6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı güven

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12259 E. 2013/17996 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı güven kapora teminat mektubu komisyonu müspet zarar geçersiz sözleşme ipoteğin kaldırılması teminat mektubu cezai şart ipotek hisse devir sözleşmesi ifa sebepsiz zenginleşme komisyon feragat limited şirket geçersizlik ıslah harç dosya masrafı karar verilmesine yer olmadığına teminat

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin şekle uyulmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şart hükmünün de geçersiz bulunduğu, davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerince talep edebileceği, sözleşme kapsamında ödenen kapora ve 38.500 TL değerindeki araç bedelinin dava açıldıktan sonra davacıya ödendiği, diğer aracın usulünce devredilmediği, davacının devir bedelini ödemek için banka kredisi aldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davacının aldığı teminat mektubunun süreli olduğu ve süresinde nakde çevrilmediği, teminat mektubu alınması nedeniyle davacının zarara uğramadığı, talep olunan diğer maddi zarar kalemlerinin yeterince açık olmadığı ve bunların isbatına yönelik delil sunulmadığı, davacı taraf 22.09.2011 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ise de davacının talebini daralttığı kalemler yönünden davasından feragat ettiğinin kabul edildiği ve bu kapsamda taleplerinin değerlendirildiği, tapu harç masrafı olarak talep edilen 3.500 TL için de harç yatırılmadığı gibi iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle kapora bedeli ile 38.500 TL bedelli araca yönelik talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davacı vekili ve davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.

2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine dayalı cezai şartın ödenmesi, aksi takdirde bu sözleşme uyarınca ödenen bedellerin ve yine bu sözleşme gereğince yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 23.1.2013 gün ve 2012/1126-2013/1500 sayılı bozma ilamında “Geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak ifa istenemeyeceği gibi bu sözleşmeden kaynaklanan menfi-müspet zarar ya da cezai şartın talep edilmesi de mümkün değildir. Taraflar ancak sebepsiz mal edinme hükümlerine göre verdiklerini geri isteme hakkına sahiptirler. Ancak, taraflardan biri karşı taraf üzerinde sözleşmenin ifa edileceği konusunda haklı bir güven oluşturmuş ise bu nedenle yapılan masrafların da istenebilmesi mümkündür. Somut olayda da, davalı taraf geçersiz bulunan sözleşmeye dayalı olarak kaporayı almış, davacının teminat mektubu vermesi ve kendisine ait akaryakıt istasyonu üzerine intifa ve ipotek hakkı tesis ettirmesi üzerine kendisinin verdiği teminat mektubunu geri almış, taşınmazı üzerindeki ipoteğini kaldırmış ve bu şekilde davacı üzerinde sözleşmenin ifa edileceği yönünde haklı bir güven yarattığı” hususu kabul edildiği halde, davacı dava dilekçesinde sözleşme gereğince Petrol Ofisi lehine ipotek tesis edildiği ve bu nedenle teminat mektubu verildiğini belirtmiş olmasına rağmen mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda teminat mektubunun süreli olduğu, sürenin geçtiği ve davacının maddi zarara uğramadığı belirtilmiş ise de, davacı teminat mektubu için komisyon ödediğini belirterek bu nedenle doğan zararının da tazminini istemiştir. Bu durumda mahkemece davacının bu iddiası üzerinde durularak davacının teminat mektubu için komisyon ödeyip ödemediği araştırılarak davacının bu kalem yönünden de zarara uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmemesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönden yaptığı karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.01.2013 gün ve 1126/1500 sayılı bozma kararına bir bent halinde eklenmek suretiyle kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haklı güven

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1126 E. 2013/1500 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7932 E. 2018/2283 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8630 E. 2012/13334 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5052 E. 2024/1274 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6107 E. 2021/3633 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/12259 E.  ,  2013/17996 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

(KADIKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

..

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 27.09.2011 gün ve 2008/10-2011/629 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.01.2013 gün ve 2012/1126-2013/1500 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi ile davalı şirketin ortakları arasında diğer davalı şirketin hisselerinin ve işlettiği akaryakıt istasyonunun devrine ilişkin olarak ön sözleşme imzalandığını, müvekkillinin bu sözleşmenin ifa edileceğini düşünerek sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu kapsamda kapora olarak 141.460 TL ödediğini, sözleşme bedeline mahsuben 50.000 TL ve 38.500 TL bedelli iki adet araç teslim ettiğini, davalı şirketin Petrol Ofisi'nden yakıt alabilmesi için müvekkiline ait akaryakıt istasyonu üzerinde, anılan dava dışı şirket lehine intifa ve ipotek tesis ettirdiğini, aynı şirkete 200.000 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, ayrıca sözleşme bedelini ödemek için 2.500.000 USD kredi kullandığını, davalı tarafın ise sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin ifası için kendilerine gönderilen ihtarnameye ise taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle cevap verdiklerini, söz konusu sözleşmede satıcı olan davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde 500.000 TL cezai şart ödeyeceklerinin düzenlendiğini ileri sürerek, 500.000 TL cezai şart, 141.460 TL kapora bedeli, 88.500 TL araç bedeli, 1.000 TL sözleşmenin ifa edileceğine inanılarak yapılan masraf ve 1.000 TL sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zarar olmak üzere toplam 731.960 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.09.2011 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 5.000 TL cezai şartın ödenmesini, bu talep yerinde görülmediği takdirde kapora bedelinin ve 38.500 TL araç bedelinin dava tarihinden sonra ödendiği gözetilerek hüküm kurulmasını, eksik kalan kapora bedelinin ödenmesini, 50.000 TL bedelli aracın kullanılmasından kaynaklanan 10.000 TL'nin ve tapu harç ve masrafları olarak 3.500 TL'nin tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasında düzenlenen hisse devrine ilişkin protokolün TTK'nın 520. maddesine uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmelerin hak ve borç doğurmayacağını, kapora bedeli ile 38.500 TL değerindeki araç bedelinin davacı tarafa ödendiğini, diğer aracın ise usulünce devredilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin şekle uyulmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şart hükmünün de geçersiz bulunduğu, davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerince talep edebileceği, sözleşme kapsamında ödenen kapora ve 38.500 TL değerindeki araç bedelinin dava açıldıktan sonra davacıya ödendiği, diğer aracın usulünce devredilmediği, davacının devir bedelini ödemek için banka kredisi aldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davacının aldığı teminat mektubunun süreli olduğu ve süresinde nakde çevrilmediği, teminat mektubu alınması nedeniyle davacının zarara uğramadığı, talep olunan diğer maddi zarar kalemlerinin yeterince açık olmadığı ve bunların isbatına yönelik delil sunulmadığı, davacı taraf 22.09.2011 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ise de davacının talebini daralttığı kalemler yönünden davasından feragat ettiğinin kabul edildiği ve bu kapsamda taleplerinin değerlendirildiği, tapu harç masrafı olarak talep edilen 3.500 TL için de harç yatırılmadığı gibi iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle kapora bedeli ile 38.500 TL bedelli araca yönelik talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davacı vekili ve davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.

2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine dayalı cezai şartın ödenmesi, aksi takdirde bu sözleşme uyarınca ödenen bedellerin ve yine bu sözleşme gereğince yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 23.1.2013 gün ve 2012/1126-2013/1500 sayılı bozma ilamında “Geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak ifa istenemeyeceği gibi bu sözleşmeden kaynaklanan menfi-müspet zarar ya da cezai şartın talep edilmesi de mümkün değildir. Taraflar ancak sebepsiz mal edinme hükümlerine göre verdiklerini geri isteme hakkına sahiptirler. Ancak, taraflardan biri karşı taraf üzerinde sözleşmenin ifa edileceği konusunda haklı bir güven oluşturmuş ise bu nedenle yapılan masrafların da istenebilmesi mümkündür.

Somut olayda da, davalı taraf geçersiz bulunan sözleşmeye dayalı olarak kaporayı almış, davacının teminat mektubu vermesi ve kendisine ait akaryakıt istasyonu üzerine intifa ve ipotek hakkı tesis ettirmesi üzerine kendisinin verdiği teminat mektubunu geri almış, taşınmazı üzerindeki ipoteğini kaldırmış ve bu şekilde davacı üzerinde sözleşmenin ifa edileceği yönünde haklı bir güven yarattığı” hususu kabul edildiği halde, davacı dava dilekçesinde sözleşme gereğince Petrol Ofisi lehine ipotek tesis edildiği ve bu nedenle teminat mektubu verildiğini belirtmiş olmasına rağmen mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda teminat mektubunun süreli olduğu, sürenin geçtiği ve davacının maddi zarara uğramadığı belirtilmiş ise de, davacı teminat mektubu için komisyon ödediğini belirterek bu nedenle doğan zararının da tazminini istemiştir.

Bu durumda mahkemece davacının bu iddiası üzerinde durularak davacının teminat mektubu için komisyon ödeyip ödemediği araştırılarak davacının bu kalem yönünden de zarara uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmemesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönden yaptığı karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.01.2013 gün ve 1126/1500 sayılı bozma kararına bir bent halinde eklenmek suretiyle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.1.2013 gün ve 2012/1126-2013/1500 sayılı bozma ilamına bir bent halinde eklenmek suretiyle kararın bu nedenle de davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032049700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.