6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2090 E. 2011/11614 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı geç teslim makul süre ticari defter yasal faiz teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42 · TTK — TTK 779

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (taşımanın hangi yolla yapıldığının tespiti ile tabi olduğu yasa, uluslararası anlaşma ve sözleşme şartları belirlenip birlikte değerlendirilerek makul sürenin ne olduğu, dava konusu taşımanın makul süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin aralarında taşıma işlerinden anlayan uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taşımanın havayolu ile yapıldığı ve TTK’nun 779 ve 780/1 maddeleri uyarınca makul sürede yapılmayan taşıma nedeniyle davacılardan kuaförün cirosunun yarısı 4.460 Euro’nun tazminin gerektiği ve taşıma ücretinin yarısının istenebileceği gerekçesiyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, diğer davacı için 4.460,50 Euro’nun davalıdan tahsiline ve birleşen davanın kısmen kabulüyle icra takibinin 1.171,45 TL olarak devamına karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Dava, uluslararası taşımada emtianın geç teslimi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Tazminat istemiyle açılan asıl davada davacı tarafın geç teslim edilen broşürler nedeniyle zarara uğradığı mahkemece kabul edilmiştir. Ancak, uğranılan bu zararın usule uygun şekilde tespiti gerekir. Davacı tarafın gecikmeye dayalı başkaca zararı da ispat edilemediğine göre BK 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının ticari defteri olduğu ileri sürülen hiçbir resmiyeti ve dayanağı bulunmayan imzasız, yabancı dildeki tercümesiz fotokopi kağıtlardaki rakamlardan hareketle davacının cirosu üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.

3) Birleşen davada ise; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ve icra takibine konu edilen faiz talebine niçin itibar edilmediği açıklanmadan yasal faize hükmedilmesi de yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3085 E. 2020/193 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2090 E.  ,  2011/11614 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

SAYISI 2003/349 ESAS

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/12/2009 tarih ve 2007/403-2009/756 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacılar-birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirketin 10.000 adet bastırdığı broşürü Viyana’da bulunan diğer müvekkiline göndermek üzere davalıya teslim ettiğini, broşürlerin noel tatilinden önce teslim edilmesi gerekirken 11.12.2001 tarihinde teslim edildiği için kuaför olan müvekkilinin ciro kaybına uğradığını ileri sürerek, şimdilik müvekkili şirket için 5.130,04 TL’nin tahsilini, diğer müvekkili için 9213.Euro’nun tahsilini, birleşen davanın ise reddiyle aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, davacı şirket ile sözleşme akdettiklerinden diğer davacının taraf sıfatı bulunmadığını, ekonomik gönderi türünün tercih edildiğini, teslim süresinin makul olduğunu, zararın taşımadan kaynaklandığının kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada davalı şirketin taşıma sözleşmesinde belirlenen ödeme periyoduna uyulmadığından vade farkı faturasının tebliğ edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (taşımanın hangi yolla yapıldığının tespiti ile tabi olduğu yasa, uluslararası anlaşma ve sözleşme şartları belirlenip birlikte değerlendirilerek makul sürenin ne olduğu, dava konusu taşımanın makul süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin aralarında taşıma işlerinden anlayan uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taşımanın havayolu ile yapıldığı ve TTK’nun 779 ve 780/1 maddeleri uyarınca makul sürede yapılmayan taşıma nedeniyle davacılardan kuaförün cirosunun yarısı 4.460 Euro’nun tazminin gerektiği ve taşıma ücretinin yarısının istenebileceği gerekçesiyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, diğer davacı için 4.460,50 Euro’nun davalıdan tahsiline ve birleşen davanın kısmen kabulüyle icra takibinin 1.171,45 TL olarak devamına karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Dava, uluslararası taşımada emtianın geç teslimi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Tazminat istemiyle açılan asıl davada davacı tarafın geç teslim edilen broşürler nedeniyle zarara uğradığı mahkemece kabul edilmiştir. Ancak, uğranılan bu zararın usule uygun şekilde tespiti gerekir. Davacı tarafın gecikmeye dayalı başkaca zararı da ispat edilemediğine göre BK 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının ticari defteri olduğu ileri sürülen hiçbir resmiyeti ve dayanağı bulunmayan imzasız, yabancı dildeki tercümesiz fotokopi kağıtlardaki rakamlardan hareketle davacının cirosu üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.

3) Birleşen davada ise; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ve icra takibine konu edilen faiz talebine niçin itibar edilmediği açıklanmadan yasal faize hükmedilmesi de yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2)ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032790100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.