İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8843 E. 2010/10239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının alacağının 1.008,90 YTL olduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşmediği, alacağın likit olmadığı, davacının kötüniyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1.008,90 YTL asıl alacak yönünden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranda yasal faiz uygulanması suretiyle devamına, icra-inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13340 E. 2016/1218 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13647 E. 2012/19880 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · fatura · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… rak gösterildiği, dava tarihi itibariyle 7.780,00 TL'nın altında kalan alacak talebi ile açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kaldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, dava dilekçesinde ödenmeyen «fatura» bedeli olarak 6.008,29 TL alacak talebinin yanında 31.12.2009 tarihli poliçedeki şartların yeni tarihli poliçe için de geçerli olmasına karar verilmesinin talep ed …
Bu itibarla sadece istenen alacak miktarına göre görev belirlenmesi doğru olmayıp somut uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemesi «görevlidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6936 E. 2012/495 K.
Ortak:yasal faiz · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının alacağının 1.008,90 YTL olduğu, davalının icra takibinden önce «temerrüde» düşmediği, alacağın likit olmadığı, davacının «kötüniyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1.008,90 YTL «asıl alacak» yönünden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranda «yasal faiz» uygulanması suretiyle devamına, icra-inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozul …
Benzer bu karardaDolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizi» talep etmesi mümkün olup, dava dilekçesindeki “mevduata uygulanan en yüksek faiz” talebinin ticari işlerde uygulanan «avans faizini» kapsadığının kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. ..../... -2-
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödemenin mahsubu · mutlak ticari dava · internet bankacılığı · temerrüt faizi · avans faizi
Benzer bu kararda2) Davacı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.Bu dava, TTK’da «mutlak ticari» iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizi» talep etmesi mümkün olup, dava dilekçesindeki “mevduata uygulanan en yüksek faiz” talebinin ticari işlerde uygulanan «avans faizini» kapsadığının kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait sistem bilgilerinin ele geçirilmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayan davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle «kısmi ödemenin mahsubuyla» davanın kısmen kabulüne, 8.008,88 TL’nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12716 E. 2010/4121 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · asıl alacak · kötüniyet · yasal faiz · temerrüt · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının alacağının 1.008,90 YTL olduğu, davalının icra takibinden önce «temerrüde» düşmediği, alacağın likit olmadığı, davacının «kötüniyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1.008,90 YTL «asıl alacak» yönünden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranda «yasal faiz» uygulanması suretiyle devamına, icra-inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozul …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının alacağının 1.008,90 YTL olduğu, davalının icra takibinden önce «temerrüde» düşmediği, alacağın likit olmadığı, davacının «kötüniyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1.008,90 YTL «asıl alacak» yönünden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranda «yasal faiz» uygulanması suretiyle devamına, icra-inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşıma belgesinin 7.229 adet olduğu, diğer belgelerin «teslim» edilmediği belirtilerek 611 adet taşıma belgesi ile ilgili değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de davacı taraf temyiz dilekçesinde bayilerinin çokluğu ve yaygınlığı nedeniyle geri kalan taşımaya ilişkin belgeleri «ibraz» etmelerinin zor olduğu, ancak istenildiği takdirde teslim edebileceklerini belirtmiş olmasına göre, davacı tarafın bu konuda adı geçen belgeleri ibraz etmesi için imkan tanınıp, diğer belgeler bakımından da sözleşmeye uygun teslim bulunup bulunmadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, kargo «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8843 E. , 2010/10239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 gün ve 2006/556 - 2008/251 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.04.2010 gün ve 2008/12716 - 2010/4121 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kargo şirketi ile davalı arasında kargo taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalının fatura edilmiş kargo bedeli 13.243,80 YTL'yi ödemediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ... şirketinin eksik ve hatalı teslimat yaptığını, sözleşme gereğince kargo teslim bilgilerinin müvekkiline verilmesinden sonra karşılıklı alacak ve borç dökümü yapılması ve fatura gönderilmesi gerektiği halde fatura gönderilmeyerek icra takibi yapıldığını, alacağın likit olmaması nedeni ile icra-inkar tazminatı istenemeyeceğini, kendilerinin temerrüde düşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının da davacının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının alacağının 1.008,90 YTL olduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşmediği, alacağın likit olmadığı, davacının kötüniyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1.008,90 YTL asıl alacak yönünden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranda yasal faiz uygulanması suretiyle devamına, icra-inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031736600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz