Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Tespit ve men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1446 E. 2013/20314 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, marka hakkına yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. Davalılarca davacı şirket adına tescilli 2004/12822 sayılı “FLAT” ibareli markanın hükümsüzlüğü için dava açıldığı savunulmuş, temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 29.12.2011 gün, 2010/102-260 Esas ve Karar sayılı kararı ile, “FLAT” markasının 35. sınıfın “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde, marka hükümsüzlüğüne ilişkin yukarıda anılan kararın kesinleşip kesinleşmediğinin ve işbu karar ile hükümsüzlüğüne karar verilen 35. sınıf hizmetler bakımından somut davaya etkisinin, 556 sayılı KHK’nın 43. maddesi çerçevesinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1284 E. 2020/5693 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, marka hakkına yapılan tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamı sonrası «direnme» kararı verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-111 E- 2018/1261 K. sayılı ilamında mahkemece bozma gerekleri yerine getirilerek, bozma kararına eylemli olarak uyulduğu, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği, direnme olarak adlandırılan kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu belirtilmiş olmakla, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca hükümsüzlük davasının açıldığına dair dosyaya hiç bir beyan ve savunmada bulunulmadığı, karar verildikten sonra temyiz safhasında hükümsüzlük davasından bahsedildiği, dosyaya bildirilmeyen davanın sonucunun beklenilmesine karar verilmesi yada sonuçlanan davaya göre 43. madde kapsamında davacının aktif dava «ehliyeti» konusunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, hükümsüzlük kararının kesinleştiği, davacının tescilli 2004/12822 sayılı FLAT ibareli markasının sadece 35. sınıf alt grubunda yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden kısmen hükümsüz kılındığı, davacı markasının 35. sınıftaki çok değişik hizmetler grupları ile tescilli olduğu, davaya dayanak hizmetler yönünden ise tescilin devam ettiği, bu halde davacının 556 sayılı KHK 43. maddesinde belirtilen dava açabilecek şahıslardan olduğu, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · taraf ehliyeti · ıslah · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamı sonrası «direnme» kararı verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-111 E- 2018/1261 K. sayılı ilamında mahkemece bozma gerekleri yerine getirilerek, bozma kararına eylemli olarak uyulduğu, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği, direnme olarak adlandırılan kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu belirtilmiş olmakla, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca hükümsüzlük davasının açıldığına dair dosyaya hiç bir beyan ve savunmada bulunulmadığı, karar verildikten sonra temyiz safhasında hükümsüzlük davasından bahsedildiği, dosyaya bildirilmeyen davanın sonucunun beklenilmesine karar verilmesi yada sonuçlanan davaya göre 43. madde kapsamında davacının aktif dava «ehliyeti» konusunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, hükümsüzlük kararının kesinleştiği, davacının tescilli 2004/12822 sayılı FLAT ibareli markasının sadece 35. sınıf alt grubunda yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden kısmen hükümsüz kılındığı, davacı markasının 35. sınıftaki çok değişik hizmetler grupları ile tescilli olduğu, davaya dayanak hizmetler yönünden ise tescilin devam ettiği, bu halde davacının 556 sayılı KHK 43. maddesinde belirtilen dava açabilecek şahıslardan olduğu, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Tespit ve men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3581 E. 2018/6178 K.
Ortak:haksız rekabet · Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Tespit ve men'i | Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, marka hakkına yapılan tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda57/5 maddesinde ifadesini bulanan «haksız rekabet» fiilini de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, «direnme» kararı verilerek, taraflarca hükümsüzlük davasının açıldığına dair dosyaya hiç bir beyan ve savunmada bulunulmadığı, karar verildikten sonra temyiz safhasında hükümsüzlük davasından bahsedildiği, dosyaya bildirilmeyen davanın sonucunun beklenilmesine karar verilmesi yada sonuçlanan davaya göre 43. madde kapsamında davacının aktif dava «ehliyeti» konusunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, hükümsüzlük kararının kesinleştiği, davacının tescilli 2004/12822 sayılı ... ibareli markasının sadece 35. sınıf alt grubunda yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden kısmen hükümsüz kılındığı, davacı markasının 35. sınıftaki çok değişik hizmetler grupları ile tescilli olduğu, davaya dayanak hizmetler yönünden ise tescilin devam ettiği, bu halde davacının 556 sayılı KHK 43. maddesinde belirtilen dava açabilecek şahıslardan olduğu, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, marka hakkına yapılan tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · direnme kararı · taraf ehliyeti · ıslah · yasal faiz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, «direnme» kararı verilerek, taraflarca hükümsüzlük davasının açıldığına dair dosyaya hiç bir beyan ve savunmada bulunulmadığı, karar verildikten sonra temyiz safhasında hükümsüzlük davasından bahsedildiği, dosyaya bildirilmeyen davanın sonucunun beklenilmesine karar verilmesi yada sonuçlanan davaya göre 43. madde kapsamında davacının aktif dava «ehliyeti» konusunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, hükümsüzlük kararının kesinleştiği, davacının tescilli 2004/12822 sayılı ... ibareli markasının sadece 35. sınıf alt grubunda yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden kısmen hükümsüz kılındığı, davacı markasının 35. sınıftaki çok değişik hizmetler grupları ile tescilli olduğu, davaya dayanak hizmetler yönünden ise tescilin devam ettiği, bu halde davacının 556 sayılı KHK 43. maddesinde belirtilen dava açabilecek şahıslardan olduğu, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
57/5 maddesinde ifadesini bulanan «haksız rekabet» fiilini de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin hükümsüzlük kararının işbu davaya etkisi bulunmadığına ve davacının dava «açma ehliyetinin» bulunduğuna ilişkin gerekçesi yerinde ise de davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları incelendiğinde davalının faaliyet gösterdiği hizmetlerin …
Mahkemece marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava değerlendirilerek davacı markasının 35. sınıfta değişik hizmet grupları ile tescilli olduğu, işbu davaya dayanak hizmetler yönünden ise tescilin devam ettiği, davacının 556 sayılı KHK 43. maddesinde belirtilen dava açabilecek şahıslardan olduğu, davacı yanın aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2911 E. 2017/5803 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 14.260 TL'nin 02.09.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili ve «feri müdahil» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4493 E. 2021/5226 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1446 E. , 2013/20314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2007/203-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "FLAT" markasının müvekkili adına 07.05.2004 tarihinde TPE nezdinde tescil edildiğini, davalılardan ...’ın öncesinde müvekkili şirkette usta olarak çalıştığını, daha sonra kendi işyerini kurduğunu ancak müvekkili şirketten öğrendiği yöntem ve tasarımları kullanarak, müvekkiline ait broşürleri birebir taklit ettiğini, “FLAT” markasını kendi ürünlerinde ve web sayfasında kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve müvekkilinin itibarını zedelediğini ileri sürerek, müvekkili şirketin "FLAT" markası ve eserden doğan hakları ile haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti ve önlenmesini, tecavüzün giderilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak 5.000,00 TL, eser niteliğindeki broşürlerin taklidi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak 2.000.00 TL maddi tazminat ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiş, 19.04.2012 tarihinde, maddi tazminat talebini 15.785,34 TL olarak ıslah etmiştir
Davalı vekili, müvekkillerince sanatsal mozaik işinin davacı taraftan değil dava dışı...tan öğrenildiğini, davacı şirkette bir süre çalışan müvekkillerinin, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı şirketten ayrıldıklarını, cins isim olan ve “yassı taş” anlamına gelen "FLAT" kelimesinin, marka olarak tescil edilemeyeceğini, müvekkillerince bu ibarenin uluslararası alanda, internette ve broşürlerde kullanıldığını, broşürler arasında taklit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, davaya konu çakıl taşı ile yüzey kaplama şeklindeki desen oluşumunun FSEK anlamında güzel sanat eseri niteliği taşımadığı, bu nedenle FSEK'e dayalı hak ihlali ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı; ancak, davalı tarafça hazırlanan broşürlerde ve fiyat listesi gibi belgelerde davacı tarafın tescilli “FLAT” markasının kullanılmak suretiyle markaya tecavüzde bulunulduğu, açıklanan fiillerin TTK’nın 57/5. Maddesi uyarınca haksız rekabet fiilini oluşturduğu ve uğranılan zararın da 15.785,34 TL olduğu, fiilin yoğunluğu ve sunulan delillere manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına davalının tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, 15.785,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 19.04.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile diğer taleplerin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. Davalılarca davacı şirket adına tescilli 2004/12822 sayılı “FLAT” ibareli markanın hükümsüzlüğü için dava açıldığı savunulmuş, temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 29.12.2011 gün, 2010/102-260 Esas ve Karar sayılı kararı ile, “FLAT” markasının 35. sınıfın “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde, marka hükümsüzlüğüne ilişkin yukarıda anılan kararın kesinleşip kesinleşmediğinin ve işbu karar ile hükümsüzlüğüne karar verilen 35. sınıf hizmetler bakımından somut davaya etkisinin, 556 sayılı KHK’nın 43. maddesi çerçevesinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031674000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz