Devredilemez yetkiler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12668 E. 2011/10598 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
devredilemez yetkiler↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ kayyım tayini↗ ortaklık sıfatı↗ hasımsız dava↗ kayyım atanması↗ pay sahipliği↗ kayyım↗ emredici hüküm↗ davadan feragat↗ yenileme↗ tüzel kişilik↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ feragat↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yetki↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hasımsız açıldığı, kayyım istenen şirketin ise cevap vererek davaya katıldığı, taraf teşkili sağlandığı, her ne kadar davacıların davalı şirketin ortağı olmadığı sabit ise de ortaklık sıfatı olan şirketin ortakları bulundukları, dava açmada hukuki yararları olduğu, anasözleşmenin 17. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin en fazla üç yıl, denetim kurulu üyelerinin ise 25. maddede 1 yıl süre ile seçileceğinin kararlaştırıldığı, sürenin dolmasıyla bu sıfatların kendiliğinden kalkacağının açıkça hüküm altına alınmadığı, TTK.nun da bu yönde hüküm bulunmadığı, şirketin organsız kaldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve organsız kaldığı iddiasına dayalı, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Kendisine yönetim kayyımı atanması istenen anonim şirketin 10.12.2004 tarihinde ticaret siciline kaydı yapılarak tüzel kişilik kazandığı ve anasözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin 3 yıl için, denetim kurulu üyelerinin ise, 1 yıl süre ile görev yapmak üzere seçileceğinin kararlaştırıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, ilk üç yıl için seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 2007, denetim kurulu üyesinin görev süresinin 2005 yılında dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve davanın 17.12.2008 tarihinde açıldığı yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki çekişme, davalı anonim şirketin organsız kalıp kalmadığı ve kendisine yönetim kayyımı tayin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Anonim şirketlerin organları, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim organı olarak üçe ayrılmaktadır.
Yönetim kurulu, esas itibariyle yürütme ve temsil organıdır. Yönetim kurulu üyeleri, ya genel kurul kararıyla seçilirler ya da ortaklığın ani kuruluşunda anasözleşmeye yazılmak suretiyle atanırlar. TTK'nun 314. maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl müddetle seçilirler. Anasözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değil ise, tekrar seçilmeleri mümkündür. Yönetim kurulunun seçim süresine ilişkin bu düzenleme, emredici niteliktedir. Başka bir anlatımla, anasözleşme veya genel kurul kararı ile, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 3 yılı aşkın bir süre tayini mümkün değildir. Ayrıca, yönetim kurulunu tayin yetkisi, ortakların iradesinin tecelli ettiği genel kurula aittir. O halde, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolmasıyla üyelerin görevlerinin sona erdiğinin kabulü gerekir.(Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu.; Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Güncelleştirilmiş 11, Basım İstanbul 2009 sh.324 ve devamı, […]; Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 2. Bası, Ankara 2010, sh.2165 ve devamı.)
Öte yandan, anonim şirketin denetleme organı denetçilerdir. TTK'nun 347 nci maddesi hükmüne göre, anonim şirketlerde beşten fazla olmamak üzere bir veya daha çok denetçi bulunmak zorundadır. Denetçiler, pay sahibi olan ve olmayanlar arasından ilk defa bir yıl için kuruluş genel kurulu ve sonradan en çok üç yıl için yine genel kurul tarafından seçilir. Denetim fonksiyonu dışında, yönetim kurulunun ihmali halinde olağan ve olağanüstü olmak üzere genel kurulu toplantıya çağırmak dahil bir çok görevleri bulunmaktadır.
Genel kurul, en yetkili organ olup, pay sahiplerinden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri seçme hakkı bu organa aittir. Anılan yetki, devredilemez yetkiler arasında yer alır. Ancak, genel kurul her zaman süresinde toplanamayabilir veya toplanmasına rağmen herhangi bir nedenle hemen yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri seçemeyebilir. O halde, şirketin yönetim ve denetim organı olan eski yönetim kurulunun şirketin varlığını devam ettirmek için gerekli ve zorunlu işleri yapmak yükümlüğü mevcuttur. Başka bir anlatımla, yeni yönetim kurulu oluşuncaya kadar eski yönetim kurulunun şirketin devamlılığı için gerekli zorunlu işlemleri yapması geçerlidir. Ancak, bu durum, TTK'nun 314. maddesindeki emredici sürenin aşılarak yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin uzadığı veya yenilendiği anlamına gelmez. Eş deyişle, şirketin organsız kaldığı sonucunu ortadan kaldırmaz. Şirketin organsız kalması durumunda, hukuki yararı olanların genel kurul tarafından diğer organların seçimine kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasını mahkemeden isteme hakları mevcuttur.
Bu durum karşısında, davalı anonim şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğu, şirketin organsız kaldığı dikkate alınıp, genel kurul tarafından yeni yönetim kurulu üyeleri ve denetim organı belirleninceye kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davaya müdahale talep edenler vekili, 11.11.2010 tarihli davacı ortak ...’ın bu davadan feragat ettiğine dair ‘sulh ve davalardan feragat sözleşmesi’ başlıklı belgenin fotokopisini ibraz etmiştir. O halde, mahkemece, bu belgenin değerlendirilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15320 E. 2015/2749 K.
Ortak:organsızlık · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davalı «anonim şirketin» yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğu, şirketin «organsız» kaldığı dikkate alınıp, genel kurul tarafından yeni «yönetim kurulu» üyeleri ve denetim organı belirleninceye kadar şirkete «yönetim kayyımı atanmasına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «anonim şirketin» yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve «organsız» kaldığı iddiasına dayalı, şirkete «yönetim kayyımı atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Kendisine «yönetim kayyımı atanması» istenen «anonim şirketin» 10.12.2004 tarihinde «ticaret siciline» «kaydı» yapılarak «tüzel kişilik» kazandığı ve anasözleşmesinde «yönetim kurulu» üyelerinin 3 yıl için, denetim kurulu üyelerinin ise, 1 yıl süre ile görev yapmak üzere seçileceğinin kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 110.000 adet hissesi davacı şirket kayıtlarında ve «zilyetliğinde» olduğundan davacının katılmadığı «çağrısız genel kurul» toplantısı yapılması halinin TTK'nın 370. maddesine aykırı olduğu, bu şekilde yapılan toplantı yok hükmünde olduğu, şirketin «organsız» durumda olmadığından «kayyım atanması» talebinin yerinde olmadığı, ayrıca «yönetim kurulu» kararları aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20/08/2010 tarihli Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, Yönetim …
Bu itibarla, «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğu ve şirketin «organsız» kaldığı nazara alınmadan yazılı gerekçeyle «yönetim kurulu kararının iptali» ve «kayyım tayinine» ilişkin talepler yönünden davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti, «yönetim kurulu kararının iptali» ve şirkete «kayyım atanmasına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev dağılımı · genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · yönetim kurulu kararının iptali · zilyetlik · anonim şirket yönetim kurulu · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 110.000 adet hissesi davacı şirket kayıtlarında ve «zilyetliğinde» olduğundan davacının katılmadığı «çağrısız genel kurul» toplantısı yapılması halinin TTK'nın 370. maddesine aykırı olduğu, bu şekilde yapılan toplantı yok hükmünde olduğu, şirketin «organsız» durumda olmadığından «kayyım atanması» talebinin yerinde olmadığı, ayrıca «yönetim kurulu» kararları aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20/08/2010 tarihli Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, Yönetim …
Dava, «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti, «yönetim kurulu kararının iptali» ve şirkete «kayyım atanmasına» ilişkindir.
Kural olarak «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarına karşı «iptal davası» açılamaz.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, «yönetim kurulu kararının iptali» ve «kayyım atanması» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15120 E. 2012/5649 K.
Ortak:organsızlık · pay sahipliği · kayyım · anonim şirket · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı · temsil
İncelediğiniz karardaKendisine «yönetim kayyımı atanması» istenen «anonim şirketin» 10.12.2004 tarihinde «ticaret siciline» «kaydı» yapılarak «tüzel kişilik» kazandığı ve anasözleşmesinde «yönetim kurulu» üyelerinin 3 yıl için, denetim kurulu üyelerinin ise, 1 yıl süre ile görev yapmak üzere seçileceğinin kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durum karşısında, davalı «anonim şirketin» yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğu, şirketin «organsız» kaldığı dikkate alınıp, genel kurul tarafından yeni «yönetim kurulu» üyeleri ve denetim organı belirleninceye kadar şirkete «yönetim kayyımı atanmasına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «hasımsız» açıldığı, «kayyım» istenen şirketin ise cevap vererek davaya katıldığı, taraf teşkili sağlandığı, her ne kadar davacıların davalı şirketin ortağı olmadığı sabit ise de «ortaklık sıfatı» olan şirketin ortakları bulundukları, dava açmada hukuki yararları olduğu, anasözleşmenin 17. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin en fazla üç yıl, denetim kurulu üyelerinin ise 25. maddede 1 yıl süre ile seçileceğinin kararlaştırıldığı, sürenin dolmasıyla bu sıfatların kendiliğinden kalkacağının açıkça hüküm altına alınmadığı, TTK.nun da bu yönde hüküm bulunmadığı, şirketin «organsız» kaldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulunun eksilmesi, dolayısıyla «organsız» kalması nedeniyle, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete «temsil kayyımı» atattırılması, kayyıma, genel kurul toplantısının yapılması ve organ eksikliğinin giderilmesi amacıyla uygun süre verilerek bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, gereksiz olan «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Mahkemece, davacı vekilinin «fesih» ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» yatırmadığı ve «kesin süre» verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin «organsız» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Nitekim «ticaret sicil» «kaydına» göre de genel kurul toplantısının 22.09.2006 tarihinden itibaren yapılmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirketin feshi · temsil kayyımı · yönetim kurulu üyeliği · bilirkişi ücreti · şirketin feshi · istifa · kesin süre · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekilinin «fesih» ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» yatırmadığı ve «kesin süre» verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin «organsız» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulunun eksilmesi, dolayısıyla «organsız» kalması nedeniyle, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete «temsil kayyımı» atattırılması, kayyıma, genel kurul toplantısının yapılması ve organ eksikliğinin giderilmesi amacıyla uygun süre verilerek bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, gereksiz olan «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Dava, «anonim şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
… tescilinden sonra hakiki pay sahiplerinin sayısı beşten aşağıya düşer veya şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin eder ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verir” hükmü bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12668 E. , 2011/10598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/04/2009 tarih ve 2008/1067-2009/239 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.09.2011 gününde taraf avukatları duruşma gününü bildirir tebligata rağmen gelmedikleri, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Uzman Tic. A.Ş’nin (B) ve (C) gurubu pay sahibi ve bu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, anılan şirketin sahibi bulunduğu taşınmaz üzerinde alış-veriş merkezi inşa ettiğini, işletmek üzere davalı şirketin kurulduğunu, anılan şirketin kurucu ortak sıfatının bulunduğunu, aralarında hasılat kirası sözleşmesi de imzalandığını, işletmek üzere 2004 yılında kurulan davalı şirketin 2004-2005-2006-2007 ve 2008 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısını yapmadığını, anasözleşmeye göre yönetim kurulun 3, denetim kurulunun ise 1 yıl süre ile seçildiğini, denetim kurulunun süresinin 2005, yönetim kurulunun ise 2007 yılında dolduğunu, şirketin organsız kaldığını ileri sürerek, anılan şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıların müvekkili şirketin ortakları olmadıklarını, ortak Uzman Tic. A.Ş’nin ortakları bulunduklarını, doğrudan dava açma haklarının olmadığını, esasen müvekkili şirketin genel kurullarının paydaş Uzman Tic. A.Ş’nin (B) ve (C) gurubu ortağı olan davacıların ortaklığı temsil edecek kişinin seçiminde engel çıkarmalarından kaynaklandığını, davanın kötüniyetli açıldığını, müvekkili şirketin organsız kalmadığını, süresi biten yönetim kurulunun görevine devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hasımsız açıldığı, kayyım istenen şirketin ise cevap vererek davaya katıldığı, taraf teşkili sağlandığı, her ne kadar davacıların davalı şirketin ortağı olmadığı sabit ise de ortaklık sıfatı olan şirketin ortakları bulundukları, dava açmada hukuki yararları olduğu, anasözleşmenin 17. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin en fazla üç yıl, denetim kurulu üyelerinin ise 25. maddede 1 yıl süre ile seçileceğinin kararlaştırıldığı, sürenin dolmasıyla bu sıfatların kendiliğinden kalkacağının açıkça hüküm altına alınmadığı, TTK.nun da bu yönde hüküm bulunmadığı, şirketin organsız kaldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve organsız kaldığı iddiasına dayalı, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Kendisine yönetim kayyımı atanması istenen anonim şirketin 10.12.2004 tarihinde ticaret siciline kaydı yapılarak tüzel kişilik kazandığı ve anasözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin 3 yıl için, denetim kurulu üyelerinin ise, 1 yıl süre ile görev yapmak üzere seçileceğinin kararlaştırıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, ilk üç yıl için seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 2007, denetim kurulu üyesinin görev süresinin 2005 yılında dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve davanın 17.12.2008 tarihinde açıldığı yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki çekişme, davalı anonim şirketin organsız kalıp kalmadığı ve kendisine yönetim kayyımı tayin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Anonim şirketlerin organları, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim organı olarak üçe ayrılmaktadır.
Yönetim kurulu, esas itibariyle yürütme ve temsil organıdır. Yönetim kurulu üyeleri, ya genel kurul kararıyla seçilirler ya da ortaklığın ani kuruluşunda anasözleşmeye yazılmak suretiyle atanırlar. TTK'nun 314. maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl müddetle seçilirler. Anasözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değil ise, tekrar seçilmeleri mümkündür. Yönetim kurulunun seçim süresine ilişkin bu düzenleme, emredici niteliktedir. Başka bir anlatımla, anasözleşme veya genel kurul kararı ile, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 3 yılı aşkın bir süre tayini mümkün değildir. Ayrıca, yönetim kurulunu tayin yetkisi, ortakların iradesinin tecelli ettiği genel kurula aittir. O halde, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolmasıyla üyelerin görevlerinin sona erdiğinin kabulü gerekir.(Bkz.
Poroy/Tekinalp/Çamoğlu.; Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Güncelleştirilmiş 11, Basım İstanbul 2009 sh.324 ve devamı, […]; Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 2. Bası, Ankara 2010, sh.2165 ve devamı.)
Öte yandan, anonim şirketin denetleme organı denetçilerdir. TTK'nun 347 nci maddesi hükmüne göre, anonim şirketlerde beşten fazla olmamak üzere bir veya daha çok denetçi bulunmak zorundadır. Denetçiler, pay sahibi olan ve olmayanlar arasından ilk defa bir yıl için kuruluş genel kurulu ve sonradan en çok üç yıl için yine genel kurul tarafından seçilir. Denetim fonksiyonu dışında, yönetim kurulunun ihmali halinde olağan ve olağanüstü olmak üzere genel kurulu toplantıya çağırmak dahil bir çok görevleri bulunmaktadır.
Genel kurul, en yetkili organ olup, pay sahiplerinden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri seçme hakkı bu organa aittir. Anılan yetki, devredilemez yetkiler arasında yer alır. Ancak, genel kurul her zaman süresinde toplanamayabilir veya toplanmasına rağmen herhangi bir nedenle hemen yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri seçemeyebilir. O halde, şirketin yönetim ve denetim organı olan eski yönetim kurulunun şirketin varlığını devam ettirmek için gerekli ve zorunlu işleri yapmak yükümlüğü mevcuttur. Başka bir anlatımla, yeni yönetim kurulu oluşuncaya kadar eski yönetim kurulunun şirketin devamlılığı için gerekli zorunlu işlemleri yapması geçerlidir. Ancak, bu durum, TTK'nun 314. maddesindeki emredici sürenin aşılarak yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin uzadığı veya yenilendiği anlamına gelmez.
Eş deyişle, şirketin organsız kaldığı sonucunu ortadan kaldırmaz. Şirketin organsız kalması durumunda, hukuki yararı olanların genel kurul tarafından diğer organların seçimine kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasını mahkemeden isteme hakları mevcuttur.
Bu durum karşısında, davalı anonim şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğu, şirketin organsız kaldığı dikkate alınıp, genel kurul tarafından yeni yönetim kurulu üyeleri ve denetim organı belirleninceye kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davaya müdahale talep edenler vekili, 11.11.2010 tarihli davacı ortak ...’ın bu davadan feragat ettiğine dair ‘sulh ve davalardan feragat sözleşmesi’ başlıklı belgenin fotokopisini ibraz etmiştir. O halde, mahkemece, bu belgenin değerlendirilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031241400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz