6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13826 E. 2010/9858 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katma değer vergisi (kdv) doğrudan zarar eksper raporu rayiç değer gerçek zarar sigorta sözleşmesi riziko hukuki yarar fatura dosya masrafı sigorta poliçesi hasar eksik inceleme avans faizi zamanaşımı teminat teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 691.461 YTL hasar tutarı ve 400 YTL iş tazminatının 27.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, İşyeri Paket Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı yangın nedeniyle bina, makine-tesisat, iş durması ve emtia zararının tazminini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda KDV hariç zarar tesbit edilmiştir. Oysa, davalı ..., davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğundan hasar bedeli nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken katma değer vergisini de davacıya ödemekle yükümlüdür. Bu Kanunun 1 nci maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan yasa maddesi gereğince katma değer vergisine tabidir. Bu itibarla mahkemece, vergisiz meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının sigorta sözleşmesine konu fabrikasının bulunduğu taşınmaz hakkında Ayancık Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Ayancık Kadastro Mahkemesinde dava açılmış, mahkemenin 25.11.2004 tarihinde kesinleşen 2003/67-136 kararı ile taşınmaz orman olarak Hazine adına tescil edilmiştir. Taşınmaza ait poliçe de 06.11.2004/2005 vadeli olarak düzenlenmiştir. Yangın olayı ise 22.12.2004 tarihinde meydana gelmiştir. 1982 Anayasasının 169/2. maddesindeki "Devlet ormanları zamanaşımı ile mülk edinilemez" hükmü, 6831 Sayılı Orman Kanunun 17/1. ve 2. fıkrası “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.” hükmünü haiz olup, devlet ormanı olduğu hükmen kesinleşen çekişmeli taşınmaz üzerindeki müştemilatın sigortalanmasında, davacı şirketin hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek mahkemece bina hasarı yönünden talep edilen miktarın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4- Makine –Tesisat zararı yönünden ise, ekspertiz raporunda, davacı sigortalının davalı ... şirketine başvurusuna dair 27.12.2004 tarihli dilekçesinde belirttiği zarar kalemleri de dikkate alınarak hasarsız makine-tesisat değerinin 433.500 YTL, yangından önceki makine- tesisatın rayiç değerinin 825.300 YTL olduğu, poliçede makine-tesisat için verilen teminatın ise 400.000 YTL olduğu dikkate alınarak eksik sigorta hükümleri uygulanmıştır. Oysa mahkemece alınan bilirkişi raporlarında anılan husus hiçbir şekilde değerlendirilmeden doğrudan zarar miktarı tesbit edilmiştir. Bu itibarla mahkemece uzman bilirkişi heyetinden makine-tesisat zararı yönünden ekspertiz raporu ve 27.12.2004 tarihli dilekçe dikkate alınarak bu kalem zarar yönünden eksik sigortanın mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5- Yine, makine- tesisat zararından karara esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporu dışındaki tüm raporlarda hurda indirimi yapıldığı halde mahkemece, bu zarar yönünden hurda indirimi yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

6- Ayrıca, Yangın Sigorta Poliçesi genel şartları B.5.1.2. maddesi “ Fabrika ve imalathanelerde imal olunan maddelerde rizikonun gerçekleşmesinden bir işgünü önceki piyasa fiyatına göre hammadde ve malzemenin satın alınması için ödenecek bedellere o güne kadar yapılan imal masrafları ve genel giderlerden gereken payın eklenmesi suretiyle bulunur. Ancak bu suretle saptanan tazmin kıymeti hiçbir zaman bu maddelerin mamullerinin rizikonun gerçekleşmesinden bir iş günü önceki piyasa alım fiyatını geçemez.” hükmünü haizdir. Oysa, mahkemece hükme esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin en son 2004 yılı fatura birim satış miktarına göre emtia zararı tesbit edilmiştir. Bu itibarla mahkemece uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile anılan genel şart hükmü dikkate alınarak emtia zararının tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9763 E. 2011/2615 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13826 E.  ,  2010/9858 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2005/182 - 2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatları ... ve ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait fabrikanın işyeri paket sigorta poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, sigortalı işyerinde 22.12.2004 tarihinde çıkan yangın sonucunda binada, yine bina içindeki makine ve tesisatta ticari faaliyeti durduracak nitelikte ağır hasar meydana geldiğini, ayrıca yangın nedeniyle fabrika depolarında bulunan emtianın kullanılamayacak şekilde yandığını, rizikonun davalıya ihbarına rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 50.000,00 YTL sigorta tazminatının ihbar tarihi 23.12.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.10.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile 950.377,30 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu hasar meydana gelmeden önce sigortalı işyerinin bulunduğu taşınmazın orman vasfı nedeniyle hazine adına kayıt edilmesi üzerine davacının TTK’nun 1269 maddesi gereğince menfaati bulunup bulunmadığının tespiti ile menfaat sahibi değilse açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 691.461 YTL hasar tutarı ve 400 YTL iş tazminatının 27.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, İşyeri Paket Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı yangın nedeniyle bina, makine-tesisat, iş durması ve emtia zararının tazminini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda KDV hariç zarar tesbit edilmiştir. Oysa, davalı ..., davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğundan hasar bedeli nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken katma değer vergisini de davacıya ödemekle yükümlüdür. Bu Kanunun 1 nci maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan yasa maddesi gereğince katma değer vergisine tabidir.

Bu itibarla mahkemece, vergisiz meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının sigorta sözleşmesine konu fabrikasının bulunduğu taşınmaz hakkında Ayancık Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Ayancık Kadastro Mahkemesinde dava açılmış, mahkemenin 25.11.2004 tarihinde kesinleşen 2003/67-136 kararı ile taşınmaz orman olarak Hazine adına tescil edilmiştir. Taşınmaza ait poliçe de 06.11.2004/2005 vadeli olarak düzenlenmiştir. Yangın olayı ise 22.12.2004 tarihinde meydana gelmiştir. 1982 Anayasasının 169/2. maddesindeki "Devlet ormanları zamanaşımı ile mülk edinilemez" hükmü, 6831 Sayılı Orman Kanunun 17/1. ve 2. fıkrası “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere;

her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.” hükmünü haiz olup, devlet ormanı olduğu hükmen kesinleşen çekişmeli taşınmaz üzerindeki müştemilatın sigortalanmasında, davacı şirketin hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek mahkemece bina hasarı yönünden talep edilen miktarın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4- Makine –Tesisat zararı yönünden ise, ekspertiz raporunda, davacı sigortalının davalı ... şirketine başvurusuna dair 27.12.2004 tarihli dilekçesinde belirttiği zarar kalemleri de dikkate alınarak hasarsız makine-tesisat değerinin 433.500 YTL, yangından önceki makine- tesisatın rayiç değerinin 825.300 YTL olduğu, poliçede makine-tesisat için verilen teminatın ise 400.000 YTL olduğu dikkate alınarak eksik sigorta hükümleri uygulanmıştır. Oysa mahkemece alınan bilirkişi raporlarında anılan husus hiçbir şekilde değerlendirilmeden doğrudan zarar miktarı tesbit edilmiştir. Bu itibarla mahkemece uzman bilirkişi heyetinden makine-tesisat zararı yönünden ekspertiz raporu ve 27.12.2004 tarihli dilekçe dikkate alınarak bu kalem zarar yönünden eksik sigortanın mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5- Yine, makine- tesisat zararından karara esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporu dışındaki tüm raporlarda hurda indirimi yapıldığı halde mahkemece, bu zarar yönünden hurda indirimi yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

6- Ayrıca, Yangın Sigorta Poliçesi genel şartları B.5.1.2. maddesi “ Fabrika ve imalathanelerde imal olunan maddelerde rizikonun gerçekleşmesinden bir işgünü önceki piyasa fiyatına göre hammadde ve malzemenin satın alınması için ödenecek bedellere o güne kadar yapılan imal masrafları ve genel giderlerden gereken payın eklenmesi suretiyle bulunur. Ancak bu suretle saptanan tazmin kıymeti hiçbir zaman bu maddelerin mamullerinin rizikonun gerçekleşmesinden bir iş günü önceki piyasa alım fiyatını geçemez.” hükmünü haizdir. Oysa, mahkemece hükme esas alınan 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin en son 2004 yılı fatura birim satış miktarına göre emtia zararı tesbit edilmiştir. Bu itibarla mahkemece uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile anılan genel şart hükmü dikkate alınarak emtia zararının tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3), (4), (5) ve (6) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030999900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.