Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13801 E. 2010/9914 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici kabul↗ kesin kabul↗ değer kaybı↗ poliçe limiti↗ makul süre↗ izafeten dava↗ donatan↗ haksız eylem↗ hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ olumsuz oy↗ komisyon↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ maddi tazminat↗ hasar↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı kurumun Bandırma Limanında bulunan yükleme boşaltma cihazının 13.05.1997 tarihinde meydana gelen kazada davalı donatana ait geminin çarpması sonucu hasar gördüğü, davalı sigorta şirketine sigortalı cihazın 22.197,25 YTL olan onarım bedelinden poliçenin 19. madde hükmüne göre %95,75 temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, cihazın onarım süresince davacının 224.118 USD işletme zararı bulunduğu, cihaza takılan parçaların yeni olması nedeniyle kıymet kaybından söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, birleştirilen davanın kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 22.197,25 YTL’nın 25.11.1997 tarihinden itibaren %95,75 faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, asıl davanın kısmen kabulü ile 224.118 USD’nin 13.05.1997 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davanın davalısı olan Ege Sigorta A.Ş.’nin Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/352 E sayılı asıl dava dosyasında taraf olmaması karşısında asıl davada verilen hükmü temyiz hakkı bulunmamasına, davacı TMO Genel Müdürlüğü ile davalı Ege Sigorta A.Ş. arasındaki sözleşmenin eki olan şartnamenin 19.maddesi gereğince %95,75 oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı Ege Sigorta A.Ş. vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesinin 1998/499 E numarasında kayıtlı birleştirilen davada verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı TMO Genel Müdürlüğü tarafından M/V Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra aleyhinde kendi adına asaleten ve gemi donatanına izafeten dava açılmış olup, mahkemece davalı kaptan hakkında açılan davada olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın davalı ... Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı TMO Genel Müdürlüğü vekili, M/V Jurina Gemisinin 12 numaralı rıhtıma yanaştığı sırada davacıya ait gemi boşaltma cihazına çarparak zarar verdiğini iddia etmiştir. Dava konusu 30.000 ton kapasiteli, kendinden tahrikli 1*300 ton/saat kapasiteli pnömatik tip gemi boşaltma cihazının ...şirketi tarafından 1.569.100 Euro bedelle anahtar teslimi olarak davacıya 22.12.1993 tarihli sözleşme ile satıldığı, davacı tarafından 02.10.1996 tarihinde geçici kabulü, 16.05.1997 tarihinde (hasarlı hali de tespit edilerek) kesin kabulü yapılan cihazın 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle hasarlandığı anlaşılmaktadır. Cihazın onarım işinin, 04.08.1997 tarihinde davacı TMO 1 numaralı ihale komisyonu tarafından yapılan ihale sonrası (KDV hariç) 93.000 USD bedel ile STFA isimli firmaya verilmesinin kararlaştırıldığı, 08.08.1997 tarihinde de sözleşmenin imzalandığı, 22.08.1997 tarihinde gemi merdiveni hariç hasarın giderildiği, gemi merdiven tamir süresinin ise 6 gün olacağı 27.09.2005 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarında cihazın onarım süresinin 3 ay, 2 ay veya 1 ay olduğu belirtilmiş ise de, davacı tarafın kamu kurumu olup belli bir ihale prosedürünü işletmesi gerektiği, bu prosedür uygulanmadan doğrudan onarım yapılmasının mümkün olamayacağı, hakkaniyete uygun olması açısından cihazın 2 aylık sürede onarılabileceği kabul edilerek, 2 aylık süre gözetilerek zarar hesabı yapılmıştır. Davacı TMO Genel Müdürlüğü’nün dava konusu cihazın onarımı için ihale prosedürünü işletmesinin zorunlu olup olmadığı, bunun zorunlu olması halinde geçecek makul sürenin ne olacağı teknik bir konu olup, gerektiğinde denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu almadan ve dayanak gösterilmeden soyut gerekçelerle bu sürenin 2 ay olacağı kabul edilip kâr kaybının hesaplanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı donatan yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan, 27.09.2005 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, 02.10.1996 tarihinde geçici kabulü yapılan dava konusu cihaz 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olayda hasarlanmış olup, orijinal parçalarla onarılması halinde değer kaybı olmayacağı yönündeki kabul de soyut gerekçelere dayalıdır. Onarılmış durumdaki aracın değerinin, kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı yönündeki davacı iddiası karşısında, mahkemece, bu konuda görüş bildirilen ilk bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itirazlarının cevaplandırılması için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, davacının bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5- Dava, haksız eyleme davalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı zararının ancak yabancı para üzerinden gerçekleşmesi halinde yabancı para üzerinden maddi tazminata hükmedilebilir. Aksi halde zararın Türk Lirası üzerinden tazminine karar vermek gerekir. Mahkemece, davacı tarafın kâr kaybına dair zararının USD üzerinden gerçekleştiğine dair tarife ve benzeri kanıtlarını sunması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yabancı para üzerinden kâr kaybına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı donatan yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5596 E. 2015/3277 K.
Ortak:değer kaybı · olumsuz oy · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda4- Öte yandan, 27.09.2005 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, 02.10.1996 tarihinde «geçici kabulü» yapılan dava konusu cihaz 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olayda hasarlanmış olup, orijinal parçalarla onarılması halinde «değer kaybı» olmayacağı yönündeki kabul de soyut gerekçelere dayalıdır.
2- Davacı TMO Genel Müdürlüğü tarafından M/V Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra aleyhinde kendi adına asaleten ve gemi «donatanına» «izafeten» dava açılmış olup, mahkemece davalı kaptan hakkında açılan davada olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Davacı TMO Genel Müdürlüğü’nün dava konusu cihazın onarımı için ihale prosedürünü işletmesinin zorunlu olup olmadığı, bunun zorunlu olması halinde geçecek «makul sürenin» ne olacağı teknik bir konu olup, gerektiğinde «denetime elverişli» yeni bir bilirkişi raporu almadan ve dayanak gösterilmeden soyut gerekçelerle bu sürenin 2 ay olacağı kabul edilip kâr «kaybının» hesaplanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı «donatan» yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… kısmen, birleşen davanın tam kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce, "asıl davaya yönelik, davalı kaptan hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması ve cihazın onarımı için gerekli sürenin belirlenerek «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesaplanması gerektiği ve cihazın orijinal parçalarla onarılması durumunda «değer kaybı» olmayacağına ilişkin bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin yaptığı itirazların değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda cihazın orijinal parçalar ile değiştirilmesi nedeniyle değer kaybının oluşmayacağı, tamir süresinin 40 gün olacağı, buna göre davacının zararının 143.197,47 USD olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin davalılardan tahsiline, birleşen dava yönünden kararın kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kısmen, birleşen davanın tam kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce, "asıl davaya yönelik, davalı kaptan hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması ve cihazın onarımı için gerekli sürenin belirlenerek «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesaplanması gerektiği ve cihazın orijinal parçalarla onarılması durumunda «değer kaybı» olmayacağına ilişkin bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin yaptığı itirazların değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda cihazın orijinal parçalar ile değiştirilmesi nedeniyle değer kaybının oluşmayacağı, tamir süresinin 40 gün olacağı, buna göre davacının zararının 143.197,47 USD olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin davalılardan tahsiline, birleşen dava yönünden kararın kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1982 E. 2022/1156 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… konusu 30.000 ton kapasiteli, kendinden tahrikli 1*300 ton/saat kapasiteli pnömatik tip gemi boşaltma cihazının ...şirketi tarafından 1.569.100 Euro bedelle anahtar «teslimi» olarak davacıya 22.12.1993 tarihli sözleşme ile satıldığı, davacı tarafından 02.10.1996 tarihinde «geçici kabulü», 16.05.1997 tarihinde (hasarlı hali de tespit edilerek) «kesin kabulü» yapılan cihazın 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle hasarlandığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaŞirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
Bu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şti’ne «tesliminin» mümkün olup olamayacağı, normal koşullarda 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında ne kadar buğdayın TMO’dan alınıp dava dışı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · satış sözleşmesi · zayi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
2- Mahkemece verilen 18.06.2014 tarihli karar Dairemizin 14.09.2017 tarih ve 2016/5210esas 2017/4373karar sayılı ilamı ile «eksik inceleme» nedeniyle bozulmuştur.
Şti’ne «teslim» edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13801 E. , 2010/9914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 1997/352-2008/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı TMO avukatı ... ile davalı ... Jurina Gemisi Donatanı ve M/V Jurina Gemisi Kaptanı (Donatana İzafeten) avukatı ..., davalı Euro Sigorta avukatı... ve ihbar olunan (TCDD) avukatı... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, Bahama Bayraklı Jurina Gemisi’nin 13.05.1997 tarihinde Etibank Liman tesislerinden yük almak üzere 12 numaralı rıhtıma yanaştığı sırada davalı sigorta şirketine sigortalı olan müvekkiline ait Fritz Werner marka gemi boşaltma cihazına çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, kazanın kılavuz kaptanın uyarılarını dikkate almayan gemi kaptanının kusurundan kaynaklandığını, davacının 400.000 USD hasar tutarı, 402.350 USD işletme kaybı ve 196.137 USD cihazın kıymet kaybı olmak üzere toplam 994.487 USD zararı olduğunu, cihaza acil ihtiyaç nedeniyle yapılan 22.197.251.700 TL onarım giderinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 994.487 USD’nın olay tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalı kaptan ve donatandan;
birleşen dava ile de 22.197.251.700 TL’nın ilk ihbar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı donatan ve kaptan vekilleri, dava konusu olayda kılavuz kaptanın kusurlu olduğunu, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili, en son 06.12.1997 tarihli yazı ekinde davacıya gönderilen ihbarname ve temliknamenin imzalanıp iadesi halinde dava konusu miktarın ödeneceğinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının yasal olan işlemleri yapmadan işbu davayı açtığını, müvekkili sigortacının halefiyetten doğan hakları kullanmasını sağlayacak işlemlerin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle sigorta sözleşmesinin geçersiz hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı kurumun Bandırma Limanında bulunan yükleme boşaltma cihazının 13.05.1997 tarihinde meydana gelen kazada davalı donatana ait geminin çarpması sonucu hasar gördüğü, davalı sigorta şirketine sigortalı cihazın 22.197,25 YTL olan onarım bedelinden poliçenin 19. madde hükmüne göre %95,75 temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, cihazın onarım süresince davacının 224.118 USD işletme zararı bulunduğu, cihaza takılan parçaların yeni olması nedeniyle kıymet kaybından söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, birleştirilen davanın kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 22.197,25 YTL’nın 25.11.1997 tarihinden itibaren %95,75 faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, asıl davanın kısmen kabulü ile 224.118 USD’nin 13.05.1997 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davanın davalısı olan Ege Sigorta A.Ş.’nin Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/352 E sayılı asıl dava dosyasında taraf olmaması karşısında asıl davada verilen hükmü temyiz hakkı bulunmamasına, davacı TMO Genel Müdürlüğü ile davalı Ege Sigorta A.Ş. arasındaki sözleşmenin eki olan şartnamenin 19.maddesi gereğince %95,75 oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı Ege Sigorta A.Ş. vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesinin 1998/499 E numarasında kayıtlı birleştirilen davada verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı TMO Genel Müdürlüğü tarafından M/V Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra aleyhinde kendi adına asaleten ve gemi donatanına izafeten dava açılmış olup, mahkemece davalı kaptan hakkında açılan davada olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın davalı ... Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı TMO Genel Müdürlüğü vekili, M/V Jurina Gemisinin 12 numaralı rıhtıma yanaştığı sırada davacıya ait gemi boşaltma cihazına çarparak zarar verdiğini iddia etmiştir. Dava konusu 30.000 ton kapasiteli, kendinden tahrikli 1*300 ton/saat kapasiteli pnömatik tip gemi boşaltma cihazının ...şirketi tarafından 1.569.100 Euro bedelle anahtar teslimi olarak davacıya 22.12.1993 tarihli sözleşme ile satıldığı, davacı tarafından 02.10.1996 tarihinde geçici kabulü, 16.05.1997 tarihinde (hasarlı hali de tespit edilerek) kesin kabulü yapılan cihazın 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle hasarlandığı anlaşılmaktadır. Cihazın onarım işinin, 04.08.1997 tarihinde davacı TMO 1 numaralı ihale komisyonu tarafından yapılan ihale sonrası (KDV hariç) 93.000 USD bedel ile STFA isimli firmaya verilmesinin kararlaştırıldığı, 08.08.1997 tarihinde de sözleşmenin imzalandığı, 22.08.1997 tarihinde gemi merdiveni hariç hasarın giderildiği, gemi merdiven tamir süresinin ise 6 gün olacağı 27.09.2005 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarında cihazın onarım süresinin 3 ay, 2 ay veya 1 ay olduğu belirtilmiş ise de, davacı tarafın kamu kurumu olup belli bir ihale prosedürünü işletmesi gerektiği, bu prosedür uygulanmadan doğrudan onarım yapılmasının mümkün olamayacağı, hakkaniyete uygun olması açısından cihazın 2 aylık sürede onarılabileceği kabul edilerek, 2 aylık süre gözetilerek zarar hesabı yapılmıştır. Davacı TMO Genel Müdürlüğü’nün dava konusu cihazın onarımı için ihale prosedürünü işletmesinin zorunlu olup olmadığı, bunun zorunlu olması halinde geçecek makul sürenin ne olacağı teknik bir konu olup, gerektiğinde denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu almadan ve dayanak gösterilmeden soyut gerekçelerle bu sürenin 2 ay olacağı kabul edilip kâr kaybının hesaplanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı donatan yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan, 27.09.2005 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, 02.10.1996 tarihinde geçici kabulü yapılan dava konusu cihaz 13.05.1997 tarihinde meydana gelen olayda hasarlanmış olup, orijinal parçalarla onarılması halinde değer kaybı olmayacağı yönündeki kabul de soyut gerekçelere dayalıdır. Onarılmış durumdaki aracın değerinin, kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı yönündeki davacı iddiası karşısında, mahkemece, bu konuda görüş bildirilen ilk bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itirazlarının cevaplandırılması için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, davacının bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5- Dava, haksız eyleme davalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı zararının ancak yabancı para üzerinden gerçekleşmesi halinde yabancı para üzerinden maddi tazminata hükmedilebilir. Aksi halde zararın Türk Lirası üzerinden tazminine karar vermek gerekir. Mahkemece, davacı tarafın kâr kaybına dair zararının USD üzerinden gerçekleştiğine dair tarife ve benzeri kanıtlarını sunması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yabancı para üzerinden kâr kaybına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı donatan yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Ege Sigorta A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile davalı Ege Sigorta A.Ş. hakkında açılan birleşen davada verilen hükmün ONANMASINA, asıl davada verilen hükme yönelik olarak davacı ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Jurina Gemisi kaptanı Goran Iskra yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı ... Jurina Gemisi donatanı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Jurina Gemisi donatanı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.068,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalı Euro Sigorta A.Ş.
(Ege Sigorta A.Ş.)'nden alınmasına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı ...-davalı sigortacıdan alınarak davacıya verilmesine, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı donatana verilmesine, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı kaptana verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... ve asıl davada davalı ... Jurina Gemisi Kaptanı Gorun Iskra'ya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031799800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz