İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7932 E. 2018/2283 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapora↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan işyeri devir sözleşmesi kapsamında tarafların 60.000,00 TL karşılığında 05.05.2014 tarihinde teslim edilmek üzere işyerinin devri hususunda 04.03.2014 tarihinde anlaştıkları, anlaşma kapsamında aynı tarihte davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya 5.000,00 TL kapora verildiği, kapora ödemesinin akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılacağı, taraflar arasındaki sözleşme bozulduğunda ve davalı tarafında herhangi bir zararı bulunmadığı takdirde kaporanın iadesi gerektiği, davalı-karşı davacının herhangi bir zararının olduğu hususunun ispat edilemediği, davacı-karşı davalının takipten önce davalı-karşı davacıyı temerrüde düşürmediği için icra takibinde işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1126 E. 2013/1500 K.
Ortak:kapora
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan işyeri devir sözleşmesi kapsamında tarafların 60.000,00 TL karşılığında 05.05.2014 tarihinde «teslim» edilmek üzere işyerinin devri hususunda 04.03.2014 tarihinde anlaştıkları, anlaşma kapsamında aynı tarihte davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya 5.000,00 TL «kapora» verildiği, kapora ödemesinin akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılacağı, taraflar arasındaki sözleşme bozulduğunda ve davalı tarafında herhangi bir zararı bulunmadığı takdirde kaporanın iadesi gerektiği, davalı-karşı davacının herhangi bir zararının olduğu hususunun ispat edilemediği, davacı-karşı davalının takipten önce davalı-karşı davacıyı «temerrüde» düşürmediği için icra takibinde «işlemiş faiz» talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının «icra takibine itirazının» 5.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde pay devri» usulünün düzenlendiği 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca, pay devri hakkındaki mukavelenin yazılı şekilde yapılmasının ve imzaların noterce «tasdik» ettirilmiş olmasının gerektiği, aksi halde sözleşmenin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin de anılan şekle uyulmadığından «geçersiz» olduğu, «geçersiz sözleşmede» kararlaştırılmış olan «cezai şart» hükmünün de geçersiz bulunduğu, davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin iadesini «sebepsiz zenginleşme» hükümlerince talep edebileceği, sözleşme kapsamında ödenen «kapora» ve 38.500 TL değerindeki araç bedelinin dava açıldıktan sonra davacıya ödendiği, diğer aracın usulünce devredilmediği, davacının devir bedelini ödemek için banka kredisi aldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davacının aldığı «teminat mektubunun» süreli olduğu ve süresinde nakde çevrilmediği, teminat mektubu alınması nedeniyle davacının zarara uğramadığı, talep olunan diğer maddi zarar kalemlerinin yeterince açık olmadığı ve bunların isbatına yönelik delil sunulmadığı, davacı taraf 22.09.2011 tarihli dilekçe ile davasını «ıslah» etmiş ise de davacının talebini daralttığı kalemler yönünden davasından «feragat» ettiğinin kabul edildiği ve bu kapsamda taleplerinin değerlendirildiği, tapu «harç» «masrafı» olarak talep edilen 3.500,00 TL için de harç yatırılmadığı gibi iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle kapora bedeli ile 38.500 TL bedelli araca yönelik talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece «kapora» bedelinin ödendiği gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ise de, söz konusu bedelin icra yoluyla ödenmesi karşısında yapılan ödemenin eksik olduğu ve ayrıca geç ödeme nedeniyle faiz alacağı bulunduğu yönündeki davacı iddialarının değerlendirilmemiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · müspet zarar · hisse devri sözleşmesi · geçersiz sözleşme · ipoteğin kaldırılması · pay devri · tasdik kararı · teminat mektubu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde pay devri» usulünün düzenlendiği 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca, pay devri hakkındaki mukavelenin yazılı şekilde yapılmasının ve imzaların noterce «tasdik» ettirilmiş olmasının gerektiği, aksi halde sözleşmenin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin de anılan şekle uyulmadığından «geçersiz» olduğu, «geçersiz sözleşmede» kararlaştırılmış olan «cezai şart» hükmünün de geçersiz bulunduğu, davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin iadesini «sebepsiz zenginleşme» hükümlerince talep edebileceği, sözleşme kapsamında ödenen «kapora» ve 38.500 TL değerindeki araç bedelinin dava açıldıktan sonra davacıya ödendiği, diğer aracın usulünce devredilmediği, davacının devir bedelini ödemek için banka kredisi aldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davacının aldığı «teminat mektubunun» süreli olduğu ve süresinde nakde çevrilmediği, teminat mektubu alınması nedeniyle davacının zarara uğramadığı, talep olunan diğer maddi zarar kalemlerinin yeterince açık olmadığı ve bunların isbatına yönelik delil sunulmadığı, davacı taraf 22.09.2011 tarihli dilekçe ile davasını «ıslah» etmiş ise de davacının talebini daralttığı kalemler yönünden davasından «feragat» ettiğinin kabul edildiği ve bu kapsamda taleplerinin değerlendirildiği, tapu «harç» «masrafı» olarak talep edilen 3.500,00 TL için de harç yatırılmadığı gibi iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle kapora bedeli ile 38.500 TL bedelli araca yönelik talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu işlemin tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinde «limited şirket» hisselerinin ne şekilde devredileceği düzenlenmiş olup anılan maddenin «son» fıkrasına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşme yazılı şekilde yapılmadıkça ve imzalar noterce «tasdik» edilmedikçe taraflar arasında dahi hüküm ifade etmemektedir.
Taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmedeki imzalar noter tarafından «tasdik» edilmediğinden ortada geçerli bir «hisse devri sözleşmesi» bulunmamaktadır.
Somut olayda da, davalı taraf «geçersiz» bulunan sözleşmeye dayalı olarak kaporayı almış, davacının «teminat mektubu» vermesi ve kendisine ait akaryakıt istasyonu üzerine intifa ve «ipotek» hakkı tesis ettirmesi üzerine kendisinin verdiği teminat mektubunu geri almış, taşınmazı üzerindeki «ipoteğini kaldırmış» ve bu şekilde davacı üzerinde sözleşmenin «ifa» edileceği yönünde haklı bir güven yaratmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6107 E. 2021/3633 K.
Ortak:kapora · asıl alacak
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan işyeri devir sözleşmesi kapsamında tarafların 60.000,00 TL karşılığında 05.05.2014 tarihinde «teslim» edilmek üzere işyerinin devri hususunda 04.03.2014 tarihinde anlaştıkları, anlaşma kapsamında aynı tarihte davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya 5.000,00 TL «kapora» verildiği, kapora ödemesinin akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılacağı, taraflar arasındaki sözleşme bozulduğunda ve davalı tarafında herhangi bir zararı bulunmadığı takdirde kaporanın iadesi gerektiği, davalı-karşı davacının herhangi bir zararının olduğu hususunun ispat edilemediği, davacı-karşı davalının takipten önce davalı-karşı davacıyı «temerrüde» düşürmediği için icra takibinde «işlemiş faiz» talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının «icra takibine itirazının» 5.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava; taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı «kapora» bedeli ve sözleşmenin «ifa» edilmemesinden kaynaklanan «cezai şart» tutarına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak; sözleşmenin imzalanması sırasında yine davacı tarafından 10.000.- TL «kapora» ödenmiş olup, 7. madde de bu ödemenin «cayma parası» olduğu konusunda bir açıklama bulunmamaktadır.
Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bağlanma parası «asıl alacaktan» düşülür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cayma parası · hisse devir protokolü · müddeabih · cezai şart · ifa · protokol
Benzer bu kararda2- Dava; taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı «kapora» bedeli ve sözleşmenin «ifa» edilmemesinden kaynaklanan «cezai şart» tutarına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokole» göre hisselerin davacı tarafın protokolün 3. ve 4. maddelerindeki edimlerini «ifa» etmesinden sonra davacıya devredileceği, davacının edimini ifa etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «müddeabihi» devralan davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının icra takibinde istediği kalemlerden birisi sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen 10.000.- TL «cezai şarta» ilişkin olmakla, kendi edimini sözleşme gereğince öncelikle yerine getirmediğinden davacının cezai şart isteminin reddedilmesi doğrudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7932 E. , 2018/2283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2016 tarih ve 2015/146-2016/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki işyeri devir sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince davalıya 5.000,00 TL kapora verildiğini, ancak sözleşmeye konu işyeri devir işleminin fiilen gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkilinin ödediği 5.000,00 TL'nin iadesini istediğini, davalının bu parayı iade etmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı; kendisine ait market ve kahvehaneden oluşan işyerini devren satmak için ilan verdiğini, ilandan haberdar olan davacının işyerini devralmak istediğini, yapılan pazarlık neticesinde 60.000,00 TL üzerinden anlaşma yapıldığını ve 5.000,00 TL kapora adı altında bedel aldığını, aynı gün bir başka müşterinin daha geldiğini ve işyerini 75.000,00 TL üzerinden alabileceğini belirttiğini, ancak sözleşme yapılması nedeniyle bu müşterinin geri çevrildiğini, davacının uzun bir süre geçtikten sonra vazgeçtiğini belirttiğini, oysa davacının devirden vazgeçmesinin kendisini zarara uğrattığını, çünkü aynı gün işyerini 75.000,00 TL bedel ile devredecek olduğunu, davacının bu fiilinin kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek kapora olarak alınan 5.000,00 TL mahsup edildikten sonra 10.000,00 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca asıl davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan işyeri devir sözleşmesi kapsamında tarafların 60.000,00 TL karşılığında 05.05.2014 tarihinde teslim edilmek üzere işyerinin devri hususunda 04.03.2014 tarihinde anlaştıkları, anlaşma kapsamında aynı tarihte davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya 5.000,00 TL kapora verildiği, kapora ödemesinin akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılacağı, taraflar arasındaki sözleşme bozulduğunda ve davalı tarafında herhangi bir zararı bulunmadığı takdirde kaporanın iadesi gerektiği, davalı-karşı davacının herhangi bir zararının olduğu hususunun ispat edilemediği, davacı-karşı davalının takipten önce davalı-karşı davacıyı temerrüde düşürmediği için icra takibinde işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 262,87 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419472900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz