Yurt dışına çıkış yasağı kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/664 E. 2010/6460 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ vekalet ücreti takdiri↗ yargılama giderleri↗ oy yasağı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işlemine mesnet 5411 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, çakış yasağının kaldırıldığına dair davalı tarafça bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanunu’n 15/3 ncü maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulmuştur. Bozma ilamında da açıklandığı üzere, Pasaport Kanunu’ndan farklı olarak 4389 sayılı Kanunu’n 15/3 ncü maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 109 ve geçici 13 ncü maddesinde de kanun koyucu davalıya böyle bir olanak sağlamıştır. Ancak, gerekçede de belirtildiği üzere, davalının kararına dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiştir. Her ne kadar davalının tesis ettiği karara dayanak kanun maddesi dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de dava açıldığı tarih ve öncesinde yürürlükte bulunan bu düzenlemeye göre davalının aldığı kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, davalı açıldığı tarih itibariyle davada haklı durumdadır. O halde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargılama giderlerinden sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12596 E. 2011/4922 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · oy yasağı · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işlemine mesnet 5411 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, çakış «yasağının» kaldırıldığına dair davalı tarafça bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış «yasağı» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaO halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, denetime olanak sağlayan yeterli gerekçe gösterilmeksizin davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek davalının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, yurt dışına çıkış «yasağına» dayanak teşkil eden düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nce 18.10.2007 tarihinde iptal edildiği ve kararın 08.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak taraflarca 08.06.2007 tarihinde borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin yapılan anlaşmayla yurt dışına çıkış yasağının Bankaca kaldırıldığından davanın iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce de konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının yetkili ve ortağı olduğu şirketin davalı Banka'ya olan kredi borcundan dolayı davalı Banka'nın istemi üzerine konulan yurt dışına çıkış «yasağının» kaldırılması istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, yurt dışına çıkış «yasağına» dayanak teşkil eden düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nce 18.10.2007 tarihinde iptal edildiği ve kararın 08.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak taraflarca 08.06.2007 tarihinde borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin yapılan anlaşmayla yurt dışına çıkış yasağının Bankaca kaldırıldığından davanın iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce de konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamında da açıklandığı üzere, davalının kararına dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiş ve taraflar arasındaki «protokol» hükümlerine göre davalı bankaca davacının yurt dışına çıkışı için konulan yasak kaldırılarak ilgili makamlara bildirilmiştir.
O halde, davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, denetime olanak sağlayan yeterli gerekçe gösterilmeksizin davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek davalının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/664 E. , 2010/6460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2007/861-2008/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Söğüt Seramik A.Ş.nin borcu nedeniyle Bankalar Kanunu’nun Ek 5. maddesi ve 15/3 maddeleri gereğince Pasaport Kanunu’nun 22 maddesi doğrultusunda davalı bankanın yazısı nedeniyle yurt dışına çıkışlarına tahdit getirildiğini ve bu kararın yasal olmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında konulan yurtdışına çıkış tahdidinin kaldırılmasına ve ilgili yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğundan Anayasa Mahkemesine götürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işlemine mesnet 5411 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, çakış yasağının kaldırıldığına dair davalı tarafça bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanunu’n 15/3 ncü maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulmuştur. Bozma ilamında da açıklandığı üzere, Pasaport Kanunu’ndan farklı olarak 4389 sayılı Kanunu’n 15/3 ncü maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 109 ve geçici 13 ncü maddesinde de kanun koyucu davalıya böyle bir olanak sağlamıştır. Ancak, gerekçede de belirtildiği üzere, davalının kararına dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiştir. Her ne kadar davalının tesis ettiği karara dayanak kanun maddesi dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de dava açıldığı tarih ve öncesinde yürürlükte bulunan bu düzenlemeye göre davalının aldığı kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır.
Başka bir anlatımla, davalı açıldığı tarih itibariyle davada haklı durumdadır. O halde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2 nci maddesindeki ‘...davalıdan...’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘...davacıdan...’ ibaresinin, 3 ncü maddesindeki cümlenin tamamen çıkarılarak yerine ‘Davacının yargılama nedeniyle yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına,’ cümlesinin, 4 ncü maddesindeki ‘Davacı...’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘Davalı..’ ibaresinin, yine ‘...davalıdan alınıp davacıya...’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘....davacıdan alınıp davalıya...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023859600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz