6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12217 E. 2011/12968 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şekil markalarında yapılan benzerlik karşılaştırmasında doğal olarak görsel benzerliğin önem taşıdığı, şekil ve sözcük bileşiminden oluşan markalarda ise genellikle sözcüğün baskın ve ayırt edici unsur olduğu, somut olayda da bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir özelliğin bulunmadığı, bu noktada davacının koyu kahve veya siyah renkli zemin, sağa yatık yazım tarzı ve yazı etrafının turuncu renkle çerçevelenmesi kombinasyonlarının, tarafların "Mars" ve "Vip" asıl unsurlarının önüne geçecek ve bu unsurların farklılığını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmışılğının da bir öneminin kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı TPE. YİDK. kararının iptali ile tescil edilmesi halinde diğer davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının markaları ile davalı şirketin 2005/4949 numaralı marka tescil başvurusu arasında, yukarıdaki özet kısmında belirtilen gerekçelerle benzerlik bulunmadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa her ne kadar çikolata ürün ambalajlarında koyu kahverengi veya siyah renkli zemin kullanımı çok yaygın ise de, davacı markalarındaki asıl ayırt edici özellik, bu zemin üzerine yerleştirilen harflerin sarı kontürlü ve kırmızı renkli yazılması ile kendine özgü dolgu karakterdeki yazım tarzıdır. Davacı markalarındaki bu yazım tarzı ve renk kombinasyonu, davalı şirket başvurusunda da 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer şekilde kullanılmıştır. Dolayısıyla davalı başvurusunun bir bütün olarak bıraktığı izlenim, davacı markaları ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerdir. Ürünlerin hızla tüketilen, yan yana raflarda satışa sunulan ve hedef kitlesi çok geniş ürünler olduğu da dikkate alındığında, davalı başvurusunun tüketiciler nezdinde davacı markaları ile karıştırılması ve iltibas tehlikesine yol açması kaçınılmazdır. Üstelik davalının işbu davanın konusu olan markası ile çok benzer nitelikteki 2005/4948 numaralı marka tescil başvurusu da daha önce bir başka davanın konusu olmuş ve mahkemece davacı markaları ile davalı şirket markası, 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunmuş ve verilen karar Dairemizce de onanarak kesinleşmiştir ( 11. H.D.’nin 2008/11478 E.- 2010/2258 K.).

Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/573 E. 2013/17140 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/864 E. 2011/5211 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12217 E.  ,  2011/12968 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2009 tarih ve 2007/160-2009/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2011 gününde davacı avukatı...ve davalı Şölen Çikolata Gıda San. Tic. A.Ş. vekili .... geldi, davetiye tebliğine rağmen TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "MARS" ibareli tanınmış markanın sahibi oduğunu, davalı şirketin de "VİP" ibaresini müvekkili markasının benzeri bir renk ve şekil ile marka olarak tescil ettirmek için başvurduğunu, başvuruya itirazlarının diğer davalı TPE'nce kesin şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE - YİDK'nun 2006/M-4203 sayılı kararının iptalini, tescil edilmesi halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şekil markalarında yapılan benzerlik karşılaştırmasında doğal olarak görsel benzerliğin önem taşıdığı, şekil ve sözcük bileşiminden oluşan markalarda ise genellikle sözcüğün baskın ve ayırt edici unsur olduğu, somut olayda da bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir özelliğin bulunmadığı, bu noktada davacının koyu kahve veya siyah renkli zemin, sağa yatık yazım tarzı ve yazı etrafının turuncu renkle çerçevelenmesi kombinasyonlarının, tarafların "Mars" ve "Vip" asıl unsurlarının önüne geçecek ve bu unsurların farklılığını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmışılğının da bir öneminin kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı TPE. YİDK. kararının iptali ile tescil edilmesi halinde diğer davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının markaları ile davalı şirketin 2005/4949 numaralı marka tescil başvurusu arasında, yukarıdaki özet kısmında belirtilen gerekçelerle benzerlik bulunmadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa her ne kadar çikolata ürün ambalajlarında koyu kahverengi veya siyah renkli zemin kullanımı çok yaygın ise de, davacı markalarındaki asıl ayırt edici özellik, bu zemin üzerine yerleştirilen harflerin sarı kontürlü ve kırmızı renkli yazılması ile kendine özgü dolgu karakterdeki yazım tarzıdır. Davacı markalarındaki bu yazım tarzı ve renk kombinasyonu, davalı şirket başvurusunda da 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer şekilde kullanılmıştır. Dolayısıyla davalı başvurusunun bir bütün olarak bıraktığı izlenim, davacı markaları ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerdir. Ürünlerin hızla tüketilen, yan yana raflarda satışa sunulan ve hedef kitlesi çok geniş ürünler olduğu da dikkate alındığında, davalı başvurusunun tüketiciler nezdinde davacı markaları ile karıştırılması ve iltibas tehlikesine yol açması kaçınılmazdır.

Üstelik davalının işbu davanın konusu olan markası ile çok benzer nitelikteki 2005/4948 numaralı marka tescil başvurusu da daha önce bir başka davanın konusu olmuş ve mahkemece davacı markaları ile davalı şirket markası, 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunmuş ve verilen karar Dairemizce de onanarak kesinleşmiştir ( 11. H.D.’nin 2008/11478 E.- 2010/2258 K.).

Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033687600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.