Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2208 E. 2011/12509 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık sözleşmesi↗ sahte kimlik↗ uygun illiyet bağı↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ bankacılık işlemi↗ pasif husumet ehliyeti↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ husumet ehliyeti↗ eş rızası↗ reeskont faizi↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ pasif husumet↗ yenileme↗ vade↗ taraf ehliyeti↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/2208 E. , 2011/12509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2007/118-2009/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 3. kişilerin müvekkilinin internet şifresini ele geçirerek 19.12.2006 tarihinde müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 12.300 USD'nın başka hesaplara aktararak çektiğini, diğer davalı ...Ş'nin kayıp gerekçesiyle ve sahte belgelerle müracatta bulunan 3.kişilere yeni bir sim kart vermek suretiyle, banka hesabına tanımlı cep telefonunu bu kimselerin kullanımına açtığını, böylelikle işlem sırasında banka tarafından SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrenin bu kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, oluşan zarardan her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, (12.300) USD'nın 19.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, sim kartı yenilenmesi ile zarar arasında uygun illiyet bağı olmadığını, davalı ... vekili ise; davacı ile imzaladıkları elektronik bankacılık sözleşmesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, davacının şifre ve parola bilgileri ile sim kartının başkalarının eline geçmesinde kusurları olmadığını, zarardan bankanın sunduğu güvenlik tedbirlerini kullanmayan davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın farklı bir IP numarasından birden fazla başarısız deneme yapılmasına rağmen uyarı sistemi olmaması nedeniyle işlemi zamınında tespit edemediğinden, davalı ...Ş nin sahte belgelerle yapılan başvuru sırasında yeterli inceleme yapmaksızın davacının sim kartını 3. kişilere verdiğinden ve böylelikle sahte bankacılık işleminin tamamlanmasına neden olduğundan kusurlu oldukları gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 2460 USD'nın davalı ... bankasından, 7.380 USD'nın davalı ...Ş den dava tarihinden itibaren işleyecek %7,5 ve değişken oranlarda faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... Hiz. AŞ.’nin temyiz istemine gelince; dava, banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nun 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda mahkemece, GSM şirketinin abone merkezinden sim kartın kaybedildiğinden bahisle sahte kimlikle yeniden çıkartıldığı, şirketin kimlik kontrolü yapmadığı, sim kartın yetkisiz kişilerin ellerine geçmesini engellemek için gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle, kusurlu kabul edilmiştir. Oysa, dava konusu olayda davacının banka hesabında bulunan para 3. kişiler tarafından rızası hilafına alınmış olup, dolandırıcılık eylemi bankaya karşı işlenmiştir. Banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir dava da GSM şirketi aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla mahkemece, davalı GSM şirketi hakkında davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5824 E. 2011/15918 K.
Ortak:sahte kimlik · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · eş rızası · dolandırıcılık · mahsup · pasif husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa, dava konusu olayda davacının banka hesabında bulunan para 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alınmış olup, «dolandırıcılık» eylemi bankaya karşı işlenmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa, dava konusu olayda davacının banka hesabında bulunan para 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alınmış olup, «dolandırıcılık» eylemi bankaya karşı işlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği
Benzer bu kararda… göre, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, 13.000 USD ve 15.615 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4843 E. 2012/7249 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · internet bankacılığı · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
Ancak, davacı ile dava dışı şirket arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar aslında davalı bankanın zararıdır.
Şayet usulsüz işlemde davalı dışı GSM şirketinin bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı mevduatı «saklamakla yükümlü» zarar gören davalı bankaya aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14734 E. 2012/9735 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · mahsup · yenileme · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Davalı ...Ş vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığını, sim kartı «yenilenmesi» ile zarar arasında «uygun illiyet bağı» olmadığını, davalı ... vekili ise; davacı ile imzaladıkları elektronik «bankacılık sözleşmesi» uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, davacının şifre ve parola bilgileri ile sim kartının başkalarının eline geçmesinde kusurları olmadığını, zarardan bankanı …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur» nedeniyle hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · üçüncü kişi · haksız fiil · yasal faiz · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının GSM Sim kartının kayıt bilgilerini «üçüncü kişi» Zafer Polat ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...'in ise söz konusu parayı almasından dolayı «haksız fiil» hükümleri uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 22.000 TL'nın 14.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının «internet bankacılığı işlemlerinde» kullandığı telefon hattı 20.02.2001 tarihinden beri dava dışı kişi adına kayıtlı olup davacının hesabında davaya konu hesaptan daha önce bu hattan işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı espit edilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, söz konusu hattın «yenilenip» yenilenmediğinin ilgili GSM şirketinden «kesin» olarak saptanması, bankacı, hukukçu ve bilişim sistemleri konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulacak heyetten, gerekirse davalı banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut olayda mahkemece, davacının GSM sim kartının kayıt bilgilerini «üçüncü kişi» ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gibi hükme esas tutulan bilirkişi raporu da konunun uzmanı bir bilirkişi tarafından düzenlenmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2208 E. , 2011/12509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2007/118-2009/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;
3. kişilerin müvekkilinin internet şifresini ele geçirerek 19.12.2006 tarihinde müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 12.300 USD'nın başka hesaplara aktararak çektiğini, diğer davalı ...Ş'nin kayıp gerekçesiyle ve sahte belgelerle müracatta bulunan 3.kişilere yeni bir sim kart vermek suretiyle, banka hesabına tanımlı cep telefonunu bu kimselerin kullanımına açtığını, böylelikle işlem sırasında banka tarafından SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrenin bu kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, oluşan zarardan her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, (12.300) USD'nın 19.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, sim kartı yenilenmesi ile zarar arasında uygun illiyet bağı olmadığını, davalı ... vekili ise; davacı ile imzaladıkları elektronik bankacılık sözleşmesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, davacının şifre ve parola bilgileri ile sim kartının başkalarının eline geçmesinde kusurları olmadığını, zarardan bankanın sunduğu güvenlik tedbirlerini kullanmayan davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın farklı bir IP numarasından birden fazla başarısız deneme yapılmasına rağmen uyarı sistemi olmaması nedeniyle işlemi zamınında tespit edemediğinden, davalı ...Ş nin sahte belgelerle yapılan başvuru sırasında yeterli inceleme yapmaksızın davacının sim kartını 3. kişilere verdiğinden ve böylelikle sahte bankacılık işleminin tamamlanmasına neden olduğundan kusurlu oldukları gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 2460 USD'nın davalı ... bankasından, 7.380 USD'nın davalı ...Ş den dava tarihinden itibaren işleyecek %7,5 ve değişken oranlarda faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... Hiz. AŞ.’nin temyiz istemine gelince; dava, banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nun 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda mahkemece, GSM şirketinin abone merkezinden sim kartın kaybedildiğinden bahisle sahte kimlikle yeniden çıkartıldığı, şirketin kimlik kontrolü yapmadığı, sim kartın yetkisiz kişilerin ellerine geçmesini engellemek için gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle, kusurlu kabul edilmiştir. Oysa, dava konusu olayda davacının banka hesabında bulunan para 3. kişiler tarafından rızası hilafına alınmış olup, dolandırıcılık eylemi bankaya karşı işlenmiştir. Banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir dava da GSM şirketi aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla mahkemece, davalı GSM şirketi hakkında davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Hiz. AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 67,20 TL temyiz başvuru harcının ve 334,00 TL temyiz ilam harcının Ziraat Bankası A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Avea'ya iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033588600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz