6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bonoda açığa imza ve anlaşmaya aykırı doldurma iddiasının ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/633 E. 2022/564 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine dayalı takipte, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu veya boş olarak imzalandığını ileri süren borçlu, kambiyo senetlerindeki soyutluk prensibi gereği bu iddiasını yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür; aksi ispatlanmadıkça senet geçerli kabul edilir. Bono üzerinde aynı kişi tarafından hem keşideci (şirket adına) hem de avalist sıfatıyla iki ayrı imza atılmışsa, TTK 776 gereği bonoda sorumluluk tek imzayla doğduğundan, imzalardan birinin şahsi avalist sıfatıyla atıldığı kabul edilerek şahsi sorumluluk doğar. Tanzim tarihi ile vade tarihi arasında kanunen bir süre sınırlaması bulunmadığından, bu süre zarfında zamanaşımından söz edilemez.

Ele alınan sorunlar

Bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı, teminat amaçlı verilen senedin vade tarihinin sonradan doldurulduğunu, senedin tahrifat içerdiğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmadığını ve tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Kambiyo senedi niteliğindeki bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade eder. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir; bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bunu ispat etmekle yükümlüdür. Açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı borçlu bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafça bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bonoda iki imzanın (keşideci ve avalist) hukuki niteliği ve şahsi sorumluluk → ret

Gerekçe: Bono üzerinde keşidecinin şirket olduğu, lehtarın davalı olduğu, bononun ayrıca davacı tarafından avalist olarak imzalandığı, şirket kaşesinin bulunduğu ve davacı şirket yetkilisi tarafından keşideci ve kefil (avalist) kısımlarına atılmış iki ayrı imza bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 776. maddesi gereği bonoda sorumluluk tek imza ile doğmaktadır; bu nedenle atılan imzaların birinin şirket adına, diğerinin şahsen avalist olarak atıldığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı borçlunun şahsen sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tanzim tarihi ile vade tarihi arasındaki süre ve zamanaşımı itirazı → ret

İddia: Davacı, 2004 yılında tanzim edildiği düşünülen senedin 14 yıl aradan sonra icra takibine konu edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirmeye esas alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe konu senedin tanzim tarihi ve vade tarihi arasında bulunması gereken zaman konusunda bir sınırlama olmadığından, bu kesitte zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemez. Yapılan ceza soruşturmasının takibat yapılmama kararıyla sonuçlandığı anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında ispat yükünün borçluda olduğu ve aynı kişinin bonoda hem şirket temsilcisi hem avalist sıfatıyla attığı iki imzanın TTK 776 uyarınca ayrı sorumluluk doğurduğuna ilişkin tespiti, benzer uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Takibe konu senedin tanzim tarihi ve vade tarihi arasında bulunması gereken zaman konusunda kanunda bir sınırlama bulunmadığından, bu süre içinde zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası kambiyo senedi bono soyutluk (mücerretlik) prensibi açığa imza/açığa bono avalist ispat yükü zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 776

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/633

KARAR NO 2022/564

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/12/2020

NUMARASI 2018/1225 Esas - 2020/1077 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/04/2022

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili hakkında İstanbul Anadolu ... icra Dairesinin ... -esas sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, davalının, müvekkiline ait ... San.ve Tic.Ltd. Şirketi'nde senetlerin düzenlendiği 2004 yılından öncesinde SGK'lı olarak çalışmakta iken olduğunu daha sonra davalının müvekkil firmadan bir şekilde ayrıldığını ve müvekkili ile aynı alanda kendi işini yapmaya başladığını davalının müvekkile ait firmanın bayisi olduğunu müvekkile ait firma ile aralarında bir dönem ticari alışverişin olduğunu müvekkili ile ilişkisini devam ettiren davalının müvekkile ait firma ile ilgili bir kısım cihazların alımında ortak iş yapmaya kalkıştıklarını bu cihazların alımı için davalıya 3 adet senet imzalanıp kendisine teslim edildiğini, cihaz alım işi olmayınca/iş yapmaktan vazgeçmeleri sebebi ile davalıdan 2 adet senetin iade alındığını, 3 nolu senedi kaybettiğini beyan ederek iade etmediğini, ancak boş kısımları doldurarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde senedi icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespit edilmesine ve senedin iptaline, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;senet metni incelendiğinde, keşideci bölümünde ... Ltd. Şti. nin yanı sıra ...'ın da adının ayrıca ve açıkça yazılı olduğunu ve davacı tarafından inkar edilmeyen 2 adet imza bulunduğu,davacının senetten şahsi olarak sorumlu olduğunu, senet üzerinde,bir kayıt bulunmadığını senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürdüğünü ancak bu iddiasını da yazılı delille ispatlayamadığını , imza atılan senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu kanıtlanmadıkça geçerli olduğundan davanın reddine, davacı borçlu aleyhinde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, takip dayanağı bonoda her iki imzanın da açığa atıldığı görüldüğünü, bu durumda, davacı borçlunun şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğini, dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senedin üstünün hukuki ilişkiye aykırı doldurulduğunun yazılı delil ile ispat edilemediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;teminat amaçlı verilen senedin vade tarihi sonradan doldurulmak sureti ile senet vasfı kazandırılmasının hukuken korunmaması gerektiğini, senede karşı senetle ispat edildiğini, senette tahrifat yapıldığına dair bilirkişi incelemesi yapılmadığını, tanıkların dinlenmediğini, gerekçeli kararda dayanılan tüm kanun maddeleri yanlış olduğunu, 2004 yılında tanzim edildiği düşünülen senedin 14 yıl aradan sonra icra takibine konu edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin senet vasfını da ortadan kaldırdığını, zamanaşımı itirazlarının değerlendirmeye esas alınmamasının hukuken hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE Dava, kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, gerçekte borçlu olmadığını iddia eden davacının, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.Takip ve dava konusu bononun incelenmesinde;

06. 08.2004 keşide, 06.08.2015 ödeme tarihli ve 50.000-TL bedelli bononun keşidecisinin ... şirketi , lehtarının davalı olduğu, bononun ayrıca davacı tarafından avalist olarak imzalandığı, bono üzerinde şirket kaşesinin bulunduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından keşideci ve kefil (avalist) kısımlarına atılmış iki ayrı imza bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK’nın 776. maddesi gereği bonoda sorumluluk tek imza ile doğmaktadır. Bu nedenle atılan imzaların birinin şirket adına, diğerlerinin de şahsen avalist olarak atıldığının kabulü gerekmektedir. Yine açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı borçlu, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır.

Ancak bu hususta davacı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Takibe konu senedin tanzim tarihi ve vade tarihi arasında bulunması gereken zaman konusunda bir sınırlama olmadığı ,bu kesitte zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemeyeceği ,yapılan ceza soruşturmasının takibat yapılmama kararıyla sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL harcın peşin yatırılan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 773,18‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/103126 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.