Bilirkişi raporuna itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6327 E. 2024/2714 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ müktesep hak↗ derdestlik↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ yenileme↗ marka hakkına tecavüz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/406 E., 2019/476 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka başvurusunun reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/32296, 2014/32062, 2013/10807 sayılı ve "...+şekil", "...+şekil", "... Türkiye'nin Peyniri+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının ise bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ÜG ... Süt Ürünleri+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, 2017/69034 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından davalının başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle yerinde görülmediğini, oysa "..." markasının müvekkili tarafından kuruluşundan beri kullanılan bir marka olduğunu, müvekkilinin süt ve süt ürünleri pazarında lider, tanınmış bir şirket olduğunu, iptali istenen Kurum kararında, müvekkilinin tüm tescilli markalarına yer verilmeksizin yalnızca 3 markası incelenerek, başvuru sahibinin markasının itiraz gerekçesi müvekkili markalarından daha eski tarihli olduğundan müktesep hak teşkil ettiği gerekçesine yer verildiğini, ancak müvekkilinin davalı şirketten çok daha önce tescil edildiğini, dava konusu marka başvurusunu yapan davalının müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu, davalının markasında ön plana çıkardığı "..." sözcüğünün sadece davalı şirketin ticaret unvanında yer alan bir sözcük olduğunu, buna rağmen ticaret unvanı kullanımında amaç aşılmak sureti ile ticaret unvanı kısaltılıp ürün ambalajlarında ve ürün tanıtımlarında, etiketlerinde tescil edilmeksizin marka olarak kullanıldığını, itiraz edilen şirketin kullandığı ve reklamını yaptığı "..." ibaresinin, dava konusu YİDK kararının aksine müvekkili şirkete ait tescilli ve uzun yıllardır tanınmış, hemen hemen herkes tarafından bilinen ve meşhur olan "..." markası ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, "..." ibaresinin, aynı zamanda haksız rekabet yarattığını, "ÜG ..." ismi ile tescilli olan davalıya karşı haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan davanın derdest olduğunu, itiraz edilen şirketin müvekkilleri şirkete ait markayı ihlal eder şekilde kullandığının Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/43 D.iş sayılı kararına sunulan 07.08.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın sürdüğünü, mahkemenin 2018/229 E. ve 2018/776 K. sayılı dosyasıyla davalı şirket yetkilisi hakkında ceza verildiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018/M-7531 sayılı kararın iptaline ve davalı marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını, davalının başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "üg ..." markasının 2002/17480 numarası ile yaklaşık 16 yıldır müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin kendi markasının dışında bir başvuru yapmadığını, davacının uzun yıllardır "..." markasını kullandığını beyan ettiğini, müvekkilinin de uzun yıllardır markasını kullandığını, tescilin ortadan kalkmadığını, davalının iltibas hakkındaki beyanlarının da kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/69034 sayılı davalı şirket başvurusunun, davacı şirket markaları ile 29. sınıfta yer alan "..Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri." ile 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri. … mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olarak kabul edilebileceği, bununla birlikte davalı şirketin önceki tarihli 2002/17430 sayılı markası nedeniyle anılan mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakka sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki markanın mal ve hizmet kapsamının aynı olduğunu, markaların şekil olarak da aynılık izlenimi yarattığını, gerekçeli kararın kendi içinde çeliştiğini, her iki markanın hem mal ve hizmet sınıfları hem de şekil anlamında benzerliği kabul edildiği halde açıklaması yetersiz şekilde davanın reddi yönünde kendi içinde birbirine zıt bir hüküm kurulduğunu, hükme esas alınmış bulunan bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, kazanılmış hak değerlendirmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre davalının marka üzerinde kazanılmış hakka sahip olduğu kabulünün hiçbir yasal koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar "ÜG ... Süt Ürünleri+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıftaki "..Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri." ile 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri. … mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi mevcut ise de davalının adına tescilli 2002/17430 sayılı "ÜG ..." ibareli markasından kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden müktesep hakkının olduğu, zira davalının önceki markasının asli unsurunu dava konusu başvuruda koruduğu gibi davacı markalarına da yanaşılmadığı, yine önceki markanın uzun süreli kullanım şartını karşıladığı ve marka kapsamının da genişletilmediği, bu nedenle davacının anılan mal ve hizmetler yönünden başvurunun tesciline engel olamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14626 E. 2011/8716 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · isticvap · cari hesap · kesin süre · temerrüt faizi · temerrüt · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1338 E. 2024/4445 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… lli markalarına yer verilmeksizin yalnızca 3 markası incelenerek, başvuru sahibinin markasının itiraz gerekçesi müvekkili markalarından daha eski tarihli olduğundan «müktesep hak» teşkil ettiği gerekçesine yer verildiğini, ancak müvekkilinin davalı şirketten çok daha önce tescil edildiğini, dava konusu marka başvurusunu yapan davalının müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu, davalının markasında ön plana çıkardığı "..." sözcüğünün sadece davalı şirketin ticaret unvanında yer alan bir sözcük olduğunu, buna rağmen «ticaret unvanı» kullanımında amaç aşılmak sureti ile ticaret unvanı kısaltılıp ürün ambalajlarında ve ürün tanıtımlarında, etiketlerinde tescil edilmeksizin marka olarak kullanıldığını, itiraz edilen şirketin kullandığı ve reklamını yaptığı "..." ibaresinin, dava konusu YİDK kararının aksine müvekkili şirkete ait tescilli ve uzun yıllardır tanınmış, hemen hemen herkes tarafından bilinen ve meşhur olan "..." markası ile «iltibas» yaratacak nitelikte olduğunu, "..." ibaresinin, aynı zamanda «haksız rekabet» yarattığını, "ÜG ..." ismi ile tescilli olan davalıya karşı haksız rekabet ve «marka hakkına tecavüz» nedeniyle açılan davanın «derdest» olduğunu, itiraz edilen şirketin müvekkilleri şirkete ait markayı ihlal eder şekilde kullandığının Kayseri 4.
… avacının uzun yıllardır "..." markasını kullandığını beyan ettiğini, müvekkilinin de uzun yıllardır markasını kullandığını, tescilin ortadan kalkmadığını, davalının «iltibas» hakkındaki beyanlarının da kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/69034 sayılı davalı şirket başvurusunun, davacı şirket markaları ile 29. sınıfta yer alan "..Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Benzer bu kararda2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının tespitinde belirleyici unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ziya · istinaf incelemesi · iptal davası · uyuşmazlık konusu · yargılama gideri · ayırt edicilik
Benzer bu kararda2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının tespitinde belirleyici unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… i ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "MMPANADOLU” ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği" "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının esasen herkesin kullanımına açık "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, dava konusu markada markanın başında yer alan "MMP" ibaresinin bu markayı davacının itiraza mesnet markalarından farklılaştırdığı, buna göre tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, İlk Derece Mahkemesi kararının diğer davalı tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf …
… tan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetleri bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
… rasında ortak olan "ANADOLU" ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğunu, başvurudaki ibarenin farklılaşmayı sağladığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6327 E. , 2024/2714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1146 Esas, 2022/586 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/406 E., 2019/476 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka başvurusunun reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/32296, 2014/32062, 2013/10807 sayılı ve "...+şekil", "...+şekil", "... Türkiye'nin Peyniri+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının ise bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ÜG ... Süt Ürünleri+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, 2017/69034 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından davalının başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle yerinde görülmediğini, oysa "..." markasının müvekkili tarafından kuruluşundan beri kullanılan bir marka olduğunu, müvekkilinin süt ve süt ürünleri pazarında lider, tanınmış bir şirket olduğunu, iptali istenen Kurum kararında, müvekkilinin tüm tescilli markalarına yer verilmeksizin yalnızca 3 markası incelenerek, başvuru sahibinin markasının itiraz gerekçesi müvekkili markalarından daha eski tarihli olduğundan müktesep hak teşkil ettiği gerekçesine yer verildiğini, ancak müvekkilinin davalı şirketten çok daha önce tescil edildiğini, dava konusu marka başvurusunu yapan davalının müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu, davalının markasında ön plana çıkardığı "..." sözcüğünün sadece davalı şirketin ticaret unvanında yer alan bir sözcük olduğunu, buna rağmen ticaret unvanı kullanımında amaç aşılmak sureti ile ticaret unvanı kısaltılıp ürün ambalajlarında ve ürün tanıtımlarında, etiketlerinde tescil edilmeksizin marka olarak kullanıldığını, itiraz edilen şirketin kullandığı ve reklamını yaptığı "..." ibaresinin, dava konusu YİDK kararının aksine müvekkili şirkete ait tescilli ve uzun yıllardır tanınmış, hemen hemen herkes tarafından bilinen ve meşhur olan "..." markası ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, "..." ibaresinin, aynı zamanda haksız rekabet yarattığını, "ÜG ..." ismi ile tescilli olan davalıya karşı haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan davanın derdest olduğunu, itiraz edilen şirketin müvekkilleri şirkete ait markayı ihlal eder şekilde kullandığının Kayseri 4.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/43 D.iş sayılı kararına sunulan 07.08.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın sürdüğünü, mahkemenin 2018/229 E. ve 2018/776 K. sayılı dosyasıyla davalı şirket yetkilisi hakkında ceza verildiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018/M-7531 sayılı kararın iptaline ve davalı marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını, davalının başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "üg ..." markasının 2002/17480 numarası ile yaklaşık 16 yıldır müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin kendi markasının dışında bir başvuru yapmadığını, davacının uzun yıllardır "..." markasını kullandığını beyan ettiğini, müvekkilinin de uzun yıllardır markasını kullandığını, tescilin ortadan kalkmadığını, davalının iltibas hakkındaki beyanlarının da kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/69034 sayılı davalı şirket başvurusunun, davacı şirket markaları ile 29. sınıfta yer alan "..Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri." ile 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri. … mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olarak kabul edilebileceği, bununla birlikte davalı şirketin önceki tarihli 2002/17430 sayılı markası nedeniyle anılan mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakka sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki markanın mal ve hizmet kapsamının aynı olduğunu, markaların şekil olarak da aynılık izlenimi yarattığını, gerekçeli kararın kendi içinde çeliştiğini, her iki markanın hem mal ve hizmet sınıfları hem de şekil anlamında benzerliği kabul edildiği halde açıklaması yetersiz şekilde davanın reddi yönünde kendi içinde birbirine zıt bir hüküm kurulduğunu, hükme esas alınmış bulunan bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, kazanılmış hak değerlendirmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre davalının marka üzerinde kazanılmış hakka sahip olduğu kabulünün hiçbir yasal koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar "ÜG ... Süt Ürünleri+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıftaki "..Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri." ile 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. …Patates cipsleri.
… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi mevcut ise de davalının adına tescilli 2002/17430 sayılı "ÜG ..." ibareli markasından kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden müktesep hakkının olduğu, zira davalının önceki markasının asli unsurunu dava konusu başvuruda koruduğu gibi davacı markalarına da yanaşılmadığı, yine önceki markanın uzun süreli kullanım şartını karşıladığı ve marka kapsamının da genişletilmediği, bu nedenle davacının anılan mal ve hizmetler yönünden başvurunun tesciline engel olamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032196800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz