İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2220 E. 2011/12515 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra vekalet ücreti↗ tanık beyanı↗ hırsızlık↗ teminat kapsamı↗ icra takibine itiraz↗ mahsup↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/2220 E. , 2011/12515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/433-2009/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya Konut Paket Poliçesi ile sigortalı konutundan ziynet eşyası, laptop bilgisayar ve iki adet el dokuma halının çalındığını, zararı karşılaması için davalıya başvurduklarını, ancak davalının ödeme yapmadığı gibi başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; poliçe ile teminat altına alınan hasarın ekspertiz raporunda (6900) TL olarak hesaplandığını, bu bedeli davacıya ödemek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, ziynet eşyaları ile ilgili bir yükümlülükleri bulunmadığını, zira ziynet eşyalarının saklandıkları çelik kasanın anahtarla açılması nedeniyle teminat dışı kaldığını, talep edilen alacağın kesin ve likit olmadığını, takipten sonra iş bu davadan önce davacıya (6.900) TL ödeme yaptıklarını, poliçeden kaynaklanan sorumluklarının sona erdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçede kasanın anahtar veya şifre kullanılarak açılmasının teminat dışı kalacağı belirtilmiş ise de, kasanın gardrop içindeki şifreli çantada bulunan yedek anahtarın temini suretiyle açıldığının tanık beyanı ile sabit olduğu, davalının, ziynet eşyalarının öngörülen şekilde saklanmadığının ve kasanın anahtar kullanılarak açılmasının kloza aykırı olduğu iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, ziynet eşyalarının sigorta bedelinin toplam (57.213) TL olup bunun %5'nin teminat kapsamında olduğu, davalı tarafından yapılan (6.900) TL ödeme düşüldüğünde 23.09.2008 tarihi itibariyle davacının (11.223,33) TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne,davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, (11.223,33) TL alacak yönünden takibin devamına, alacağa 23.09.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra masrafları ve icra vekalet ücretinin kısmi ödemeden mahsup edildiğinden yeniden tahsiline yer olmadığına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak Poliçe Genel Şartlarının A.3-7.b maddesinde açıkça, anahtar ile yapılan hırsızlıkların teminat harici olduğunun belirtildiğine ve somut olayda kasanın anahtar kullanılarak açıldığı anlaşıldığına göre, ziynet eşyalarının teminat dışında kaldığının kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece ziynet eşyalarına ilişkin sigorta bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2781 E. 2019/8 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ihtarname · maddi tazminat · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın «ihtarnameyi» tebellüğ tarihinde «temerrüde» düştüğünün kabulü ile, davaya konu eşyaların değerinin bu tarih itibariyle hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan değere hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben göndermiş olduğu 16.03.2004 tarihli «ihtarname» ile kiralık kasaya konulmuş olan eşyayı talep etmiş ve anılan ihtarname muhatap bankaya 22.03.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3782 E. 2013/22046 K.
Ortak:teminat kapsamı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçede kasanın anahtar veya şifre kullanılarak açılmasının «teminat» dışı kalacağı belirtilmiş ise de, kasanın gardrop içindeki şifreli çantada bulunan yedek anahtarın temini suretiyle açıldığının «tanık beyanı» ile sabit olduğu, davalının, ziynet eşyalarının öngörülen şekilde saklanmadığının ve kasanın anahtar kullanılarak açılmasının kloza aykırı olduğu iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, ziynet eşyalarının sigorta bedelinin toplam (57.213) TL olup bunun %5'nin «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafından yapılan (6.900) TL ödeme düşüldüğünde 23.09.2008 tarihi itibariyle davacının (11.223,33) TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne,davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, (11.223,33) TL alacak yönünden takibin devamına, alacağa 23.09.2008 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, icra «masrafları» ve «icra vekalet ücretinin» kısmi ödemeden «mahsup» edildiğinden yeniden tahsiline yer olmadığına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili; poliçe ile «teminat» altına alınan «hasarın» ekspertiz raporunda (6900) TL olarak hesaplandığını, bu bedeli davacıya ödemek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, ziynet eşyaları ile ilgili bir yükümlülükleri bulunmadığını, zira ziynet eşyalarının saklandıkları çelik kasanın anahtarla açılması nedeniyle teminat dışı kaldığını, talep edilen alacağın «kesin» ve likit olmadığını, takipten sonra iş bu davadan önce davacıya (6.900) TL ödeme yaptıklarını, poliçeden kaynaklanan sorumluklarının sona erdiğini savunarak, davan …
2- Ancak Poliçe Genel Şartlarının A.3-7.b maddesinde açıkça, anahtar ile yapılan «hırsızlıkların» «teminat» harici olduğunun belirtildiğine ve somut olayda kasanın anahtar kullanılarak açıldığı anlaşıldığına göre, ziynet eşyalarının teminat dışında kaldığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaAncak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · maddi tazminat · sigorta poliçesi · temsil
Benzer bu karardaDava, «sigorta poliçesine» dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kasa içerisinde 9.000.00 TL nakit para olduğu iddia edilmiş, davalı «temsilcisince» de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ancak, bilirkişi raporunda belirlenen kasa mevcudundan hareketle mahkemece, bakiye 11.000.00 TL için de kabul kararı verilmiştir.
Ancak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10069 E. 2012/16838 K.
Ortak:hırsızlık · teminat
İncelediğiniz kararda2- Ancak Poliçe Genel Şartlarının A.3-7.b maddesinde açıkça, anahtar ile yapılan «hırsızlıkların» «teminat» harici olduğunun belirtildiğine ve somut olayda kasanın anahtar kullanılarak açıldığı anlaşıldığına göre, ziynet eşyalarının teminat dışında kaldığının kabulü gerekir.
Davalı vekili; poliçe ile «teminat» altına alınan «hasarın» ekspertiz raporunda (6900) TL olarak hesaplandığını, bu bedeli davacıya ödemek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, ziynet eşyaları ile ilgili bir yükümlülükleri bulunmadığını, zira ziynet eşyalarının saklandıkları çelik kasanın anahtarla açılması nedeniyle teminat dışı kaldığını, talep edilen alacağın «kesin» ve likit olmadığını, takipten sonra iş bu davadan önce davacıya (6.900) TL ödeme yaptıklarını, poliçeden kaynaklanan sorumluklarının sona erdiğini savunarak, davan …
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçede kasanın anahtar veya şifre kullanılarak açılmasının «teminat» dışı kalacağı belirtilmiş ise de, kasanın gardrop içindeki şifreli çantada bulunan yedek anahtarın temini suretiyle açıldığının «tanık beyanı» ile sabit olduğu, davalının, ziynet eşyalarının öngörülen şekilde saklanmadığının ve kasanın anahtar kullanılarak açılmasının kloza aykırı olduğu iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, ziynet eşyalarının sigorta bedelinin toplam (57.213) TL olup bunun %5'nin «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafından yapılan (6.900) TL ödeme düşüldüğünde 23.09.2008 tarihi itibariyle davacının (11.223,33) TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne,davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, (11.223,33) TL alacak yönünden takibin devamına, alacağa 23.09.2008 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, icra «masrafları» ve «icra vekalet ücretinin» kısmi ödemeden «mahsup» edildiğinden yeniden tahsiline yer olmadığına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait evde, davalının geniş kapsamlı ev poliçesi ile «sigorta teminatı» sürerken «hırsızlık» olayının gerçekleştiği, çalınan elektronik eşyalar ile tarihi eserlerin poliçede belirlenen sigorta bedellerinin çalındıkları tarihteki değerinden düşük gösterildiği yani bu eşyalar yönünden eksik sigorta söz konusu olduğu, bu nedenle TTK'nun 1288. maddesi gereğince bu eşyalar için ödenecek tazminat miktarı hesaplanırken sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki oranın dikkate alınması gerektiği, buna göre belirlenen sürprime tabi elektronik eşya için 1.195,32 TL ve tarihi eşya için 4.870,90 TL'nin kadri marufuna uygun olduğu, çalınan normal eşya rayicinin 3.900 TL olduğu, ziynet eşyalarının kasadan çalınmamış olmaları nedeniyle poliçedeki «özel şart» dikkate alınarak bu eşyalar için davalının 4.000 TL ödemesi gerektiği, çalınan açıktaki nakit paranın teminat dışında kaldığı, davacının olay nedeniyle davalıdan t …
2- Ancak, kasadan çalındığı iddia edilen ziynet eşyaları yönünden, mahkemece bu ziynet eşyalarının kasadan çalınmamış olduğu gerekçesi ile «poliçe özel şartı» gereğince 4.000 TL ile sigortacının sorumluluğuna karar verilmiş ise de, dosyada bulunan eksper raporunda sigortalının kızının odasında bulunan çelik kasanın, anahtarı ile açılarak içindeki ziynet eşyalarının alındığının, ancak kasanın Emniyette bulunması nedeni ile görülemediğinin belirtilmiş olmasına, bilirkişi raporlarında da seyyar kasanın evin dışına çıkarılarak kasanın açıldığının ve ziynet eşyalarının çalındığının belirlenmiş bulunmasına göre, mahkemece söz konusu kasanın niteliği ve poliçe kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmaksızın bu kapsamda talep edilen ziynet eşyalarının «teminat» dışında bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta teminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait evde, davalının geniş kapsamlı ev poliçesi ile «sigorta teminatı» sürerken «hırsızlık» olayının gerçekleştiği, çalınan elektronik eşyalar ile tarihi eserlerin poliçede belirlenen sigorta bedellerinin çalındıkları tarihteki değerinden düşük gösterildiği yani bu eşyalar yönünden eksik sigorta söz konusu olduğu, bu nedenle TTK'nun 1288. maddesi gereğince bu eşyalar için ödenecek tazminat miktarı hesaplanırken sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki oranın dikkate alınması gerektiği, buna göre belirlenen sürprime tabi elektronik eşya için 1.195,32 TL ve tarihi eşya için 4.870,90 TL'nin kadri marufuna uygun olduğu, çalınan normal eşya rayicinin 3.900 TL olduğu, ziynet eşyalarının kasadan çalınmamış olmaları nedeniyle poliçedeki «özel şart» dikkate alınarak bu eşyalar için davalının 4.000 TL ödemesi gerektiği, çalınan açıktaki nakit paranın teminat dışında kaldığı, davacının olay nedeniyle davalıdan t …
2- Ancak, kasadan çalındığı iddia edilen ziynet eşyaları yönünden, mahkemece bu ziynet eşyalarının kasadan çalınmamış olduğu gerekçesi ile «poliçe özel şartı» gereğince 4.000 TL ile sigortacının sorumluluğuna karar verilmiş ise de, dosyada bulunan eksper raporunda sigortalının kızının odasında bulunan çelik kasanın, anahtarı ile açılarak içindeki ziynet eşyalarının alındığının, ancak kasanın Emniyette bulunması nedeni ile görülemediğinin belirtilmiş olmasına, bilirkişi raporlarında da seyyar kasanın evin dışına çıkarılarak kasanın açıldığının ve ziynet eşyalarının çalındığının belirlenmiş bulunmasına göre, mahkemece söz konusu kasanın niteliği ve poliçe kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmaksızın bu kapsamda talep edilen ziynet eşyalarının «teminat» dışında bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2220 E. , 2011/12515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/433-2009/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya Konut Paket Poliçesi ile sigortalı konutundan ziynet eşyası, laptop bilgisayar ve iki adet el dokuma halının çalındığını, zararı karşılaması için davalıya başvurduklarını, ancak davalının ödeme yapmadığı gibi başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; poliçe ile teminat altına alınan hasarın ekspertiz raporunda (6900) TL olarak hesaplandığını, bu bedeli davacıya ödemek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, ziynet eşyaları ile ilgili bir yükümlülükleri bulunmadığını, zira ziynet eşyalarının saklandıkları çelik kasanın anahtarla açılması nedeniyle teminat dışı kaldığını, talep edilen alacağın kesin ve likit olmadığını, takipten sonra iş bu davadan önce davacıya (6.900) TL ödeme yaptıklarını, poliçeden kaynaklanan sorumluklarının sona erdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçede kasanın anahtar veya şifre kullanılarak açılmasının teminat dışı kalacağı belirtilmiş ise de, kasanın gardrop içindeki şifreli çantada bulunan yedek anahtarın temini suretiyle açıldığının tanık beyanı ile sabit olduğu, davalının, ziynet eşyalarının öngörülen şekilde saklanmadığının ve kasanın anahtar kullanılarak açılmasının kloza aykırı olduğu iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, ziynet eşyalarının sigorta bedelinin toplam (57.213) TL olup bunun %5'nin teminat kapsamında olduğu, davalı tarafından yapılan (6.900) TL ödeme düşüldüğünde 23.09.2008 tarihi itibariyle davacının (11.223,33) TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne,davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, (11.223,33) TL alacak yönünden takibin devamına, alacağa 23.09.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra masrafları ve icra vekalet ücretinin kısmi ödemeden mahsup edildiğinden yeniden tahsiline yer olmadığına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak Poliçe Genel Şartlarının A.3-7.b maddesinde açıkça, anahtar ile yapılan hırsızlıkların teminat harici olduğunun belirtildiğine ve somut olayda kasanın anahtar kullanılarak açıldığı anlaşıldığına göre, ziynet eşyalarının teminat dışında kaldığının kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece ziynet eşyalarına ilişkin sigorta bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033592500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz