Yurt dışına çıkış yasağı kaldırılması | Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3718 E. 2010/10098 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ vekalet ücreti takdiri↗ yargılama giderleri↗ oy yasağı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar 4389 sayılı yasanın 15/3. maddesi, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi ve 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, maddesi gereğince fon ve hazine alacaklarına ilişkin olarak bu maddeler kapsamında fonun talebi üzerine fona borçlu olan tüzel kişi ve borçlularının kanuni temsilcileri hakkında bu maddeler kapsamında düzenlemenin yapılabileceği hükme bağlanmış ise de, 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, 4389 sayılı kanunun 15/3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 2007/4 esas, 2007/81 karar 18/04/2007 tarihli kararı ile yurtdışı tahdidinin yasal dayanaklarının iptal edildiği ve ortadan kaldırıldığı, davalı bankanın da iptal hükmü çerçevesinde emniyet müdürlüğüne yazı yazarak tahdidin kaldırılmasını istediği, yurt dışı tahdidinin kaldırılmış olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulmuştur. Ancak, gerekçede de belirtildiği üzere, davalının işlemine dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiştir. Her ne kadar davalının tesis ettiği işleme dayanak kanun maddesi dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de dava açıldığı tarih ve öncesinde yürürlükte bulunan bu düzenlemeye göre davalının yaptığı işlemde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, davalı açıldığı tarih itibariyle davada haklı durumdadır. O halde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5672 E. 2013/11902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yurt dışına çıkış yasağı kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/664 E. 2010/6460 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · oy yasağı · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış «yasağı» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış «yasağı» konulmuştur.
Benzer bu karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işlemine mesnet 5411 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, çakış «yasağının» kaldırıldığına dair davalı tarafça bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış «yasağı» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargılama giderlerinden sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12596 E. 2011/4922 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · oy yasağı · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış «yasağı» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış «yasağı» konulmuştur.
Benzer bu karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, denetime olanak sağlayan yeterli gerekçe gösterilmeksizin davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek davalının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, yurt dışına çıkış «yasağına» dayanak teşkil eden düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nce 18.10.2007 tarihinde iptal edildiği ve kararın 08.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak taraflarca 08.06.2007 tarihinde borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin yapılan anlaşmayla yurt dışına çıkış yasağının Bankaca kaldırıldığından davanın iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce de konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının yetkili ve ortağı olduğu şirketin davalı Banka'ya olan kredi borcundan dolayı davalı Banka'nın istemi üzerine konulan yurt dışına çıkış «yasağının» kaldırılması istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, yurt dışına çıkış «yasağına» dayanak teşkil eden düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nce 18.10.2007 tarihinde iptal edildiği ve kararın 08.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak taraflarca 08.06.2007 tarihinde borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin yapılan anlaşmayla yurt dışına çıkış yasağının Bankaca kaldırıldığından davanın iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce de konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamında da açıklandığı üzere, davalının kararına dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiş ve taraflar arasındaki «protokol» hükümlerine göre davalı bankaca davacının yurt dışına çıkışı için konulan yasak kaldırılarak ilgili makamlara bildirilmiştir.
O halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, denetime olanak sağlayan yeterli gerekçe gösterilmeksizin davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek davalının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3718 E. , 2010/10098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2008/27 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kredi borçlusu şirketin ortağı olduğunu, şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin devam ettiğini, bankanın 21.12.2005 gün 3934 sayılı yazısı ile 5020 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na eklenen ek 5 nci madde ve 15/f.3 gereğince müvekkilinin yurtdışına çıkışına yasak konulduğunu, bankanın böyle bir yetkisi bulunmadığını, anılan yasağın uluslar arası sözleşmelere ve Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müşterek borçlusu ve kefili ve aynı zamanda kanuni temsilcisi olduğu şirketin müvekkili bankadan kredi kullanmasına rağmen ödemediğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun Geçici 13.maddesi gereği yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar 4389 sayılı yasanın 15/3. maddesi, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi ve 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, maddesi gereğince fon ve hazine alacaklarına ilişkin olarak bu maddeler kapsamında fonun talebi üzerine fona borçlu olan tüzel kişi ve borçlularının kanuni temsilcileri hakkında bu maddeler kapsamında düzenlemenin yapılabileceği hükme bağlanmış ise de, 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, 4389 sayılı kanunun 15/3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 2007/4 esas, 2007/81 karar 18/04/2007 tarihli kararı ile yurtdışı tahdidinin yasal dayanaklarının iptal edildiği ve ortadan kaldırıldığı, davalı bankanın da iptal hükmü çerçevesinde emniyet müdürlüğüne yazı yazarak tahdidin kaldırılmasını istediği, yurt dışı tahdidinin kaldırılmış olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulmuştur. Ancak, gerekçede de belirtildiği üzere, davalının işlemine dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiştir. Her ne kadar davalının tesis ettiği işleme dayanak kanun maddesi dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de dava açıldığı tarih ve öncesinde yürürlükte bulunan bu düzenlemeye göre davalının yaptığı işlemde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, davalı açıldığı tarih itibariyle davada haklı durumdadır.
O halde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 11.10.2010 tarihinde tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031869300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz