Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/433 E. 2013/20297 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki protokol uyarınca tarafların eşit oranda adi ortaklıkta malik oldukları, protokolde tarih bulunmamakta ise de davalı ...'ın 17/05/2012 tarihli duruşmada, protokolün tarihine dair beyanı ve protokolün içeriği karşısında bu protokolün 2008 yılında düzenlendiğinin düşünüldüğü, her ne kadar 'Mercan' markası ilk kez davalı ...'ın babası ...tarafından Büyükada'da kullanılmış ise de, buradaki kullanımın küçük bir coğrafi bölgeyi kapsadığı, buna karşılık taraflar arasında İstanbul'da 1980'li yılların başında ortaklaşa işletilmeye başlayan ve iş yeri ile birlikte markanın daha geniş çevrelerce bilinmeye başlandığı, 1980'li yılların başında başlayan bu adi ortaklığın yaklaşık olarak 27-28 yıl kadar devam ettiği ve 2008 yılında bu ortaklığın sona erdiği, ancak tarafların ortaklığı sona erdirirken “MERCAN” markasını kimin kullanacağı konusunda herhangi bir anlaşma yapmadığından her iki tarafın da bu markayı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın 2008/56471, 2008/75091 ve 186026 nolu markalar yönünden kabulü ile hükümsüzlüğüne, TPE sicilinden terkinine; 2008/56470 nolu marka yönünden ise markada MERCAN ibaresinin bulunmamakta olup markanın “M+ŞEKİL+since 1960” biçiminde olduğu, söz konusu markada Mercan ibaresi söz konusu olmadığı gerekçesiyle bu marka yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece, davalının, hükümsüzlüğü istenilen “Mercan” markası üzerinde, hak sahibi olduğu kabul edilmiş, ancak taraflar arasındaki ortaklığı sona erdiren ve mahkemece 2008 tarihli olduğu kabul edilen sözleşme hükmü uyarınca davacının da bu markalar üzerinde müşterek hak sahibi bulunduğu kabul edilerek, uyuşmazlık konusu 2008/56471 ve 2008/75091 nolu markaların hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine karar verilmiştir. Oysa söz konusu sözleşmede uyuşmazlık konusu markaların üzerindeki hak sahipliğine yönelik bir anlaşma söz konusu olmayıp, yine dosyada mevcut adi ortaklık sözleşmesinde de sadece işletme adı olarak “Mercan” ibaresinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, her ne kadar dava konusu markanın ilk ihdas eden ve kullananı davalı taraf ise de, tarafların miras bırakanlarından itibaren birlikte uzunca süre kullanımları itibariyle, söz konusu marka üzerinde tarafların müşterek hak sahibi olduklarına ilişkin mahkeme görüşü isabetli görüldüğünden, 2008/56471, 2008/75091 sayılı markalar yönünden sonucu itibariyle doğru görülen kararın onanması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı adına tescilli 1997/186026 nolu markanın kötüniyetle tescil olunduğu, tarafların uyuşmazlık konusu “Mercan” ibaresi üzerinde müşterek hak sahibi olmalarına karşın, davalının tek başına adına tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler itibariyle “Mercan” ibaresinin tescilli olduğu 42. sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri” sınıfında ilk kez 1970 yılında davalının mirasbırakanı tarafından ihdas edilip kullanıldığı, daha sonra 1980 yılında davacının babası ile ortaklık halinde, aynı hizmete “Mercan” ismi ile devam edildiği ve bunu takiben de taraflar arasındaki ortaklığın sona erdiği 25.08.2008 tarihine kadar da işbu davanın taraflarınca birlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece 2008 tarihli olarak kabul edilen sözleşme ile tarafların eşit haklara sahip olarak ortaklığa devam edecekleri kararlaştırılmış ise de, yukarıda yapılan açıklama itibariyle ilk kez davalının murisi tarafından ihdas edilip kullanılan “Mercan” markasının, hak sahibi davalı murisinin izni ile tarafların murisleri olan babaları tarafından gerçekleştirilen adi ortaklık içerisinde ve söz konusu 42. sınıf hizmetlerde kullanıldığının kabulü gerekir. Bu durumda 1997/186026 sayılı markanın davalı tarafından kötüniyetle tescil olunduğuna ilişkin mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu 1997/186026 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren işbu davanın açıldığı 11.11.2010 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek 1997/186026 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddi gerekirken, hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2411 E. 2022/6989 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin kaldırılması · yargılama giderlerinden sorumluluk · cy/cy şerhi · yargılama giderleri · ipotek · yargılama gideri · haciz · çek
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 09/12/2016 «haciz» işlenme tarihi itibarıyla davacının davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş.'ye ödemediği iki adet toplam 100.000,00 TL bedelli «çek» bulunduğu, bu çeklerin 12/12/2016 ve 09/01/2017 tarihi itibarıyla ödendiği, 09/12/2016 haciz konulma tarihine göre davacının borcu sona ermediğinden yani «ipotek» fek şartları gerçekleşmemiş olmakla, davalı ...'nın taşınmaz üzerine haciz talep etmesi ve konulmasının yasal olduğu, ancak dava tarihi itibarıyla borç tamamen ödendiğinden ipoteğin ve buna bağlı olarak da haczin kaldırılması gerektiğinden davanın bu yönüyle kabulü gerektiği, dava tarihinden önce davacı tarafından haczin kaldırılması yönünde Yapı Kredi Bankası'na başvuru yapılmamış ise de dava tarihinden sonra davalı ...'nın usuli gerekçeler ileri sürerek haczi kaldırmadığı, yapılan «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı banka vekili istinaf tal …
A.Ş. lehine tesis edilen dava konusu taşınmaz kaydındaki «ipotek» hakkı üzerine 09.12.2016 tarihinde «haciz» «şerhi» işlenmiştir.
Davacı tarafından, davalı Mercansoy şirketine kabul edildiği gibi banka tarafından dava konusu taşınmazın «kaydına» «haciz» tesis edilen tarihte davacının «ipotek» borcunun devam ettiği gözetildiğinde, bankaca dava konusu ipotek «şerhine» haciz tesis edilmesi yasaldır.
A.Ş.'den olan alacağın tahsili amacıyla genel «haciz» yoluyla icra takibi başlatılmış ve işbu takip dosyasından yapılan mal varlığı araştırması neticesinde davalı/«ipotek» alacaklısı/borçlu Mercansoy Otomotiv San.
-
İpoteğin kaldırılması | Haciz kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4354 E. 2023/6164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · yargılama giderlerinden sorumluluk · direnme kararı · cy/cy şerhi · yargılama giderleri · ipotek · ihtiyati haciz · usulden reddi
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirket lehine «ipotek» verilen 3 üncü şahsa ait taşınmaz üzerine yine davalı şirketten alacaklı olan banka tarafından «haciz» «şerhi» verilmesi işleminde, dava tarihi itibariyle «ipoteğin fekki» şartlarının oluştuğunun tespiti nedeniyle davanın kabulüne karar verilirken «yargılama giderlerinden» hangi tarafın sorumlu olacağına ilişkindir.
… n Mercansoy Otomotiv A.Ş. arasındaki ticari alışveriş nedeniyle müvekkil adına kayıtlı taşınmazın, davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş. lehine 300.000,00 TL bedelle «ipotek» verildiğini, müvekkili tarafından ipoteğe konu olan borcun ödendiğini ve bu doğrultuda davalı lehine ipotek verilen taşınmaz üzerindeki sınırlamanın kaldırılmasının istenildiğini, bütün borcun ödenmiş olmasına rağmen ipotek kaldırılmayınca davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş.'nin diğer davalı ...Ş.'ye olan borcu sebebiyle müvekkili tarafından verilen ipotek üzerine «ihtiyati haciz» konulduğunu ve takip dosyasında taşınmazın satışa çıkarıldığını, ipoteğe konu olan borç müvekkili tarafından ödenmiş bulunduğundan haczin haksız olduğunu ileri sürerek «ipoteğin fekkine» ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ekçesinde; müvekkili bankanın açılan davada taraf sıfatının olmadığını, müvekkili tarafından davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş.'den alacaklarının tahsili amacıyla genel «haciz» yolu ile icra takibi başlatıldığını, işbu dosyada yapılan mal varlığı araştırması neticesinde davalı/«ipotek» alacaklısı davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş. lehine tesis edilen dava konusu taşınmaz kaydındaki ipotek hakkı üzerine 09.12.2016 tarihinde haciz «şerhi» işlendiğini belirterek davanın «usulden reddine» karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerine «haciz» konulduğu tarihte haczin yasal ve usulüne uygun olduğunu, ipoteğe bağlı alacağın sona erdiğinden müvekkili bankanın haberdar edilmediğini, dava devam ederken de bankanın haczi kaldırma yükümlülüğünün bulunmadığını, nitekim ipoteğe bağlı alacağın/borcun sona erip ermediğinin de yargılama sonucunda tespit edildiğini, davacının daha önce fek talebiyle başvuruda da bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/433 E. , 2013/20297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 tarih ve 2010/184-2012/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın değişik tarihlerde TPE'ye başvurarak “MERCAN KOKOREÇ, M MERCAN since 1960, M since 1960, MERCAN” ibarelerini marka olarak tescil ettirdiğini, bu tescillerden müvekkilinin sonradan haberdar olduğunu, oysa bu markanın ilk kez müvekkilinin ve davalı tarafın babası M. ...tarafından birlikte bulunduğunu ve 1991 yılında davacı ve davalının babasının birahane ve kafeterya işletmeciliği olarak beraber kurdukları işletmenin adı olarak bu markayı kullanmaya başladıklarını, markayı birlikte ihdas ettiklerini ve birlikte maruf hale getirdiklerini buna rağmen davalı tarafın kimseye haber vermeden markayı tek taraflı olarak ve kötü niyetle kendi adına tescil ettirdiği bu marka üzerinde öncelikli ve gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu dolayısıyla davalının tek başına tescil ettirdiği markaların hükümsüz kılınmasının gerektiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2008/56471, 2008/56470, 2008/75091 ve 186026 nolu markaların hükümsüzlüğünü ve TPE sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Mercan” markasının ilk kez 1997 tarihinde tescil edildiğini ve ilk kez müvekkilinin babası tarafından kullanıldığını, tescilden 13 yıl geçtikten sonra davacının bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki protokol uyarınca tarafların eşit oranda adi ortaklıkta malik oldukları, protokolde tarih bulunmamakta ise de davalı ...'ın 17/05/2012 tarihli duruşmada, protokolün tarihine dair beyanı ve protokolün içeriği karşısında bu protokolün 2008 yılında düzenlendiğinin düşünüldüğü, her ne kadar 'Mercan' markası ilk kez davalı ...'ın babası ...tarafından Büyükada'da kullanılmış ise de, buradaki kullanımın küçük bir coğrafi bölgeyi kapsadığı, buna karşılık taraflar arasında İstanbul'da 1980'li yılların başında ortaklaşa işletilmeye başlayan ve iş yeri ile birlikte markanın daha geniş çevrelerce bilinmeye başlandığı, 1980'li yılların başında başlayan bu adi ortaklığın yaklaşık olarak 27-28 yıl kadar devam ettiği ve 2008 yılında bu ortaklığın sona erdiği, ancak tarafların ortaklığı sona erdirirken “MERCAN” markasını kimin kullanacağı konusunda herhangi bir anlaşma yapmadığından her iki tarafın da bu markayı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın 2008/56471, 2008/75091 ve 186026 nolu markalar yönünden kabulü ile hükümsüzlüğüne, TPE sicilinden terkinine;
2008/56470 nolu marka yönünden ise markada MERCAN ibaresinin bulunmamakta olup markanın “M+ŞEKİL+since 1960” biçiminde olduğu, söz konusu markada Mercan ibaresi söz konusu olmadığı gerekçesiyle bu marka yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece, davalının, hükümsüzlüğü istenilen “Mercan” markası üzerinde, hak sahibi olduğu kabul edilmiş, ancak taraflar arasındaki ortaklığı sona erdiren ve mahkemece 2008 tarihli olduğu kabul edilen sözleşme hükmü uyarınca davacının da bu markalar üzerinde müşterek hak sahibi bulunduğu kabul edilerek, uyuşmazlık konusu 2008/56471 ve 2008/75091 nolu markaların hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine karar verilmiştir. Oysa söz konusu sözleşmede uyuşmazlık konusu markaların üzerindeki hak sahipliğine yönelik bir anlaşma söz konusu olmayıp, yine dosyada mevcut adi ortaklık sözleşmesinde de sadece işletme adı olarak “Mercan” ibaresinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ancak, her ne kadar dava konusu markanın ilk ihdas eden ve kullananı davalı taraf ise de, tarafların miras bırakanlarından itibaren birlikte uzunca süre kullanımları itibariyle, söz konusu marka üzerinde tarafların müşterek hak sahibi olduklarına ilişkin mahkeme görüşü isabetli görüldüğünden, 2008/56471, 2008/75091 sayılı markalar yönünden sonucu itibariyle doğru görülen kararın onanması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı adına tescilli 1997/186026 nolu markanın kötüniyetle tescil olunduğu, tarafların uyuşmazlık konusu “Mercan” ibaresi üzerinde müşterek hak sahibi olmalarına karşın, davalının tek başına adına tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler itibariyle “Mercan” ibaresinin tescilli olduğu 42. sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri” sınıfında ilk kez 1970 yılında davalının mirasbırakanı tarafından ihdas edilip kullanıldığı, daha sonra 1980 yılında davacının babası ile ortaklık halinde, aynı hizmete “Mercan” ismi ile devam edildiği ve bunu takiben de taraflar arasındaki ortaklığın sona erdiği 25.08.2008 tarihine kadar da işbu davanın taraflarınca birlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece 2008 tarihli olarak kabul edilen sözleşme ile tarafların eşit haklara sahip olarak ortaklığa devam edecekleri kararlaştırılmış ise de, yukarıda yapılan açıklama itibariyle ilk kez davalının murisi tarafından ihdas edilip kullanılan “Mercan” markasının, hak sahibi davalı murisinin izni ile tarafların murisleri olan babaları tarafından gerçekleştirilen adi ortaklık içerisinde ve söz konusu 42.
sınıf hizmetlerde kullanıldığının kabulü gerekir. Bu durumda 1997/186026 sayılı markanın davalı tarafından kötüniyetle tescil olunduğuna ilişkin mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu 1997/186026 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren işbu davanın açıldığı 11.11.2010 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek 1997/186026 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddi gerekirken, hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2008/56471 ve 2008/75091 nolu markalara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu markaların hükümsüzlüğüne dair mahkeme kararının yukarıdaki gerekçe itibariyle ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 1997/186026 nolu markaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031657600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz