Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4617 E. 2013/17971 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mesleki sorumluluk sigortası↗ sorumluluktan kurtulma↗ ba beyannamesi↗ sigorta teminatı↗ sorumluluk sigortası↗ reeskont faizi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının mesleki kusuru nedeniyle dava dışı mükellefin ödediği cezalar için poliçe süresi içinde dava dışı mükellefin davacıya başvurduğu,davacının durumu sigorta şirketine bildirdiği, ekspertiz incelemesinde davacının kusurlu bulunduğu, vergi beyannamelerini zamanında ilgili kuruma ibraz etmediği için davacının sorumlu olduğu, dolasıyla sorumluluk sigortası gereği sigorta şirketinin sorumlu olacağının rapor edildiği, buna rağmen kusurun teminat dışı olduğundan bahisle ödemenin yapılmadığı, sorumluluktan kurtulmak için davacının dava dışı mükellefe ödeme yapıp,sigorta şirketini dava ettiği,davacının KDV beyannamelerini kanuni süresi içinde vermediğinden,mükellefe usulsüzlük cezası verildiği,sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası gereği sigortacının tazmin etmesi gerektiği, hasarın tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 10.443,31 TL'nin 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mesleki sorumluluk sigortası kapsamında 2 nolu KDV beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen 10.793,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi,benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası nedeniyle sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ve hasarın tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık,dava dışı mükellefin okul kantini işletmeciliği nedeniyle satış faturalarını tevkifatlı olarak düzenlemesi gerekirken,faturalarında KDV tevkifatı yapmadığı, davacının faturalarda tevkifat yapılmasını sağlama gibi bir görev ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve ayrıca faturalarda dava dışı mükellef tarafından tevkifat yapılmamasına rağmen davacının 2 nolu KDV beyannamelerini vermesini zorunlu kılan bir durumun mevcut olup olmadığı ve tüm bu işlemlerde davacının mesleki bir hatasının var olup olmadığı, bu nedenle davacının dava dışı mükellefe ödediği tazminatın sigorta teminatı içinde kalıp kalmadığı hususlarına ilişkindir.
Oysa, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,dava dışı mükellefin okul kantini işletmesi sebebiyle ödediği kiralardan KDV stopajı hesaplamakla yükümlü olduğu,stopajın Vergi Dairesine yatırılması gerektiği ve bu işlemleri yerine getirmenin davacının sorumluluğunda olduğu belirtilmiş,bu rapora davalı tarafça uyuşmazlığın dava dışı mükellefin kantin işletmeciliği nedeniyle satış faturalarında düzenlemesi gereken KDV tevkifatının düzenlenmemesinden kaynaklandığı beyan edilerek itiraz edilmiş,bu itiraz mahkemece değerlendirilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığa konu 2 nolu KDV beyannamelerinin yasal süresi içerisinde ibrazı hususunda davacının mesleki kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde aldırılan bilirkişi raporuna davalı tarafça yapılan itirazlar da değerlendirilmek sureti ile aralarında Vergi Hukuku alanında bir uzmanın ve Muhasebecinin de yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14389 E. 2014/2920 K.
Ortak:mesleki sorumluluk sigortası · ba beyannamesi · sorumluluk sigortası · hasar · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının mesleki «kusuru» nedeniyle dava dışı mükellefin ödediği cezalar için poliçe süresi içinde dava dışı mükellefin davacıya başvurduğu,davacının durumu sigorta şirketine bildirdiği, ekspertiz incelemesinde davacının kusurlu bulunduğu, vergi «beyannamelerini» zamanında ilgili kuruma «ibraz» etmediği için davacının sorumlu olduğu, dolasıyla «sorumluluk sigortası» gereği sigorta şirketinin sorumlu olacağının rapor edildiği, buna rağmen kusurun «teminat» dışı olduğundan bahisle ödemenin yapılmadığı, «sorumluluktan kurtulmak» için davacının dava dışı mükellefe ödeme yapıp,sigorta şirketini dava ettiği,davacının KDV beyannamelerini kanuni süresi içinde vermediğinden,mükellefe usulsüzlük cezası verildiği,sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların «mesleki sorumluluk sigortası» gereği sigortacının tazmin etmesi gerektiği, «hasarın» tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 10.443,31 TL'nin 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «mesleki sorumluluk sigortası» kapsamında 2 nolu KDV «beyannamelerinin» yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen 10.793,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi,benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası nedeniyle sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ve «hasarın» tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığa konu 2 nolu KDV «beyannamelerinin» yasal süresi içerisinde «ibrazı» hususunda davacının mesleki kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde aldırılan bilirkişi raporuna davalı tarafça yapılan itirazlar da değerlendirilmek sureti ile aralarında Vergi Hukuku alanında bir uzmanın ve Muhasebecinin de yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «mesleki sorumluluk sigortası» kapsamında KDV «beyannamelerinin» yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi,benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası nedeniyle sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ve «hasarın» tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığa konu KDV «beyannamelerinin» yasal süresi içerisinde «ibrazı» hususunda davacının mesleki kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde aldırılan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça yapılan itirazlar da değerlendirilmek sureti ile inceleme yaptırılıp rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Şirketi’ne ait ödemelerde ve «beyannamelerde» gecikmelere neden olduğu, yaptığı hatalar nedeni ile şirketlere verdi dairesince ceza kesildiği , ilgili iki şirkete ait üç ayrı beyanname vermediğinden dolayı 60.753,99 TL mükelleflere ceza uygulandığını, bunlardan 625'er TL (3x625) poliçe özel «muafiyet» koşulu düşüldüğünde kalan 58.878,99 TL'nin tamamından davalı-borçlu sigorta şirketinin sorumlu olduğu ancak icra dosyasında «asıl alacak» talebi 51.636 TL olduğundan ve raporda belirtilen miktarın da altında kaldığı gerekçesiyle yapılan ödeme miktarının düşürülmesi ile kalan miktar üzerinden takibin devamına ve itirazın iptaline, hesap edilen miktar olan 33.786 TL'nin %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaŞirketi’ne ait ödemelerde ve «beyannamelerde» gecikmelere neden olduğu, yaptığı hatalar nedeni ile şirketlere verdi dairesince ceza kesildiği , ilgili iki şirkete ait üç ayrı beyanname vermediğinden dolayı 60.753,99 TL mükelleflere ceza uygulandığını, bunlardan 625'er TL (3x625) poliçe özel «muafiyet» koşulu düşüldüğünde kalan 58.878,99 TL'nin tamamından davalı-borçlu sigorta şirketinin sorumlu olduğu ancak icra dosyasında «asıl alacak» talebi 51.636 TL olduğundan ve raporda belirtilen miktarın da altında kaldığı gerekçesiyle yapılan ödeme miktarının düşürülmesi ile kalan miktar üzerinden takibin devamına ve itirazın iptaline, hesap edilen miktar olan 33.786 TL'nin %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Ayrıca;kabule göre hükmedilen tazmini nitelikteki alacak likit olmadığı halde davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11532 E. 2012/2822 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, «hayat sigortası» sisteminden ayrılanlara yapılan ödemenin tamamı üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/15. maddesi uyarınca % 15 tevkifat yapıldığı, davalının kanunun kendisine yüklediği görevi nedeniyle kesinti yaptığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4617 E. , 2013/17971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2009/449-2011/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin serbest muhasebeci olduğunu ve mesleki risklere karşı davalı ... şirketine mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını,anılan poliçe uyarınca, davalı şirketin müvekkilinin mesleki faaliyetini ifa ederken yaptığı hatalı ve kusurlu fiilleri nedeniyle hizmet verdiği mükelleften istenebilecek ilgili resmi kurumlar tarafından kesilecek idari para cezasının, SSK priminin, verginin, vergi cezasının,gecikme zammının, muafiyet hükmü saklı kalmak ve limitler dahilinde olmak kaydıyla davalı şirketçe karşılanacağını, 2007 yılının 10.ayından itibaren mükelleflerin 2 nolu KDV beyannamelerinin muhasebecilerince elektronik ortamda internet üzerinden verilmeye başlandığını, dava dışı Zeki Gürel isimli mükellefin muhasebe işlemlerini yürüten müvekkilinin, anılan mükellefin 2007 yılı 10.
ayı ile 2008 yılı 11. ayları arasındaki 2 nolu KDV beyannamesini vermemesi nedeniyle, mükellef aleyhine 10.793,00 TL tutarında ceza kesilmesine sebebiyet verdiğini,davalı şirkete, bu cezanın davalı ... poliçesi kapsamında kaldığının, söz konusu ceza miktarının ödemesi gerektiğinin taraflarınca bildirilmesine rağmen ödenmemesi üzerine müvekkilince bu bedelin ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından ödenen 10.793,00 TL'nin, 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş,davaya konu cezaların konusunun mükellefin KDV tevkifatlarını yapmamasından kaynaklanmakta olup,mükellefin kendi sorumluğunda bulunduğunu,zira davacının 2 nolu KDV beyannamelerini müvekkili tarafından faturalarda tevkifat yapılmamış olması nedeniyle vermediğini, 2 nolu KDV beyannamesinin ancak tevkifat durumunun varlığı halinde verilmesi gereken bir beyanname olduğunu,şayet mükellef tarafından tevkifatlı faturalar düzenlenip davacıya verilmiş olsa idi davacının da bu beyannameleri süresi içerisinde Vergi Dairesine bildirebileceğini, kaldı ki mükellef adına 2 nolu KDV beyannamelerinin daha önce de verilmediğini,çünkü mükellefin belgelerine göre 2 nolu KDV beyannamelerinin boş olarak dahi verilmesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını, 2 nolu KDV beyannamelerinin boş olarak verilmesinin de yasal olarak zorunlu bulunmadığından ve usulsüzlük cezasına konu edilen 2 nolu KDV beyannamesinin verilmemesine mükellefin tevkifatlı fatura düzenlemesi gerekirken düzenlemediğinden,tevkifatın olup olmadığının sigortalı tarafından kendiliğinden dikkate alınması söz konusu olamayacağından,mükellefe kesilen cezalarda sigortalının mesleki hatası,ihmalinin söz konusu olmadığını,mükellefin kendi hatasından kaynaklanan sorumluluğun, mesleki sorumluluk sigorta poliçe genel ve özel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davaya konu usulsüzlük cezasını doğuran olayın,davacı sigortalının mesleki hatası sonucu olmayıp,mükellefin kendi hatasından kaynaklandığından, sigorta teminatına girmediğini,ayrıca poliçe genel şartları uyarınca,sigortacının yazılı onayı alınmaksızın zarar görenin talebinin karşılanmasının sigorta teminatının dışında olduğunu,sigortalının mükellefin usulsüzlük cezası zararını müvekkili şirketin onayı olmaksızın ödediğini,davacının sigorta poliçesinden rücuen alabileceğini düşünerek ,ödememesi gerektiği ve yasal olarak iptal davası açması mümkün olduğu halde ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının mesleki kusuru nedeniyle dava dışı mükellefin ödediği cezalar için poliçe süresi içinde dava dışı mükellefin davacıya başvurduğu,davacının durumu sigorta şirketine bildirdiği, ekspertiz incelemesinde davacının kusurlu bulunduğu, vergi beyannamelerini zamanında ilgili kuruma ibraz etmediği için davacının sorumlu olduğu, dolasıyla sorumluluk sigortası gereği sigorta şirketinin sorumlu olacağının rapor edildiği, buna rağmen kusurun teminat dışı olduğundan bahisle ödemenin yapılmadığı, sorumluluktan kurtulmak için davacının dava dışı mükellefe ödeme yapıp,sigorta şirketini dava ettiği,davacının KDV beyannamelerini kanuni süresi içinde vermediğinden,mükellefe usulsüzlük cezası verildiği,sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası gereği sigortacının tazmin etmesi gerektiği, hasarın tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 10.443,31 TL'nin 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mesleki sorumluluk sigortası kapsamında 2 nolu KDV beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen 10.793,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi,benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı davacının hatalı veya kusurlu fiilleri neticesinde mükellef hesabına doğan zararların mesleki sorumluluk sigortası nedeniyle sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ve hasarın tazminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık,dava dışı mükellefin okul kantini işletmeciliği nedeniyle satış faturalarını tevkifatlı olarak düzenlemesi gerekirken,faturalarında KDV tevkifatı yapmadığı, davacının faturalarda tevkifat yapılmasını sağlama gibi bir görev ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve ayrıca faturalarda dava dışı mükellef tarafından tevkifat yapılmamasına rağmen davacının 2 nolu KDV beyannamelerini vermesini zorunlu kılan bir durumun mevcut olup olmadığı ve tüm bu işlemlerde davacının mesleki bir hatasının var olup olmadığı, bu nedenle davacının dava dışı mükellefe ödediği tazminatın sigorta teminatı içinde kalıp kalmadığı hususlarına ilişkindir.
Oysa, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,dava dışı mükellefin okul kantini işletmesi sebebiyle ödediği kiralardan KDV stopajı hesaplamakla yükümlü olduğu,stopajın Vergi Dairesine yatırılması gerektiği ve bu işlemleri yerine getirmenin davacının sorumluluğunda olduğu belirtilmiş,bu rapora davalı tarafça uyuşmazlığın dava dışı mükellefin kantin işletmeciliği nedeniyle satış faturalarında düzenlemesi gereken KDV tevkifatının düzenlenmemesinden kaynaklandığı beyan edilerek itiraz edilmiş,bu itiraz mahkemece değerlendirilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığa konu 2 nolu KDV beyannamelerinin yasal süresi içerisinde ibrazı hususunda davacının mesleki kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde aldırılan bilirkişi raporuna davalı tarafça yapılan itirazlar da değerlendirilmek sureti ile aralarında Vergi Hukuku alanında bir uzmanın ve Muhasebecinin de yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031995400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz