Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10699 E. 2011/10274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pilot dava↗ sigorta tazminatı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ uyuşmazlık konusu↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda zarar gören uçağın uluslar arası sivil havacılık kurallarına göre taxiwaydan 3 metre ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin görevlisinin havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi stopway içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisi ile durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan hasarın runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan stopway alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın pilot hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sigortalanan dava dışı firmaya ait uçağın, 04.05.2005 tarihinde davalı işletimindeki Atatürk Havalimanı 24 numaralı pistten kalkış yaptığı, Münih’te nihayetlenen uçuşunu tamamladığı, varış limanında uçağın arka yüzeyinin hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, davacının sigortacı olarak tazminat ödediği ve bu zarara davalının işletmesinde olan kalkış hava limanı zemin parçalarının neden olduğunun iddia edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı yetkililerince düzenlenen raporda işletimdeki havalimanının 04.05.2005 tarihli PAT sahaları kontrolünde 06-24 pist başı stopwayın üzerinde bulunan kaplamanın 25x40 metre ebadında kalkığı tespit edilmiş, aynı tarihli hava seyrüsefer servisleri görev rapor formunda da bu bilgiye yer verilmiştir. Davalının 20.06.2005 tarihli yazısında bu olayın sebebi olarak zeminin uzun süre kullanım sonucu malzeme yorgunluğu, uçağın pist başı manevrasında stopwaye yakın dönerek pozisyon alması ve uçağın kuyruk kısmının stopway üzerinde ve yüksek takatte kalkış koşusuna başlaması olarak açıklanmıştır. Davacı vekili, zararın, pistin ve onun zorunlu parçası stopwayın gereği gibi imal edilmemesinden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, incelemenin eksik olduğunu, zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının mahkemeye sunulduğunu, bu parçanın stopway veya koşu yoluna ait olup olmadığının tespit edilmediğini, ayrıca davalının olayla ilgili özellikle de stopway alanının malzeme yorgunluğu içerdiği yönündeki yazılarının irdelenmediğini ve uçağın pist başına yönelik yaklaşımına dair ulusal ve uluslar arası ölçülerin yanlış değerlendirildiğini açıklayarak rapora itiraz etmiştir. Ancak, esaslı nitelikteki bu itirazlar mahkemece dikkate alınmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınarak, bu itirazları karşılayan ve denetime uygun ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3155 E. 2019/2144 K.
Ortak:pilot dava · sigorta tazminatı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… re ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin «görevlisinin» havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi stopway içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisi ile durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan «hasarın» runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan stopway alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın «pilot» hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ödenen «sigorta tazminatının» zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının stopway veya koşuyoluna ait olup olmadığı yönünden yaptırılan incelemede, «keşif» tarihinde stopway tamamen «yenilenmiş» olduğundan stopwayın özellikleri ile ilgili olarak yerinde bir inceleme yapmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla da stopwayın dava konusu olay tarihindeki hali yerinde mevcut olmadığından dosyaya sunulmuş olan 3 adet agrega numunesinin bu stopway veya koşuyoluna ait olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş bildirilemediği, dava konusu stopway alanının malzeme yorgunluğu içerdiği iddiası ile ilgili olarak da olayın meydana geldiği tarihteki stopway mevcut olmadığından bu konuda da yine herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, bilirkişi raporuyla «pilotun» kazada %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ödenen «sigorta tazminatının» zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında «pilot» bilirkişi tarafından «ibraz» edilen raporda, uçağın pist başlangıç çizgisine 12 m veya 9 m'de pozisyon almasının, aradaki farkın sadece 3 m ve motor çıkışındaki tehlikeli bölgenin uzunluğunun 580 m'ye kadar çıkabilmesi gerçeği birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan zararlandırıcı olayı artırıcı ve ölçülebilir bir etkisinin olmayacağı açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · yenileme · bilirkişi incelemesi · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDosyaya bozma ilamı sonrasında inşaat bilirkişilerince «ibraz» edilen ilk bilirkişi raporunda; dosyadaki kırmataş numunesi ile stopwayin kalitesi ve özellikleriyle ilgili bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, «keşif» tarihinde stopwayın tamamen «yenilenmiş» olduğundan stopwayın özellikleri ile ilgili olarak yerinde bir inceleme yapmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla da sunulan agrega numunesinin bu stopway veya koşuyol …
… bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının stopway veya koşuyoluna ait olup olmadığı yönünden yaptırılan incelemede, «keşif» tarihinde stopway tamamen «yenilenmiş» olduğundan stopwayın özellikleri ile ilgili olarak yerinde bir inceleme yapmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla da stopwayın dava konusu olay tarihindeki hali yerinde mevcut olmadığından dosyaya sunulmuş olan 3 adet agrega numunesinin bu stopway veya koşuyoluna ait olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş bildirilemediği, dava konusu stopway alanının malzeme yorgunluğu içerdiği iddiası ile ilgili olarak da olayın meydana geldiği tarihteki stopway mevcut olmadığından bu konuda da yine herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, bilirkişi raporuyla «pilotun» kazada %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında «pilot» bilirkişi tarafından «ibraz» edilen raporda, uçağın pist başlangıç çizgisine 12 m veya 9 m'de pozisyon almasının, aradaki farkın sadece 3 m ve motor çıkışındaki tehlikeli bölgenin uzunluğunun 580 m'ye kadar çıkabilmesi gerçeği birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan zararlandırıcı olayı artırıcı ve ölçülebilir bir etkisinin olmayacağı açıklanmıştır.
Alınan «son» bilirkişi raporunda ise, kazanın ancak sınır değerlerin ihlal edilmesi durumunda oluşabileceği, «pilotun», piste giriş ve kalkış pozisyonu alma işlemi sırasında, uçağı pist başı çizgisine, ilgili ulusal ve uluslar arası mevzuat ile belirlenen, sınır değerlerden daha fa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11619 E. 2011/4641 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… re ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin «görevlisinin» havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi stopway içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisi ile durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan «hasarın» runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan stopway alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın «pilot» hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının savunmasında belirttiği sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesinin gönderme yaptığı TTK’nun 766. maddesinde, kanunun «taşıyıcıya» ve hususi ile faaliyetleri devletin iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartların hükümsüz olduğunun düzenlendiği, bu sebeple «genel işlem şartlarında» yer alan ve taşıyıcının mesuliyetinin kaldırılmasına veya hafifletilmesine ilişkin şartların yasa gereği hükümsüz olduğu, alınan raporlardan hava durumunun, uçağın özellikleri, donanımı ile pist özelliklerine göre bir uçak için kalkışa elverişli, diğeri için elverişsiz olmasının imkan dahilinde olduğunun, %1’lik riskin dahi kalkış izni verilmemesi için prensip olduğunun, aynı rotada başka bir hava yolu şirketinin uçmasının diğer hava yolu şirketi için geçerlilik göstergesi olmadığının ve hava muhalefeti nedeniyle davaya konu uçuşun iptal edildiğinin anlaşıldığı, davalının yükümlendiği yolcu taşıma işini kendisine isnat edilebilecek bir «kusur» olmaksızın iptal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · genel işlem şartı · nispi vekalet ücreti · taşıyıcı · maddi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının savunmasında belirttiği sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesinin gönderme yaptığı TTK’nun 766. maddesinde, kanunun «taşıyıcıya» ve hususi ile faaliyetleri devletin iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartların hükümsüz olduğunun düzenlendiği, bu sebeple «genel işlem şartlarında» yer alan ve taşıyıcının mesuliyetinin kaldırılmasına veya hafifletilmesine ilişkin şartların yasa gereği hükümsüz olduğu, alınan raporlardan hava durumunun, uçağın özellikleri, donanımı ile pist özelliklerine göre bir uçak için kalkışa elverişli, diğeri için elverişsiz olmasının imkan dahilinde olduğunun, %1’lik riskin dahi kalkış izni verilmemesi için prensip olduğunun, aynı rotada başka bir hava yolu şirketinin uçmasının diğer hava yolu şirketi için geçerlilik göstergesi olmadığının ve hava muhalefeti nedeniyle davaya konu uçuşun iptal edildiğinin anlaşıldığı, davalının yükümlendiği yolcu taşıma işini kendisine isnat edilebilecek bir «kusur» olmaksızın iptal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsili için dava açılmış olmasına ve mahkemece de talebin reddedilmiş olmasına göre, davalı taraf için 575 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken 720 TL «nispi vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10699 E. , 2011/10274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2008 tarih ve 2006/275-2008/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13/09/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı malik ve işletici Lufthansa firmasına ait uçağın 04.05.2005 tarihinde Atatürk Havalimanı 24 sayılı pistten kalkarak Münih’e varması sonrasında bir dahaki uçuşa hazırlanmasıyla ilgili görsel kontrol sırasında arka yatay stabilize ile elevatöründe stabilize kaplamasında yırtıklar, stabilize ucunun deformasyonu ve 15x7 cm büyüklüğünde bir yırtıktan teşekkül eden önemli bir hasarının varlığının tespit edildiğini, bu duruma davalıya ait havalimanının 24 numaralı pistinin stopway (durma yolunun) gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığını, kalkış sırasında oluşan zemin parçalarının neden olduğunu, müvekkilinin hasar sigortacısı olarak zararı tazmin ettiğini ileri sürerek, 2.600.000 USD’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının ödemiş olduğu zararın müvekkilinin havalimanı ile ilgisinin olmadığını, nedensellik bağının bulunmadığını, stopwayın pist alanı ile aynı özellikte olmayacağını, pilotun yanlış kalkış operasyonu yapmış olabileceğini, stopwayın olması gereken evsafta yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda zarar gören uçağın uluslar arası sivil havacılık kurallarına göre taxiwaydan 3 metre ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin görevlisinin havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi stopway içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisi ile durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan hasarın runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan stopway alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın pilot hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sigortalanan dava dışı firmaya ait uçağın, 04.05.2005 tarihinde davalı işletimindeki Atatürk Havalimanı 24 numaralı pistten kalkış yaptığı, Münih’te nihayetlenen uçuşunu tamamladığı, varış limanında uçağın arka yüzeyinin hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, davacının sigortacı olarak tazminat ödediği ve bu zarara davalının işletmesinde olan kalkış hava limanı zemin parçalarının neden olduğunun iddia edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı yetkililerince düzenlenen raporda işletimdeki havalimanının 04.05.2005 tarihli PAT sahaları kontrolünde 06-24 pist başı stopwayın üzerinde bulunan kaplamanın 25x40 metre ebadında kalkığı tespit edilmiş, aynı tarihli hava seyrüsefer servisleri görev rapor formunda da bu bilgiye yer verilmiştir. Davalının 20.06.2005 tarihli yazısında bu olayın sebebi olarak zeminin uzun süre kullanım sonucu malzeme yorgunluğu, uçağın pist başı manevrasında stopwaye yakın dönerek pozisyon alması ve uçağın kuyruk kısmının stopway üzerinde ve yüksek takatte kalkış koşusuna başlaması olarak açıklanmıştır. Davacı vekili, zararın, pistin ve onun zorunlu parçası stopwayın gereği gibi imal edilmemesinden kaynaklandığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, incelemenin eksik olduğunu, zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının mahkemeye sunulduğunu, bu parçanın stopway veya koşu yoluna ait olup olmadığının tespit edilmediğini, ayrıca davalının olayla ilgili özellikle de stopway alanının malzeme yorgunluğu içerdiği yönündeki yazılarının irdelenmediğini ve uçağın pist başına yönelik yaklaşımına dair ulusal ve uluslar arası ölçülerin yanlış değerlendirildiğini açıklayarak rapora itiraz etmiştir. Ancak, esaslı nitelikteki bu itirazlar mahkemece dikkate alınmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınarak, bu itirazları karşılayan ve denetime uygun ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031500700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz