Bono iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5271 E. 2010/10785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro↗ kıymetli evrak iptali↗ kambiyo senedi vasfı↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ aktif husumet↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ hamil↗ bono↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava dosyasının incelenmesi sonucunda, dava konusu edilen bonoların tanzim tarihlerinin bilinmediği, davacı vekilince verilen dilekçede, bonoların fotokopilerinde tanzim tarihlerinin belli olmadığının belirtildiği, tanzim tarihi belli olmayan veya bulunmayan bonoların TTK’nun 688 md. gereğince kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı, TTK hükümlerine göre ancak kıymetli evrakın iptali mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bono iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iptali istenen bonoların tanzim tarihi bulunmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığı, bu nedenle kıymetli evrakın iptali mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu bono fotokopilerinde düzenlenme tarihlerinin bulunduğunu, ancak bu tarihlerin okunamadığı anlaşılmaktadır. Bu Durumda tanzim tarihlerinin davacıya açıklattırılması ancak davacının bu hususta bilgi verememesi halinde senetlerin kambiyo senetleri vasfında olmadığı sonucuna varılarak mahkemece yazılı gerekçeyle reddi düşünülebilir ise de, esasen dört senedin de arta yüzünde davacının beyaz ciro imzasının yer aldığı bu itibarla davacının senet asıllarının hamili olmadığı anlaşıldığına ve davacı temyiz itirazında senetlerde tanzim tarihlerinin bulunduğunu kendisi kabullenmekte olduğuna göre davacının ciranta sıfatıyla böyle bir davayı açamayacağı bir başka ifadeyle aktif husumete ehil olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5271 E. , 2010/10785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
... olarak görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2009 tarih ve 2009/120-2009/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, borçluları tarafından müvekkiline verilen ve 4 adet bononun kaybedildiğini bildirerek bu bonolar üzerine ödeme yasağı kararı verilip gerekli ilanların yapılarak bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava dosyasının incelenmesi sonucunda, dava konusu edilen bonoların tanzim tarihlerinin bilinmediği, davacı vekilince verilen dilekçede, bonoların fotokopilerinde tanzim tarihlerinin belli olmadığının belirtildiği, tanzim tarihi belli olmayan veya bulunmayan bonoların TTK’nun 688 md. gereğince kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı, TTK hükümlerine göre ancak kıymetli evrakın iptali mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bono iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iptali istenen bonoların tanzim tarihi bulunmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığı, bu nedenle kıymetli evrakın iptali mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu bono fotokopilerinde düzenlenme tarihlerinin bulunduğunu, ancak bu tarihlerin okunamadığı anlaşılmaktadır. Bu Durumda tanzim tarihlerinin davacıya açıklattırılması ancak davacının bu hususta bilgi verememesi halinde senetlerin kambiyo senetleri vasfında olmadığı sonucuna varılarak mahkemece yazılı gerekçeyle reddi düşünülebilir ise de, esasen dört senedin de arta yüzünde davacının beyaz ciro imzasının yer aldığı bu itibarla davacının senet asıllarının hamili olmadığı anlaşıldığına ve davacı temyiz itirazında senetlerde tanzim tarihlerinin bulunduğunu kendisi kabullenmekte olduğuna göre davacının ciranta sıfatıyla böyle bir davayı açamayacağı bir başka ifadeyle aktif husumete ehil olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkin olup mahkemece tanzim tarihi bulunmayan bonoların kıymetli evrak vasfında bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından bonolar arkasında davacının ciro imzası olması nedeniyle yasal hamil olmadığı ve bu nedenle aktif husumete ehil olmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği kabul edilerek mahkeme kararının gerekçe değiştirilerek onanmasına karar verilmiş ise de, tedavülü sona erip ibraz edilen veya vadesi gelmiş senetlerde yerleşik Yargıtay kararlarına göre geriye ciro aranmaksızın ciro silsilesi içinde imzası olan ve senet elinde bulunan ciranta yetkili hamil olduğundan ve somut olayda da bonoların vadeleri en son 15.11.2007 tarihi itibariyle dolmuş olup davanın açıldığı 17.02.2009 tarihi itibariyle davacı ciranta dahi olsa yetkili hamil olabileceğinden ve dosyada davacının iddiasının aksine hamil olmadığına dair bir delilde bulunmadığından çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün olamamıştır.
Mahkemece ise, senetler üzerinde keşide tarihi olmaması nedeniyle senetlerin kambiyo senedi vasfında olmadığı kabul edilerek dava reddedilmiştir. Dairemizin çoğunluk görüşünün de kabul ettiği gibi davacı vekili tarafından dava konusu bonoların fotokopileri delil olarak dosyaya ibraz edilmiş olup, bonolar üzerinde silikte olsa keşide tarihlerinin bulunduğu, fakat senedin fotokopi olması nedeniyle okunamadığı anlaşılmaktadır. Davacı da keşide tarihlerinin mevcut olduğunu, fakat kendisinin de tarihleri bilemediğini (okuyamadığını) bildirmiştir. Davacının, bono asıllarını zayi ettiğini iddia ederek işbu davayı açtığı gözönüne alındığında, bononun aslını inceleme olanağı bulunmadığına ve fotokopilerinden de üzerlerinde keşide tarihinin mevcut olduğu anlaşıldığına göre mevcut durumu itibariyle bonoların kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu nedenle, mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalif kalıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031882600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz