Özel Denetçi Tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9580 E. 2011/12526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse senedi↗ kesin süre↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı hisse senedi yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen kesin sürelerde yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Özel Denetçi Tayini 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11789 E. 2011/4558 K.
Ortak:hisse senedi · kesin süre · kesin hüküm · dava şartı · Özel Denetçi Tayini
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı «hisse senedi» yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen «kesin sürelerde» yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı «hisse senedi» yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen «kesin sürelerde» yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «kesin süreye» rağmen hisse senetlerini milli bir bankaya tevdi etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan mahkemece, 05.12.2008 tarihli duruşmada payın milli bir bankaya tevdi edilmesi hususunda davacıya «kesin süre» verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi tayini · özel denetçi · ihtarat · ara karar · kâr payı
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacıya TMK 955 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde «payının» tevdiini veya rehnini gerçekleştirmesi konusunda süre verilerek, verilen sürede «ara» kararın gereğinin yerine getirilmemesinin müeyyidesi belirtilip gerekli «ihtarat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, TTK.'nın 348. maddesine dayalı olarak «özel denetçi tayinine» dair 1/10 paya sahip ortağın talebinin genel kurulca reddedilmesi üzerine özel denetçi tayininin mahkemece yapılmasına ilişkindir.
348. maddesine göre, «özel denetçi» atanmasını istemek için genel kurul toplantı tarihinden en az 6 ay önceden beri esas sermayenin 1/10'ine sahip olunması gerekir.
Şirketin basılmış pay senedi olmadığı için davacının bu «ara» kararı yerine getirememesine rağmen TMK 955 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde payın tevdii veya rehni hususunda davacıya süre verilmediği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9580 E. , 2011/12526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 gün ve 2008/418-2009/289 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/04/2011 gün ve 2009/11789-2011/4558 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 oranında azınlık haklarına sahip ortağı olduğunu, 04/06/2008 tarihindeki 2007 mali yılı genel kuruluna katıldığını ve TTK. 337 maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin ikinci kez ertelenmesi ve müvekkilinin %10 azınlık hakkını kullanarak özel denetçi tayini isteğinin, Genel Kurul tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TTK. 348. maddesi uyarınca geriye dönük 2 yılın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesini, kayıt dışı gelirler ve şirketin uğradığı zarar miktarı ile sorumluların tespit edilmesini, defter ve kayıtların özel denetçi nezaretinde tutulmasını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin banka hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir konulmasını, şirket yönetimine kayyum atanmasını ve tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle suç duyusunda bulunulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, özel denetçi tayini hususunda TTK. 348. maddesi gereğince davacının sahip olduğu pay senetlerini muteber bir bankaya tevdi etmek sureti ile dava şartını yerine getirmediğini, davacının iddialarının hukuki dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı hisse senedi yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen kesin sürelerde yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033859900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz