Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/315 E. 2024/2821 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin delil↗ tanıma↗ kamu düzenine aykırılık↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kamu düzeni↗ hukuki yarar↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2018/522 E., 2019/388 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2683 E., 2022/325 kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6513 E., 2023/2161 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın kamu düzenine aykırılık nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Yabancı Mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıma şartlarının bulunmadığını davacının kötü niyetli olarak bu yola başvurduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Yabancı Mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6513 E. 2023/2161 K.
Ortak:kesin delil · tanıma · kamu düzenine aykırılık · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6513 E., 2023/2161 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2683 E., 2022/325 kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tanıma» şartlarının bulunmadığını davacının kötü niyetli olarak bu yola başvurduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını ve bu sebeple dava «şartı yokluğundan» davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini, «kesin delil» elde etmek amacıyla işbu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · usulden reddi · dosya masrafı
Benzer bu karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
… işiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6513 E. 2023/2161 K.
Ortak:kesin delil · tanıma · kamu düzenine aykırılık · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6513 E., 2023/2161 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2683 E., 2022/325 kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tanıma» şartlarının bulunmadığını davacının kötü niyetli olarak bu yola başvurduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını ve bu sebeple dava «şartı yokluğundan» davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini, «kesin delil» elde etmek amacıyla işbu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · usulden reddi · dosya masrafı
Benzer bu karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
… işiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6513 E. 2023/2161 K.
Ortak:kesin delil · tanıma · kamu düzenine aykırılık · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6513 E., 2023/2161 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2683 E., 2022/325 kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tanıma» şartlarının bulunmadığını davacının kötü niyetli olarak bu yola başvurduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını ve bu sebeple dava «şartı yokluğundan» davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini, «kesin delil» elde etmek amacıyla işbu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · usulden reddi · dosya masrafı
Benzer bu karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı mahkemede açtığı davanın usulden reddedildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararında da davalının hatalı bilgilendirmeye dayanan aldatma eyleminin açıkça ifade edildiğini, davacının «kesin delil» elde etmek ya da kesin hükme dayanarak müvekkillerinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olarak karar elde edebilmek için bu davayı açtığını ileri sürerek …
… işiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5984 E. 2014/12332 K.
Ortak:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilince tebliğe ilişkin evrakın dosyaya «ibraz» edilmediği, 26.01.2011 tarihinde ilgili evrakı ibraz etmek üzere davacı vekiline süre verildiği, ibraz edilmemesi üzerine bu kez 15.03.2012 tarihli celsede «kesin süre» verildiği, bu sürede de davacı vekilince tebliğe ilişkin evrakın sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ğini, bu kapsamda Almanya Krefeld Eyalet Mahkemesi'nde açmış oldukları davanın kabul kararı ile sonuçlanıp kesinleştiğini ileri sürerek, değinilen mahkeme kararının «tenfizine» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı vekilinin tenfize konu davanın tebliğ evrakını, verilen «kesin» sürelere rağmen sunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · kesin süre · tenfiz · ek tasfiye · terkin
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkeme tarafından davacı vekiline, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» yönünde dava açması için süre verilmiş, verilen süreye rağmen davacı vekili tarafından ihya talebinde bulunulmadığı bildirilmişse de mahkeme karar gerekçesinde, davacı tarafça «tenfizi» istenen ilamın dava dilekçesi ve gerekçeli karar ilamının tebliğine ilişkin evrakı sunmadığı açıklamasına yer verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davalı şirketin, dava tarihi itibari ile «tasfiye» edilerek «ticaret sicilinden terkin» edildiği, bu haliyle davalı olarak gösterilen şirketin yargılama sırasında «temsil» edilmediği, bir başka anlatımla davada taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilince tebliğe ilişkin evrakın dosyaya «ibraz» edilmediği, 26.01.2011 tarihinde ilgili evrakı ibraz etmek üzere davacı vekiline süre verildiği, ibraz edilmemesi üzerine bu kez 15.03.2012 tarihli celsede «kesin süre» verildiği, bu sürede de davacı vekilince tebliğe ilişkin evrakın sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 - Dava yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/315 E. , 2024/2821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1233 Esas, 2023/2092 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yabancı mahkeme kararının tanınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Krefeld Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.2013 tarihli ve 5 O 211/09 sayılı kararının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini, kesin delil elde etmek amacıyla işbu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2018/522 E., 2019/388 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2683 E., 2022/325 kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6513 E., 2023/2161 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın kamu düzenine aykırılık nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Yabancı Mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıma şartlarının bulunmadığını davacının kötü niyetli olarak bu yola başvurduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Yabancı Mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032238300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz