Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2594 E. 2011/14331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının "ADA" ibaresini öncelikli kullanım hakkı olduğu, davacının ticaret unvanına yasaya aykırı şekilde tecavüz edildiği, TTK'nun 54. maddesi gereğince terkin talebinde bulunabileceği, davalının markasal kullanımın olmadığı gerekçesiyle, markaya tecavüze ilişkin talebin reddine, davacının ticaret unvanına tecavüz edildiğinin tespitine, önlenmesine, davalının ticaret unvanından "ADA" ibaresinin terkinine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava, marka ve ticaret unvanına tecavüz nedeniyle davalıya ait ticaret unvanından "ADA" ibaresinin terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraf ise ticaret unvanını 2001 yılında tescil ettirdiklerini, davanın bu tarihten 8 yıl sonra açıldığını savunmuştur.
Bu itibarla mahkemece, ilk tescil tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak, bu süre zarfında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı, yine bu durumun T.M.K.'nun 2.maddesinde ön görülen iyi niyet hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10351 E. 2018/2578 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının "ADA" ibaresini öncelikli kullanım hakkı olduğu, davacının «ticaret unvanına» yasaya aykırı şekilde tecavüz edildiği, TTK'nun 54. maddesi gereğince «terkin» talebinde bulunabileceği, davalının markasal kullanımın olmadığı gerekçesiyle, markaya tecavüze ilişkin talebin reddine, davacının «ticaret unvanına tecavüz» edildiğinin tespitine, önlenmesine, davalının ticaret unvanından "ADA" ibaresinin terkinine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ancak, dava, marka ve «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle davalıya ait ticaret unvanından "ADA" ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraf ise ticaret unvanını 2001 yılında tescil ettirdiklerini, davanın bu tarihten 8 yıl sonra açıldığını savunmuştur.
… ahkemece, ilk tescil tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak, bu süre zarfında davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğrayıp uğramadığı, yine bu durumun T.M.K.'nun 2.maddesinde ön görülen iyi niyet hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucun …
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve davalının ticaret unvanının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Güvenlik" ibaresinin ticaret unvanından çıkarılmasına, terkinine ve «maddi tazminata» karar verilmişse de davalının «ticaret unvanının» 2005 yılından bu yana tescilli olduğu ve ayrıca markasal kullanımının da uzun yıllar devam ettiği iddiası dikkate alınarak, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğrayıp uğramadığı hususunun Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yar …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davalının «ticaret unvanı» kullanımını aşacak şekilde "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · taşıyan · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının benzer olduğu, kullanıldıkları mal ve hizmetlerin aynı olduğu, davalı markasının, davacının tescilli «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, neticesi olan maddi durumun ort …
Dava, «ticaret unvanına» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve davalının ticaret unvanının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Güvenlik" ibaresinin ticaret unvanından terkinine, 10.000,00 TL «maddi tazminata», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Güvenlik" ibaresini markasal kullanımı nedeniyle eyleminin, davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından kullanılan "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2594 E. , 2011/14331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2009 tarih ve 2009/117 - 2009/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "ADA" ibaresini 1988 yılında ticaret unvanı, 1991 yılında ise marka olarak, davalının ise aynı ibareyi 2001 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, tescilde öncelik haklarının bulunduğunu, marka ve unvanlarına iktibas suretiyle tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, marka ve ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespitini, önlenmesini, davalının ticaret unvanından 'ADA' ibaresinin sicilden terkinini, aynı ibareyi kullanmaktan menini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkilinin ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, ticaret unvanının tescilinden itibaren 8 yıllık süre geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, "ADA" ibaresini markasal olarak kullanmadıklarını, farklı illerde faaliyette bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının "ADA" ibaresini öncelikli kullanım hakkı olduğu, davacının ticaret unvanına yasaya aykırı şekilde tecavüz edildiği, TTK'nun 54. maddesi gereğince terkin talebinde bulunabileceği, davalının markasal kullanımın olmadığı gerekçesiyle, markaya tecavüze ilişkin talebin reddine, davacının ticaret unvanına tecavüz edildiğinin tespitine, önlenmesine, davalının ticaret unvanından "ADA" ibaresinin terkinine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava, marka ve ticaret unvanına tecavüz nedeniyle davalıya ait ticaret unvanından "ADA" ibaresinin terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraf ise ticaret unvanını 2001 yılında tescil ettirdiklerini, davanın bu tarihten 8 yıl sonra açıldığını savunmuştur.
Bu itibarla mahkemece, ilk tescil tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak, bu süre zarfında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı, yine bu durumun T.M.K.'nun 2.maddesinde ön görülen iyi niyet hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033602900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz