6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taleple bağlılık ilkesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3141 E. 2011/14643 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Zamanaşımı
3 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi kar kaybı taleple bağlılık ceza zamanaşımı ihtisas mahkemesi yetki itirazı kamu düzeni marka hakkına tecavüz komisyon kâr kaybı haksız fiil görevsizlik kararı yetki haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi dahili dava zamanaşımı teslim görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 62

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, yetki itirazı reddedilerek, boş LPG tüplerinin değerinin 14.851,26 TL olduğu, tespit edilen ve tedbir konulan LPG tüplerinin mahallinde bulunmadıkları, dolayısıyla aynen teslimi veya iadesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi nedeniyle 13.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, davacı şirketin dava konusu LPG tüplerini kullanamamasından dolayı uğrayabileceği toplam kar kaybının 329,95 TL olduğu gerekçesiyle kar kaybına ilişkin talebin kısmen kabulüne, bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, tespiti isteyen tarafın tespit tarihi olan 07.06.2005 tarihinde müvekkillerine ait tüpleri tespit ettirdiği, dolayısıyla haksız rekabete yol açan haksız fiili 07.06.2005 tarihinde öğrendiği, TTK 62. maddesi gereğince, haksız rekabetin giderilmesine ilişkin taleplerin 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süresine

tabi olduğu, eylemin suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanabileceği, ancak eylemin Kabahatler Kanununa tabi olduğu, davacının haksız rekabeti doğurduğu iddia edilen olayı 07.06.2005 tarihinde öğrenmiş olmasına rağmen 21.11.2006 dava tarihine kadar yaklaşık 1,5 yıl sonra dava açtığı dolayısıyla davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle bu istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin markalı tüpünü davalının işyerinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalının aynı zamanda marka hakkına da tecavüz ettiği belirtilerek, 556 sayılı KHK hükümlerine de dayanılmıştır. Yanıt dilekçesinde de, markaya tecavüz iddiasına ilişkin savunmada bulunulmuştur. Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK.'nın hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir.

Haksız rekabet davaları T.T.K.'nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 556 Sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar anılan Kararnamenin 71. maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir. Bu itibarla, davacı marka hakkına da dayanmış bulunmasına göre bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur.

Davadan önce, 556 sayılı KHK.'nın, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği öngörülmüştür.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin Adli Yargı Adalet Komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.

Bu durumda, davadan önce yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olarak görevli ihtisas mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2146 E. 2015/8602 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8775 E. 2012/15659 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9031 E. 2013/22984 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/46 E. 2014/7400 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5599 E. 2017/3243 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5201 E. 2012/7792 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9382 E. 2013/23158 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4026 E. 2013/3565 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3141 E.  ,  2011/14643 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2006/408-2009/707 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin iş yerinde yapılan tespitte, müvekkiline ait markayı taşıyan tüplerin tespit edildiğini, tespit edilen LPG tüplerinin yediemine teslimi yönünde tedbir kararı verildiğini, tedbirin infazı için gidildiğinde davalı iş yerinde LPG tüplerinin bulunamadığını, davalının fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rakebetin tespiti ile men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıda bulunduğu tespit edilen 489 adet LPG tüpünün üreticiler tarafından belirlenen imalat bedeli olarak 13.000 TL'nin tespit tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle, satışta yaptığı eksilme nedeniyle 5.000 TL maddi, müvekkilinin itibarının zarara uğraması nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, fiilin İncesu ilçesinde meydana geldiği için yetkili mahkemenin İncesu Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, dava haksız fiile dayandığı için bir yıllık yasal zamanaşımı süresinin geçtiğini, LPG tüplerinin müvekkili şirketle ilgisisinin bulunmadığını, tüplerin müvekkili şirkete yediemin olarak teslim edilmediğini, müvekkilinin bu tüpleri dolum yapıp piyasaya sürmediğini, emaneten bayiler tarafından bırakılan tüpler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yetki itirazı reddedilerek, boş LPG tüplerinin değerinin 14.851,26 TL olduğu, tespit edilen ve tedbir konulan LPG tüplerinin mahallinde bulunmadıkları, dolayısıyla aynen teslimi veya iadesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi nedeniyle 13.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, davacı şirketin dava konusu LPG tüplerini kullanamamasından dolayı uğrayabileceği toplam kar kaybının 329,95 TL olduğu gerekçesiyle kar kaybına ilişkin talebin kısmen kabulüne, bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, tespiti isteyen tarafın tespit tarihi olan 07.06.2005 tarihinde müvekkillerine ait tüpleri tespit ettirdiği, dolayısıyla haksız rekabete yol açan haksız fiili 07.06.2005 tarihinde öğrendiği, TTK 62.

maddesi gereğince, haksız rekabetin giderilmesine ilişkin taleplerin 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süresine

tabi olduğu, eylemin suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanabileceği, ancak eylemin Kabahatler Kanununa tabi olduğu, davacının haksız rekabeti doğurduğu iddia edilen olayı 07.06.2005 tarihinde öğrenmiş olmasına rağmen 21.11.2006 dava tarihine kadar yaklaşık 1,5 yıl sonra dava açtığı dolayısıyla davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle bu istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin markalı tüpünü davalının işyerinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalının aynı zamanda marka hakkına da tecavüz ettiği belirtilerek, 556 sayılı KHK hükümlerine de dayanılmıştır. Yanıt dilekçesinde de, markaya tecavüz iddiasına ilişkin savunmada bulunulmuştur. Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK.'nın hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir.

Haksız rekabet davaları T.T.K.'nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 556 Sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar anılan Kararnamenin 71. maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir. Bu itibarla, davacı marka hakkına da dayanmış bulunmasına göre bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur.

Davadan önce, 556 sayılı KHK.'nın, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği öngörülmüştür.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin Adli Yargı Adalet Komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.

Bu durumda, davadan önce yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olarak görevli ihtisas mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033688400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.