6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/467 E. 2013/17947 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf marka hakkına tecavüz haksız rekabet iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullandığı işletme adı ile davacının tescilli markası arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının "..." ibaresini Esnaf siciline kaydettirmiş olması, ona bu ibareyi sadece işletme adı olarak kullanma yetkisi verdiği, mal/hizmetlerini başka işletmelerin mal/hizmetlerinden ayırt etmek amacı ile markasal olarak kullanılmasına olanak vermediği, davalının anılan ibareyi, marka olarak

.../...

-2-

kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, ancak davalının markasal kullanımının kanıtlanamadığı, davalının "..." ibaresini işletme adı olarak kullanmasına engel olunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece davacı markasının ve davalının kullandığı işletme adının iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu, davalının işletme adını markasal olarak kullanması durumunda davacının markasına tecavüz oluşturacağı, davalının markasal kullanımının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinde, davalının “www.stüdyoözcan.biz” ibareli alan adının sahibi olduğu ve bu sayede reklamını yaptığı yani dava konusu ibareyi markasal olarak kullandığını iddia etmiş ve belirtilen alan adını ile açılan internet adresinin kapatılmasını talep etmiştir. 556 Sayılı KHK'nın 9/e maddesinde de marka sahibinin, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesini talep edebilceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından anılan alan adını kullanılması, 556 Sayılı KHK'nın 9/e maddesi kapsamında değerlendirilerek oluşacak sonuç çervesinde bir karar vermek gerekirken, bu hususta inceleme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8336 E. 2018/1638 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hakkına tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4303 E. 2019/5820 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9915 E. 2016/4605 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3688 E. 2018/5727 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7502 E. 2018/1419 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/467 E.  ,  2013/17947 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2010/727-2012/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, "F.S.Ö FOTO ..." markasının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu marka ile 1979 yılından beri fotoğrafçılık alanında faaliyet gösterdiğini, 1998'den beri ticaret unvanı olarak "... olarak kullandığını, davalının müvekkilinin markası ile benzer olan "..." ibarelerini tabelalarında, işyerinde kullanılan poşet ve ambalajlar üzerinde kullandığını, müvekkiline ait fotoğraf stüdyosu ile davalıya ait fotoğraf stüdyosunun aynı il sınırları içinde faaliyet gösterdiği bu nedenle müşterilerin iki firma arasında bir bağlantı olduğu izlenimi yaratıldığını, bazı müşterilerinin davalı firmayı müvekkilinin şubesi zannettiklerini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden ve aynı zamana haksız rekabet oluşturan davalının bu eylemlerinin durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, "..." ibaresinin müvekkilinin işletme adı olduğunu, müvekkilinin 2005 yılından bu yana Bursa ili ... ilçesinde esnaf siciline kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini, marka ve işletme adının farklı iki kavram olduğunu, işletme adı ile markaya tecavüz edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili tarafından kullanılan "..." ile davacı tarafından kullanılan "FSÖ ..." ibarelerinin benzer olmadığını, dolayısı ile müvekkili tarafından oluşturulan bir iltibastan söz edilemeyeceğini, davacının faaliyet gösterdiği Mudanya ilçesinde tanındığını ancak müvekkili firmanın bulunduğu ...ilçesinde ise tanınmadığını, bu nedenle müşteri kitlelerinin farklı olduğunu, müvekkilinin "..." ismini kullanmasının adının ...olmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullandığı işletme adı ile davacının tescilli markası arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının "..." ibaresini Esnaf siciline kaydettirmiş olması, ona bu ibareyi sadece işletme adı olarak kullanma yetkisi verdiği, mal/hizmetlerini başka işletmelerin mal/hizmetlerinden ayırt etmek amacı ile markasal olarak kullanılmasına olanak vermediği, davalının anılan ibareyi, marka olarak

.../...

-2-

kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, ancak davalının markasal kullanımının kanıtlanamadığı, davalının "..." ibaresini işletme adı olarak kullanmasına engel olunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece davacı markasının ve davalının kullandığı işletme adının iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu, davalının işletme adını markasal olarak kullanması durumunda davacının markasına tecavüz oluşturacağı, davalının markasal kullanımının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinde, davalının “www.stüdyoözcan.biz” ibareli alan adının sahibi olduğu ve bu sayede reklamını yaptığı yani dava konusu ibareyi markasal olarak kullandığını iddia etmiş ve belirtilen alan adını ile açılan internet adresinin kapatılmasını talep etmiştir.

556 Sayılı KHK'nın 9/e maddesinde de marka sahibinin, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesini talep edebilceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından anılan alan adını kullanılması, 556 Sayılı KHK'nın 9/e maddesi kapsamında değerlendirilerek oluşacak sonuç çervesinde bir karar vermek gerekirken, bu hususta inceleme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031883800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.