianın İzmir Türkiye - Um Qaser Limanı Irak denizyolu taşıması davalı ...Ltd Şti tarafından üstlenilmiştir. Konşimentoda davalı ... firması varış yeri gemi acentesi olarak gösterilmiştir. Davacı, ...Ltd Şti. dışındaki davalıların emtianın varış limanından alıcıya teslimini diğer bir ifade ile limandan sonraki kara nakliyesini üstlendiğini ileri sürmüştür.
Bunun dışında ...A.Ş. ile ....A.Ş.nin ... firmasının acentesi olduğunu iddia ederek icra takibini ... firmasına izafeten bu davalılara karşı başlatmış ise de dosyada ...A.Ş. ve ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ... acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmamıştır.Davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için ....A.Ş. ve ...A.Ş. firmaları ile ... arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almamaktadır. İİK 67.maddesine göre itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması yasal bir zorunluluktur. Fakat somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu ...
izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliği geçerli değildir. Davalı borçlu ... ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılma koşulları oluşmadığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/06/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/103407 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi