Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2545 E. 2011/14067 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet↗ alacak davası↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/2545 E. , 2011/14067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2009 tarih ve 2008/368-2009/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı bankanın, müvekkilinin mevduat hesabından dava dilekçesinde belirtilen tarih ve miktarlarda olmak üzere 3. kişilere toplam (30.454) TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödemelerden bilgisi ve onayı olmadığını, yapılan ödemelerde imzasının bulunmadığını, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek (30.454) TL'nın 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; ödemelerin bir kısmının davacının yazılı talimatı ile bir kısmının ise hesap cüzdanı üzerinden davacının bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak , davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; benimsenen 18.08.2009 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davalının hesabında bulunan paranın izinsiz olarak çekildiği iddiasına dayalı alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı talimatı olmadan hesabından para çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise ödemelerin davacının yazılı talimatı ile yapıldığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, öncelikle talimatlardaki imzanın davacıya ait olup olmadığının incelenip, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde icazeti bulunup bulunmadığı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4383 E. 2020/3300 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas · asıl alacak · çek · avans faizi · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının dava konusu 3 adet çeki süresinde «ibraz» etmesine rağmen çeklerle ilgili takip yapmadığı, çeklerdeki alacakların «zamanaşımına» uğradığı, «çek» bedellerinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının davalıdan 63.100,00 TL «asıl alacak» ve dava tarihine kadar işlemiş 29.454,45 TL «avans faizi» ile 63.100,00 TL asıl alacak üzerinden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alacaklı olduğunun tespiti ile davacının davalıdan alaca …
İcra Müdürlüğü'nün 2009/20075 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş davalı alacağından «takas» ve mahsubuna karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1534 E. 2014/15051 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaEyalet Mahkemesi'nin 3 O 454/08 sayılı kararının MÖHUK 56. maddesi gereğince «tenfizine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2545 E. , 2011/14067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2009 tarih ve 2008/368-2009/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı bankanın, müvekkilinin mevduat hesabından dava dilekçesinde belirtilen tarih ve miktarlarda olmak üzere 3. kişilere toplam (30.454) TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödemelerden bilgisi ve onayı olmadığını, yapılan ödemelerde imzasının bulunmadığını, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek (30.454) TL'nın 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; ödemelerin bir kısmının davacının yazılı talimatı ile bir kısmının ise hesap cüzdanı üzerinden davacının bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak , davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; benimsenen 18.08.2009 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davalının hesabında bulunan paranın izinsiz olarak çekildiği iddiasına dayalı alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı talimatı olmadan hesabından para çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise ödemelerin davacının yazılı talimatı ile yapıldığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, öncelikle talimatlardaki imzanın davacıya ait olup olmadığının incelenip, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde icazeti bulunup bulunmadığı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033729000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz