Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1164 E. 2011/10299 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderleri↗ marka hakkına tecavüz↗ yargılama gideri↗ ilan↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2003 yılında tescilli “SÖNMEZLER” ve “SÖNMEZ” ibareli markalarının bulunduğu, davalının ise 2005 yılında tescil edilen “AHMET SÖNMEZ” ibareli markanın sahibi olduğu, buna rağmen davalının tabela, tanıtım vasıtaları ve faturalarında davacıya ait markaları kullandığı, davalının dava konusu markalar üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu kanıtlayamadığı, açıklanan davalı kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişilerce kesin olarak hesaplanamadığı, tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi dikkate alınarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “AHMET SÖNMEZ” ibarelerinden oluşan markasını tescile aykırı olarak sadece “SÖNMEZ” veya “SÖNMEZLER” şeklinde kullanımının önlenmesine, belirtilen şekilde kullanımın işyeri evrak, reklam, tanıtım vasıtaları ve tabelalardan silinmesine, silinmesi mümkün olmayan malzemelerin imhasına, 4.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yapılan yargılama giderleri taraflar arasında paylaştırılmıştır. Ancak davalı tarafından toplam 527 TL yargılama gideri yapılmış olmasına rağmen mahkemece bu miktar 57 TL olarak kabul edilmiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6771 E. 2013/6820 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ın dava konusu markalar üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu kanıtlayamadığı, açıklanan davalı kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişilerce «kesin» olarak hesaplanamadığı, tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi dikkate alınarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “AHMET SÖNMEZ” ibarelerinden oluşan markasını tescile aykırı olarak sadece “SÖNMEZ” veya “SÖNMEZLER” şeklinde kullanımının önlenmesine, belirtilen şekilde kullanımın işyeri evrak, reklam, tanıtım vasıtaları ve tabelalardan silinmesine, silinmesi mümkün olmayan malzemelerin imhasına, 4.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin taşınmazın satışındaki «muvazaadan» haberdar olmadığı ve «iyiniyetli» olduğunun kabulü gerektiği, satışı yapılan fabrika binasının davacı şirketin tek ve en önemli mal varlığı olduğu, şirkete ait tek taşınmazın genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca satışının «geçersiz» olduğu, 29...2004 tarihli olağan üstü genel kurulun 7. ve 8. maddelerinde anasözleşme değişikliği görüşülüp şirket sermayesinin ....124.000,00 TL'ye arttırılmasına, bu artışın şirkete ait gayrımenkulün satışından elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi suretiyle karşılanmasına karar verilmiş ise de gayrimenkulün satışından evvel alınmış bir karar bulunmayıp davanın açılmasından sonra alınan kararın görülmekte olan işbu davada hükme esas alınamayacağı, sermaye arttırım kararının da gayrimenkulün satışına açıkça izin verilmesi niteliğinde olmadığı, genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca verilen yetkiye istinaden satılmasına dayalı işlemin «kesin hükümsüzlük» («butlan») niteliğinde olduğu, müeyyidesi «mutlak butlan» olan ve başlangıçtan itibaren hükümsüz olan işlemin «icazet» ile geçerlilik kazanamayacağı, davalının iyiniyetli olmasından dolayı «birlikte ifa kuralının» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birlikte ifa kuralı · birlikte ifa · kesin hükümsüzlük · mutlak butlan · vazgeçmiş sayılma · harcın tamamlanması · butlan · muhtıra
Benzer bu karardaŞti'nin taşınmazın satışındaki «muvazaadan» haberdar olmadığı ve «iyiniyetli» olduğunun kabulü gerektiği, satışı yapılan fabrika binasının davacı şirketin tek ve en önemli mal varlığı olduğu, şirkete ait tek taşınmazın genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca satışının «geçersiz» olduğu, 29...2004 tarihli olağan üstü genel kurulun 7. ve 8. maddelerinde anasözleşme değişikliği görüşülüp şirket sermayesinin ....124.000,00 TL'ye arttırılmasına, bu artışın şirkete ait gayrımenkulün satışından elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi suretiyle karşılanmasına karar verilmiş ise de gayrimenkulün satışından evvel alınmış bir karar bulunmayıp davanın açılmasından sonra alınan kararın görülmekte olan işbu davada hükme esas alınamayacağı, sermaye arttırım kararının da gayrimenkulün satışına açıkça izin verilmesi niteliğinde olmadığı, genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca verilen yetkiye istinaden satılmasına dayalı işlemin «kesin hükümsüzlük» («butlan») niteliğinde olduğu, müeyyidesi «mutlak butlan» olan ve başlangıçtan itibaren hükümsüz olan işlemin «icazet» ile geçerlilik kazanamayacağı, davalının iyiniyetli olmasından dolayı «birlikte ifa kuralının» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacı ...
Sönmez A.Ş. adına tesciline, «birlikte ifa kuralı» gereğince taşınmaz bedeli olan ....600.000 USD’nin davalı ...
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. ....03.2012 tarihli ek karar ile eksik yatırılan «harcın tamamlatılması» konusunda ....03.2012 tarihinde tebliğ olunan «muhtıraya» rağmen yasal süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığından HMK'nın 344/1 maddesi gereğince davalı ...
Sönmez A.Ş. vekilinin temyiz isteminden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2645 E. 2022/4516 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz kararda… ın dava konusu markalar üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu kanıtlayamadığı, açıklanan davalı kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişilerce «kesin» olarak hesaplanamadığı, tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi dikkate alınarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “AHMET SÖNMEZ” ibarelerinden oluşan markasını tescile aykırı olarak sadece “SÖNMEZ” veya “SÖNMEZLER” şeklinde kullanımının önlenmesine, belirtilen şekilde kullanımın işyeri evrak, reklam, tanıtım vasıtaları ve tabelalardan silinmesine, silinmesi mümkün olmayan malzemelerin imhasına, 4.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti'den karşılanmak suretiyle kararın trajı 50.000 üzerinde yayınlanan ulusal gazetelerden birinde «ilanına», davalı/karşı davacı Fatih Plastik San. ve Tic.
Şti.'nden karşılanmak suretiyle kararın tirajı 50.000 üzerinde yayınlanan ulusal gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmitir.
… ildiğinin belirlendiği, ancak, asıl davanın endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, mevzuatta bu dava sonucunda kurulacak hükmün «ilanına» dair bir düzenleme olmamasına rağmen mahkemece asıl davaya yönelik hükmün ilanına dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın gider …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · bilirkişi incelemesi · terkin · ayırt edicilik · dosya masrafı · dahili dava
Benzer bu kararda… espiti için yapılacak benzerlik testinde, aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma olasılığının incelenmediği, bunların yenilik vasfı incelemesi yapıldıktan sonra «ayırt edicilik» vasfının incelenmesinde dikkate alınacağı, yeniliği yoktur diyebilmek için hükümsüzlüğü istenilen tasarımın önceden kamuya sunulan tasarım belgelerinden tasarımlar ile aynı olmasının şart olduğu, «terkini» talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, yeniliğin önceki tasarıma göre belirleneceği, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme yani mevcut tasarıma ek onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık mevcut tasarım esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçük, bunun dışında ise büyük olduğu, yeniliğin ne özgürlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağı olmadığı, bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunmasının, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması olduğu, kıyaslamanın, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesi olduğu, 554 sayılı KHK'nın 7/3 maddesine göre ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verildiği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alındığı, seçenek özgürlüğü ibaresi ile kastedilenin, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunması olduğu, bunun değerlendirilmesinin de nesnel olduğu, davacı tarafından 2014/04578- 1,3,6 ve 2012 07491/1 sayılı tescilin hükümsüzlüğünün talep edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan «tescilli tasarımların» karşılaştırması sonucu kıyaslaması yapılan taburelerin davaya konu 2012 /07491 sayılı tasarımlardan farklı görünüm özelliklerine sahip olduğu, bu nedenle davalıya …
Tic.Ltd.Şti.nin tecavüz fiilini gerçekleştirdiği; 2014 04578/1,3,6 nolu tasarımlara tecavüz yönünden yapılan değerlendirme de ise, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 D.iş dosyasındaki tasarımların benzer görünüm özelliğine sahip olduğu ancak, davalı/karşı davacıya ait bu «tescilli tasarımların» yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, bu nedenle tecavüz fiilinin gerçekleşmediği, davalı/karşı davacı Fatih Plastik San.Tic.Ltd.Şti.nin üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve imhasına ilişkin talebinin, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15.11.2017 tarih ve 2016/3891 Esas 2017/6206 Karar sayılı ilamına göre, tecavüze uğrayan, tasarım hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasını talep edebileceğinden somut olayda bununla ilgili davalı işyerinde bu aşamaya kadar herhangi bir tespit yapılmadığından ve mahkemece de bunun tespiti bu aşamada söz konusu olmadığından reddine, her ne kadar davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasının tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, anılan değişik iş dosyasının 04/04/2016 tarihli değişik iş kararı incelendiğinde; işbu davanın dosyasında dava …
… eddine; davalı adına tescilli 2012 07491/1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulü ile, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalı/ karşı davacı Fatih Plastik San.
Şti. yönünden «delil tespiti» yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» iş bu dosyada nazara alınmadığı gerekçesiyle, davacı/karşı davalı Sönmez Hammadde Plastik San. ve Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1164 E. , 2011/10299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2005/589-2009/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun süredir jeep servis ve yedek parça alanında faaliyet gösteren sektöründe tanınmış ve saygın bir şirket olduğunu, faaliyetlerinde kullandığı “SÖNMEZ” ve “SÖNMEZLER” markalarını adına tescil ettirdiğini, davalının bir süre müvekkili şirkete ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, daha sonra ise kendi adına müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir işyeri açtığını, bu işyerinde müvekkili adına tescilli markaları kullandığını, bu durumun 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının bu markaları kullandığı malzemelerin toplatılmasına ve imhasına, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir süre davacı şirketin ortağı olarak çalıştığını, daha sonra davacı şirket yetkilisinin önerisi ile 2002 yılında kendine ait bir işyeri açtığını, müvekkilinin başarısını hazmedemeyen davacının 2003 yılında “SÖNMEZ” ve “SÖNMEZLER” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, bu şekilde müvekkilinin bu ibareleri kullanmasının önünün haksız şekilde kesilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2003 yılında tescilli “SÖNMEZLER” ve “SÖNMEZ” ibareli markalarının bulunduğu, davalının ise 2005 yılında tescil edilen “AHMET SÖNMEZ” ibareli markanın sahibi olduğu, buna rağmen davalının tabela, tanıtım vasıtaları ve faturalarında davacıya ait markaları kullandığı, davalının dava konusu markalar üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu kanıtlayamadığı, açıklanan davalı kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişilerce kesin olarak hesaplanamadığı, tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi dikkate alınarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “AHMET SÖNMEZ” ibarelerinden oluşan markasını tescile aykırı olarak sadece “SÖNMEZ” veya “SÖNMEZLER” şeklinde kullanımının önlenmesine, belirtilen şekilde kullanımın işyeri evrak, reklam, tanıtım vasıtaları ve tabelalardan silinmesine, silinmesi mümkün olmayan malzemelerin imhasına, 4.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yapılan yargılama giderleri taraflar arasında paylaştırılmıştır. Ancak davalı tarafından toplam 527 TL yargılama gideri yapılmış olmasına rağmen mahkemece bu miktar 57 TL olarak kabul edilmiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1 nolu bendinde yer alan “57 TL” ibaresinin hükümden çıkartılıp, yerine “527 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031052900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz